Ana sayfa İnternet Müzik Yok, Anne Var

Müzik Yok, Anne Var

0

Burası bir müzik—mizah köşesi. Lakin bir komedyeni kısıtlayamazsın.
 

Anneler: Bir toplumun inşasında kum, harç, vinç, hepsi… Peki dünyanın tüm annelerini araştırmaya kalksak ortaya nasıl bir tablo çıkar? Bu kapsamlı araştırmayı bize dünyaca ünlü Kırgızistan istatistik firması Ulan Bator yapmış. Mesela Uruguay”lı annelerin yüzde 63’ü çocuklarını birbirinden ayırıyor. Bir uçurumun kenarında iki çocuğunuzun elini son anda tutsanız ve yalnızca birini kurtarabilecek olsanız hangisini seçerseniz sorusuna , şuh bir kahkaha atıp tabii ki büyük ve erkek olanı diye cevap veriyorlar. İnsanın Uruguaylı annelere çocuklarının damızlık birer büyükbaş olmadığını hatırlatası geliyor.

İspanyol annelerininse başı masal okumakla dertte. Birbirinden farklı bir çok hayvan barındıran çocuk masallarında tavşanı, ayıyı ve sineği aynı sesle okuyan İspanyol anneler kafası karışan çocuklarının yüzde 94″ünün hepten uykusunu kaçırıyor. Kendileri de ağlamaya başlıyor. Onlar da bir süre sonra çareyi çocuklarını döve döve uyutmakta buluyor. Darpla uyuyan çocukların yüzde 42 “si ileride muhasebecilik, alüminyum doğrama, gişe biletçiliği gibi sevmediği işlerde çalışıyor. Şimdi sıkı durun, bu çocukların hemen hemen tamamı hırsız oluyor. Hem de nitelikli değil.
 


 
Gelelim Uzak Doğu”ya. Güney Kore”li annelerin yüzde 77″si kendi iç çamaşırlarını erkek çocuklarına giydiriyor. Bunun ileri ki hayatında karısını anlamasına yardımcı olacağını düşünüyorlar. Birden fazla evlenen annelerden ikinci kocasına, birinci kocasını tüfekle vurmalarını söyleyenlerin oranı neyse ki yalnızca binde 8.

Son olarak Romanya’da evladının rızkını kendi yiyen annelerin oranı yüzde 34. Belli ki Romen annelerin kuşlardan yahut penguenlerden öğreneceği çok şey var. Annelerimiz… Dil, din, ırk ayırmadan ayaklarının altını öpelim..

 

Ve tabii ki babalar… Es geçecek değilim…

Babalar… çekirdek ailelerin yıkılmaz bekçileri. Peki gerçekten o kadar korkusuzlar mı? Gelin rakamlarla açıklayalım. Güvenilir araştırma şirketi deyince akla ilk gelenlerden İskoç The Gregor “un 121 ülkedeki sonuçları sizleri de oturduğunuz yere mıhlayacak cinsten.

Brezilya”da bir aile çay bahçesinde iki çocuğu ve karısıyla otururken birden çıka gelen çok güzel bir kadının “” benim için aileni hemen şimdi bırakır mısın “” sorusuna hiç düşünmeden “elbette” diyenlerin oranı yüzde 38.

Litvanya”da köpeğinin adıyla ortanca çocuğunun adını karıştıranlar yüzde 11. Sicilya”da kızının ev ödevini yaparken arka arkaya üç dört soruda çaresiz kalıp kalemi kırıp defteri yakıp kızını okuldan alıp haftasına evlendirenler ise yüzde 23.
 


 
Bulgaristan’da eve sarhoş gelip mahallede nara attığı gecelerde sokakta büyük oğlu tarafından tartaklanan babalar yüzde 41’lik bir oranı işaret ediyor. Evde tekme yemeye devam edenlerse yüzde 29’u buluyor.

Danimarkalı babaların cebinde ise akrep var. Lise bitene kadar evladına bir Danimarka kuruşu harçlık vermeyen babalar yüzde 57. Haftanın en az 3 gecesi evladını eve almayan, sokakta kalıp yaşamayı öğrensin diyenlerse yüzde 42. Daha ilginci harçlığı ve neredeyse iki günde bir kalacak yeri olmayan bu çocukların yüzde 92’si diplomat, akademisyen yahut başarılı bir ticaret adamı oluyor. Merserize kumaş alıp satıyor, yurt dışına gelinlik ihraç ediyor.

Uganda”da her ay aldığı maaşı karısına az söyleyip üstünü verimli toprağa gömenler yüzde 47. Domatesle, çilekle, biberle beraber yeryüzüne çıkan paranın maaş artışına yol açacağına inanılıyor. Babalarımız, dil, din, ırk ayırmadan, söylediklerinde pantolonlarını getirelim, kafamıza göre cepleri kurcalamayalım.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here