Ana sayfa Donanım MUSIKMESSE 2013 İzlenimler

MUSIKMESSE 2013 İzlenimler

0

Her yıl bir öncekine oranla daha da büyüyen ve gelişen Frankfurt MusikMesse, bu yıl da bizleri şaşırtmadı. Aynı anda hem Prolightand Sound, hem de MusikMesse fuarının düzenlenmesi, bizleri inanılması güç bir gezi parkuru içerisine almış oluyor. İşte gördüklerimiz, duyduklarımız…
 

Sevgili dostum ve dergimizin kıdemli yazarlarından Tufan Dağtekin ile merkez tren garı olan Frankfurt Hauptbahnof çıkışındaki kahve dükkanında buluşuyoruz sabahın erken saatlerinde. 3 saatlik uçuş ve uykusuz geçmiş bir geceye rağmen otele gidip eşyalarımı bırakmak yerine direkt olarak fuar alanına gitmeyi tercih ediyorum. Tufan da bu duruma itiraz etmiyor ve müzik dünyasına yönelik en yeni ekipmanlarla tanışmak, üç gün sürecek bu dünyadan soyutlanıp sadece sevdiğimiz müzik aletleri ile dolu bir ortamda bulunacak olmanın heyecanı içinde kendimizi fuar alanının girişinde buluveriyoruz.
 

 
Yolda yürürken kendimize göre planlarımızı yapıyoruz bile. İlk ziyaret edeceğimiz alan, kayıt ve stüdyo cihazları. Daha sonra herkes kendi ilgi alanı olan bölümlere dağılacak ve 3 saat sonra buluşup beraber takip etmeyi seçtiğimiz diğer alanlara (DJ, synth, yeni teknolojilervs) saldıracağız. Hemen belirtelim fuarda 3 gün içinde 50″den fazla konser, 30.000″den fazla yepyeni ekipman ve gezilecek 10″dan fazla hall bulunuyor. İşimiz zorlu ama bir o kadar da eğlenceli yani. O zaman önce kayıt ve stüdyo dünyasındaki yeniliklere doğru kayboluyoruz.

 

Kayıt ve stüdyo dünyası

Tahmin ettiğimiz gibi adeta bir gövde gösterisi şeklinde geçen kayıt teknolojileri bölümünde bir çok piyasaya çıkmak üzere olan ürünler karşılaşıyoruz. İşte belli başlı dikkat çekenler:

Universal Audio Apollo 16 USB & DSP:
ülkemizde de hatırı sayılır bir kullanıcıya ulaşan Apollo Serisi”nin son üyesi karşınızda: Apollo 16. üzerinde UAD2-QUAD işlemciye de sahip bu canavar sisteminizi yormadan kendi içerdiği ses yazılımlarını kullanmanıza imkan sağlıyor. 16 giriş-çıkış içeren Apollo 16, MADI bağlantı ara birimi sayesinde birbiriyle iletişime geçebiliyor ve 32 kanala çıkan, çift QUAD yani 8 işlemcili bir DSP”ye sahip olabiliyor. Müthiş işlemci gücü sayesinde gerçek zamanlı miks, mastering işlemleri hayata geçirilebiliyor. Cihaz Mayıs ayında piyasaya sunulacak. ülkemize geldiği anda detaylı testini sayfalarımızda göreceksiniz.
 


 
ProTools 11: Tüm dünyada müzik üretiminde neredeyse bir endüstri standartı olan ProTools”un 11. versiyonu basın tanıtımında tabiri caizse bir izdiham vardı. Saat başı 50 dakikalık sunumlar günde 5 defa tekrarlanıyordu. Bizler de sıramızı aldık ve bu canavarın yeniliklerini birinci elden takip etmeyi başardık. öncelikle belirtelim sistem tamamen 64 bit üzerine kurulmuş durumda. Böylece ses motoru işleme motoru çok daha büyük bir potansiyele sahip. Yani en zorlayıcı müzik projelerinden bile korkmanıza gerek yok. Hardware değiştirmeksizin Pro Tools 10 ile kıyasladığımızda işlemci gücü çok daha üst seviyede. Peki bu ne anlama geliyor? Tabi ki sisteminizde bir kasılma, takılma olmadan daha fazla softenstrümanlar, efektler ve düşük bir gecikme süresi… ProTools 11″de bulunan HD grafik işlemci motoru ile artık HD görseller ve videolar da elinizin altında sorunsuzcaçalışmaya hazır. Bounce beklemeleri de artık bu versiyonla tarihe karışıyor. Nisan içerisinde ProTools 10 almış kullanıcıların 11″e geçişi de ücretsiz sağlanacak.

 

PMC twotwo.8: ünlü İngiliz üreticinin beğenilen serisi twotwo”nun 5 ve 6 inçlik modelleriyle tanışmıştık. Messe”de serinin en büyüğü ve yenisi olan twotwo.8 de basın lansmanıyla görücüye çıkmış oldu. Küçük kardeşlerine orantılı bir tasarıma sahip twotwo.8 bu sayede frekansların birbirine karışmasını ve çamurlaşma tabir ettiğimiz durumdan uzak kalmayı başarıyor. Firmanın yetkilileri monitörün tasarım esasında stereo imaj ve natürel ton konusuna özellikle önem verildiğini defalarca dile getirdiler. Bu tabi ki profesyonel bir monitör tasarımından beklediğimiz bir durum ama cihazın tasarım esaslarının detaylarına girdikçe bunun özellikle 8 inç gibi güçlü bir monitörde ne kadar zorlaşabildiğini de bir kez daha görmüş olduk. twotwo.8″in SPL değeri 115dB”e çıkarken bas frekans desteği de 35Hz”e kadar iniyor.

RME MADiface XT: RME”nin değişiyle dünyanın ilk USB 3.0 ses kartı ile karşı karşıyasınız. Cihazın üzerinde iki mikrofon/line girişi, iki XLR/line çıkışı ve bir de stereo kulaklık çıkışı yer alıyor. MADiface, tanesi 64 kanaldan üç MADI desteğine sahip.
 


 
Focusrite RED 1-500: Focusrite”ınRed Serisi, 1993 yılında piyasaya çıktığında mikrofon preamp”leri arasında ciddi bir takipçiye ulaşmayı başarmıştı. Dünyanın büyük stüdyoları hemen her mikrofonla uyumlu olması ve karakteristik sound”u ile Red”i arar olmuştu. Şimdi de aynı preamp”i 500 serisi modüler sistem içerisinde kullanmak mümkün. Focusrite yetkilileri, orijinal RED 1 ile birebir aynı üretim şemasına ait olduğunu söyledikleri 500″ün karakteristik tonlara da sahip olacağını açıkladılar. Cihazın frekans genişliği 10Hz-140kHz arasında yer alıyor.

Softube Console 1:Softube”un bu beğendiğimiz cihazı hem yazılım hem de donanımın aynı pakette bir araya gelmesi aslında. Yazılım olarak 1970″lerin klasikleşmiş İngiliz mikserlerinin modellenmesi diyebileceğimiz bir ürün olan Console 1, bu mikserin tüm özelliklerini bünyesinde barındırıyor ve tüm DAW”larla uyum içinde çalışabiliyor. İşin güzel yanı yazılım ile beraber gelen kontrol ara birimi sayesinde yazılımı kusursuz şekilde kontrol edebilmem mümkün hale geliyor.

 

SSL Live Mixer: SSL markasını ve müzik endüstrisine neler getirmiş olduğunu tek tek anlatmaya gerek bile yok. Messe”de standında 3 yeni ürünle sürpriz yapan İngiliz üreticinin en dikkat çekici ürünü kuşkusuz bu konser mikseriydi. 35 yıllık tecrübeyi bu sefer canlı müzik arenalarına taşıyan Oxford”lu üretici, stüdyolardaki standartların hiçbir şekilde altında kalmayacaklarını özellikle aktarmamızı istedi. üretimine Eylül ayında başlanacak olan Live”ın geliştirilmesi için son birkaç yıldır çalışmaların sürdüğünü biliyorduk. 16 SuperAnaloguemicpreamp”e sahip Lives 32 kanala kadar genişleyebilme özelliğine sahip. 24-bit, 96kHz ADA konvertörlere, 64-bit”lik işlemciyi standart olarak sunan sistem genişletilebilme özelliğiyle de dikkat çekiyor. 976 fiziksel giriş kapasitesine sahip Live 4 adet AES giriş çıkışa, 8 MADI portuna (12″ye kadar genişleme imkanına) sahip. Cihaz bu bağlantı seçenekleri sayesinde dışarıdan bir kayıt birimine bağlanarak 64 kanallık kayıt imkanı sunuyor. Peki hiç efenkt olmaz mı diyorsunuz… Tabi ki var: Gate, compressor, filter, 4-band parametric EQ, delay ve SSL deyince akla ilk gelenlerden stereobuscompressor burada da yerini alıyor. Cihaz ile ilgili daha fazla teknik veri ileriki zamanlarda verilecek ve sizlerle paylaşacağız.
 

 
Gitar dünyası

PRS P22 Trem: Fuarın gitar bölümünde ilk karşımıza çıkan stantlardan birisi olan PRS ile gitar gezimize başlıyoruz. En çok beğendiğimiz model olan P22 Trem, zaten popüler olan P22 modelinin tremolo sistemi entegre edilmiş versiyonu. PRS imzalı manyetiklerin yanı sıra enstrüman bir de piezo sistemine sahip. Akçaağaç üst kapak, maun gövde, gül ağacı klavye ve 22 perde 25 inç skala genişliğine sahip bu alımlı gitarda standart manyetikler ve piezo sistemi aynı anda kullanılabiliyor.

FenderCabronita Serisi: Cabronita Serisi”nden daha önce Dr. Barlo”nun köşesinde uzun uzadıya bahsetmiştik. Messe”de ise bu serinin Tele Thinlineversiyonuyla tanıştık. Hafif gövde yapısıyla dikkat çeken bu Tele; C şeklinde sap tasarımı, üretan gövde cilası ve FideliTron manyetikleri ile dikkat çekiyor. 22 mid Jumbo perdeler, üç yollu manyetik seçimi, akçaağaç sap da enstrümanın diğer detayları arasında.

 

FenderRelic Serisi: Fuarın en çok ziyaret edilen ve herkesin başında fotoğraf çektirmek için sıraya girdiği gitar serisi Fender”inRelic modelleriydi. Strat ve Tele”nin her türlü versiyonunun usta ellerde gerçekten de yıllardır yollardaymış gibi gösterildiği bu seri, cidden dikkate değer koleksiyon parçaları içeriyor. Almanya”daki custımshop bu enstrümanların en ulaşılabilir versiyonları 2500 Euro”dan başlıyordu.

Mesa BoogieOverdrive&Distortion pedalları:4 farklı OD pedalından oluşan bu seri Amerikan otomobillerinden esinlenere”4 On TheFloor” adıyla anılıyor. Tüm modelleri detaylı şekilde inceleme şansımız oldu. Flux Drive daha çok İngiliz karakterine yaklaşırken; Throttle Box alıştığımız Rectifiersound”uyla karşımızda. Seride daha çok beğendiklerimiz ise GridSlammer ve ToneBurstOverdrive modelleri oldu.
 


 
GibsonChris Cornell signature ES-335: Bir çift Lollartron manyetik, Bigsby köprü, mat cila ve gül ağacı tuşeye sahip bu karizmatik gitar, 1990″ların en önemli Rock figürlerinden birisi olan Chris Cornell”in karizmasına sahip. Aynı şekilde 90″lar sound”una bir gitarla ulaşmanın da en garantili yollarından biri olarak dikkat çekiyor.

IBANEZ RG 9 Prototip: Evet modelin isminde geçen 9 rakamı 9 teli ifade ediyor. Ibanez standında özellikle artist serisi enstrümanlar göz kamaştırırken bazı prototip modeller de bizlere tanıtıldı. Pesten tize göre sıraladığımızda 9 tel şöyle: C#, F#, B, E, A, D, G, B, E. 28 inç skala ölçüsüne, gül ağacı klavyeye sahip bu prototip Aralık ayı civarında piyasaya sunulacak. Enstrümanda manyetik olarak LaceDeathbar kullanılıyor. Ibanez yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerde RG9″un çok büyük ihtimalle seri üretime geçirileceğini de öğrendik…

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here