Ana sayfa Donanım Musik Messe Frankfurt 2012 Dosyası

Musik Messe Frankfurt 2012 Dosyası

0

2012’de bizleri neler bekliyor?
 

Sound ekibi olarak her yıl gerçekleşmesini hevesle beklediğimiz bu görkemli organizasyona bu yıl da Sound ekibi olarak çok önceden hazırlandık. Son yılların en keyifli Musik Messe organizasyonlarından birisi olacağını düşündüğümüz Messe 2012, gerçekten de beklentilerimizi boşa çıkartmadı. özellikle dokunmatik tablet PC’lerin müzik endüstrisine büyük ölçüde entegre olması ile akıllara durgunluk veren teknolojilerin parmak uçlarımızda dolaşması gerçekten etkileyici. Ipad’lerin gitar, canlı performans mikserleri, DJ ekipmanları, DAW kontrol birimleri gibi çeşitli alanlarda kabul görmesi, zaten renkli olan müzik teknolojileri dünyasına yepyeni bir soluk ve çalışma alanı getirmiş durumda. Yakından incelediğimizde Musik Messe 2012’nin en çok ilgi çeken ürünleri arasında mutlaka Ipad ve benzeri dokunmatik ekranlı bilgisayarlar için yazılmış aplikasyonların bulunduğunu farkettik. özellikle üçüncü parti firmalar; ProTools, Ableton Live, Reason gibi yazılımlara üretmiş oldukları üstün yetenekli aplikasyonlar ile hem kullanım zevki, hem de kullanışlılık olarak önemli ilerlemeler göstermiş durumdalar.
 
musik messe frankfurt
 
Gitar dünyasında; özellikle bu yıl eskitilmiş görünümlü enstrümanların son derece rağbette olduğu ve neredeyse artık tüm firmaların custom shop departmanlarının ağırlıklı olarak eskitilmiş enstrümanlara yönetldiğini gözlemledik. Fender’in “Heavy Relic” serisi özellikle fuarda en çok incelenen gitar serisi olarak dikkat çekti. Amplifikatörler arasında ise Hughes, Roland ve Peavey firmalarının göze çarpan modellerini deneme şansımız oldu. Binlerce marka ve model içinde kaybolduğumuz üç günlük bu zevkli seyahatimizden sizler için farklı kategorilerde bir derleme yaptık. Gitar ve diğer enstrümanlar, stüdyo ekipmanları, DJ ekipmanları, yazılımlar ve vurmalı çalgılar kategorilerinde grupladığımız ürünler arasında sayfalarımızda yer veremediğimiz daha yüzlerce cihazla tanışma şansını da yakaladık, sizlere sınırlı sayfalarımızda elimzden geldiğince MusikMesse’nin dikkat çekenlerini göstermeye başlıyoruz.

 

Stüdyo ekipmanları:

Ses kartları ve arabirimler, monitörler, preamp’ler, MIDI klavyeler gibi ekipmanların en yenilerinin tanıtıldığı Messe’de stüdyo ve kayıt bölümü en dikkat çekici kısımlardandı.

SSL-Live Recorder: Evet aslında bu cihazın stüdyo ekipmanları içinde ne işi var diyeceksiniz ve haklısınız. Ama favori preamp markalarımızdan biri olan SSL’in en yeni konsolunun dünya lansmanında bulunduğumuzu ve Live Recorder’ın daha çok TV stüdyları, canlı performans kayıt odaları ile radyo stüdyoları hedeflenerek üretildiğini hatırlatalım. Yani SSL’den beklediğimiz gibi aslında yine kayıt odaklı bir cihazla karşı karşıyayız. Live-Recorder, Soundscape V6.2 DAW Recorder/Player yazılımını da içeriyor. Bunun yanısırıa MadiXtreme veya MX4 PCIe ses arabirimine ve yüksek teknolojili bir entegre PC’ye de sahip cihaz, Soundscape 6.2 içinde bulunan “Pro-Convert” teknolojisi sayesinde çok kanal kaydedilmiş ses dosyalarını istenen hemen her DAW’un formatına hızlı bir şekilde aktarabiliyor. Export formatları içinde Pro Tools 8 & 9, Cubase/Nuendo, Final Cut ve Samplitude/Sequoia gibi sektörün demirbaşları yer alıyor. İki farklı modele sahip Live Recorder’da 128 kanal standart olarak sunuluyor. Live Recorder MX4 modelinde bir DSP yer alıyor. Bu modelde aynı zamanda SSL Alpha-Link konvertörleri de sunuluyor. ülkemizde TRT ve NTV gibi büyük radyo-televizyon kanallarının Live Recorder’a Şimdiden yoğun bir ilgi duyduğunu da belirtelim.
 


 
Audient-ASP 4816: Audient standının göz kamaştıran yıldızı kuşkusuz ki ASP 4816 mikserdi. Büyük proje stüdyolarında göreceğimiz konsolların küçültülmüş bir örneği olarak sunulan bu başarılı mikser, bir kayıt, proje veya eğitim amaçlı kullanılan stüdyoda oldukça iddialı işler çıkaracak gibi duruyor. Dünyaca ünlü ses tasarımcısı David Dearden imzasına ve meşhur Audient analog devre sistemine sahip cihazda, 16 Class A mikrofon pre amp, 16 kanal EQ ve 16 bus yer alıyor. Stereo bus kompresör de bulunan ASP 4816, toplam 40 fader’a sahip.

 

MXL-Tempo ve Aria: ülkemizde de hatırı sayılır bir takipçi kitlesine sahip MXL’in iki yeni ürünü standın dikkat çekenleri arasındaydı. Alışıldık MXL tasarım kimliğine sahip iki üründen ilki, Ipod’lar ile de çalışan bir USB mikrofon. Tempo ismindeki bu yeni model, daha çok demo kayıtları, görüntülü konuşmalar, video bloglar ve internet sitelerine yerleştirilecek video çekimleri için tasarlanmış. Markanın bir diğer alımlı modeli ise Aria isimli koyu metalik renkli, özellikle vokal performansları konusunda iddialı bir kondensör mikrofondu.

Focusrite-ISA Two:
Focusrite standında kullandığımız ve son zamanlarda dikkatimizi çeken tüm modeller eksiksiz olarak bulunuyordu. Ama markanın özellikle tanıtımına çalıştığı model kuşkusuz ISA Two’ydu. İki mono kanala sahip, transistörlü bir mic pre olan ISA Two, ön panelinde enstrüman girişlerine de sahip. Cihazın kalbinde iki adet Lundahl LL1538 transistörü yer alıyor. Cihaz, orijinali 1985 yılında hayata geçen ISA preamp’lerindeki tasarıma çok benzer bir tasarıma ve Focusrite’ın Forte konsolunda olumlu tepkiler alan EQ katına sahip bir mikrofon preamp’i olmasıyla da dikkat çekiyor. ISA Two, oldukça geniş bir bant aralığında olabildiğince flat ve temiz bir karaktere sahip olma iddiasıyla rakiplerinin gözünü korkutuyor.
 
cem sarıoğlu
 
AVID: 2011’in sonlarında zaten onlarca yenilikle karşımıza çıkmış olan AVID firması, yeni kurumsal kimliğini, M-Audio’nun ProTools X ile beraber satılan kartlarını ve ProTools HD’nin kabiliyetlerini gösteren workshop’ları ile binlerce katılımcıyı bünyesinde toplamayı başardı. Bünyesideki bir çok markanın artık tek bir kurumsal kimlik altında yer alacağını ve AVID markasının ön planda vurgulanacağı da tüm sunumlarda önemle bildirildi.

 

Genelec: Son zamanlarda üst seviye monitörleri ile kendisinden sıklıkla söz ettiren Finlandiyalı üretici, hemen tüm modelleriyle rakiperine göz dağı vermeyi başardı. Genelec standında dikkat çeken detaylar arasında, artık son kullanıcı grubunun da ulaşabileceği ekonomik modellerin de sergilenmesiydi. 6010A, 8020B, 8030A gibi modeller özellikle Genelec markasıyla tanışmak için fırsat bulan genç kullanıcılar tarafından ilgiyle karşılandı.
 

 
Alesis: iO Mix 4-kanal iPad mixer/ses kartı kontrol birimi ile büyük ilgi çeken ve fuarda popüler markalardan biri haline gelen Alesis, bu ürünü sayesinde dünyanın iPad’e 4 kanal aynı anda kayıt yapabilen cihazını da geliştirmiş oldu. Gerek duyulan tüm bağlantılar donanımın üzerinde yer alıyor: ¼ inç XLR, enstrüman girişleri gibi… Peki ne tip bir yazılımı kontrol edeceğiz sorusunun cevabı da oldukça kolay: Garageband ve benzeri Core Audio benzeri ses yazılımları iO Mix ile kontrol edilebiliyor. Yakından inceleme fırsatı bulduğumuz iO Mix, tasarımının başarısı sayesinde iPad ile kusursuz bir şekilde birleşiyor ve bir süre çalıştıktan sonra cihazın ekranının aslında iPad olduğunu bile unutuyorsunuz. Bağlantı seçenekleri arasında video çıkışının bulunması da sistemin bir başka artısı olarak dikkat çekiyor. Bu özelliği sayesinde ev eğlence sistemlerinde, sahne görsel tasarımlarında ve hatta iş dünyasındaki sunumlarda bile mükemmel bir cihaz haline geliyor. ülkemize geldiği anda dergimiz test sayfalarında ilk yer alacak cihazlardan birisi iO Mix.

 

Propellerheads’in gerçekleştirdiği diğer tanıtım ise 1$’lık etiket fiyatıyla satışa sunulacak olan bir IOS aplikasyonu: Figure. IPhone ve IPad için geliştirilmiş küçük bir yazılım olan Figure, boyundan büyük işler başarmasıyla bizler etkilemeyi başardı. üzerinde bir drum machine, lead synth ve bas synth bulunan yazılım, ilk etapta sadece IOS platformunda bulunacak. Her enstrümanın kendi içinde ince ayarlar da yapılabilen çeşitli tab’leri de yazılımın içinde konumlandırılmış. Sadece 1$’a her daim yanımızda tutabileceğimiz harika bir enstrüman olan Figure, Nisan başından itibaren AppStore’dan satın alınabilecek.
 

 
Avid:
Protools X sayesinde son derece hareketli günler geçiren Avid standında özellikle ekonomik ses kartları segmentinde bir süredir beklenen gelişme yaşandı: Artık Mbox’ın profesyonel modeli ve taşınabilir seçenek olan Mbox Mini modelinin içinde ProTools Express yazılımı bulunacak. Express yazılımında kullanıcılar sanal enstrümanların yanısıra 16 stereo kanalı kaydedip, edit ve miksleme şansına sahipler. Mbox modelinde çözünürlük 96 kHz, Mini’deyse 48 kHz olarak belirlenmiş. Her iki seçenekte de standart ProTools’daki AIR sanal enstrümanlar, Sibelius yazılımı ve MIDI editleme imkanları sunuluyor. Express aynı zamanda Elastic Time ve Elastic Pitch seçeneklerini de sunuyor. Otoriterlerin son derece memnun kaldığı bu ses kartı serisi, en büyük kozunu ProTools kartı ile oynuyor.

 

Steinberg:
Fuarın yazılım devlerinden birisi de kuşkusuz ki Steinberg firmasıydı. çok önemli bir dünya lansmanını da gerçekleştiren firma, standındaki canlı performanslarla da büyük ilgi çekmeyi başardı. özellikle standın yan tarafında kurulmuş olan sahneden çıkan harika sound’a rağmen ortada ne bir davul seti, ne bir gitar amplifikatörü ne de bas gitar amplifikatörü bulunmaması, dijital teknolojilerin geldiği noktayı bir kez daha düşünmemize sebep oldu. İnanılmaz derece temiz, steril ve kaostan uzak bir canlı performans tonu yakalayan Steinberg, bu başarısını canlı performans sanatçılarına birer diz üstü bilgisayar ve her bilgisayara da Nuendo yazılımı kurarak gerçekleştirmişti. Nuendo’nun en yeni versiyonu olan Nuendo Live yazılımının dünya lansmanını Yamaha ile beraber gerçekleştiren Steinberg, Yamaha’nın son jenerasyon canlı performans konsolları olan CL Serisi’nde de Nuendo’yu kullandırıyor.
 

 
Steinberg’in ödüllü ses yazılım sistemine sahip Nuendo, 192 kHz’e kadar çıkabilmesiyle de dikkat çekiyor. Editing konusunda özellikle canlı performans üzerinde yoğunlaşan bir yazılım olduğu için son derece esnek bir tasarım sunan Live, canlı performans kayıt ortamının karanlık ve bazen de ideal olmaktan uzak şartlarında çeşitli kazaları önlemek için tuş kilidi sistemini de aktif hale getiriyor. Virtual Soundcheck seçeneği sayesinde ise sahnede kimse olmadan soundcheck alabilmek de mümkün hale geliyor. Böylece ses mühendisi hem zamandan hem de stresli soundcheck ortamından kurtulmuş oluyor. Sisteme daha önceden Virtual Soundcheck yazılımı için kaydedilmiş dosyalar sayesinde her enstrümanın efektsiz, ham sesi sisteme veriliyor ve sanki o an sahnede müzisyenler varmış gibi bir ses denemesi alınabiliyor. Cihaz açıldığı andan itibaren bir dakika içinde kayıt yapmaya hazır hale gelmesiyle de zamanlama konusundaki hassaslığını bir kez daha gözler önüne sunuyor. Bu anlattıklarımız ve daha benzeri onlarca özellikl sayesinde Nuendo Live, son derece kullanıcı dostu bir canlı performans kayıt birimi olarak dikkat çekiyor.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here