Ana sayfa Mobil Mobil Teknoloji Nereye Gidiyor…

Mobil Teknoloji Nereye Gidiyor…

0

Son bir kaç yılda mobil teknoloji iyice şekil degiştirdi. Gerçi bu beklenen bir durumdu ama hız ve rekabette kimse bu kadarını beklemiyordu.

Yıllar önce, Arthur C. Clarke”ın 3001 The Final Odyssey kitabında tüm dünya halkının kişisel hayatını birer tablet PC ile yönettiğine dair bir bölüm okumuştum. Kitabın isminden de anlaşılacağı gibi hikaye 3001 yılında geçiyordu. Arthur C. Clarke yaşamış en büyük bilim kurgu yazarlarından biridir. Kitaplarına konu edindiği pek çok hayali araç gereç bugünlerde gerçeğe dönüşmüştür ve kullanılmaktadır. Yanılmıyorsam 3001 The Final Odyssey 1997 yılında piyasaya çıkmıştı. Arthur C. Clarke yine tablet PC”nin insan hayatında önemli bir yeri olacağını öngörmüş olsa gerek ki 3001 yılında herkesin sahip olduğu bir cihaz olarak tasvir etmiş. Fakat bence tarihi biraz fazla uzak tutmuş. öte yandan kitapta tasvir edilen dünya bugünkünden çok çok farklı, nüfusu düşük, teknolojisi yüksek yek pare bir toplumdu.

Mobil cihazlar günümüzde en çok rağbet gören teknoloji. Maddi açıdan sıkıntısı olan, olmayan milyonlarca, milyarlarca insan mobil cihazlara bir şekilde sahip olmuş ve dahi daha fazlasını ister vaziyette. Pek çoğumuzun en azından bir mobil cihazı var. Cep telefonu kısa sürede bir lüks olmaktan ihtiyaç olma durumuna geçti. Maddi açıdan şanslı mobil cihaz severlerin cep telefonunun yanında en azından bir de taşınabilir bilgisayarı mevcut. çeşitli ihtiyaçlara ve kişiliklere göre bu sayı oldukça artabiliyor. Hal böyle olunca da teknoloji firmaları sürekli yeni türler icat eder oldular.

 

 

Taşınabilir bilgisayarlar ve alt türleri, cep bilgisayarları, mp3 oynatıcılar, video oynatıcılar, direk oyuna yönelik cihazlar… Derken evrim pek çok özelliği tek bedende toplamaya başladı ve sürecin sonlarına doğru daha kompakt cihazlar hakim tür olmaya başladılar. Aynı cihazla telefon etmek, yazıp çizmek, planlama yapmak, adres tutmak, müzik dinlemek, video izlemek, fotoğraf çekmek, video çekmek, oyun oynamak, internete girmek, TV izlemek, radyo dinlemek… daha bir sürü işi bir arada yapmak yavaş yavaş bir mobil cihazdan beklenen standart özellikler olmaya başladılar. Nitekim geçtiğimiz 2-3 yılda “akıllı telefon” diye hitap edilen cep bilgisayarından hallice cep telefonları piyasaya hakim olmaya başladılar. Normalde ağır aksak ilerleyen sektör “ciddi” oyuncular piyasaya girince birden canlandı, hatta tabiri caizse cozuttu.çok önemli firmalar, çok güzel cihazlar tasarlayıp, piyasaya sürdüler. HTC, Reseach In Motion, Nokia, Samsung ve tabii ki Apple piyasaya renk katıp, formunu değiştirdiler.  
özellikle Apple iPhone ve Reseach In Motion Blackberry getirdikleri şıklık ve yeniliklerle bir adım öne çıktılar. Gücü olan firmalar bu şıklık ve yeniliklere cevap vermeye çalıştılar ve piyasa coştu.Herkes akıllı telefon sahibi olmak ister oldu. Rekabet kızıştı, davalar havalarda uçuşmaya başladı. Sonrasında pek çok köklü firma Apple”ın gösterdiği başarıyı hayretle izler oldular. çünkü Apple çok kısa sürede, tek bir ürünle önemli rakamlara ulaşmıştı. Tabii bunun altında Apple”ın dünyanın en iyi yazılım üreten firmalarından biri olması, aynı zamanda dünyanın en iyi donanım üreten firmalarından biri olması, aynı zamanda en iyi bazı mobil cihazlarının üreticisi olması, aynı zamanda yıllardır bu işi yapıyor olması, aynı zamanda pazarlama konusunda en akılcı çözümleri buluyor olması, aynı zamanda internet üzerinden içerik satmanın değerini yıllar önce kavramış olması ve daha bir sürü neden yatıyordu.

 

 

  Piyasanın bunu kavrayıp cevap vermesi tüm o iPod”lara, MacBook”lara ve diğer cihazlara rağmen biraz zaman aldı. çünkü iyi teknolojiye, daha iyi bir teknolojiyle cevap vermeniz gerekir ki başarı gelsin. Bunu yapamazsanız fark atabileceğiniz tek şey fiyatınız olur. Tüm bu özellikleri yüzünden Apple”la aşık atmak hiç kolay değil. Başta kendi cihazlarını tasarlayıp, üretmek bir firma için önemli bir yetenek. Bunun yanında sahip olunan patentler varsa, iyi bir tasarım ekibi varsa, iyi bir yazılım ekibi varsa, çok iyi teknik alt yapı varsa ve en önemlisi yeni teknolojiye yatırım yapacak para varsa; geride sizi durduracak pek fazla yasal güç kalmıyor. Apple tüm bu avantajlarından iyi faydalandı. Kendi cep telefonu işletim sistemin yazdı, kendi tasarladı, kendi patentleri ile kendi üretti, kendi imkanları ile pazarladı ve kendi içerik marketi üzerinden cihazını zenginleştirdi.
 
Application Store bugün neredeyse tüm telefon ve/veya işletim sistemi üreticileri için hayal ama Apple için uzun yıllardır gerçek ve para basma makinesi gibi çalışıyor. Geçenlerde GSMA olarak bilinen GSM Association paktı 3 milyardan fazla aboneye sahip 24 farklı GSM operatörü firmanın farklı telefon modellerinde çalışabilecek uygulamalardan oluşan ortak bir mağaza kurmak için bir proje başlattığını duyurdu. Aralarında AT&T, Bharti Airtel, China Mobile, MTN Group, NTT DoCoMo, Orange, Orascom Telecom, Telefonica ve Vodafone gibi dev GSM firmalarının ve LG, Sony Ericsson ve Samsung gibi dev mobil cihaz üreticisi firmanın bulunduğu bu güç birliğinin hedefi Apple”ın kurduğu Application Store”un bir benzerini kurabilmek ve belki de bilmem kaç yıllık hedefleri Application Store”un şuanki halinin yarısı kadar. Tüm bu planlar geçtiğimiz yıllarda iPod ve iTunes Music Store için de yapılmıştı. Fakat zaman gösterdi ki onların önüne geçmek hiç kolay değil. Belki iPod yavaş yavaş son demlerine doğru geçiş yapıyor ama iTunes Music Store uzun süre daha varlığını koruyacaktır.

 

 

iPhone SDK, Android, Symbian ve
Windows Mobile 7

Geçtiğimiz bir kaç yıl öncesine kadar kullandığımız cep telefonlarının hakim işletim sistemi yine bir kaç firmanın bir araya gelerek kotardığı Symbian sistemiydi. Rakamlar yanlış değilse Nokia %47.9, Ericsson %15.6, Panasonic %10.5, Samsung %4.5, Siemens %8.4 ve Sony %13.1 ile Symbian”ın hissedarları ve geçtiğimiz günlerde Symbian sistemi üçüncü şahıs ve kuruluşların modifikasyonuna açıldı.
 
Zira Symbian sahip oldukları ile iPhone SDK ve Android karşısında zaman içinde yetersiz kalmaya başladı. Altındaki yönetsel yapısı da gelecekteki iPhone SDK ve Android ile rekabet edecek seviyede değil. Dışarıdan ticari destek alarak yap, işlet, sat modeli ile (tıpkı Apple gibi) suya sabuna dokunmadan sistemi geliştirebileceklerini düşündüler. Bana çalışsa da Symbian”ı fazla ileriye götürmeyecek, sadece ömrünü bir kaç yıl daha uzatacak bir hamle göründü ama bir şeyler yapmak gerekiyordu, gemi yalpalamaya başlamıştı ve yapılabilecek en iyi hamle yapıldı.

2005 yılında burnu iyi koku alan Google firması mobil sektörün hızlandığını iyi gördü. Yazılım konusunda dünya çapında iyi konuma sahip olan Google, Android isimli yazılım firmasını satın aldı. çok önemli isimleri içine yerleştirdi. Taban olarak Linux Kernel”i kullanan (büyük oranda) açık kaynak kodlu bir SDK geliştirdi. Zaten sahip olduğu pek çok teknolojiyle beraber maddi yatırım gücü ve kalifiye geliştirici temin edebilme yeteneğiyle Google oldukça iddialı bir mobil işletim sistemi geliştirdi ve piyasaya sürdü. Günümüzde Android ile çalışan bir sürü akıllı telefon modeli var. Hatta direkt Google markalı, Nexus One model ismine sahip, HTC firması tarafından üretilen bir de akıllı telefon modeli mevcut. Bana sorarsanız geleceğin ayakta kalabilecek bir kaç mobil işletim sisteminden biri. En önemli artısı Apple iPhone SDK gibi erken hayata geçirilmesi ve sürekli geliştiriliyor olması.

 

 

Gelelim Windows Mobile 7″ye. Sanırım ismi değişti Windows Phone 7 oldu. Microsoft”tan beklenen bir hamleydi. Herkes böyle uçarken Microsoft yerinde saysaydı çok şey kaybedebilirdi. Microsoft”un çok yaygın bir pazarlama ağı var. Herhangi bir ürünün söylentisi bile sipariş almasına yetiyor. Vista”yı pek çok kişi gözü kapalı satın almıştı. Ama paketin içinden çıkanlar çoğu kişinin hoşuna gitmedi. Sonra Mirosoft Windows 7 ile gönül almaya çalıştı. Windows Phone 7, Windows Mobile 6.5″e göre oldukça farklı ve yenilikçi. Ayrıca iPhone”un estirdiği rüzgardan oldukça etkilenmiş. Tasarıma özel değer verilmiş. Sade ama güzel hareketlerle hoş bir tasarım yakalamışlar ama teknik ayrıntıya girince işler değişebilir. Zira mobil sektör 90″lı yılların bilgisayar sektörüne benzemiyor. Kullanıcılar çok daha fazla bilinçliler ve önlerinde çok şık alternatifler mevcut. Bu yüzden Microsoft çok sıkı çalışmak zorunda, en ufak bir gevşeklik geri dönüşü olmayan bir düşüşe sürükleyebilir.

 

 

iPhone SDK ile ilgili söyleyebileceğimiz çok fazla şey yok. Kullanan farkını direkt anlayabilir. Hiçbir işletim sisteminde bu kadar ekstra 3. parti yazılım ve dolayısıyla eğlence yok. Hiç bir cihaz iPhone”un verdiği hissi vermiyor. En önemlisi de Apple”ın elinde günden güne daha da güzelleştiriliyor ve bence yerinde saymayacağı garantisi var. Apple mobil sektörde iPhone, iPad gibi ürünlerinin sayısını arttırdıkça daha da yaygınlaşacak. Apple elinden ayrılmayacağı, başka firmaların ürünlerinde iPhone SDK”yı göremeyeceğimiz kesin gibi, zaten böyle bir şeyin ilgi görmesi de bence imkansız. Stabil olmayan sistem riski bir tarafa Apple donanımı dururken gidip başka bir donanımı Apple yazılımı için satın almak biraz abes olur.  Kim ne derse desin iPhone cihazı ve işletim sistemi tam zamanında yapılmış bir hamleydi.
 
 

Daha erken veya daha geç olsaydı Apple bugün kazandırdıklarının daha fazlasını kaybettirebilirdi. İlk çıktığında önce Apple ürünlerine aşina olanlar, sonra methini duyan mobil cihaz canavarları ve en son olarak da klasik kullanıcıya indi. İlk başlarda eleştirildi, eksik yönleri çok göze battı. Bence Apple ürünü piyasaya tam zamanında sunabilmek için bu riski aldı ve iyi kullandı. Sıkı çalıştı ve riski bertaraf etti.
 

Geçtiğimiz ay iPhone SDK içinde yaşayabileceği yeni bir bedene sahip oldu. Adı iPad. iPad de oldukça eleştiriliyor zira o da iPhone gibi tam zamanı yakalayabilmek için belirli riskler alınarak piyasaya sürüldü. Her ne kadar beni de şu haliyle tatmin etmese de bana sorarsanız iPhone SDK”nın geleceği iPad”tir. önümüzdeki yıllarda iPhone ve iPad”e yeni kardeşler geleceğine dair hiç şüphem yok. Apple iPhone SDK ile çalışan cihaz sayısını 4″e – 5″e çıkaracaktır. Bu da iPhone SDK”yı geleceğin işletim sistemi yapacak en önemli unsur olacaktır.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here