Ana sayfa Makale Mikto Fotoğrafı: Taşların gizemli dünyası

Mikto Fotoğrafı: Taşların gizemli dünyası

0

Son birkaç yıldır mikroskopta incelediğim kesitlerin içinde hoşuma giden görüntüler varsa onları fotoğraflıyorum. Ortaya çıkan sonuç bazen çok şaşırtıcı ve büyüleyici oluyor
 

Taşlar kızgın bir kor halinde bulunan yeryuvarı soğumaya başladığında oluştular. Bir lav seli halinde dünyayı kaplayan sıvı zamanla soğumaya ve katılaşmaya başladı. Magmatik taşlar böyle oluştu. Taşlar bu katılaşma sırasında o anda meydana gelen tüm olayların kayıtlarını da bünyelerine kaydettiler. Zamanla bu katılaşan taşlar atmosferin etkisiyle ayrışmaya ve taşınarak başka bir yerde yeniden birikip, taşlaşmaya başladı. Böylece tortul taşlar oluştu. Bu iki taş grubu yeryuvarının bazı bölgelerinde ısı ve basınç altında kalarak değişime uğradılar ve başkalaşım taşları oluştu. Bu çevrim yeryuvarının oluşumundan beri devam ediyor.

Taşlar yeryuvarının ilk oluşumuna da katkıda bulundular. Yani ilk onlar vardı demek çok da yanlış olmaz. Yeryuvarının 4.6 milyar yıllık ömrü boyunca gün oldu milyar yılla anılacak kadar uzak olan yaşamın izlerini taşıdılar bizlere. Gün oldu yeryuvarındaki yaşamın neredeyse bitmesine neden oldular. Günümüzden 65 milyon yıl önce evrenin sonsuzluğundan kopup gelerek yeryuvarına çarpan ve başta dinozorlar olmak üzere birçok canlı türünün yok olmasına neden oklan meteor da bir taştı. Gökyüzünde asılı bir fener gibi duran ve insanoğlunun romantizmini güzelliğiyle besleyen ay da yaklaşık 4 milyar yıl önce yeryuvarından kopmuş bir taş parçasıdır aslında. Tıpkı bu aralar keşfetmeye çalıştığımız Mars gibi.

 

 

İnsanoğlu zamanı geldi taşa sığındı. Kimi zaman taşla korundu. Taştan mızrak ve ok ucu, bıçak ve balta yaparak müthiş bir gelişme kaydetti. Kimi zaman taşları oyarak mağaralar yaptı, barınak olarak kullandı. İnsanoğlu için bu denli önemli olan taşların yerbilimciler için de ayrı bir önemi var. çünkü taşlar oluştukları zamanın ve ortamın tüm özelliklerini bünyelerine kaydederler. Bu kayıtları da sadece yerbilimciler çözerek yeryuvarının evrimi hakkında önemli ipuçları elde edebiliyor. Taşlar, taş yapıcı mineraller olarak bilinen kuvars, feldspat, mika, piroksen, olivin, amfibol gibi mineralleri barındırır bünyesinde.  Tortul taşlar ise içlerinde fosil barındırlar.  Mineraller ve fosiller sayesinde taşın oluştuğu ortamın sıcaklığı, biyolojik çeşitliliği ve dönemin iklimi hakkında çok önemli veriler elde edebiliyoruz.

 

 

Makro örnekler üzerinde çoğunlukla koyu ve siyah renkli olarak gözüken mineraller, mikroskopta alttan verilen polarize ışığın da yardımıyla büyülü dünyalara açılan kapıya dönüşürler. Mikroskop tablası her döndüğünde renk değiştiren bu mineraller,  verdikleri bilimsel mesajların yanı sıra, mikroskoptaki görünümleriyle görsel yanı güçlü sanatsal objelere dönüşürler. Bu incelemeler sırasında estetik görünüme sahip olan bazı mineral ve fosilleri fotoğraflama şansına da sahibiz. 

Saha çalışmaları sırasına alınan yaklaşık 2 kg ağırlığındaki taş örneği laboratuara getirilir. Burada düzgün dilimler halinde kesilen taşlar, cama iyi yapışmaları için bir parlatma işleminden geçirilir. Böylece yüzeyi pürüzsüz hale gelir. Daha sonraki işlem de yapıştırmadır. Büyük bir kesme şeker boyutundaki parça bir cama yapıştırılır. Bu işlem kullanılan yapıştırıcının cinsine göre birkaç saat ile birkaç dakika arasında değişir. Kanada balzamı denilen yapıştırıcı ile cama yapıştırılan örnek,  vakumla tutturulup fazla olan kısmı kesilerek alınır.

Camda kalan kısmı ise önce makine yardımıyla, daha sonra da bir camın üzerine konan inceltme tozları yardımıyla sabırla inceltilir.  Burada amaç, cama yapışmış olan taşın içinden ışık geçmesini sağlamaktır. Birkaç saatlik bir beklemeden sonra iyice düzeltilen 3cm uzunluğunda, 2cm enindeki bir camın üzerinde olan taş parçası mikroskop altında incelenecek hale gelir.
 

 

Son birkaç yıldır mikroskopta incelediğim kesitlerin içinde hoşuma giden görüntüler varsa onları fotoğraflıyorum. Fotoğraf çekmek için mikroskobun üzerinde takılı bir makine kullanıyorum. Makinenin 20–500mm”ye denk gelen türde minicik objektifleri var. Kimi zaman geniş açı kimi zamanda sadece tek bir noktanın çekimini yapmak için tele özelliği olan lensler kullanıyorum. Basit de olsa bir diyafram aracılığıyla ışığı da kontrol etme şansım var. Böylece uzunluğu birkaç mm ile birkaç mikron arasında değişen çeşitli mineral ve fosil görüntülerini tam kadraj fotoğraflayabiliyorum. Burada en önemli sorun her fotoğrafçının ortak sorunu olan netlik sorunu. çok hassas görüntüler olduğundan, keskin görüntü almak için epey uğraşmak gerekiyor. Ortaya çıkan sonuç bazen çok şaşırtıcı ve büyüleyici oluyor. Bu sayıda bu görüntülerden birkaçını sizlerle paylaşıyorum…

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here