Ana sayfa İnternet Meral Okay: Yine mi Çiçek?

Meral Okay: Yine mi Çiçek?

0

Tüm rakı içenlerin şarkısı olan “Yine mi çiçek?” hatırına; bu şarkıyı yazan kadını anmak istedim.
 

Size geçen sene kaybettiğimiz Meral Okay”ı anlatmak istedim. çünkü o en güzel özgürlük şarkılarını yazdı…Ve belki de tüm rakı içenlerin şarkısı olan “Yine mi çiçek” hatırına; bu şarkıyı yazan kadını anmak istedim.

Sokaklarda abisiyle top koşturan, erkekleri bilek güreşinde yenen, oyuncak bebekleri reddeden, cici kız ruhlu feminenleri sıkıcı bulan ve hayatının her döneminde özden kahkaha atan kadınlar vardır. İşte bunlardan birini anlatmaya başlıyorum.
 


 
1959 Ankarası’nda başlayan hikayesi babasının görevi nedeniyle ilk başta Balıkesir’de geçer. çocukluğu sokaklarda geçtiği için zengin anılara sahip olacaktır. O zamanlardan beynine kayıt yaptığı anıları, ona ileride şarkı sözü, senaryo yazarlığında ve yaratıcılığının her alanında tekrar safiyetle gülümseyecektir. En yakın dostlarıyla kurduğu meze sofralarında, şarkının, şiirin damarlarında dolanırken, hüzne de neşeye de sahip çıkacaktır. Hayatın sertliğini frenlerken bazen de frene fazla basmaktan balataları yakacaktır, yanacaktır ama o küllerinden tekrar doğmanın mitosunu bildiği için yanıp yok olmaktan çabucak yırtacaktır.

çocukluktan bedenine yapışmış olan delişmenliği,çarçabuk heyecana atlayan ruhu her zaman onun yeni bir şey denemesini sağlayacaktır. Sürekli aynı ruh halinde aynı yerde tekrarlardan, kendini tekrar eden ruhlardan hep sıkılacaktır. çevresinde zamanla çoğalan ruhlar tam onun istediği gibi, onunla aynı frekansta yumurtlayan varlıklar olacaktır. Meral Okay yırtıcı, yara bere içinde geçen çocukluktan genç kızlığa biraz zor adapte olacaktır. Lise yıllarında güçlü hafızası, kapı gibi ruhuyla, kahkahalarıyla var olacaktır. O yıllarda aşkı fazla aramayacak onsuz idare edebilecek ender kızlardan olacaktır. Daha çok çevresindeki arkadaşlarının aşklarını dinleyecek onlara daha aşkı bilmeden akıl verecek, yol yordam gösterecektir. Böylece amatörce yapmaya başladığı akıl danışmanlığı sonraki yıllarda profesyonelce yapacaktır. Hal bundan ibaret olunca kapısını çalan, ağlayan, zırlayan, Meral ben şimdi ne yapayım diyen bir çok arkadaşı olacaktır. Kahramanımız duygularını paylaşmayı sevdiği için de evi, çevresi her daim kalabalıklar içinde var olacaktır.

 

üniversite yılları 12 Eylül dönemine rastlayacak, en derin acılarını ilk defa o yıllarda hissedecek ve üniversiteden terk-i diyar edecektir. Daha sonra acılarını içine gömerek iş hayatında daldan dala atlayacaktır. özellikle iş dünyasında erkeklerin yanında bir kadın olarak rahatlıkla barınacaktır. Söylemiştim size erkek gibi geçen çocukluğunun sermayesini yavaş yavaş almaya başlayacaktır. Erkekler dünyasında o kadar iş yapar ki; bir çok erkekle birlikte Playboy dergisini çıkartır. İçlerinde tek kadın Meral’dir. Bir dönem Tan gazetesinde çalışır, hemcinslerine akıl dağıtmaya devam ederek burçlar bölümünde fal yazar, gazetenin pazarlama tanıtım bölümünde çalışır.
 

 
Zaman öyle bir zamandır ki; hiç vakit ayırmadığı aşk ona bir gün hesap sorar. O da ilk defa hesap yapmadığı bir zamanda fazlaca yorum yaptığı aşka tutulur. Oyuncu Yaman’a sevdalanmıştır. Yaman da yaman bir delikanlı, yetenekli bir tiyatrocudur. Karşılıklı tutuşan bu iki yürek, tek kalp olarak 84 yılında evlenirler. Eşi sayesinde birçok arkadaş tanır, yeni dostlar kazanır. Artık sanat dünyasının ünlü starları onun arkadaşıdır. Onun muhabbetini bir kez tadan tadına doymayacağı için, o her daim lezzeti bol mezeli sohbetiyle arkadaşlarının gönlünde ayrı bir yere oturacaktır.

93 yılı onun için bir dönüm noktası olacak, Yaman”ı kansere teslim edecek, yalnızlığın ne kadar zor olduğunu bir kez daha anlayacak, içindeki çocuğa küsecek ve acısını kimseye değirmeden efendice göğüsleyecektir. Oysa ki Yaman’la evleneli 9 sene olmuştur ve 9 sene ona yetmemiştir. çünkü onun dağlar gibi sevdasına ortak birçok planı vardır ve daha hiçbirini tam gerçekleştiremeden sinsi bir kanser 10 gün sonra Meral’in elinden Yaman’ı alacağını söylemiştir. Kadere küfrederek, salya sümük ağlayarak, aşkı uçmasın diye kutulara saklayarak, mumlar yakarak, adaklar tutarak Yaman ayrılır yanından bu dünyadan. İşte o yıllarda anlar ki ölümlüyle birlikte olmak zor zanaat. O çocukluğundaki gibi yapmalı ölümsüzlüğü bedenine şırıngalamalı ve işte ancak o zaman vedasız yaşamayı öğrenmelidir. Kapı gibi ruhu ilk defa o yıllarda gıcırdamaya başlar, ama o; bu gıcırdamayı kapı yağı sürmeyerek dinlemeye ve en kuytu köşelerde yakaladığı çocuk halinde Meral’i acılarından öpmeye karar verir.

 

Bir gün candostu Sezen Aksu”yla tanışır. Sezen”nin şarkılarına kimi zaman birlikte söz yazar, yeni kelimelerle dans ederek, beyinlerindeki kelimeleri kan kardeşi yaparlar. Bazen masum olmadıklarını birbirine fısıldayarak “masum değiliz” derler, bazen martıları havalandırarak Halim”in yanışına, “Yaktılar Halim”im, yaktılar Halim”imin seyrine baktılar” diyerek terennüm ederler, bazen de “Var git Turnam tez haberimi uçur” diyerek kim bilir kimlere ağıt yakarlar. Daha bir çok ortak şarkıları olur. Adının kendilerinde saklı olduğunu vurguladıkları, uzak diyarlarda evli barklı yaşayan gizli aşklarını selamladıkları “Adı bende saklı” adlı şarkı epey ses getirir ama şarkının kim için yazıldığı o meçhul kahramanın kim olduğu bir sır olarak kalır. Ortak dostlarından çiçek Bar’ ın sahibi Arif Keskiner’e ithaf ettikleri yine mi güzeliz yine mi çiçek adlı şarkıyı Meral tek başına yazıp Sezen Aksu”nun ve Cihan Okan’ ın sesinden dinleyerek mest olup güzelleşirken ve tüm rakı içenlerin meze olarak tercih ettikleri bir şarkı olur.
 

 
Prodüksiyonlar, şarkı sözü yazarlığı, Hümeyra”yla bir dönem ortak meyhanecilik, İkinci Bahar adlı unutulmaz TV dizisinde oyunculuk, Asmalı Konak adlı reyting rekorları kıran dizide senaryo yazarlığı yapar. Birbirinden farklı çok meslekli yaşama bir türlü doymaz, her seferinde on parmağından daha fazlasını yapar. 2004 yılında Akademi Türkiye adlı yarışma programında akademi müdürü olarak gençlere yol açar, yelken açar. Sürekli üretime, yaratıma dayalı bir hayatı çoktan seçmiş olan bu enerji daha sonra TV yapımcılığı, sunuculuğu derken showman Beyaz”la beraber program yapmaya kadar hayatımıza girer. Yazarlığını her zaman konuşturan biri olmaya devam eder ve 2011 Ocak ayında başlayan “Muhteşem Yüzyıl” adlı dizinin senaryosunu yazmaya başlar ve dizi bugüne kadar yayınlanan tüm dizileri geçerek, reyting rekoru kırar ve rahatlıkla bir fenomen olur … Ve kader öyle bir şeydir ki sevgilisi, tek aşkı, kocası Yaman”nın yakalandığı kansere o da tutulur… Hayat bazen öyle acıtıcı bir yerdir ki, 9 Nisan 2012 tarihinde dünyaya veda ederek, sevgilisinin yanına gider…Ardında yarım kalan bir sürü proje bırakır.

Bu kadın Meral Okay dır… Bütün kadın kahramanlarımız gibi başkaldıran, kılıç kuşanan, yeri geldiğinde efeler gibi dövüşen, yeri geldiğinde rakkaseler gibi dans eden, hayatı dibine kadar koklayan, insanların yaşamlarını kolaylaştıran, zenginleştiren, kaya gibi sağlam dost Meral Okay…

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here