Ana sayfa İnternet “Markadaş” çıktı!

“Markadaş” çıktı!

0

“İş dünyası, pazarlama iletişimi ve halkla ilişkiler”e farklı ve yenilikçi bir perspektiften bakan eğlenceli bir kitap…

İletişim doğuştan gelen bir yetenek midir; yoksa süreç içerisinde öğrenilebilir bir kazanım mı? Sadece sosyal yaşantıda değil, iş dünyasında üretirken, tanıtırken, pazarlarken, satarken ve satın alırken, başarı için bir iletişim dehası olmak mı gerekiyor?
 

Feray Alpay; pazarlama iletişimi ve halkla ilişkiler alanında 20 yılı aşkın bir sürede biriktirdiklerini “Markadaş”da okuyucuyla paylaşıyor. Net, anlaşılır ve eğlenceli bir biçimde. Kitapta, bilişim çağında hızla değişen iş dünyasına ayak uydurmak isteyen en üst düzey yöneticiler ve bütün kademelerde çalışan profesyonellere yönelik; pazarlama iletişimi, halkla ilişkiler, marka ve alış veriş konularında farkındalık yaratacak yenilikçi bilgiler sunuluyor.
Sade ve esprili bir dille yazılan kitapta yer alan en teknik ve bilimsel konular dahi, örneklerle ve fıkralarla zenginleştirilerek okuyucunun rahatlıkla anlayabileceği biçimde aktarılıyor. Kanes Yayınevi tarafından yayınlanan Markadaş, bir kaç kuruşluk veya milyonlarca liralık bir alım-satım sürecinde “kazandıracak ipuçları” edinmek isteyen herkes için “faydalı bir eser!”
 

Feray Alpay, Markadaş”da şöyle diyor:

“Gecenin karanlığında önündeki buzdağına doğru hızla ilerleyen Titanik gemisinin mutfağında canlı canlı haşlanmayı bekleyen ıstakozlar için “Titanik Faciası”, başlarına gelebilecek en harika şeydi. Titanik”in okyanusun dondurucu sularına gömülmesi yolcuların perspektifine göre ölüm demek iken, ıstakozlara göre ise yaşam demekti.
 

Titanik”deki ıstakozun perspektifinden “Pazarlama İletişimi, Marka, Halkla İlişkiler, Reklam ve Satın Alma Davranışları” nasıl görünür?

İster kendini üretici olarak gör, ister pazarlama iletişimcisi, PR”cı ya da reklamcı… Elindekileri pazarlamak için şirketin ya da markan savaşmıyor, sadece algılamalar savaşıyor. Müşterin mantıklı değil, tamamen duygusal sebeplerle tercih ediyor senin ürününü. Ve duygusal sebeplerle verdiği bu satın alma kararını destekleyici rasyonel sebepler buluyor kendince.
 

Ya SEN, bu savaşın ortasında kalan tüketici? Yalnız değilsin. Unutma ki hepimiz tüketiciyiz. Sahip olduğumuz bu tüketici kimliğimiz güven duygusu veriyor bizlere. Eksikliğini hissettiğimiz gücümüzü, otomobilimizin yüksek motor gücüyle, ya da üzerimizde taşıdığımız logolarla tamamlamaya çalışıyoruz. Sosyal medyada hepimiz şöhretiz. Toplumdaki yerimizi ürettiklerimizle değil, tüketirken tercih ettiğimiz markalarla belirliyoruz.
 

Bilinçli bir tüketici olmak için sadece organik ürünler tüketip, ambalajın üzerindeki minicik yazıları okumak yetmiyor. Günde binlerce kez maruz kaldığın pazarlama mesajı bombardımanının farkında mısın?”

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here