Ana sayfa Sektörden maNga’nın “e” Hali: e-akustik

maNga’nın “e” Hali: e-akustik

0

İlk albümleriyle altın plak kazanan, MTV tarafından “Avrupa”nın En İyi Sanatçısı” seçilen ve 2010 yılında 55. Eurovision Şarkı Yarışması”nda Türkiye”ye ikincilik kazandıran maNga, şimdi de akustik ve derin sularda…


S: Bu albümü yapma fikri aklınıza nereden geldi? Elde etmek istediğiniz sound”u kayda girmeden önce nasıl hayal ettiniz?


Yağmur:
Bu fikir, kendi aramızda konuşurken şekillenmeye başladı. Bir kaç televizyon şovunda da akustik denemelerimiz olmuştu. Ben baştan beri eğer maNga akustik bir proje yapacaksa bunun gene maNga”nın kendine has olan sound”u üzerinden oluşturulması gerektiğine inanıyordum. Biraz world music, biraz new age, biraz caz, biraz etnik yaklaşımlar ve maNga şarkıları…

S: Eski şarkıların yeni düzenlemeleri ve yeni besteler nasıl şekillendi?


Yağmur:
Albüme girecek olan şarkıları, ben önce ön prodüksiyonda işlemeye başladım. Hangi enstrümanlar, nasıl bir bakış açısıyla maNga şarkılarına hayat verebilir diye. çünkü aşağı yukarı her şarkıda maNga kadrosunda olmayan enstrümanlar ve enstrümanistler fikri hep kafamda vardı. Yeni şarkılar ise daha önceden elimizde olan eksik şarkılardan ortaya çıktı. Ferman ile birlikte söz ve beste eksiklerini giderdik ve ben de düzenlemelerinin son şeklini verdim. Akustik albüm için özel yapılmadılar ama maNga şarkıları tempolu olduklarında bile duygusal ve karanlık kalabildikleri için sadece tempoyu düşürdüğünüzde bile yeni formlarına çok kolay adapte olabiliyorlar.
 

S: İlk defa Haluk Kurosman”sız bir albüm yapmak ve bütün sorumluluğu senin alman, sende ne gibi hisler doğurdu? Artıları ve eksileri neler oldu?


Yağmur:
Zaten önceki albümlerde de işin mutfağında olduğum için bu albümün prodüktörlüğünü üstlenmek müzikal anlamda beni çok fazla zorlamadı. Buna ek olarak maNga hiçbir zaman sadece akorları ve sözleri bir prodüktöre verip süreci dışarıdan takip eden bir grup olmadı. Her zaman için şarkılar düzenlemeyle eş zamanda yürüyordu. Bu albümde de öyle oldu. Artı ve eksilerini söylemek için hangi kriterleri dikkate alacağınız önemli bir nokta. Ticari açıdan mı? Sanatsal açıdan mı?Ticari açıdan diğer iki ana albümle özel bir projeyi kıyaslamak zaten çok sağlıklı olamaz ama sanatsal açıdan bence bugüne kadar yaptığımız en iyi albüm oldu diyebilirim.
 

S: Fikir ayrılıkları müzikal anlamda en çok hangi konuda çıktı: ton mu, çalım mı, aranje mi?


Yağmur:
Daha çok çalım üzerinde tartıştık diyebilirim. Ama genel olarak grubum bana güvendi ve gayet keyifli bir yapım süreci geçirdik. Şarkı tonlarının belirlenmesinde ise ben önceliği Ferman”a bıraktım çünkü onun vokaldeki rahatlığı şarkıların kaderi açısından en önemli unsurlardan biriydi.
 

 

S: Sizi kayıt sürecinde en çok zorlayan parça hangisi oldu ve neden?


Yağmur:
“Rezalet çıkarasım Var” biraz zaman aldı çünkü elektrik gitar kullanmadan ne kadar enerjik hale getirebilirim deneyseli vardı kafamda. Sonuç istediğim gibi oldu.


S: Kayıt sürecinden bahsedebilir miyiz? Hangi stüdyoyu neden tercih ettiniz?Bu stüdyonun size kattıkları, artıları ve eksileri neler oldu?


Yağmur:
Kayıt sürece gayet keyifliydi.. Bir çok şeyi deneme fırsatımız oldu. İlginç enstrümanlar ve kayıt teknikleri kullandık. Psychedelic dönem stüdyo havası vardı resmen. çok iyi planlanmış düzenlemelerin üstüne spontane kayıtlar yaptık. Albüm Taşoda”da kaydedildi. Konfor açısından en iyisi değildi belki ama konsantrasyon için güzel bir yerdi. Zaten konfor yaratıcılığa pek fazla hizmet etmiyor diye düşünüyorum. Ama üretkenlik açısından gerçekten bize çok iyi geldi. Herkese de tavsiye ederim.
 

S: İstediğiniz sound”u elde etmek için nasıl bir yol izlediniz?

Yağmur: Hedefe ulaşmak için neredeyse bütün sınırları kaldırdık diyebilirim. Müzik bir oyun hamuru gibi ellerimizde şekil buldu ve bütün “olmazları” kafamızdan kaldırdık. Kayıt sürecinde sürekli olarak herkesi, katıksız karakterlerini enstrümanlarıyla ifade etmeleri için teşvik ettim. Bunların yanı sıra en fazla kayıt yaptığımız albüm oldu diyebilirim. Neredeyse her şeyi mikrofonlarla kaydettik. Alan sesleri, konuşmalar, dış sesler…Bu açıdan maNga”nın en çok “kendi” kayıtlı sesler kullandığı, en canlı albümü oldu diyebilirim.

 

S: Kayıtlarda stüdyonun hangi ekipmanı kullanıldı?


Arda Ertem:
Kayıt sürecinde her parça için gereken sound”u yakalamak adına farklı farklı ekipmanlar kullanmaya gayret ettik. Bunun sonucu olarak aynı enstrümanın parçadan parçaya farklı şekillerde kaydedildiği oldu. örneğin akustik gitar kayıtlarında her zaman hem DI kayıt hem de mikrofonlama yaptık, ama çoğu parçada tek bir condenser kullanırken (genellikle Sterling Audio st79), Cevapsız Sorular veya Dursun Zaman gibi daha geniş bir gitar sound”u isteyen parçalarda bir çift DPA 4015″le stereo mikrofonlama yoluna gittik.

Akustik bas kayıtlarında da yine hem DI hem mikrofon kullandık. Miks sırasında ise her parçada mikrofon kanalının DI kanalına olan oranı yine o parçanın ihtiyaçlarına göre farklılık gösterdi. Enstrümanların DI kayıtlarında genellikle temiz ve nispeten renk katmayan sound”u yüzünden Focusrite ISA 428 preamp tercih ettik, ama aklıma gelen net bir istisna Ben Bir Palyaçoyum”un bas kaydında oldu. Yağmur”un kafasında bu parça için biraz daha “eski” bir sound vardı, hatta özellikle bas gitarın biraz “patlak” olmasını istiyordu. Bunu sağlamak için bas gitarın DI kaydını, Focusrite yerine Drawmer 1960 lambalı preamp”le yapıp, kayıt sırasında preamp”i özellikle hafif “distort” ettik. Bu da Yağmur”un Ben Bir Palyaçoyum için hayal ettiği hafif “vintage” sound”u yakalamak adına attığımız adımlardan biriydi.

Vokal kayıtlarında yine 3 farklı mikrofon kullandık. Bunlar Neumann U87, Sterling Audio st79 ve Yağmur”un Telefunken cu-29 “copperhead”iydi. Sterling Audio”nun Ferman”ın vokallerindeki özellikle tiz frekanslara iyi tepki verdiğini gördük ve birkaç parçada kullandık. Ben Bir Palyaçoyum ve Hayat Bu İşte gibi daha yumuşak bir vokal sound”u elde etmek istediğimiz parçalarda Yağmur”un Telefunken”i devreye girdi. Daha parlak bir sound aradığımız noktalarda da U87 kullandık.

Diğer enstrümanlarda ise her zaman çok mikrofonlu kayıt yaptık. Genellikle DPA”lerle A-B veya X-Y tekniğiyle oda mikrofonlaması yapıp, enstrümana göre de yakından bir veya iki mikrofonla bunu destekledik.
 

 

S: Kayıtta olmazsa olmaz ekipman, grup için hangileri oldu?


Yağmur:
Taylor akustik gitar,Warwick akustik ve elektrik bas gitar, Yamaha davul ve dijital piyano, Turkish zilleri, Nord Lead 2X synthesizer, Moog theremin, Numark turntable, Akai sampler, ve Sennheiser dinamik mikrofonlar.


S: Son olarak miks ve mastering için kimle çalıştınız?


Yağmur:
Miksi Arda Ertem ve ben yaptık. Mastering Babajim”den Pieter Snapper tarafından yapıldı.
 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here