Ana sayfa Makale Makale: Pul üzerine

Makale: Pul üzerine

0

Leonardo da Vinci, resmin şiire olan üstünlüğünü dile getirirken, şâire şöyle seslenir: “Sen resme dilsiz şiir mi diyorsun, ressam da ozanın sanatını kör resim diye niteleyebilir.” Leonardo ustaya göre, şâir, bir kadının güzelliklerini betimlese, ressam da o kadının portresini yapsa, kadının âşığı mutlaka resmi seçecektir. Usta Leonardo olunca, kimseye söz düşmez elbette. Yine de şiirin hakkını yememek gerek.

Pul, posta gönderilerinde ücretin ödendiğini göstermek amacıyla kullanılan arka yüzü yapışkanlı kâğıt etiketlere deniyor. Dünyada ilk kez 1840 tarihinde İngiltere’de kullanılan posta pulu, bizde ise 1863″te kullanılmış. Toplayıcılığı en meşhur alanlardan biri olan pulculuk üzerine yazmayı düşündüğüm günlerde, yakın bir arkadaşımın babası, kırk beş yıldır uğraşıp topladığı şahane koleksiyonunu maddi sıkıntılar sebebiyle satmak zorunda kaldı. Evet, tüm sıkıntılar geçti ama yerine bıraktığı hüzün şahit olunur gibi değildi…

O güne kadar, bilinçsizce de olsa sarfettiğim, “para pul işleri işte” yahut “pul kadar değeri yok” gibi ifadelerimden sebep, pula bir özür yazısı kaleme alıyorum. : ) Bilindiği üzere pullar, ülkesinin kültürel, politik, turistik ve ekonomik propagandasını yaparken aynı zamanda bayrak – toprak gibi bağımsızlık sembolüdür. Posta pulu, ilk gün zarfı, özel gün damgası, posta kartı gibi malzemeleri biriktirme işine filateli (pulculuk), bu uğraşa sahip kişiye de filatelist denmekte.

Devamı için sonraki sayfaya tıklayınız…

 

ön yüzüne ait olduğu ülkenin ismi ile o ülkenin para birimine göre ederi yazılır. Bu, “nominal değer” olarak ifade edilir. Kimi pullarda, ülke ismiyle pulun nominal göstergesi farklı dilde, hatta alfabede de yazılabilir. Dünyada ilk pul Birleşik Krallık”ta basıldığından sadece İngiliz pullarında devlet adı yazmaz. çeşitli ebatlardaki kağıtlara tabaka şeklinde farklı baskı yöntemleriyle basılır. Ayırma zorluğu yaşanmasın diye özel bir zımbayla perfore edilirler. Semiyotik okumalarının çok zevkli olduğu ilk pullar, tabakalarından makas yardımı ile kesilerek ayrılır ve arka yüzleri zamklı değildir.

Sürekli, resmî ve anma olmak üzere üç ana grupta incelenebilir. Sürekli pul, gönderim ücretinin tahsilatında kullanmak için, çok sayıda ve çoğu zaman iki renkli olarak bastırılır. Resmi pullar, devlet dairelerinin posta gönderilerinde kullanılırlar. Anma pulu ise, belli bir tarihi ya da kimseyi anmak için çıkarılan ve ön yüzüne çoğunlukla ilgili olay yahut kimseye ait işaretler basılan çeşididir. Sınırlı sayıda basılırlar.


Flateli, pul koleksiyonculuğu ya da pulculuk… Hobidir. Posta ve anı pulları toplayarak başlanır. 1864 tarihinde Fransız G. Herpin”in, flateli sözcüğünü, Yunanca “sevgi” anlamındaki philos, olumsuzluk öneki -a ve “vergi vermek” anlamına gelen telein sözcüklerinden oluşturduğu söylenir. Pulu, mektuba gönderici yapıştırıyor, alıcıysa gönderileni hiçbir ücret ödemeden, yani “vergi” vermeden teslim alıyordu. İlhamı bu olsa gerek…

 

Arka yüzü yapışkanlı ilk posta pulunun Mayıs 1840 tarihinde İngiltere’de satıldığı bilinmekte. Bu gelişmeden kısa bir zaman sonra, pul koleksiyonculuğuna dair ilk kayıt olarak kabul edilen “Genç bir hanım giysi dolabını damgalanmış posta pulları ile kaplamak istiyor!” şeklindeki ilân, 1841’de The Times’da yayımlanmıştır.

İlk pul sıralamalarını 1861 tarihinde Strasburg’da O. B. Levrault ile Paris’te A. Potiquet yaptılar. İngiltere’de F. Booty, J. E. Gray ve M. Brown’ın dizisinin üçüncü baskısı pul, zarf ve mektup kağıdı gibi posta gereçlerinden iki bin dört yüz adet çeşidi barındırıyordu. Şimdilerin standart kataloglarında yer alan pul çeşitleri, ancak zar zor bini aşmakta. Fransa’da Yvert ve Tellier, Almanya’da Michel’s, İngiltere’de Gibbons ve ABD’de Scott ya da Minkus örneklerinde olduğu gibi.


Koleksiyon işi hem çok masraflıdır, hem de çok yer kaplar. Bu sebeple koleksiyoncuların çoğu, sınırlı alanlarda pul biriktirebilirler. Kimi koleksiyoncular sadece bir ülkenin, kıtanın yahut çağın pullarını biriktirir. Kimisi de belirli türde pulları toplamayı tercih eder. Hatta damga puluyla gönderi materyallerini biriktiren de vardır. Tematik pul toplama işi, bunlardan biraz farklıdır. Onlar, pulun sadece deseniyle ilgilenirler. Sanat ve dinsel temalı olanları, üstünde balık, çiçek, köprü gibi belirli bir konuda görsel bulunanları biriktirirler.

ülkemizdeki durumu düşünürken PTT”yi anmamak olmazdı. Bir hizmetin karşılığı olan pul, hükümet adına çıkar. PTT”nin Pul Şubesi, daire olarak bir ön araştırma yapar. Gerekirse baskısını ihale eder. Reklam yanı bir tarafa, seçilen matbaaya kazandırdığı bir takım ayrıcalıklar vardır. Bugün dünyanın herhangi bir yerinde bir büyük basımevine gidildiğinde, basımevi kendini tanıtmak için bastığı pullardan koleksiyon yapıp onu gösterir; çünkü pullar basımevinin mükemmel ve güvenilir olduğunun bir kanıtı olur. Baskı işlemi bittikten sonra değerli kağıtlar PTT deposunda bir heyet tarafından tek tek muayene edilir.

 

Yapılan araştırma, tüm kamu kuruluşları, bakanlıklar, üniversiteler gibi ciddi ve büyük kurumlarla filateli dernekleriyle pul tüccarlarından görüş – öneri istemekle başlar. Bu öneriler doğrultusunda Değerli Kağıtlar Yönetmeliği”ne göre konular seçilip hükümetin onayına sunulur. Bu yöntemdeki tüm danışmalar, saptamalar ve yazışmalar DKY”ne bağlı olarak uygulanır. Seçilecek konular, iç – dış olaylar, aniden oluşabilecek dünya ya da ülke çapındaki riskler gibi bir takım bağlayıcı nitelikler getirir.


üstünde T.C. yazdığı için oldukça hassas bir konumdadır. Devletin iç ve dış politikasına uygun hazırlanmalı. Uluslararası gerginliği artıracak, bazı anlaşmalara aykırı düşecek pullar yapılmaz. Ana temalar dostluk, barış, kardeşlik gibi evrensel kavramlar olur. Emisyon programındaki pul sayısı da yönetmelikte belirtilir. Resmi pullarda hep Türk motiflerini (halı, kilim gibi) veya onlardan stilize edilmiş grafikleri görürüz. Anma pullarının ve sürekli pulların konuları ise aynı hassasiyetle incelenir. Sürekli pullarda daha çok toplumu yakından ilgilendiren konular işlenir. Trafik, okuma, yazma, seferberlik, duyarlılık ve enerji gibi.

Sanatçısının ismi ise, yönetmelik gereği pulun üzerine yazılmaz. PTT”nin, kendi açtığı pul tasarımı yarışmalarında jüriye hiç etki etmediği yönünde ifadeleri mevcut olsa da, bilemiyoruz tabii. : )

Yazar: Serap Paşalı

MacLine Dergisi

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here