Ana sayfa Yazılım Mac Ortamında Video Prodüksiyonu

Mac Ortamında Video Prodüksiyonu

0
HD dünyasına giriş yaptığımızdan bu yana Apple üzerinde çalışan birçok donanımdan, formattan ve yazılımdan bahsettik. Şimdiye kadar kullandığımız tüm donanımlar amatör-yarı profesyonel setlerde görebileceğimiz görece ucuz çözümlerdi. Kameraların Apple ile birlikte başarılı ve sorunsuz iş akışı sürecini, yine Apple işletim sisteminin rahatlığı ile birleştirdik ve tam HD görüntü işleme sürecinde neyin ihtiyacımızı karşılayabileceğini hem Apple hem de kamera tarafında öğrendik. Şimdi ise profesyonel film stüdyolarından TV kanallarına birçok uluslararası kuruluş tarafından kullanılan çok yüksek çözünürlüklü kameralar ve bu şekilde yapılan çekimler için Apple çözümleri üzerinde duracağız. Format kısmına ise şöyle değinebiliriz ki, artık HD (yüksek tanımlı) görüntünün de üstünde aktif piksel sayısına sahip video standartlarının da kendi aralarında isimlendirilmesi ve kadraj eninin boyuna oranına göre de türleri bulunmakta. Sinema filmleri için de kullanılan bu kameraların çeşit çeşit sayısallaştırıcı sensörleri, bu sensörlerin üzerinde kullanılan farklı amaçlara yönelik objektifler giriyor hayatımıza. Apple, diğer video kurgu setlerinde olduğu gibi bu standartları rahatlıkla yerine getirebilecek donanımları zaten son kullanıcıya sunmuş durumdaydı. Bilindiği üzere son dönemde yeni nesil intel işlemcilerle donatılmış MacPro ailesi ile birlikte 30 inç monitörler, bu tür yüksek kare ve yüksek çözünürlüklü prodüksiyonların ihtiyacını uzun zamandır karşılıyorlar. Şimdi bahsetmeye başlayacağımız kameralar ile birlikte kullanılan görüntü standartları ise sistem ihtiyacımızı bir sonraki adıma taşıyor.
 

 

 

HD olarak bildiğimiz ve 1920×1080 piksel çözünürlüğüne kadar ulaşan standarttan sonra karşımıza 2k,4k,5k gibi terimler çıkmaya başlıyor. “K” burada binlik sayı değeri anlamına geliyor. “2k”, “2bin”li çözünürlüklere karşılık gelirken, 5k”yı varın siz düşünün… Peki bu çözünürlüklere neden gerek var. Neden halihazırda tam HD görüntü yakalama ve işleme seçeneklerimiz varken bu kadar yüksek çözünürlüklere nerede ihtiyacımız olacak? Cevap ise çok basit: Sinema… Seyrettiğimiz filmlerdeki görüntüler her ne kadar fotoğraf makinesi ile çekilmişçesine kimyasal film tabakaları üzerine işlenmiş gibi dursa da aslında hepsi birçok sayısal işlemen geçirilmekte. Bizim Apple ile dahil olduğumuz sayısallaştırma ve görüntü işleme süreci ve sonrasında gerçekleşen olayları bilirsek, yapacağımız yatırımı, kullanacağımız kamerayı ve elimizdeki araçların türünü ona göre seçebiliriz. Kayıt başlasın! Sinema çözünürlüğü adı verilen bu standartların yani “k” ile belirtilen isimlendirmelerin ortaya çıkması ile birlikte uzun süredir HD sistemlerle birlikte paralel olarak işleyen bir post prodüksiyon süreci de gizli kapaklı kendini geliştirmeye devam ediyor. Bir montaj seti için artık HD çalışabiliyor diyebildiğimiz gibi 2k veya 4k çalışabiliyor diyebiliyoruz. Bir sistemin 2k çalışabiliyor olduğunu söyleyebilmemiz için bazı standartları yerine getirebiliyor olması lazım. Geçen sayılarımızda bahsettiğimiz görüntü yakalama kartlarına ufak bir dönüş yapalım. Aja kona ve blackmagic declink gibi yeni nesil video yakalama kartları çeşitli modellerle donatılmış ürün gamına sahiptirler. Bu kartların 2k görüntü yakalama özelliği olan versiyonları da bulunmakta. Kullandığı arabirim dolayısı ile HD SDI üzerinden farklı standartlarda da görüntü yakalama ve gösterim yapabilme özelliği ile sistemimizi bir anda 2k yapmak için ilk adımı atmış oluyoruz.

 

 

Apple üzerinden çalıştığımız güncel kurgu yazılımlarını ilk açtığımızda gelen ön tanımlı çalışma şablonlarında (preset) HD ve versiyonları ile birlikte 2k, 4k ve Cineon gibi ibareler de gördüğümüzü anımsayalım. Her birinin endüstri standartlarınca belirlenmiş saniye/kare sayısı ve çözünürlüğü bellidir ve bu çözünürlüklerde çalışan tüm video yakalama ve işleme kartları da donanımsal olarak tam bu değerler ile çalışmak üzere tasarlanmıştır. 2k ve 4k çalışan bir video kartı, özel durumlar dışında kendi belirlediğimiz 3k çözünürlüklerinde video çıkışı vermez, interpole yöntemi ile çıkışını büyütür ya da küçültür. Tabii ki bunu görüntüleyeceğimiz monitörler de bunu desteklemezler ve yapabiliyorsa sıkıştırmalı olarak sanal bir çözünürlük içerisinde bunu göstermeye çalışırlar. Standartların konma amacı da bir yerde donanımların ihtiyacımıza karşılık verebilecek özelliklerde olduğundan emin olmak ve gereksinimlerimize göre donanım seçmektir. 2k video broadcas video monitörleri (tüplü CRT sistem) pahalı olmasına karşın en doğru referans olma özelliğini taşımaktadır. Video sinyalini en doğru renk değerlerinde gözlemleyebilmek için profesyonel setlerde kullanılan bu monitörlerin fiyatları çok yüksek olmasına karşın alternatif çözümler üretmek mümkündür. çünkü 2k olarak nitelendirilen videonun çözünürlüğü ve kare sayısı belli olduğundan bu değerlerde görüntü üretebilecek LCD veya Plazma ekranlar ile de bu çıkışı almak mümkün. Zaten en önemli nokta da bu ayırımı yapabilmektir. önümüzdeki birkaç sayı boyunca değineceğimiz bu yüksek kalite standartları ve donanım gerekleri konusu, Apple donanımları üzerinde biraz daha uzmanlaşmamızı hem de video üretimi konusunda başlangıçtan profesyonelliğe kadar giden tüm süreç hakkında geniş bilgi sahibi olmamızı sağlayacak. Apple, ev kullanıcısından profesyonel video kurgu setlerinin ihtiyaçlarını karşılayabilecek iş istasyonu sistemlerine kadar geniş bir ürün gamına sahip olduğundan gerekli donanım ve yazılım listelerini nokta atışı yaparak seçebileceğiz. Şimdi hangi kameraya sahip olmamız gerektiği ve hangi LCD ya da plazma monitöre ihtiyacımız olduğuna kadar tüm detaylarıyla sinema çözünürlüğüne bir giriş yapalım. Apple Finalcut veya Adobe Premiere gibi günce kurgu yazılımları berberinde birçok ön tanımlı çalışma şablonu ile birlikte gelir. Siz elinizdeki kameranın spesifik kayıt özelliklerini, sayısal bağlantı türlerini bilmiyor olsanız bile projenize başlamadan önce ilk çalışma şablonunu doğru seçmek zorundasınız.
Zaten sinema çözünürlüğünde çalışılacağını düşünüyor ve bu sistemler ve çözünürlükler hakkında temel bilgiye sahip olduğumuzu varsayıyorum. Şablonlar içerisinde 2k ile işe başlayalım. Neden sinema çözünürlüğüne ihtiyacımız olabileceğinin üzerinden şöyle bir geçmiştik. Sinema filmleri bir bakıma tamamen optik kurallara dayalı bir sistemle kimyasal bir tepkime sebebiyle ışığa duyarlı fiziksel bir tabakaya işlenmesi olarak düşünülse de hiç bir sinema filmi, filme basıldığı gibi yayınlanmaz. Bazı filmlerde renk düzenlemesi adı verilen (color correction) süreç için bile filmi sayısal ortama aktarıp orada renklerinin düzeltilip tekrar filme basılması sürecini yaşamak gerekir.  
ülkemizde de bu tür Telesine stüdyoları sırf bu işte profesyonelleşmiş kadroları ve pahalı spesifik cihazlarıyla hizmet verirler. Tarayıcı ile bir kağıdı sayısal ortama aktarmak, Telesine”nin en basit anlatımı olarak kullanılabilir. Optik ortamdan görüntülerin sayısal ortama aktarılma süreci boyunca renk düzenleme ve kontrolü de yapıldığından Telesine işlemi profesyonel Colorist adı verilen teknik bilgi ve tecrübe sahibi ekip denetiminde yapılır ve post prodüksiyonun bir parçası olarak nitelendirilir. Telesine sonrasında 35mm sinema filmine basılı görüntülerimiz sayısal ortamda artık bir çözünürlük ve renk derinliği bilgisine sahiptir. Hem çözünürlük hem de renk derinliği olarak HD den çok daha fazla bilgi saklaması sebebi ile 2k sistemler HD sistemlerden çok daha hızlı işlemciye, daha ağır video donanımsal video çözümleme ekipmanına (video yakalama kartı) ve sabit disk hızına ihtiyaç duyar.

 

 

  2k aktarım sürecine biraz daha detaylı girelim ve sonrasında bizi neler bekliyor biraz daha korkalım… Telesine ile kimyasal film üzerinden her bir karenin sayısal dosya formatı olarak kayıt edilmesi işlemi de basit bir aktarım süreci olarak görülmemeli. Bir 35mm film makarasında (magazin kutusu) ortalama 4 dakikalık görüntü vardır.
Yakın zamanda bir sinema filmi için 2000 makara görüntü çekilmiş olduğunu düşünür isek (Nefes – Vatan sağ olsun) her bir makaranın tek tek yüklenmesi, banyo edilmesi (bir de filmin aynı fotoğraf stüdyolarındaki gibi yıkama adı verilen kimyasal bir sürece tabi tutulması) Telesine işlemi ile birlikte her bir makara yine 4 dakika boyunca bir video yakalama ve sayısallaştırma işlemine tabi tutulur ve elimizde saniyede 24 kareden (sinema filmi için 2k ve 4k formatları saniyede 25 değil 24 karedir)  5760 tek kare fotoğrafımız olur. Her biri 2048×1556 çözünürlüğünde bu karelerin PAL in aksine 8 bit renk derinliğinde değil, 12 bit renk derinliğinde RAW gibi ama bir format olan dpx formatında kayıt edildiğini varsayarak hemen ufak bir hesap yapalım. PAL görüntü saniyede 30 mb, tam HD görüntü saniyede 200 mb sabit disk veri aktarımına ihtiyaç duyarken, çözünürlük ve renk derinliği dolayısı ile devasa boyutlardaki kayıt sebebi ile bu rakam sinema çözünürlüğünde 800mb ı bulabiliyor (4k). Şimdi sinema çözünürlüğü bizim Apple”ımızı ne kadar yoracak biraz da sayısal değerlere bakalım. Sahip olduğumuz sinema çözünürlüğündeki karelerin toplamda diskimizde ne kadar yer tutacağından bahsetmiyorum bile. Zaten terabayt”larca video diskimizin bu işe girmeden önce sahip olmamız gereken ilk donanımlardan olduğunu başta söylemiştik. Kullandığımız Apple sistem ile birlikte 30 inç monitör kullanıyor olsak bile Bu 2k çözünürlüğünde videoyu işlemek için yeterli alana sahip olduğumuz anlamına gelmiyor. 30 inç monitörlerin çözünürlüğü (Sadece Apple, Dell ve HP üretiyor) 2560 yatay ve 1600 dikey çözünürlükten ibarettir. Bizim çalışma alanımız içerisinde kullandığımız araçlar dışında tam çözünürlük ile 2k işleyebilmek için ekranın ortasında 2048×1556″lık bir alanı videonuza ayırdığınızı düşünün. Geriye kibrit kutusu kadar bir alan kalıyor ki, 30 inç monitörünüz ve 2k görüntü almayı başarmış bir sisteminiz varsa zaten bu işi aktif çalışma ekranınızda değil harici bir monitör ile çözmeniz gerekiyor. çünkü böyle geniş bir içerik ile çalışma ekranını aynı anda kayıpsız olarak görüntülemek için 30″ monitörlerin bile çözünürlüğü yetmemektedir. En iyi Apple çözümü ise ikinci 30″ monitörü aktif video çıkışı olarak kullanmaktır.
 

 

 

 
2k ve üstü sayısal sinema formatları ile çalışan RED kamera ve ekipmanları ile birlikte bir sonraki sayımızda değineceğimiz sistemler, beraberinde kullanılan video kartları ile birlikte DVI çıkış da vermektedir. Mevcut HDMI vd HD SDI bağlantılarının da veri iletiminde sınırları vardır. 4k çözünürlüğü ile çalıştığınızda bir kaç 30″ monitörü birbirine bağlamak gerekecek kadar çok pikselden bahsediyoruz. Apple birlikte kullanılabilen fiber kontrol kartları ile birlikte RAID adı verilen sistem ile birbiri ile paralel çalışan 8″li disk kutuları ile saniyede gerekli veri miktarını ve veriyolu hızını çözmüş durumda. Geriye, kullandığınız monitörleri ve sisteminizin 2k veya 4k olmasına göre çıkış alacağınız video kartı doğru seçmek kalıyor. FinalCut Studio yazılım paketi ve Adobe Production Premium yazılım paketi bir prodüksiyon ve post prodüksiyon stüdyosunun 2k/4k çalışabileceği tüm işlevlere sahiptirler. Apple sisteminizin yeterli hafıza miktarı, yeterince hızlı video disk sistemi olduğu takdirde sorunsuz olarak 2k/2k sinema filmi montajı yapabilir ve bu videolar üzerinde sıkıştırmasız olarak çalışabilirler. Pahalı ve ulaşılması güç sistemlerin aksine Apple da durum biraz daha pratiktir. Yakın zamanda duyurulan Autodesk Smoke yazılımının Mac versiyonu ile bu post prodüksiyon setlerine bir yenisi de sırasıyla SGI-Irix, Linux ve son olarak da Mac OS X sistemiyle son kullanıcıya ulaşmış oldu. Bu sıralar bomba gibi düşen bu haber sayesinde post prodüksiyon stüdyolarının 2k/4k yükseltme planları bir kez daha canlanmış oldu çünkü hatırlatmakta yarar var, Smoke özellikle film kurgusu (editing) ve orta zorlukta birleştirme (compositing) işleri için kullanılan çok popüler ve pahalı bir sistemdir. Apple üzerinde Aja kona 3 kartı ve uygun raid disk sistemi ile 500mb/saniye hız gereksinimi duyan Smoke, yakın bir tarihte Adobe ve Apple”ın post prodüksiyon gereksinimlerini karşılamayı hedeflediği pazarı paylaşıyor olacak. Ve tabii ki aramıza katılan bu yeni araç bir kaç sayı sonra başlayacak yeni yazı dizimizde (Apple Mac üzerinde post prodüksiyon çözümleri) de yerini almış olacak. Bir sonraki yazımızda, giriş yaptığımız sinema formatına derinlemesine dalana kadar, Render!

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here