Ana sayfa Haber Life Puzzlles (Hayat Yapbozları) sergisi İstanbul”a geliyor

Life Puzzlles (Hayat Yapbozları) sergisi İstanbul”a geliyor

0

28 Kasım 2015 18:00″de İstanbul Pusula Sanat Evinde, KKTC Girne”de oturan Ukraynalı ressam Svitlana Sukhachova“nın “Life Puzzles” (“Hayat Yapbozları”) adlı serginin açılışı gerçekleşecek. Svitlana, izlenimcilik, soyutlama ve gerçekçilik stillerinde çalışıyor. Ukraynalı ressam Dneprodzerjinsk Güzel Sanat Okulu”ndan mezun. Ancak filolog-sinolojist olarak çalışmaya başladı ve resim sanatını bırakmak zorunda kaldı. Ukrayna Milli Bilim Akademisi Küresel Ekonomi ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü”nde çalıştı. Yıllar sonra KKTC”ye taşınıp yine resim yapmaya başladı. Bu dönem itibariyle onlarca tablo resmetti, birçok stil denedi ve hala kendisine has stilini aramaktadır. Svitlana, farklı konu, teknik ve materyalleri deniyor, yağlı boya ile portreleri resmetmeyi seviyor, kurşun kalem, pastel, sepya, kömür ve sangin ile çalışıyor. 

“İngiliz ressam John Opie”ye “boyalarınızı neyle karıştırıyorsunuz” sorulduğunda “Beynimle karıştırıyorum, efendim” diye cevaplamıştı. Demek ki yüksek nitelikte eserler yaratmak için ilk önce iç dünyamızın çalışma süreci ve sonuçlarını dikkatle değerlendirmesi gerekmektedir. Yani beyin her zaman açık vaziyette olmalıdır.

 

Bu altyapı bende var. Eğer bu altyapıya yıllarca süren özenli çalışmayı katarsak, ödül olarak teknik gelir. Mesela çok sevdiğim Vincent van Gogh ve Paul Gauguin ressamlık hayatına başladıklarında fırçayı serbest olarak kullanmıyorlardı – onların ilk eserleri gördüm. Ancak insanların onlar için sıradan olduklarını düşünmeleri hiç umurlarında değildi. Onların gerçek sanatçı olmayan ressamlardan farklı fikirleri idi ve onlar güzellik, anlam ve gerçeği ifade eden fikirleri gerçekleştirmek için emek harcarlardı. Teknik ve stil yani kafadaki ve kalptekileri ifade etme becerisi ancak seneler geçince ortaya çıktı.

Daha ilginç bir örnek, kusursuz usta Raffaello ile ilgili. Bir zamanlar Prado Müzesi, Londra”daki National Gallery, Louvre Müzesi, Uffizi Galerisi, Dresden Galerisi (Gemäldegalerie Alte Meister) gibi dünyanın en önemli müzelerini gezmiştim. Ve bu müzelerin birisinde genç Rafaello”nun Madonnaları beni şaşırttı. Görmeye alışık olduğumuz manevi eserler gibi değildiler. Bahsettiğim Madonnaları oldukça kaba ve bazılarını tamamen güzel olmayan bir şekilde resmettiğinden dolayı çok şaşırdım. Bir Rus atasözü der ki; “çömlek ateşleme tanrılık bir iş değil.”, hakikaten çömleği çalışkan ve zeki usta ateşler.

Michelangelo bir öğrencisinin resminin üzerine “Resim et, resim et, Antonio, resim et ve vakit kaybetme” yorumunu yazmıştır. Bence, öğretmenin en iyi tavsiyesi bu. Seçkin müzisyenler tüm hayatları boyunca günde 12 saat çalar, seçkin sporcular kötü hava koşullarına ve halsizliklerine rağmen sabahtan akşama kadar antrenman yaparlar, seçkin bilim adamları yüzlerce sonuç getirmeyen deney yaparlar, seçkin yazarlar ilham beklemeden günden güne yazı yazarlar… Rus yazar Nikolay Gogol, yazar Vladimir Sologub”a “yazı akmadığı” zaman şöyle bir tavsiye etmişti: “Yine de yazın. Güzel bir hokkayı alın, iyi bir şekilde onu hazırlayın, önüne bir kağıt parçası koyun ve “bugün yazamıyorum” diye başlayın. Bu ifadeyi birkaç kere yazın ve birden güzel bir fikir aklınıza gelir! Onu başka bir fikir izler, peşinden üçüncü fikir gelir, diğer türlü kimse yazmıyor. Sürekli ilham içinde boğulan insanlara çok nadiren rastlanır!”

İlhamın gelmesini beklemeden neredeyse her gün saatlerce çalışıyorum. Her zaman fırçam tuvale değdikten birkaç dakika sonra işime dalıyorum ve zamanı unutuyorum.”

Svitlana Sukhachova

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here