Ana sayfa Donanım Konser alanına göre sistem uygulamaları

Konser alanına göre sistem uygulamaları

0

Değerli ses mühendisi Oben Fıstıkoğlu, sistem uygulamalarına hızlı bir bakış atıyor çünkü doğru bir ses için sistemleri tanıyıp, bağlantılarını bilmek ve doğru uygulama yapmak çok önemli.
 

Konser alanları…
Uygulama alanına göre değişik sistem konfigürasyonları kullanmamız gerekebilir. Konser alanlarında alana doğru ses yayılımı sağlayabilecek hoparlör kuleleri , sahne yanında müzisyenin duyumunu sağlayan “FB” mikseri (Fold Back) ve ona bağlı bir monitör sistemi, sahne karşısında ise dinleyicinin duyumunu ayarlayan “FOH” mikseri ( Front of house) bulunur (bknz şekil 1).
 
live ve pa
Şekil 1
 
Küçük mekanlar

Daha küçük çaplı mekanlarda ise hem müzisyen hemde seyirci duyumunu sağlayan ve sahne karşısına konumlandırılmış tek mikser kullanılan sistemler bulunur.Bu tür sistemler “house sistem” olarak adlandırılır (bknz şekil 2).
 

oben fıstıkoğlu

Şekil 2
 

Uygulama alanları büyüyüp izleyici kapasitesi arttıkça daha fazla alana ses atma ihtiyacı doğar. Bu nedenle sağ ve sol kulelerden oluşan sisteme eklemeler yapılır. Böylece kullanılan sistemlerde çeşitli bağlantı şekilleri ve tasarımlar oluşturulmaya başlanır. Bu ay tasarım kısmına girmeyeceğiz ama çeşitli bağlantı şekilleri üzerinde duracağız.

 

Bağlantı şekilleri

Sahne ile mikser arasındaki mesafenin , teknisyenin sahne ile olan iletişimini engelleyebileceği durumlarda iki mikserin bulunduğu sistem kullanımı daha doğru olacaktır. Küçük çaplı birçok alanda mesafeler azaldığı için iletişim problemleri daha az olacağından house sistem kullanımı uygundur. House sistemin sahne yanına konumlandırıldığı uygulamalar ses kalitesini olumsuz etkilediği için tamamen yanlıştır. Uygulama alanının boyutu ne olursa olsun çift mikser kullanımı her zaman için daha kaliteli bir yöntem olacaktır.
Gördüğümüz bu sistem bağlantı şemaları, standart kullanımlardır. Dediğimiz gibi alanlar büyüdükçe daha fazla bölgeyi seslendirmek için sisteme hoparlör eklemeleri yapılır. Center, Front Fill ve Rear Fill gibi isimlendirilen hoparlör eklemeleri alan üzerinde daha doğru ve düzgün ses dağılımı sağlamayı amaçlar. Sisteme eklenen hoparlör sayısı arttıkça mikserden sonraki sinyal yolları çoğalır.(Bknz şekil 3)
 

sistem uygulamaları
Şekil 3
 
Insert ve FX ünitelerinin sisteme dahil edilişini geçen aylarda görmüştük. Uygulama alanı içerisinde konumlandırılan hoparlör sistemleri mikserin farklı çıkışlarından sinyal ile beslenir. Sağ ve sol ana hoparlör kuleleri mikserin Main Left-Right çıkışından sürülüp 31 band grafik EQ , X-over ve Power Amp’den sonra sisteme eklenir. Sahne genişledikçe orta bölgelerde duyum kaybı yaşanabileceğinden Center Array sisteme dahil edilir ve aynı bağlantı sıralaması ile mikserin Center çıkışından sürülür. Sahne boyları yükseldikçe sahne önündeki sesi beslemek için Down Fill hoparlörler devreye sokulur. Her Down Fill, sinyalini asılacağı yerin Main arrayinden alır.Down Fill’lerde 31 band Grafik EQ , X-over ve amfi yardımı ile sürüldüğü için Down fill sinyali, mikser çıkışından çoğaltarak alır.Alanlar büyüyüp, mesafeler çoğaldıkça uzak mesafelerdeki ses gücünü beslemek için Rear Arrayler yani delay kabinleri kullanılır.Rear Arrayler, sinyali main array sinyalini 31 band grafik EQdan önce çoğaltarak veya mikserin matrix çıkışlarından alarak sağlarlar. Artık günümüzde kullanım ve bağlantı kolaylığı sağlayan Dijital x-overlar kullanıldığı için bağlantı şemaları daha az kafa karıştırıcı hale gelmiştir. Bu tip sistemlerde Sol(Left),Sağ ( Right) ve orta (Center) sinyaller Dijital x-over a girilir. çoklu çıkış sağlayan bu cihazdan tüm ayarlamalar yapıldıktan sonra sinyal hoparlörleri beslemesi amacı ile amplilere gönderilir. Bağlantı mantığının tam olarak anlaşılması için eski tip bir bağlantı örneği çizdim (bknz şekil 3).

 

Ses mühendislerinin ses sistemlerini daha verimli kullanma istekleri farklı bağlantı şekillerinin oluşmasını sağlamaktır. Bunlardan en sık kullanılanı subbass’ların aux yolu ile kullanımıdır. üst hoparlörler mikserin master katından sürülürken subbass’lar aux katından sürülerek mikser kanallarındaki sinyallerin istenilen oranda sub’lara gönderilmesi sağlanır. Bu yöntem ayrıca master’da uygulanan kompresörün subbass’lara ve üst hoparlörlere gönderilen sinyallere ayrı ayrı uygulanmasını sağlar (bknz şekil 4).
 
konser alanına göre sistem uygulamaları
Şekil 4
 
Delay Hoparlörleri

Bu ay, ses sistemi bağlantıları üzerine basit örnekler gördük. Gördüğümüz bu sistemlere, kullanıldıkları alanlar daha da büyüdükçe çeşitli eklemeler yapılır. Bu eklemelerden biri, mesafeler uzadığında uzak dinleyicileri ses ile beslemek için sisteme delay hoparlörlerinin dahil edilmesidir. Delay hoparlörleri,ana hoparlörlere giden sinyal hattına ara bağlantı yapılarak sisteme dahil edilirler. çoğaltılan sinyal delay hoparlörlerinin ana sisteme kalibre edilip sabitlenmesiyle ana sistemle birlikte açılıp kapanır. Yapılan bu ara bağlantı mikserin çıkışından sonra, 31 band Grafik EQ” dan önce alınmalıdır.

Delay sisteminin kendine ait 31 band Grafik EQ ve x-over bağlantıları bulunmalıdır.Delay sisteminin asıldığı alanın akustik cevabı ana sistemin bulunduğu alanın cevabından farklı olacaktır. Bu nedenle delay sisteminin akordu sistemden bağımsız 31 band Grafik EQ yardımı ile yapılır. 

Delay kuleleri sisteme ana hoparlörlerden gelen ses basıncının sönümlenmeye başladığı noktadan sonra ilave edilir.Eklendiği noktanın ana hoparlörlere olan mesafesinin dB kaybı delay hoparlörünün sürüleceği dB seviyesini verir.

 

Ana hoparlör kulesi ile delay kulesi arasında 8 m lik bir mesafe olduğunu düşünelim. Bu mesafede ses de sönümlenmeye başlayıp kayıplar oluşacaktır. Bu kayıpları 8. metrede yerine koyabilmek için 10 tabanlı logaritma ile 8 metrenin 1 metreye olan oranını buluruz. çıkan sonuç bize 8 metredeki dB kaybını verir. ” 10 log (1m2 / 8 m2) ” işleminin sonucu ” -18.06 dB ” olarak sonuçlanır.

Delay hoparlörünün ses yüksekliği bu seviyenin daha fazla üstünde ayarlanırsa dinleyici kaynak olarak delay kulesini algılayacaktır. Bu, görsel kaynağın sahnede olduğu bir durumda görsel ve duysal algıda karışıklığa neden olarak dinleyicide huzursuzluğa ve rahatsızlığa neden olacaktır.

Asıl amaç dinleyicinin delay hoparlörünün varlığını hissetmeden delay hoparlörünün ana hoparlör kulesinden gelen sesi desteklemesidir .

Algıda sıkıntıya neden olabilecek bir başka unsur da gecikmedir. (bknz. şekil 5) Ayrıca delay hoparlörünün bulunduğu noktaya ana hoparlör kulesinden gelen ses ,delay kulesinden gelen sesden daha geç geleceği için, olumsuz faz etkisinden kaynaklanan frekans kayıplarının yaşanmasına neden olacaktır. Bu frekans kayıplarını önlemek amacı ile delay kulelerine gecikme verilir. Gecikme verilecek süre ana hoparlörler ile delay hoparlörleri arasındaki mesafenin ses hızına bölünmesi ile bulunur. Bunu bir örnek ile açıklayacağım. Sesin havadaki yayılmaz hızı 20ºC’ de 344 m/s ‘dir.

t (time) = 8 / 340 eşitliğinin sonucu 0.02352 sn (23.52ms) dir. Bu işlem sesin, ana hoparlörden delay hoparlörlerine göre 0.02352 sn geç geldiği sonucunu verir. Bu gecikme değeri delay hoparlörüne verilir ve gelen ses ile delay hoparlöründen çıkan ses dalgaları birbirinin üzerine tam oturmuş olur. Böylece frekans kayıplarından kaçılmış ve sinyal istenilen yükseklikte anasesin üzerine kayıpsız eklenmiş olunur.

Kısaca delay hoparlörlerinin uygulamasını görmüş olduk. Bu uygulamaların doğru yapılması sahneyi uzaktan izleyip görsel zevki azalan izleyicinin duysal zevkinin artmasını sağlayacaktır.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here