Nu Teknoloji, 5G’yi yalnızca daha hızlı bağlantı sunan bir iletişim teknolojisi olarak değil; operatörlerden bağımsız, mesh mimarisi ve veri odaklı bir dijital altyapı çözümü olarak yeniden tanımlıyor. Bu yaklaşım, özellikle IoT uygulamaları, kritik altyapılar, kapsama dışı alanlar ve afet senaryoları için yeni bir standart oluşturuyor.
Bugün 5G çoğunlukla hız ve düşük gecikme kavramları üzerinden değerlendiriliyor. Oysa dijital dönüşümün gerçek değeri; verinin sahadan nasıl toplandığı, kesintisiz biçimde nasıl aktarıldığı ve karar süreçlerinde nasıl kullanıldığı ile ortaya çıkıyor. Nu Teknoloji, 5G’yi bu bakış açısıyla ele alarak, kapsama alanından ve merkezi altyapılardan bağımsız çalışabilen, uçtan uca bir veri ekosistemi sunuyor.
Nu Teknoloji İş Geliştirmeden Sorumlu Kurucu Ortağı Ayşe Nur Alkaya, bağlantı teknolojilerinin geleceğinin yalnızca bant genişliği artışıyla değil, veri sürekliliği ve ağ dayanıklılığıyla şekillendiğine dikkat çekiyor. Alkaya, “Bugün kurumların ihtiyacı, her koşulda çalışabilen ve sahadan elde edilen veriyi doğrudan karar süreçlerine taşıyabilen bir altyapı. Biz 5G’yi bu nedenle yalnızca bir haberleşme teknolojisi değil, uçtan uca bir veri ekosistemi olarak konumlandırıyoruz,” diyor.

Sağlık, tarım, enerji, ulaşım, üretim ve akıllı şehirler gibi birçok sektörde dijital sistemlerin ortak ihtiyacı yalnızca bağlantı değil; doğru verinin doğru anda ve kesintisiz biçimde elde edilmesi. Ancak operatör bağımlı ve merkezi ağ yapıları, özellikle kırsal alanlarda, geniş sahalara yayılmış operasyonlarda ve kritik tesislerde bu sürekliliği sağlamakta zorlanıyor.
Nu Teknoloji, bu noktada 3GPP standartları kapsamında tanımlanan DECT NR+ teknolojisini, kendi geliştirdiği mesh ağ mimarileriyle birleştirerek yenilikçi bir çözüm sunuyor. Bu mimari sayesinde ağ üzerindeki her cihaz yalnızca veri üreten bir uç nokta olmaktan çıkıyor; aynı zamanda verinin iletimine katkı sağlayan aktif bir ağ bileşeni hâline geliyor. Böylece merkezi bir altyapıya ihtiyaç duymadan, kendi kendini organize edebilen, esnek ve yüksek dayanıklılığa sahip yerel özel 5G ağları kurulabiliyor.
Ayşe Nur Alkaya, bu yaklaşımın özellikle sahaya yayılmış operasyonlar için önemli bir avantaj sağladığını vurguluyor: “Mesh tabanlı ağlar, tek bir merkeze bağlı kalmadan çalıştığı için kesintilere karşı çok daha dirençli. Bu yapı, kurumlara operasyonel süreklilik ve veri güvenliği açısından güçlü bir zemin sunuyor.”
Nu Teknoloji’nin mesh tabanlı 5G altyapısı, özellikle IoT senaryolarında fark yaratıyor. Sensörlerden gelen veriler yalnızca merkezi sistemlere taşınmakla kalmıyor; ağ içinde anlık olarak işlenebiliyor ve paylaşılıyor. Bu sayede tarımda sulama ve verim optimizasyonu, enerji tesislerinde uzaktan izleme ve arıza öngörüsü, endüstriyel sahalarda operasyonel devamlılık çok daha etkin biçimde yönetilebiliyor.
Geliştirilen çözümler, SIM karta ihtiyaç duymayan ve operatörlerden bağımsız çalışan yerel özel 5G ağlarının kurulmasına olanak tanıyor. Ayrıca uydu tabanlı NTN (Non-Terrestrial Network) entegrasyonu sayesinde bu mesh ağlar, kapsama dışı kalan kırsal bölgelerde ve kritik altyapılarda da kesintisiz veri akışı sağlayabiliyor.
Afet ve olağanüstü durum senaryolarında ise merkezi iletişim altyapılarının devre dışı kaldığı durumlarda, cihazların birbiriyle doğrudan haberleşebilmesi, sahadan veri akışının devam etmesini ve müdahale süreçlerinin hızlanmasını mümkün kılıyor.
Nu Teknoloji için 5G, yalnızca daha hızlı bağlantı anlamına gelmiyor. Asıl değer; verinin güvenilir biçimde taşındığı, analiz edildiği ve karar mekanizmalarına entegre edildiği akıllı ve dayanıklı ağ ekosistemleri oluşturmakta yatıyor. Bu vizyon, geleceğin daha dirençli, sürdürülebilir ve bağımsız dijital altyapılarının temelini oluşturuyor.