Ana sayfa Donanım iTunes’un 10 yılı

iTunes’un 10 yılı

0

XXI. asrın dijital kültür platformu

Bizden önceki jenerasyonun yaptığı gibi biz de müzik albümlerini satın almak için plak ve/veya kaset, CD dükkanlarına gittik. Artık çoğumuz en son ne zaman müzik marketten alışveriş yapığını unuttu. Yine bizim jenerasyonumuz, kitap satın almak için kitabevlerine ve/veya sahaflara başvurdu. Artık o alışkanlık da dijitalize olma yolunda. Yine 1990″lı yılların ortalarına kadar mahallelerde bulunan video kaset kiralama dükkanlarından neredeyse hiçbiri yaşamıyor artık. Ama insanlar hala video kiralıyorlar; lakin başka bir yolla.
 
iTunes
örnekler çoğaltılabilir ancak vaziyetteki değişikliğin en büyük sebebi tabi ki, Apple evriminin en büyük ve belki de “görünmez” halkalarından biri olan komple multimedya yönetim birimi iTunes. Esasında Mac”lerimizde olan sıkıştırılmış ses ve müzik dosyalarını çalma yazılımı olarak başladığı yolculukta iTunes, komple bir multimedya kontrol paneli haline geldi. Aynı zamanda yazılım sayesinde, Mac”imizin başından kalkmadan, tamamen online olarak müzik, film, e-kitap ve uygulama da satın alabilir hale geldik.

 

Bakıldığında iTunes”un tarihi Apple tarihi ile şaşırtıcı benzerlikler gösteriyor. İşletim sistemi içerisine bir müzik çalar koyma fikri esasen ilk olarak Apple geliştiricilerinin aklına gelen bir fikir değildi. Ancak onlar bu tip basit bir müzik çalar olarak hayatına başlayan ufak ve nispeten önemsiz bir yazılımı komple bir multimedya yönetim aracına dönüştürecek fikri geliştirdiler.
 
Yaşı müsait okurlarımız kolaylıkla hatırlayacaklardır; plak ve kaset sonrası dönemde hemen tüm müzik albümleri CD”ler halinde dolaşımda idi. Ancak bu değişim kendinden çok daha büyük bir değişimin de habercisi ve daha da önemlisi tetikleyicisi oldu. çünkü bazı CD sahipleri, nihayetinde dijital bir veri olarak tanımlanabilecek bu müzik CD”lerini kişisel bilgisayarlarında sıkıştırmaya ve böylelikle onları İnternet üzerinde paylaşmaya başladılar. Böylelikle sadece müzik endüstrisi içerisinde değil fakat tüm kültür dünyamızı etkileyecek bir devrim de başlamış olacaktı: Müzik ve ses dosyalarının tüm dünya çapında sınırsızca paylaşımı.

 

Etkileyici bir pazarlama dehasına sahip olduğu artık pek de tartışılmayan Steve Jobs, paylaşılan bu ses ve müzik dosyalarının Mac”lerde çalınmasına yarayacak bir program düşündü ve ortaya en basit haliyle, şu andaki görüntü ve fonksiyonalitesinden bir hayli uzak olan iTunes ortaya çıktı. Tamamıyla ücretsiz olarak indirilip Mac”lere kurulabilen iTunes bu haliyle kullanıma sokulduğunda takvimler 2001 yılını gösteriyordu. çok da eski sayılmaz değil mi?
 
Her ne kadar bugünkü görünümünden uzak olsa da bu ilk iTunes ile de zamane Mac kullanıcıları, müzik CD”lerini Mac”lerinde çalabilmekle kalmıyor, içlerindeki parçaları yine iTunes vasıtasıyla sıkıştırılmış müzik dosyası formatlarına çevirebiliyordu. Bu dosyalardan ise hala kullanılmakta olan Playlist”ler yani çalma listeleri oluşturulabiliyordu. Bu haliyle iTunes, hayatının ilk dönemlerinde o yıllarda farklı platformlardaki muadilleri gibi basit bir müzik çalma yazılımından başka bir şey değildi. Hatta henüz diğer işletim sistemlerinde de çalışır vaziyette değildi.

 

Bu haliyle iTunes, Mac kullanıcıları için elzem olmasa da iyi bir alternatif olurken, diğer platform kullanıcıları için varlığı bile şüpheli, önemsiz bir müzik çalıcı yazılım idi. Ta ki, birçok fikre göre iTunes”un doğuşu ile alevlenen bir fikir olan iPod tüm dünyayı kasıp kavurana kadar…

İlk iPod, yazılımın ikinci sürümü olan iTunes 2 ile aynı anda tanıtıldığında Apple”ın bizatihi kendisi gibi iTunes”da artık dönüşü olmayan bir yola girecekti. Bu versiyonla gelen en büyük yeniliklerden biri de daha evvel dijital halde sıkıştırılmış ses dosyalarının iTunes 2 yardımı ile tekrar bir müzik CD”si haline getirilebilip, yazılabilmesi idi. Belki de daha da önemlisi, büyük fırtınalar koparan iPod”un yönetilebildiği, içerisine müzik dosyalarının eklenilip çıkarılabildiği tek aracı yazılım olarak iTunes”un öne çıkarılmasıydı. Sıkıştırılmış müzik dosyası devriminin belki de en önemli katalizörlerinden biri olan iPod il entegre olan iTunes, bir anda Apple”ın bile şaşıracağı ölçüde öne çıkmıştı.
 

Bir sonraki versiyon olan iTunes ile Apple, ciddi bir hamle daha gerçekleştirdi ve yazılımı Windows tabanlı PC kullanıcılarının da hizmetine soktu. Bu stratejik hamle, iPod rüzgarı ile birlikte her geçen gün daha da artan iTunes repütasyonunu çok daha yukarılara taşıyacaktı. Henüz hala Mac”lerdeki kadar şık ve fonksiyonel olmasa da Mac kullanmayan iPod sahipleri için de elzem olan bu genişleme çok sonraları olacak çok daha makro genişlemelere ışık tutacaktı.

 

Bu hamle aynı zamanda Steve Jobs”un, belki de o yıllarda şimdiki kadar aşina olunmayan bir pazarlama stratejisi hamlesinin en belirgin emarelerinden de biriydi. iPod”un yakaladığı olağanüstü başarıyı, onun sadece tek bir yazılım ile kullanılabilmesini sağlayarak, iTunes”a da yansıtan Jobs, bir kez daha doğru karta oynadığını kanıtlar gibiydi.

Durum böyleyken, pazarlama silahı olarak para ile satılan iPod”ların yanına neden iTunes”da koyulmasındı? Böylelikle 2003 yılında iTunes Store, iTunes 4 ile birlikte devreye girdi.
 

Böylelikle müzik CD”lerinin dijital ortamda sıkıştırılarak saklanması veya iPod”lara atılması yerine hali hazırda sıkıştırılmış dijital müzik dosyaları iTunes Store adı verilen bu merkezden satın alınarak bilgisayarlara indirilebilecekti. Şarkı başına belirlenen ücretlerle hem illegal paylaşım bir nebze de olsa kontrol altına alınabilecek, hem de Apple için yeni bir pazarlama kapısı ortaya çıkacaktı. Tabi iTunes 4 ile beraber gelen yenilikler bununla sınırlı kalmayacak; Shuffle adı verilen listenin rastgele bir sıra ile çalınma özelliği gibi küçük ama mühim yenilikler de yerini alacaktı.

 

Takip eden aylarda kullanıma sokulan iTunes 5 ise çok kısa bir süre paylaşımda kaldı. 5. Versiyonun asıl amacı o tarihte piyasaya çıkan iPod Nano modelinin pazarlama çalışmalarının desteklenmesiydi. Ancak ondan sonra gelen iTunes 6 ile beraber yazılım en önemli özelliklerinden birine kavuşuyor ve artık iTunes video dosyalarının oynatılmasında da birincil rol üstleniyordu. iPod”ların video oynatma yetisine sahip olması ile içeriklerini kontrol eden yazılım olarak iTunes”un da bu yönde gelişme göstermesi şaşırtıcı değildi.
 

iTunes 7 ile beraber, çoğu iPod ve iTunes kullanıcısının bir nevi fetişi haline gelen albüm kapağı görsellerinin tıpkı bir plak dükkanındaki gibi navige edilebilmesini sağlayan Cover Flow özelliği yazılıma eklendi. Aynı zamanda bu sürümle beraber iTunes Store”dan, başta Pixar ve Disney etiketliler olmak üzere, artık video ve film dosyaları da indirilebilmeye başlandı.
 

Yaklaşık 2 yıl boyunca kullanılan iTunes 7 versiyonu, iPod touch, iPhone ve Apple TV gibi devrim niteliğindeki ürünlerin tanıtılması ile yenilendi. öncelikle iPod touch ve iPhone iTunes vasıtasıyla yönetilmeye başlandı ve içlerine üçüncü parti uygulamaları da kabul etmeye başladılar. Böylelikle bazı kullanıcılar için iTunes, sadece müzik veya video dosyaları satın almak için değil, ürettikleri uygulamaları da satabilmek için bir aracı haline gelmiş oldu.
 

iTunes 8, 2008 yılında “Genius” özelliği ile lanse edildi. Bu iddialı özellik, iTunes”da herhangi bir şarkı dinlerken Genius adı verilen sihirli tuşa bastığınızda o şarkıya benzer diğer binlerce şarkı ve müziği de beğeninize sunmakla görevliydi. iTunes artık bir kültürel fikir önderi haline bile geliyordu!
 

 

iPod ile başlayarak iPhone ile devam eden bu evrimin son halkası olarak görülebilecek iPad piyasaya çıktığında ise sıra iTunes 9″a gelmişti. Bu sürümle birlikte kütüphanenizde bulunan tüm ögeleri Cower Flow estetikliği ile gösterebiliyordunuz artık. Aynı zamanda iTunes Store artık e-kitap”ların da satışının olduğu devasa bir kütüphaneye dönüşmeye başlıyordu. Home Sharing özelliği ile de multimedya arşivinizi Mac”iniz bağlı bulunduğu ağ içerisinde paylaşmaya da imkan verilmişti.
 

Şu anda, iTunes”un 10. versiyonunu kullanmaktayız. Bu versiyonla beraber evrimi devam ettiriyor gözüken iTunes arık sadece bir müzik dosyası çalma programının çok ötesine geçmiş vaziyette. iTunes Store”un devasa ekonomik sirkülasyonu, neredeyse tüm ses ve video formatlarının desteklenmesi, çalma özellikleri, ekolayzır ve ses kalitesi özellikleri, albüm ve film kapağı estetikliği, iPod, iPhone ve iPad entegrasyon ve yönetimine bir de iCloud avantajları eklendiğinde iTunes”un neredeyse küçük bir işletim sistemi haline geldiğini söylemek bile sanırız çok abes kaçmaz.
 

Bir uygulamanın tarihi ve geçirdiği değişikliklerin, sadece kendisine değil ama Apple”ın son 10 yılına da ışık tutması manidar. Bütün bu olan biten arasından belki de değişmeyen tek şey iTunes”un kullanıcılar gözündeki değer ve önemi. Kim bilir, belki de sadece iTunes”daki majör bazı güncelleme ve değişikliklerle bile Apple”ın bir sonraki donanım güncellemesi hakkında fikir sahibi bile olanlar vardır.
 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here