Ana sayfa Makale Işıkla boyama

Işıkla boyama

31
0

Bir sokak lambası bir sokağı sizin fotoğrafınızda nasıl aydınlatıyor ise sizin elinizdeki bir fener de aynı görevi görebilir. Ve bu ışık kaynağı, tamamen sizin kontrölünüzde olacaktır. Işıkla boyama ile fotoğrafın istediğiniz yerini, istediğiniz açıdan, istediğiniz kadar ve istediğiniz renkle aydınlatabilirsiniz
 

Geçen sayımızda anlattığımız gibi gece fotoğrafçılığı fotoğrafa zaman faktörünü de katar. Bu şekilde normal fotoğraflarda hiç aklınıza gelmeyecek kareler yakalayabilirsiniz. Mesela siz 10 dakikalık pozlamanızı yaparken karenizin içinden elinde sigarası ile geçen bir kişi fotoğrafınızda kırmızı bir çizgi olarak görünebilir. Hatta karenizden geçerken sigarasını içine çeker ise o nokta geri kalan çizgiden daha da parlak çıkabilir. Bunun gibi şeyler gece fotoğrafçılığını farklı ve belirsiz kılan etkenlerdir ve benim bu fotoğraf dalını bu kadar sevmemin nedenlerindendir.

Gece fotoğrafçılığındaki bu olaylar tesadüfen olup fotoğraflarımızı değiştiriyor ise, bunu neden kendimiz de planlayıp yapmayalım. Aslında ışıkla boyama budur. Fotoğrafın dili olan ışığı, fotoğraflarımıza dışarıdan biliçli bir şekilde eklemektir ışıkla boyama.
 


Fotoğraf 1
 
 
Fotoğraf 2
 
Işıkla boyama birkaç değişik şekilde yapılabilir; ilk olarak geçen sayıda Picasso”nun fotoğraflarında gördüğünüz gibi, çekilen fotoğraf karesinin içine girip pozlama sırasında ışığı kameraya tutarak, çakmak çakarak veya sigara gibi ışık kaynaklarıyla geçerek havaya yazılar yazıp şekiller çizebilirsiniz. Bunlar fotoğrafınızda havada ışıkla çizilmiş olarak çıkacaktır.

İkinci teknik ise fotoğraf çekilirken flash patlatmak süreti ile fotoğrafın belirli yerini istenilen renkte aydınlatmaktır. ( Bknz. Fotoğraf-1 ). Flash pozlamadan çok daha kısa sürdüğü için aydınlattığı nesneyi dondurmak için de kullanılabilir ( Bknz. Fotoğraf- 2 ).

 

Bu fotoğrafı çekerken ilk olarak denklanşöre basıp pozlamaya başladım sonra elimdeki flash ile geçen arabalara flash patlattım. Bu teknikle isterseniz bir fotoğraf içerisine aynı insanı birden fazla kere bile koyabilirsiniz.( Bknz. Fotoğraf-3 )

üçüncü ışıkla boyama tekniği ise benim daha çok tercih ettiğim ve daha zor olduğunu düşündüğüm bir tekniktir. Bu teknikte siz ışığı makineye göstermeyip aydınlatma aracı olarak kullanıyorsunuz. Bir sokak lambası bir sokağı sizin fotoğrafınızda nasıl aydınlatıyor ise sizin elinizdeki bir fener de aynı görevi görebilir. Ve bu ışık kaynağı tamamen sizin kontrölünüzde. Fotoğrafın istediğiniz yerini, istediğiniz açıdan istediğiniz kadar, istediğiniz renkle aydınlatabilirsiniz. Aslında bu fotoğrafçıların stüdyoda yaptığının aynısı ama gerçek dünyada.

örnek olarak size yukarıdaki fotoğrafı (Bknz. Fotoğraf-4) nasıl çektiğimden bahsedeyim. Fotoğrafta gördüğünüz oda aslında zifiri karanlık, yani hangi iso, enstantane veya diyafram değerini kullanırsanız kullanın bir ışık eklemediğiniz taktirde simsiyah bir resimle karşılaşırsınız.
 


Fotoğraf 3
 
 
Fotoğraf 4
 
Fotoğraf, 3 boyutlu bir dünyanın 2 boyutta anlatılmasıdır. Gölgeler sizin fotoğrafta derinliği vermenizin en efektif yoludur. Eğer boyamanızı lensinizin yaptığı yönden yaparsanız boyama yaptığınız yerlerde gölge oluşmaz ve fotoğrafınızın derinliği, ilginçliği yok olur.

Bu odaya girdiğimde benim ilk dikkatimi çeken şömine olmuştu. Şöyle düşündüm: Şömine yanıyor olsaydı nasıl olurdu? Şunu unutmayın ki elimde tek bir fener olduğu için odanın tamamını bir kerede göremiyordum. ilk iş olarak kullanmak istediğim açıyı belirledim. Kullanabileceğim en geniş açı olan 12mm de karar kıldıktan sonra makinemi tripod üzerinde şöminenin yanındaki duvara yaklaştırabileceğim kadar yaklaştırdım. Fenerimi odaya tutarak vizörden bakıp açımı ayarladıktan sonra bütün odanın net olması için diyaframımı f/32 ye ayarladım. Enstantane için ölçüm yapmama gerek yoktu çünkü ben boyamamı bitirdikten sonra bir ışık kaynağı kalmayacağı için pozlamanın devam etmesi gerekmiyordu, bu yüzden kumandamda denklanşöre basarak kilitledim.

 

İlk olarak şöminenin içini sarı (tungsten) ışık veren fenerim ile sanki bir ateş yanıyormış gibi rastgele boyadım. (Şöminenin sağında diz çöktüğüm yerdeki dizlerimin bıraktığı gölgeleri görebilirsiniz.) İkinci olarak kapı dışını sanki dışarıdan güneş geliyormuş gibi boyamak istiyordum. önceki deneyimlerimden, dışarıyı şömine ile aynı şekilde boyarsam güneş gibi homojen bir etki vermeyeceğini bildiğimden, fenerimi gümüş renkli bir reflektörden yansıtarak, olabildiğince eşit dağıtıcak şekilde boyadım. bu iki boyama bittikten sonra odanın sağ köşesine gidip odayı duvardan başlayarak mavi (Led) fenerim ile boyadım.
 

Fotoğraf 5
 
 
Fotoğraf 6
 
Bütün boyama işlemi 275 saniye kadar sürdü ve gördüğünüz sonuç ortaya çıktı. Herhangi bir ışık kaynağı makinem tarafından da algılanacağından dolayı yolumu karanlıkta bulmak zorundaydım. Ve sonucun nasıl çıkacağı konusunda, boyama ve pozlama bitene kadar hiçbir fikrim yoktu. Hatta pozlama bitip fotoğrafı makinemin ekranında görene kadar duvarların bu kadar yoğun bir şekilde grafitiler ile dolu olduğunu fark etmemiştim bile.

5-6-7-8 nolu fotoğraflar, gece ay ışığı ile ışıkla boyamanın harmanlandığı
çekimlerdir.
 


Fotoğraf 7
 
Fotoğraf 8

 

Işıkla boyama yaparken dikkat etmeniz gerekenler
• Boyama yaparken makinenizin arkasına yapışık kalmayın. Fotoğraf 3 boyutlu bir dünyanın 2 boyutta anlatılmasıdır. Gölgeler sizin fotoğrafta derinliği vermenizin en efektif yoludur. Eğer boyamanızı lensinizin yaptığı yönden yaparsanız boyama yaptığınız yerlerde gölge oluşmaz ve fotoğrafınızın derinliği, ilginçliği yok olur.

• Pozlama sırasında makinenizin önünden geçmeye korkmayın.
Gördüğünüz her fotoğrafımda makinenin önünden geçmişimdir. Fakat koyu elbiseler giydiğim için ve ışık kaynağı ile kendimi aydınlatmadığım için resimlerde gözükmezsiniz. Hatta burdaki resimler arasında beni görebildiğiniz tek yer şömineyi boyarken dizlerimin bıraktığı gölgeler. Resmime ilk baktığımda o gölgeler beni rahatsız etmişti fakat artık insanlara resmi nasıl çektiğimi anlatırken inanmalarını kolaylaştırdığını farkettim.
 


Fotoğraf 5
 
 
Fotoğraf 6
 
• Boyama yaparken yerlerdeki, duvarlardaki dokuları alarak resimlerinizi zenginleştirin. Fotoğraflarınızda ne kadar fazla detay gözükürse fotoğraf o kadar zengin durur. Bunun için boyama yaparken ışığınızı boyadığınız yüzeye karşıdan tutarak boyamak yerine ışığı yüzeye oldukça yakın tutatak sıyırmaya çalışın. Böylece fotoğraflarımda ( Bknz. Fotoğraf-5-6 ) duvarlarda ve zemin de gördüğünüz gibi yüzey dokusu çok daha belirgin gözükecektir.

• Boyama yaparken fenerinizin gücüne ve boyadığınız yüzeyle olan mesafenize dikkat edin. Işık ile yüzey arasındaki mesafe 2 katına çıktığında ışığın gücü 4 kat azalır. Bu bir fizik kanunudur ve boyama yaparken bunu aklınızda tutmaya dikkat edin.

• Fotoğrafımda (Fotoğraf-6) merdivenim olmadığı için boyamayı tahta mahkeme binasının alt köşelerinden yaptım. üst katın boyamasını yaparken feneri alt takı yaparken tuttuğumdan yaklaşık 3- 4 kat uzun tutmaya çalıştım ki fazla aydınlık farkı olmasın

 

• Boyama yaparken ışık dağılımının homojen olması her zaman iyi değildir. Yukarıdaki iki fotoğrafı karşılaştırırsanız (Fotoğraf- 6 ile 9) ikisi de aynı binanın değişik açılardan çekilmiş fotoğraflarıdır. Mahkeme binasının (Fotoğraf- 5) tek başına çekildiği fotoğraftaki boyama hiç homojen değil; ama fotoğraf- 10″a kıyasla bina çok daha çarpıcı görsel etki sağlıyor.
• Gece fotoğrafçılığı ve ışıkla boyama sizi şaşırtıcaktır. Aynı fotoğrafı 2 kere aynı şekilde çekmeniz neredeyse imkanızsır. Siz fotoğrafı tamamen aynı şekilde boyasanız bile bulutların Fotoğraf-6″da yarattığı efekti yakalayamazsınız. İnanın bana bunu çok denedim.
 

Fotoğraf 6
 
 
Fotoğraf 9
 
Ayrıca gece fotoğrafçılığı ve ışıkla boyama biraz sabır ister. örnek olarak burda gördüğünüz fotoğrafların çoğu 30 dakikalık pozlamalarla çekildiği için çıkan fotoğrafın sonucunu görmeniz için 30 dakika beklemeniz, gördüğünüz kareden memnun kalmazsanız da bir 30 dakika daha fotoğraf çekimi yapmanız gerekiyor. Ama ışıkla boyama, günün stresinden ve yoğunluğundan kaçmak için eşsiz bir yoldur.
 

Fotoğraf 5
 
Fotoğraf 10

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here