Ana sayfa Makale İş yerinde güven hissi

İş yerinde güven hissi

0

1930″lardan bu yana, son yılların en büyük global ekonomik gerilemesi yaşanıyor denilebilir. Böylesine sıkıntılı dönemler, kaçınılmaz olarak dünya çapında iş üreten yerlerde bazı karışıklıklara sebep olur. Bu süreçte mesleki güveni oluşturan bazı etkenlerin de kayıpsız kalması beklenemez. çoğu sektör deforme olur. Hemen kendinizinkine bakıp, yazının geri kalan kısmını o ayarda okuyabilirsiniz.

Kaynaklara baktığımızda, 2010 yılında Deloitte isimli danışmanlık firmasının yaptığı iş ahlâkı araştırmasına göre, halihazırda işi olan Amerikalı vatandaşların üçte biri ekonomileri daha iyi olunca cazip başka bir iş bulmayı planladığını belirtmiş. Bu grubun yüzde kırk sekizi, buna sebep olarak patronlarına olan güven kaybını göstermiş. Ayrıca bu çalışma, güvenin bin adet Fortune müdürünün yüzde altmış beşinin uzun vadede gönüllü proje hazırlama eğiliminin olası artışında, güven hissinin çok önemli bir etken olacağına inandığından bile bahsetmiş.

çalışanlarının görevine son verme süreçlerini başarısız bir biçimde yöneten kurumlardan, suça meyilli yöneticilere kadar iş yapılan yerlerde yaşanan ciddi ihanetler, gazete manşetlerini pekala süsleyebilir. Ancak bunlar, ofiste tecrübe edilen güvensizlik ortamının tek sorumlusu olamaz elbette. Dedikodu, kendi yaptığı hatalar için başkasını suçlu göstermek, başkasının yaptığı işi kendine mal etmek gibi minik ihanetler, devasa ihanetlerden daha yaygın. Değil mi?

Zamanla, en önemli duygu olan güvenin yitirilmesine yol açarlar. çoğu şirkette bu “minik” ihanetlerin bütünü, ciddi problemlere dönüşür. çalışan kesimin güvenini, şirkete bağlılığını ve tüm enerjisini yerle bir eder. Ayaklar geri geri gider her sabah. Dahası, araştırmaya göre çalışanların yüzde doksanı bu yitirilmiş güvenin etkilerini her gün hissettiğini söylemiş. Sabit yani!

Şu durumda lider kadrosu ne yapsın?

Geçtiğimiz yirmi – otuz yıllık bir dönemi kapsayan bazı çalışmalardan yola çıkılarak, lider kişilere çalışanlarını cesaretlendirip zarar gören güven hislerini tamir ederek daha sağlıklı bir iş ortamı sağlamalarına fayda sağlamak için birkaç kelâm edilebilir. O eleman, çoktan “haydi size iyi günler” demedi ise… Şöyle ki:

Sorunun ne olduğunu gözlemleyip en kısa sürede bir teşhis koymak zaman kazandırır. İnsan organizmasının kaygan hallerini hatta zaaflarını sosyalde farklı, işte farklı değerlendirmemek gerekir. Güven hissi zarar gördüğünde çoğu insan bir kayıp yaşar. Ne olmuş olduğuna yahut nelerin olabileceği üzerinde bir çeşit kayıp hissidir bu yaşanan. Elemanların bu kayba nasıl reaksiyon verdiğine odaklanmak icap eder. Evet, hem de tek tek. Deneyimleri görmek faydalı olacaktır. Onlar için önemli olan her şeyi dinlemek elzemdir. Birine görüşlerinin önemli olduğunu hissettirmek çoğu iletişimi kolay hale getirir.

çalışanlara ait duyguların açığa çıkmasına izin verilmeli. Herkesin duygularını özgürce ifade edebileceği, tehditkâr görünmeyen bir atmosfer yaratmalı. Hangi kademede olursa olsun, her çalışan hissiyatını paylaşabiliyor olmalı. Fokus eşlemeleri, ekip çalıştayları ve yüz yüze kurulan diyaloglar, güvenli ve devamlı olan iletişim ortamları oluşturmak için yararlı olur. Bu, elemanlara hislerinin hiçe sayılmadığını anlatır.

Herkesten destek alıp, herkese destek vermeli. Hiçbir iş yaşantısı, tek bir tabanca ile yürümez. çalışanlara nerelerde tıkandıklarını görmelerinde ve diğer arkadaşlarını suçlamak yerine sorun gidermeye nasıl evrilebileceklerini anlamalarında destek olunabilir. Aynı zamanda, kimsenin önünü görmeden işinde ilerlemediği hususunda emin olmak da gerekir. İnsanların kendilerini konuları üzerinde ilgili hatta bilgili gibi hissetmelerine destek olmak adına anahtar motivasyonları kullanmaktan kaçınmamalı. Samimi olduğu sürece her motivasyon, olumlu yönde çalışır!

Devamı için sonraki sayfaya tıklayınız…

 

Deneyime, farklı bir yorum getirilmeli. Daha geniş bir bağlamda ele alınmalı. İnsanlara kararlarının arkasındaki etkenler ile ilgili detayları vererek büyük resmi görmelerine; hatta olası yararlarıyla birlikte şahsi seçenek ve fırsatları anlamalarına yardımcı olunabilir. Her çalışanın duygusal zekası, aynı kademede olmayabilir.

çalışan kadar sorumluluk almalı liderler. Hatalardan alınan dersleri ve mevcut durumu geliştirmek için yapılabilecek şeyler belirlenebilir. Sorumluluk hissi altın değerindedir. Sorumluluk almak ve kendini sorumlu tutmak ile ilgili örnek teşkil etmeli lider kadrosu. üzüm üzüme baka baka meselesi. Her çalışan kendi köyünden muhteşem derecede iyi bir sorumluluk yeteneği ile gelmeyebilir.

Ey lider insan, müdür insan, patron insan! Kendinizi hatta diğerlerini affediniz. Affetmek, hiçbir zaman mazur görmek değildir. Affetmek, kırılmış olan güven hissinin etkilerini kabul demektir. Olaylardan hisse çıkararak daha iyisini gerçekleştirmek adına ileriye gitmeye gönüllü olmaktır. çalışanlara “affetmek için neler gerekir” diye sorabilirsiniz. Bunu her lider kendine de sormalı.

Her şeyi ama her şeyi oluruna bırakmak ilerlemek için önemlidir. Hatırlamak ile bir şeye takılı kalmak arasında çok fark var. İnsanlar ne olduğunu unutmamış olabilirler ancak düne saplanıp kalmak yerine geleceğe bakmayı tercih etmeliler. Bazen bir sorunu düşünmemek, onun hal çaresi olabiliyor. Buna dayanarak tüm ekibin ortak sorumluluk duygusuyla hareket etmesine yardımcı olunmalı derken bu yazıyı da bitiriyorum.

Bu değerleri bana tek tek yaşatarak öğreten, bizzat örnek olan, büyüyünce tam da onun gibi olmak istediğim ve tanıdığım en başarılı lider Emre Kerem ARIN”a sonsuz teşekkürlerimle…

Yazar: Serap Paşalı, MacLine Dergisi

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here