Ana sayfa Makale Interstellar: Yıldızlar Arası filmi

Interstellar: Yıldızlar Arası filmi

0

Dün IMAX teknolojisi ile izlediğim, Christopher Nolan filmi olan Interstellar filmi ile ilgili başlangıçta kafamda büyük beklentiler olmasa da filmin fragmanlarında, bir bilim-kurgu değil, bir distopya filmi göreceğimden emindim, kendimi buna göre hazırladım. Film, yoğun ar-ge yönetimi sonucu ortaya çıktı. başlangıç olarak post-modernist etki ve distopya ikilisinin yarattığı bir film olarak gözüme çarpsa da, filmin akışı hiç bu etkide kalmadı. Aslında filmde, toplamda 12 farklı sanat akımı gözlemlememle birlikte bilim kurgu-ütopya çerçevesinin yanısıra, oldukça realist bir film olması da filmin artılarından. 

öncelikle, Interstaller filminde daha önce yüksek bütçeli ve yüksek beklentili filmlerin pek de yer vermediği yerel dil aksanlarına oldukça saygılı bir şekilde yer vermiş olduğunu söylemeliyim. Eğer filmin altyazılı gösterimine giderseniz, diyalogların diğer filmlerdeki diyaloglara oranla daha farklı görebilirsiniz. Bu kesinlikle olumlu bir gelişme. Filmin türü, kamuoyunda bilim-kurgu sineması olarak geçse de, film için güncel sorunların yarattığı teorilerden yola çıkılarak oluşturulmuş bir distopya olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Başlangıçta, dünyada yaşanan yer çekimi sıkıntıları, ekinlerin sağlıklı büyütülmemesi ve yaşanan toz ve kül bulutlarının yaşattığı olumsuz etki ve hayatta sadece mısırın kalabiliyor olması, filmin gerçek olaylardan temellendirilerek oluşturulduğuna birer kanıt. ABD’de kaldığım altı ay boyunca, Kansas eyaletindeki çiftçiler iklim değişikliklerinin yarattığı olumsuz havadan ancak mısır tarlaları ile kurtulabiliyorlardı. Bana da bu konu ile ilgili en dayanıklı ürünün mısır olduğunu söylemişlerdi. çünkü, mısır  genetiği ile oynanabilen ve ortama uyum sağlayabilen bir besi. 

 

Filmin, sanat akımlarına bakacak olursak işin içinden pek kolay çıkamıyoruz. Post-modernist bir başlangıç, sürrealist, realist çok nadir de olsa ekspresyonistlik ve futurizim filmde ilham olan sanat akımları. Eminim ki, bilim-kurgu ve distopya severler artık post-modernist bir film istemiyorlar. Blade Runner, Terminator, Fahrenheit 451 filmleri gibi bu türün başını çeken filmlerin yılmadan post modernist olması, bilim kurgu ve distopya severler için bıkkınlık haline gelmişti. Bu konuda, Christopher Nolan farklı bir bakış açısıyla filme realizim katarak distopya’ya farklı bir yorum getirmiş, futurizim’in kaygılarından da uzak kalmamış. Bu konuda Christopher Nolan’a teşekkür sunmak gerekiyor. 

Yıldızlar arası filmiyle ilgili, kamuoyunda NASA’nın uzaya IMAX kameraları yolladığı ve bazı sahnelerin bu şekilde çekildiği söyleniyor. Filmin akışı içerisinde işin içinde NASA parmağı olduğunu bol bol görebiliyoruz zaten. NASA olmasa, filme bir bilim-kurgu diyebilirdik ancak, filme bilim-kurgu diyebilmek oldukça güç.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here