Ana sayfa Yazılım İLife “09: Kolaylık, kişisellik ve eğlence

İLife “09: Kolaylık, kişisellik ve eğlence

0

iLife’ın yeni versiyonundaki yenilikler, “kişiselleştirme” temasının sadece internet uygulamalarında yer almak zorunda olmadığını kanıtlıyor.

 

iLife’ın sunduğu, kişiselliği, uygulamaları “kişiselleştirme” imkanını maksimuma çıkaran uygulamalar, yeni versiyonda şaşırtıcı özelliklerle geliyor. Binlerce dijital görüntüyü düzenleyebiliyor, dijital videolarınızı kurgulayabiliyor, göz alıcı internet siteleri tasarlayıp düzenleyebiliyor ve müzik yeteneklerinizi geliştirebiliyorsunuz. Kimileri önceki versiyonlarda da yer alan bu özelliklerin iLife ’09’la çok daha gelişmiş ve kullanışlı ara yüzlerle sunulması ilk avantaj olarak hoşa gidiyor, ancak sonrasında sürprizlerle karşılaşıyor ve yüzünüze bir gülümsemenin yayılmasına engel olamıyorsunuz. Kısaca anlatmak gerekirse, “anı fotoğraflarınızla” yapmak isteyeceğiniz birçok şey, bir tuşla mümkün hale geliyor, istediğiniz fotoğraflara ulaşmanız birkaç saniyeden fazla zaman almıyor; internet siteleri ve video kurgulama konusunda hiçbir tecrübeniz olmasa bile basit uygulamalarla istediğiniz sonuçlara ulaşabiliyorsunuz ve – büyüyünce rock yıldızı olacağını hayal eden Mac kullanıcıları için iLife ’09 hayallerinizi kısmen gerçekleştirmenizi sağlıyor.

iLife’ın 2009 versiyonunda, tüm iLife uygulamalarında özellikle ara yüzlerde yenilikler göze çarpıyor. iDVD ise bu yeniliğin tek istisnası.

Mobil cihazlarda internet kullanımının vazgeçilmez bir trend haline gelmesi, iLife’ın Apple’ın MobileMe servisiyle entegrasyonunu da desteklemiş. Ancak Facebook ve Flickr gibi çevrimiçi hizmetlerle uyumluluğun artırılması da göze çarpıyor. Hemen fark edilen yenilikleriyle, hem iPhoto ’09 hem de iMovie ’09 yeni versiyonun yıldızları denebilir. iPhotos’a eklenen Faces ve Places uygulamaları, dijital fotoğrafları düzenlemeyi ve bulmayı gerçekten çok keyifli hale getirmiş. iWeb ’09 ise kuşkusuz yeni Widgets ve FTP yayınlama özellikleriyle çok daha güçlü hale gelmiş. Garage Band de yeniliklerden nasibini fazlasıyla alan bir diğer uygulama.

iPhoto ’09
iPhoto ’09, kullanıcı ara yüzü ve çalışma şekli açısından bir önceki 2008 versiyonundan çok büyük farklar getirmiyor gibi görünse de, küçük yeniliklerin eklendiği görülebiliyor. Ancak en büyük yenilik, Faces uygulaması ve kullanmaya başladığınızda özelliği deneyerek zaman geçirmekten kendinizi alamıyorsunuz. Bunun yanı sıra, özellikle gezi severlerin keyifle kullanabilecekleri Places özelliğinin de fotoğraf düzenlemeye bambaşka bir bakış açısı getirdiğini söyleyebiliriz. Flickr ve Facebook’a fotoğraf yüklemek basitleşirken, MobileMe desteği de geliştirilmiş.

Faces
Faces’ın iPhoto ’09’un en ilgi çekici özelliklerinden biri olacağı kolayca tahmin edilebilir. 2008 versiyonunda “Events” özelliğini sunan Apple, bu kez de fotoğraf düzenleme alternatiflerine bir yenisini eklemiş. Hatırladığımız gibi önceden iPhoto’daki tüm fotoğraflar tarihlerine göre düzenleniyordu. Sonra Rolls konsepti eklendi ve fotoğrafları bir film makarasındaymış gibi görüntülemeye başladık. Bu düzenlemede alt gruplar da oluşturulabiliyordu. Sonradan gelen Events özelliği, fotoğrafları ait oldukları olay ya da aktiviteye göre düzenleyebilmemizi sağladı.

Ancak Faces bu kez düzenleme şekline kattığı “yüz tanıma özelliği”yle başka bir fark yaratıyor. Albümünüzden bir kişinin fotoğraflarını görebilmeniz için aktiviteyi ya da tarihi hatırlamanıza gerek kalmıyor. Kullanılan algoritma, yüzü hatırlıyor ve o kişinin tüm fotoğraflarını kolayca görüntüleyebiliyorsunuz. Böylece yeni bir düzenleme şekli de doğuyor, dijital fotoğraflarınızı “içinde kimlerin olduğuna göre” düzenleyebiliyorsunuz, bu da birçok şekilde işe yarayabilecek bir özellik. Yeni fotoğraf yüklediğinizde, iPhoto ’09 bunu analiz ederek otomatik olarak yüzleri tanıyor. Algoritmanın bu konudaki performansıysa oldukça iyi. Fotoğrafta flu ya da küçük çıkan yüzler bile çoğu zaman tanınırken, en doğru sonuçlar cepheden çekilmiş fotoğraflarda elde ediliyor. Tabii kimi zaman yüz olmayan detaylar da sonuçlar arasında yer alabiliyor, ancak genele baktığımızda, Faces özelliğinin yüz tanımada büyük başarı gösterdiğini söyleyebiliriz.

Fotoğraflarınıza bakarken ve ekranın altındaki seçeneklerden solda en başta yer alan “Name” butonu seçiliyken, iPhoto’nun yüz olarak belirlediği alanları görüyorsunuz. Eğer fotoğrafta etiket alanı açılmayan bir yüz varsa ve isim girmek isterseniz “Add Missing Face” butonuna tıklamanız yeterli oluyor. Böylece istediğiniz yüzün üzerine gelecek şekilde hareket ettirip ayarlayabileceğiniz bir isim kutusu ortaya çıkıyor. Kutuyu köşelerinden büyütüp küçülterek yüzün tam üstünde yer almasını sağlayabiliyorsunuz. iPhoto ya da kullanıcı tarafından bir yüz tanımlandığında, hemen altında “unknown face” yazan bir etiket görüntüleniyor. İnsanların isimleri kayıt edildikçe iPhoto size seçtiği yüzlerin kime ait olabileceğiyle ilgili seçenekler de sunuyor. iPhoto’nun tahmini doğruysa tik işaretini seçebiliyor, yanlışsa çarpıya tıklayıp doğru ismi giriyorsunuz. Aynı şekilde, e-posta uygulamalarında alışık olduğumuz üzere, siz daha önce tanımlanmış bir isim yazıyorsanız, siz daha ismi bitirmeden aşağıda isim tam olarak görüntüleniyor ve size zaman kazandırıyor. Yani normalde saatlerinizi alabilecek bir iş, iPhoto’nun ara yüzü sayesinde kolayca halledilebiliyor.

İnsanları tanımlamanın bir diğer yolu da “Confirm Name” butonunu kullanmak. Mantar panoya yapıştırılmış Polaroid fotoğraflar görünümündeki Faces listenizdeki bir kişinin üstüne çift tıklayarak tüm fotoğraflarını görebiliyorsunuz. Bu fotoğrafların altındaysa iPhoto’nun bu kişiye ait olduğunu tahmin ettiği diğer fotoğraflar yayınlanıyor. “Confirm Name” butonunu tıklarsanız, doğru fotoğrafları da tek bir tıklamayla seçebiliyorsunuz. Birden çok fotoğrafı aynı anda seçmeniz de mümkün. Burada doğru ya da yanlış olarak belirttiğiniz komutlarla iPhoto, kişilerinizin yüzlerini daha iyi öğrenebiliyor.

iPhoto ’09’u kullandığım süre içinde, yüz tanıma konusunda çoğunlukla doğru tahminler yürütmesi ve kullanımının çok kolay olması, tüm kişisel fotoğraf albümümü bu şekilde düzenlememi sağlayacak derecede başarılıydı. Tabii ki yanlış anlaşılmaların olmadığını da söyleyemem, örneğin eğer bir yüz fotoğrafın arka planındaysa, ya da küçükse iPhoto tanımlayamayabiliyor. Aynı şekilde, birbirine çok benzeyen kişiler de karıştırılma tehlikesi altında. Ancak siz etiketleri yazdıkça ya da tanımlamaları doğru ya da yanlış olarak işaretledikçe fotoğraflardan değil de iPhoto’dan kaynaklanan hatalar giderek azalıyor. Buradan çıkan sonuç, eğer anı fotoğraflarınızı net, doğru ışıkla ve yüzler rahatça görünecek şekilde çektiyseniz, iPhoto ’09 size inanılmaz bir kolaylık sunuyor. Daha talihsiz fotoğraflar içinse, yine de çok fazla bir zaman ayırmanıza gerek kalmayacağını düşünüyorum. Sonuç olarak Faces, fotoğraf düzenlemenin şimdiye kadar kullandığım en kolay ve eğlenceli yollarından biri. Diğeriyse Places. İsterseniz şimdi de Places uygulamasına yakından bakalım.

Places
Fotoğraflarınızı çekildikleri yerlere göre düzenleyen Places uygulamasını kullanmaya başlamak için, fotoğraflardaki bilgi (i) butonuna tıklayarak yer bilgisini yazmanız yeterli. Bundan sonra, harita üzerinde fotoğrafların çekildiği yerler işaretleniyor. Eğer yer ismini yazarken karşınıza aradığınız yer ismi çıkmıyorsa ve yeri işaretleyemiyorsanız, yer adını yazdığınız kutucuğun altındaki “New place” bölümüne tıklıyorsunuz. Böylece “Edit My Places” ekranı açılıyor. Eğer önceden işaretleyeceğiniz yere yakın en büyük merkezi yazdıysanız (örneğin Bozcaada içi çanakkale), harita üzerinde o merkezden hareketle işaretlemek istediğiniz noktayı buluyorsunuz. Seçtiğiniz yere göre, sokak bazında bile yerleri işaretleyebilmeniz mümkün. Sonrasında “Assign to Photo” diyerek fotoğrafın genel bilgi ekranına geri dönüyorsunuz ve “Done” butonuna basıyorsunuz, küçük raptiyeniz de doğru yerde sizi bekliyor. Fotoğrafları bu şekilde yer adlarıyla etiketledikçe, “Places” uygulamasında fotoğraflarınıza bakarken ekranın üst kısmında yer isimlerinin de yer aldığını görüyorsunuz. Tabii ki istediğiniz yerleri size kolaylık sağlaması açısından “ev”, “iş” ya da arkadaşlarınızın isimleriyle de işaretleyebiliyor ve çok daha kolayca bulabiliyorsunuz.

iPhoto ’09 özellikleri arasından benim kişisel favorim olan “Places”, daha önce de bahsettiğimiz gibi kolayca kullanılabilmesi ve Mac’e özel fotoğraf albümünüzü istediğiniz gibi kişiselleştirebilmenizi sağlaması açısından çok keyifli bir uygulama. Daha önce Facebook’ta bir uygulamada da benzer şekilde dünya haritası üzerinde gittiğimiz yerleri işaretleyebiliyorduk, ancak bu kez raptiyenizi yerleştirdiğiniz her nokta size özel hale geliyor ve “cümle aleme” göstermenize gerek de kalmıyor. özellikle gezi fotoğrafları çekmeyi seviyorsanız, “Places” vazgeçilmez bir uygulama haline gelebilir.


 
iPhoto’nun sunduğu en önemli avantajlardan bir diğeri de kolay paylaşım imkanı. Fotoğrafları Facebook sayfanıza, Flick’a, iWeb galerinize gönderme seçenekleri hemen elinizin altında. Ayrıca kolayca albüm, takvim, kart tasarlayabiliyor, slayt show izleyebiliyor, iDVD’ye yollayabiliyor ya da kaydedebiliyorsunuz. Fotoğraflar Facebook’a yüklenirken otomatik olarak bir Facebook albümü oluşturuluyor ve arkadaş listenizdeki isimlerle etiketlenen fotoğraflar burada da etiketleniyor, yani Facebook’da yeniden etiketlemeyle uğraşmanıza gerek kalmıyor. Slayt show içinse çeşitli ve keyifli seçenekler bulunuyor. Alışık olduğumuz tarzdaki “Classic”, ve “Ken Burns”ün yanı sıra, yeni “Shatter” modu fotoğrafları değişik efektlerle çevirerek görüntüleyerek slayt show kavramına büyük bir farklılık katıyor. “Sliding Panels” moduysa fotoğraflarınızı bir film fragmanı tadında görebilmenizi sağlıyor.


 
iPhoto ’09’un fotoğraf işleme özelliklerinden de bahsetmeden geçmemek gerekiyor. Basit işleme için kapsamlı özellikler sunan iPhoto, yeni versiyonuyla çok daha basit bir şekilde fotoğraflarınız üzerinde değişiklikler yapabilmenizi sağlıyor. 2009 versiyonunda Pozlama, kontrast, parlaklık ve histogram ayarlarının yanı sıra, diyafram öncelikli tanım, highlight ve gölge kontrolleri sunulmuş. Noise azaltma özelliği de geliştirilmiş. Böylece ideal ışıkta çekmediğiniz fotoğraflarınız bile çok daha net ve güzel görünebiliyor. Doygunluk ayarına eklenen “Avoid saturating skin tones” kutusuyla, gökyüzünün rengini değiştirirken insan yüzlerindeki rengin daha doğal kalmasını sağlayabilmeniz de bir diğer avantaj. Renk ve ton ayarlarına da istediğimiz renge ulaşabilmemizi sağlayan “eyedropper” özelliğinin eklendiğini görüyoruz. Ayrıca belirlediğiniz ayarları, diğer benzer fotoğraflara da uygulayabiliyorsunuz. 

Kırmızı göz azaltma özelliğiyle de birçok fotoğrafta mükemmele yakın sonuçlar sağlayan iPhoto ’09, Photo Booth’dakilere benzer yeni efektleri de fotoğraflarınızda kullanabilmenize imkan tanıyor. Birden çok tıkladığınızda efektin etkisini artırabiliyor ya da azaltabiliyorsunuz.

Yeni iPhoto’nun dikkat çeken “Faces” ve “Places” özellikleri, profesyonellere yönelik olmasa da, fotoğraflarınızı düzenlerken ve işlerken ihtiyacınız olabilecek her şeyi sundukları rahatça söylenebilir. Fotoğraflarınızla uğraşmayı hem daha kısa süre alan bir iş haline getiriyor, hem de kesinlikle daha eğlenceli kılıyorlar. üstelik kolay ara yüz, her seviyeden kullanıcının uygulamalara hemen alışabilmesini sağlayacak özellikte.
 
iMovie ’09
iMovie ’09’un bu tür programlardaki alışılmış zaman çizelgelerinden kullanmak yerine 2008 versiyonunun yolundan gittiği görülüyor. Yazılım, “precision editor” ve görüntü stabilizasyon özellikleriyle dikkat çekiyor. Sürükle – bırak yöntemiyle kolayca hazırlayabileceğiniz videoları çeşitli efektlerle çok daha etkileyici bir hale getirmeniz de mümkün. Precision editor, birleştirdiğiniz klip parçaları arasına, kare seviyesinde ekler yapabilmenizi sağlıyor. Bu uygulamayı başlatmak için, seçili olan iki klibin arasına çift tıklamanız yeterli. Burada gördüğünüz kareleri sürükleyip bırakarak seçili klip parçaları arasına istediğiniz karenin istediğiniz bir bölümünü yerleştirebiliyorsunuz. Bu sırada sahnelerle birlikte ses geçişlerini ve görüntü kalitesini de ayarlayabiliyorsunuz. iMovie ’08’in aksine, yeni versiyonda sesi görüntüden ayrı olarak işleyebilmeniz de önemli bir diğer artı.
 
Görüntü sabitleme
Bu özelliğin yanı sıra, başta söylediğimiz gibi görüntü sabitleme özelliği de yeni ve gelişmiş özelliklerden. Bu işlemde klipler kare kare analiz edilerek harekete bağlı olarak kamera yönü ve odağı çekimin en sabit hale gelmesini sağlayacak şekilde ayarlanıyor. Ancak bu noktada görüntülere yakınlaşma (zoom) ve kırpma (crop) gibi işlemler de kullanıldığı için, videonuzun kalitesinin düşebileceği de bir gerçek. Ancak seçili bir klip üzerine tıkladığınızda görüntülenen Clip Inspector kutusunu kullanarak zoom ya da sabitleme ayarlarına müdahale edebiliyorsunuz.

Görüntü sabitleme özelliğini kullandığım videolarda, sonuçlar oldukça iyi olmasına rağmen, kliplerin görüntü kalitesinin yüksek olmasının bu özelliği desteklediğini bir kez daha hatırlatmakta fayda var. Eğer yüksek kalitede çekilmiş, kamera hareketinin izlerken zorluk yarattığı kliplerde kullanıyorsanız, bu özellik gerçekten de çok işe yarıyor.

Efekt yağmuru

Yaratıcı özelliklerden bir diğeri de otomatik yeşil ekran. Işık yeterli olduğu sürece oldukça iyi sonuçlar alabilirsiniz. Ayrıca arka planlarda sabit ve hareketli görüntüler de kullanabiliyorsunuz. Ayrıca görüntü geçişlerinde kullanabileceğiniz birçok seçenek de mevcut. Klasik kararma ya da çevrilen sayfa gibi geçişlerin yanı sıra, su damlasından kapı açılışına kadar birçok çeşit geçiş efekti kullanabiliyorsunuz. Film kareleri çizgi roman resimleri şeklindeki, daha yaratıcı geçiş temalarını da tercih edebiliyorsunuz. Places özelliğini sevenler içinse, videoya yine birçok çeşitte harita ekleme seçeneği bulunuyor. Böylece yolculuğunuzu, birçok filmde de gördüğümüz gibi, önce rotanızı gösteren bir animasyonla başlayarak anlatabiliyorsunuz. Bunun için harita görüntülerinden beğendiğinizi seçerek yola çıkış ve varış noktalarınızı yazmanız yeterli.

 


 
Eğer görüntüyle oynayarak böyle bir efekt kullanmak isterseniz, bir tıkla ulaşabileceğiniz eski film, grenli film, alacakaranlık, rüya, bilim kurgu gibi birçok seçeneğiniz bulunuyor. bunları henüz teker teker kullanabiliyoruz, ancak birden fazlasını kullanabilmeyi de dört gözle bekliyoruz, örneğin siyah beyaz efektle parlamayı birlikte kullanarak eski polisiye hikayelere benzer kısa filmler çekmek çok eğlenceli olabilir.

iWeb
iLife ’09’un diğer yazılımları yanında biraz gölgede kalmış gibi duran iWeb, yine basit ve hızlı kullanımıyla, her seviyeden Mac kullanıcısının kendi sitesine sahip olabilmesini sağlıyor. Geçmişte sunduğu ulaşım imkanlarının sınırlı oluşuyla eleştirilen iWeb’in yeni versiyonundaki yeniliklere isterseniz birlikte bir göz atalım.

Widgets
iWeb ’08’de “web widgets” olarak karşılaştığımız widget’lar, 2009 versiyonunda yine karşımızda. Hazırladığınız sayfaya HTML ve hatta JavaScript widget’ları ekleyebilmenizi sağlayan yazılım, bunların yerleşimi konusunda da size büyük bir özgürlük sunuyor. Widget’ları taslak sayfanızda istediğiniz gibi hareket ettirebiliyorsunuz. Başlangıçtaki Google AdSense, Google Maps, MobileMe Gallery widget’larına youTube ve daha da önemlisi RSS Feed’in de eklendiğini görüyoruz. Widget’lar içinde en dikkat çekeni diyebileceğimiz bu widget sayesinde istediğiniz RSS feed’den başlıkları, fotoğrafları, görselleri ve içerik parçalarını sitenize eklemeniz mümkün oluyor. Bu parçaların uzunluğunu ya da görsel / metin seçimlerini ayarlayabiliyorsunuz. feed’lerin ne şekilde yer alacağı konusunda da taslak seçenekleri arasından istediğinizi seçmek elinizde. örneğin Flickr’a yüklediğiniz fotoğrafınızı yer ve çekim ayrıntılarıyla ekleyebileceğiniz gibi, son zamanların popüler trendlerinden, yüklediğiniz fotoğraflardan oluşan bir “quilt” de kullanabilirsiniz.

 
YouTube, widget’lar arasında yerini alırken, Countdown ve MobileMe Gallery’yi de görüyoruz. Yani eğer youTube’de video izlemeyi sevenlerdenseniz, seçtiğiniz videoları sitenizde paylaşmak için tek ihtiyacınız videonun URL dizgisi. Countdown ise haber verdiğiniz aktiviteler ya da sizin belirlediğiniz herhangi bir olay için geri saymak üzere sayfanızda yerini alabilir. Diğer widget’lar arasında göze çarpanlardan iSight Photo ve iSight Movie’den de bahsetmeden geçilmemeli. Hazırladığınız sayfa taslağının sağ yanında gördüğünüz iSight Photo ya da iSight Movie ikonlarından birini, tıpkı diğer widget’larda olduğu gibi sürükleyerek sayfanıza bırakmanız yeterli. Kamera anında açılıyor ve fotoğrafınızı ya da videonuzu çekmeye hazır hale geliyor. 320 x 240 ya da 640 x 480 piksel çözünürlükte yapabileceğiniz çekimlere sayfanızda yer verebiliyorsunuz.

FTP yayınlama aracı
iWeb ’09, beklenen konuya da sonunda değiniyor ve FTP yayınlama aracını kullanıcılarına sunuyor. Artık birçok kriterde FTP ekleyebiliyor, spesifik bir yükleme dizini belirleyebiliyor ve SFTP ya da SSL kullanabiliyorsunuz. Ayrıca yeni versiyonda her sitenin kendi ayarları olabilmesi sayesinde, birden çok site yaratmanız da kolaylaşıyor. iWeb’in kenar çubuğunda site girişini tıkladığınızda yayın seçeneklerini görebiliyorsunuz, “publish” butonuna tıkladığınızdaysa site ya da en son yaptığınız değişiklikler yükleniyor. iWeb’in birbirinden değişik temaları arasından istediğinizi seçebilirsiniz, ancak bu alanda çok büyük sürprizler görmüyoruz.

Eleştirilere ya da gölgede kalmış olmasına karşın iWeb ’09, Widget ve FTP özellikleriyle bekleneni veriyor. Tabii uzman seviyesindekiler için yetersiz kalabileceği noktalar olabilir, ancak profesyonel olmayan kullanıcılar için etkin, hızlı ve kolay çözümler sunduğu açık. 

GarageBand
iLife’ın amatör müzisyenlere yönelik uygulaması, özellikle ünlülerin verdiği gitar ve piyano dersleriyle paketin en ilgi çeken yanı oldu. öyle ki, GarageBand ikonuna tıklarken bile heyecan duymanız mümkün. Yazılımın ara yüzü yine kullanıcılara maksimum kolaylık sunacak şekilde tasarlanmış. Yeni proje, dersler, Lesson Store, Magic GarageBand ve iPhone Ringtone ikonlarının altında en son yaptığınız projelere ulaşabilmeniz için de bir ikon bulunuyor. öncelikle şu ünlü derslere bir bakalım diyor ve “Learn to Play” bıtonuna tıklıyoruz. Piyano ve gitar derslerinin ilk bölümleri arasından piyanoyu seçiyor ve devam ediyoruz. Ders başladığında alttaki zaman çizelgesinden hangi konuların anlatılacağını takip edebiliyoruz ve göstergeyi hareket ettirerek, “piyano çalarken nasıl oturulmalı?” gibi, istediğimiz yeri atlayabiliyor ya da yeniden dinleyebiliyoruz. öğretmenimizin çaldığı kullandığı tuşları ekranın altındaki klavyeden takip edebiliyoruz. Dersin bu anlamda başlangıç seviyesine oldukça uygun olduğunu da belirtelim. Siyah-beyaz tuşlardan pedala kadar ayrıntılı bilgiye sahip olabiliyoruz. Sonraki dersleri Apple sitesinden indirerek devam etmek mümkün.

 

 
Menüde bundan sonraki adım, “Lesson Store”, burada ünlü sanatçılardan ders alabiliyoruz, tabii bunun için dersleri satın almamız gerekiyor. Derslerde yer alan sanatçılar Sting, Sarah McLahlan, Norah Jones, Sara Bareilles, Colbie Caillat; punk severler için Fall Out Boy, klasik rock’n roll ve blues için John Fogerty, alternatif rock’tan hoşlanıyorsanız OneRepublic ve 90’lar’ın popüler rock gruplarından Ben Folds Five’ın solisti Ben Folds.

En eğlenceli bölümlerden Magic GarageBand ise, sanal grubunuzla kendi sound’unuzu oluşturabilmenizi sağlıyor. öncelikle blues’dan latin’e müzik türleri arasından seçimizi yapıyor, enstrümanlarınızın türlerini seçiyor ve “play” tuşuna basıyorsunuz.

Ancak GarageBand’in sunduğu kendi müziğini yapma seçeneğinin yanında diğer özellikler aksesuar gibi kalıyor diyebiliriz. Bu versiyonda görselliğin arttığı ve grafiklerin çok daha başarılı biçimde sunulduğu göze çarpıyor. Bunun yanı sıra yeni özelliklerden özellikle sözlerle notaları birlikte kullanmanıza izin veren şarkı yazma (Songwriting) seçeneği çok keyifli zaman geçirmenizi sağlayabilir. Loops seçeneğinde de efektleri sürükleyerek çizelge üzerinde istediğiniz yere bırakabiliyorsunuz. Bunlar çizelge üzerinde farklı renklerde görüntüleniyorlar ve istediğiniz kombinasyonu kolayca yaratabiliyorsunuz. Ayrıca bilgisayara bağladığınız gitarınızı “Tuner” uygulamasıyla akort etmeniz de mümkün.

 
iLife ’09, ilgilendiğiniz konuda kendinizi geliştirmeniz için imkanlar sunan, kolay ve keyifli bir paket. Amatör kullanıcılara hitap ettiğini düşünürsek, başlangıç seviyesinden itibaren sunulan bilgiler gerçekten de ayrıntılı ve uygulamaya yönelik rehberler niteliğinde. öyle ki aklınızda hiç yokken piyano çalmaya heves edebilirsiniz. Ancak iLife ’09’un “öğretici” yönlerini bir kenara bıraksak bile, geriye şık, estetik ve pratik ara yüzlere sahip, keyifle kullanılan uygulamalar kalıyor. Yeni versiyona damgasını vuran “kolaylık” ve “kişisellik” temaları, neredeyse her uygulamaya damgasını vurmuş ve bu da bu kadar keyifli bir paket olmasının şüphesiz en önemli nedeni. iPhoto’yu bir kez inceledikten sonra fotoğraflarınızı başka bir şekilde düzenlemeyi istemeyebilirsiniz.

iMovie’yle çalıştıktan sonra daha da yaratıcı videolara yönelmek isteyebilirsiniz, iWeb de bir blog yazarından çok daha fazlası olmanıza neden olabilir. Ancak amacınız sadece eğlenmekse, yeni versiyonda bununla da karşılaşacağınız kesin.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here