Ana sayfa Donanım İkisi Bir Arada

İkisi Bir Arada

185
0

Universal Audio 710 Twin Finity yenilikçi özellikleriyle dikkat çekiyor.

Bill Putnam… Universal Audio, Studio Electronics, UREI markalarının kurucusu ve LA-2A, 1176 gibi efsanevi ekipmanların tasarımcısı olmanın yanı sıra, Frank Sinatra, Nat King Cole, Ray Charles, Duke Ellington, Ella Fritgerald gibi birçok ünlü sanatçıyla çalışmış önemli bir ses mühendisi… İşte bu önemli ismin oğullarının bir araya gelip tekrar hayata geçirdiği Universal Audio markası, hedeflerini klasik analog kayıt ekipmanlarını yeniden üretmek ve bunlardan esinlenerek yeni ürünler yaratmak olarak belirlemiş durumda. Bill Putnam”ın mirasını devam ettiren son ürünleri ise mono bir mikrofon preamplifikatörü olan Universal Audio 710 Twin Finity.
 
 
Kayıt sırasında doğru mikrofon ve preamplifikatör seçimi, kaydedilecek sinyalin kalitesi ve karakteri konusunda kritik öneme sahiptir. Aynı mikrofonlarda olduğu gibi, preamplifikatörler de kaydedilen sesin kalitesi üzerinde büyük rol oynarlar. Mikrofonlar akustik titreşimleri düşük seviyeli elektronik sinyallere dönüştürürken, preamplifikatörler de bir enerji dönüşümü sağlayarak mikrofon sinyalini kullanılabilecek seviyelere yükseltirler. Bu alanda daha eski bir tasarım olan tüplü preamplifikatörlerin uzun yıllardır tercih edilmelerinin başlıca sebebi, sinyale bir sıcaklık ve frekansal zenginlik katmalarıdır. öte yandan, genelde kulaklarımıza cazip gelse de, tüplü preamplifikatörlerin orijinal sinyali renklendirdiği de bir başka gerçek. Bazı durumlarda ise sinyali bu renklendirme olmadan, mümkün olan maksimum doğrulukta kaydetmek gerekir. Bu durumlarda ise 1960″larda transistör teknolojisinin gelişmesiyle ortaya çıkan transistörlü preamplifikatör tasarımı ön plana çıkar. İşte bu nedenle birçok büyük stüdyoda hem transistörlü, hem de tüplü preamplifikatörlerden bir seçki bulunur. Son yılarda giderek popülerleşen yeni bir akım ise, aynı ünite içerisinde hem tüplü, hem de transistörlü devreler barındıran preamplifikatör tasarımları. Bu aykı test konumuzun konusu olan Universal Audio 710 Twin Finity ise bu alandaki ilk ürün değil ancak bazı yenilikçi özellikleriyle dikkat çekiyor.
 

 

 

özellikleri…

Twin Finity”nin metalik renkteki gövdesi ilk bakışta Avalon firmasının mono preamplifikatörlerini andırıyor. Yarım rack genişliğinde ve 2U yüksekliğindeki kompakt ünitede, giriş olarak arka panelde mikrofon ve line, ön panelde ise bir JFET DI girişi bulunuyor. Twin Finity”nin ön panelindeki kontrol düğmeleri çok karışık değil. ön panelin iki yanında, tüm diğer Universal Audio ürünlerinde olduğu gibi çift aşamalı gain kontrolleri (Gain/Level) ve bunların ortasında ışıklandırılmış bir VU metre bulunuyor. ön panelde bunlar haricinde bir mikrofon preamplifikatörü için standart kabul edilebilecek +48 V Phantom Power, -15 dB mikrofon pad, mikrofon/line giriş seçeneği, 75 Hz Low Cut filtresi, faz dönüştürücü ve VU metre ayarları için şalterler bulunuyor. Her ne kadar preamplifikatörün üzerindeki tüm düğmeler gayet başarılı yerleştirilmiş olsa da, bu daha düşük bütçeli ürünün düğmelerinde, diğer Universal Audio ürünlerinden alıştığımız rahatlık ve sağlamlık tam olarak yok. ürünün kullanma kılavuzu ise orjinal Universal Audio ve UREI ürünlerininkine sadık kalınarak tasarlanmış ve içerik olarak da alışılagelmiş sıkıcı kullanma kılavuzlarından daha fazlasını sunuyor.

Tüplü mü Transistörlü mü?

Bazı vokalistlerin sesine yakışan mikrofonlar olduğu gibi, bazı preamplifikatörler de bazı seslere daha çok uyar. Bir  vokal kaydını tüplü preamplifikatör ile mi yoksa transistörlü preamplifikatör  ile mi kaydetmenin daha iyi olacağı kayıt aşamasında sık sık karşılaşılan bir sorudur. Universal Audio firması bu soruya pratik bir çözüm olarak tasarladığı Twin Finity”nin, transistörlü bir giriş amplifikatörü tarafından beslenen, birbirleriyle fazları dengelenmiş (Phase aligned) bir tüplü, bir de transistörlü iki gain aşaması var.  Bu her iki sinyal de daha sonra Blend düğmesi aracılığıyla istenilen oranda tekrar “karıştırılıyor”.
Tüplü preamplifikatör tasarımı fikir olarak bildiğimiz gitar amplifikatörlerini andırıyor. Gain düğmesinin hemen sonrasına yerleştirilmiş bir 12AX7 tüp, Blend düğmesi aracılığıyla sinyale karıştırıldıkça, hafif bir tüp sıcaklığından, kirli, harmonik distortion”a uğramış tonlara kadar birçok seçenek sunuyor. Blend düğmesini saat yönünde yavaşça çevirdikçe tüplü devrenin ses üzerindeki artan etkisini kolayca duyabiliyorsunuz. Blend düğmesinin bu devamlılık özelliği 100% tüplü ve 100% transistörlü seçeneklerin haricinde, bunların arasında birçok farklı ara değer de sunuyor.
 

Sıkı bir Drive…
Twin Finity”nin bir diğer özelliği ise çift aşamalı gain kontrolleri sayesinde preamplifikatörün iyice “drive” edilerek sinyale üst harmonik sesler eklenebilmesi ve bir nevi kompresyon uygulaması. ön panelde bulunan VU metre çıkış sinyal seviyesini (Output) göstermenin yanı sıra, gain ve level düğmelerinin dengesi sonucu oluşan Drive değerini de gösterebiliyor. ürünün kitapçığına göre gösterge Drive modunda 0 VU gösterirken, sinyalde gain ve preamplifikatör katları arasında ortalama 1.2% THD (Total Harmonic Distortion) oluşuyor.  Gain düğmesi açıldıkça bu oran da çoğalıyor. Drive özelliği tüp devredeyken kullanıldığında daha dolgun bas ve yumuşak tiz frekanslar, transistör devredeyken kullanıldığında ise biraz daha temiz bas ve daha sert tiz frekanslar üretiyor. Ancak gain düğmesi çok açıldığında ise sinyalin kontrolünü çok çabuk kaybetmek mümkün olabiliyor.
 
 
Stüdyo Deneyimleri
Universal Audio 710 Twin Finity ile ilk stüdyo denemelerimizi vokaller üzerinde yaptık. Blue Bluebird mikrofonla kaydettiğimiz vokallerde, Blend düğmesini transistörlü ayara getirdiğimizde, daha temiz ve vurgulu transient”lere sahip bir sinyal elde ettik. Tüplü ayarda daha yumuşak bir attack zamanı ama daha çok vurgulanmış bas frekanslar dikkatimizi çekti. Transistör ve tüpün eşit kullanıldığı saat 12 yönündeki ayarda ise her iki teknolojinin artı yönleri ön plana çıktı ve bas frekanslar ve vurgulu transient”lerin güzel bir dengesi oluştu. Bu da gösterdi ki, Twin Finity ile sert sesli bir vokalisti, tüp etkisi sayesinde biraz yumuşatabilir veya yumuşak sesli bir vokalisti preamplifikatörü 100% transistörlü şekilde kullanarak, mixin içinde daha belirgin hale getirebilirsiniz.
 
İkinci kayıt denememizi ise trompet ile yaptık. İlk denemelerimizde, enstrümanın yüksek ses basınç seviyesi (SPL) fazla geldiği ve Blue Bluebird mikrofonunda -10 pad olmadığı için Rode NT2 mikrofonu tercih ettik. Her ne kadar bu mikrofondan beklemediğimiz kadar başarılı sonuçlar elde ettiysek de, bunları hayal ettiğimiz kirli analog tona göre fazla “steril” bulduğumuz için, son denemelerimizi eski bir Sennheiser MD421 dinamik mikrofonla yaptık. Bu denemelerde Blend ayarını kabaca saat 9 yönünde, yani biraz daha az tüp katkısıyla, ama gain ve level düğmelerini daha da çok drive yapacak şekilde ayarlayarak kullandık. Bu aradığımız kirli ama sıcak, hafif bozulmuş ama kulağa hoş gelen tonu bulma konusunda oldukça yardımcı oldu. Bu kayıt sırasında mikrofonları değiştirirken fark ettik ki, Twin Finity”nin sunduğu tonal zenginlik, dinamik bir mikrofonla kaydedilen sinyallere bile bir zenginlik katıyor. örneğin dinamik bir mikrofonla kayıt yapıyorsanız, tüplü preamplifikatör sayesinde bir sıcaklık elde etmenize veya zaten tüp sıcaklığını kazandıran tüplü kondensatörlü bir mikrofonla kayıt yapıyorsanız, transistörlü preanplifikatörün berraklığını kullanmanıza imkan tanıyor.

Yarım rack büyüklüğündeki Universal Audio 710 Twin Finity, geniş yelpazeye yayılan bir ton skalası sunuyor. İster temiz ve duru, ister analog tadında, ister distortion’lı ya da bunların arasında zevkinize göre bir ton üretmenize yardımcı oluyor. En zevklisi ise sunduğu çeşitlilikle sürekli bir şeyler denemenize olanak vererek, sizin için en uygun tonu bulma sürecini daha yaratıcı hale getiriyor. Fiyat performans dengesi iyi, esnek özelliklere sahip bir preamplifikatör arayan herkese Universal Audio 710 Twin Finity”i denemelerini tavsiye ederiz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here