Ana sayfa Haber İçinden müzik geçen filmler

İçinden müzik geçen filmler

0

Bir farklılık yapıp başucu filmlerimden ama müzikli olanlarından bahsetmek istiyorum.
 

Beni bir filme bağlayan, beraberinde kullanılan müzikler oluyor. Kim bilir belki benim ilk beşimden bazılarını seversiniz. Ne zaman bir boşluk bulsam ya da kendi kendimi iyileştirmem gereken durumlar olsa, bu filmler yardımıma koşar. Belki günün birinde sizin de aradığınız şey bu filmlerinden birinde olabilir. Listeye başlayalım öyleyse…
 

 
Velvet Goldmine: Eğer içerisinde müzik olan bir filmden bahsedeceksem ilk sıra benim için her zaman “Velvet Goldmine”a aittir. Soundtrack”ini ayrı severim, filmi ayrı. Anlattığı dönemi, sinematografik açıdan doğru ve abartısını da tüm ihtişamıyla beyaz perdeye aktaran film, bir glam rock dokümanteri niteliği de taşıyor bir yandan. Placebo”nun esas adamı Brian Molko”nun da ara ara göz kırptığı filmin esas adamları Jonathan Rhys Meyers, Ewan McGregor ve Christian Bale ise filmi başından sonuna kadar izlettiren performansların sahipleri. Eğer müzik zevkimiz Brian Eno, Pulp, Lou Reed gibi isimlere kıyısından köşesinden bile değiyorsa “Velvet Goldmine” mutlaka izlemeniz gereken bir film.

 

Almost Famous: Söz konusu müzik ve sinemaysa “Almost Famous”ı bu listeye dahil etmemek olmaz, imkansız! Rolling Stone Dergisi”ne bir makale yazma işini üstlenen genç yazar adayının adını yeni yeni duyuran bir grubun peşine takılıp konser konser gezip izlenimlerini aktarması ve bir yandan da ismi giderek büyüyen bir grubun hangi süreçlerden geçtiğini, merak edilen kulis ve after party durumlarını artısıyla eksisiyle kısacası tam olduğu gibi aktarıyor.
 

 
Groove: Gizli bir partiye davet etsem sizi? San Francisco underground rave sahnesi “Groove” ile evinize geliyor. Birbiri ardına setin başına geçen DJ”lerle bitmek bilmeyen büyük bir parti sizi bekliyor. Daha önce de söylemiştim, elektronik müzikle aram geçmişte pek de iyi değildi; ama tam da o döneme denk gelen bir sırada “Groove”u izleyip çok sevmiştim. Filmi izledikten sonra performans sergileyen DJ”leri de takibe almıştım ki hala ara ara dönüp “Groove”u bazen sadece dinleme amaçlı bile açtığım oluyor. John Digweed”in set”ine ayrı dikkat!

 

Sound of Noise: Bu film sesi anlatıyor. Hayatımızın her anında duyduğumuz, duyuyor olduğumuz sesi… Müzikle arası hiç iyi olmayan bir polis memurunun, bir grup perküsyonistin peşine düşmesini konu alan ve yer yer inanılmaz komedilerin yaşandığı ve sonuna kadar duyduğunuzun sesin önemini yansıtan, izlemesi son derece keyifli, dinlemesi ayrı zevkli bir film “Sound of Noise”. Açıkçası o polis memurunun yerinde olmak istemezdim.
 

 
The Boat That Rocked: 1960″larda yayın yapabilmek için denize açılan korsan radyo istasyonunun ve DJ”lerin trajikomik hikayesi. İzlerken bir yandan gülüp bir yandan gözümde yaşların birikmesine neden olan, çalınan müziklerle insanı sürükleyen “The Boat That Rocked”, arşivinizde mutlaka olsun dediğim filmlerden biri. Hikayesi bir yana pop”tan rock”a 60″ların müziğini de yeniden keşfetmenizi sağlıyor. “Genç kızlar ve genç erkekler her zaman hayal kuracak ve bu hayallerini şarkılara yerleştirecekler. Bu gece köhne bir gemide ölen birkaç çirkin adamdan başka bir şey yok. Bu gece üzücü olan tek şey, ileride yazılacak olan bir sürü harika şarkıyı çalmak şerefine ulaşamayacağız. Ama inanın, şarkılar hep yazılacak, söylenecek ve dünyanın mucizesi olacaklar.” repliği ile noktayı koyalım.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here