Ana sayfa Makale İç mekan flaş kullanımı

İç mekan flaş kullanımı

0
  çantamızda taşıyabileceğimiz iki harici flaşı dış mekanda yaptığımız çekimlerde en azından kadrajımızın ön kısmında kullandığımız hacim olarak daha küçük lekelerin aydınlatılmasında kullanabileceğimizden ve bunun yapılması için ne tür basit tekniklerden yararlanabileceğimizden bahsetmiştik. Amatör fotoğraf severler olarak, yanımızda büyük paraflaş setleri taşıyabilmemiz, profesyonel fotoğrafçıların yararlandıkları pahalı, kullanımı tecrübe gerektiren, çok yer kaplayan ve ağır olan bu ışık sistemlerinden yararlanmamız pek olası gözükmüyor. Elbette fotoğrafı bu tür bir disiplinde çekebilmek tüm amatör fotoğrafçıların hayalidir. Ancak bunu gerçekleştiremediğimizde elimizde hangi seçenekler var? Gelin, beraberce bu konu hakkında sesli düşünelim:
örnek olarak bir arkadaşınızın otelinde kalıyorsunuz. Sizden oteli ile ilgili web sitesinde kullanmak için fotoğraflar çekmenizi istedi. Amacınız tatilinizi geçirirken bir yandan da fotoğraf makinenizle arkadaşınıza web sitesinde kullanabileceği fotoğraflar üretmek. Ancak yanınızda paraflaşlar ve gelişmiş ışık sistemleri yok. çantanızda sadece iki adet harici flaş var. Ne yaparsınız?

örneğin burada olduğu gibi bir iç mekandasınız, pencerelerden kuvvetli bir gün ışığı geliyor. Ancak odanın içi bu gün ışığını dengeleyecek ölçüde aydınlık değil. Amacınız hem pencereleri doğru pozlanmasını sağlayarak odanın dış dünyaya olan bağlantısını kopartmamak, hem de odanın içinin doğru pozlanmasını sağlayarak esas anlatmak istediğiniz mekanı doğru aktarabilmek. Birbirinden şiddet olarak çok farklı olan iki ayrı ışık bölgesinin bulunduğu bir mekanda bir fotoğraf sever olarak nasıl bir çözüm bulabiliriz?

 

 

 

 

1) Makinenizi tripod üzerine koydunuz. Geniş açı bir objektif ile odanın mümkün olduğunca fazla bölümünü anlatmaya çalışacaksınız (Böylece odanın içi daha da geniş algılanacak). Makinenizin ışıkölçerinin verdiği değerlere göre pozlandırmanızı yaptınız. Ancak LCD ekranda baktığınızda fotoğrafın biraz karanlık olduğunu gördünüz. Bunun üzerine +1 stop fazla pozlandırdınız.

Sonuç, fotoğraf 1″deki gibi oldu. Ancak LCD”deki Histogram”a baktınız ve doku kaybı olduğunu anladınız. Tamam, odanın içi daha iyi pozlandı, ancak bu sefer özellikle balkon kapısından görünen dış görüntü bembeyaz oldu; yani dış mekan patladı.

2) Bu hatanızı düzeltmek için bu kez -1 ile müdahale ettiniz; böylece  hem pencerenin hem de balkon kapısının dışındaki gökyüzünü doğru pozlandırmış oldunuz. Histogramınıza baktığınızda herhangi bir problem gözükmüyor. Ancak bu kez de iç mekan çok karanlık oldu, değil mi?(Fotoğraf 2)

çünkü gün ışığı ile aydınlanmış dış mekan ile gölgede olan iç mekan arasında çok ciddi bir ışık farkı var. özetle, dışarısı aydınlık, içerisi karanlık. Fotoğraf makinesi bu iki ışık yoğunluğunu maalesef dengeleyemiyor. Ya aydınlık alanı doğru pozlandırmak adına gölge alanın kararmasına izin vermeliyiz, ya da gölge alanın daha iyi anlatılması adına aydınlık alanın patlamasına ses çıkartmamalıyız. Bu fotoğrafta ilk seçeneği tercih ettik.
 


 

 

3) Madem dijital fotoğraf çekiyoruz, buna yazılım yoluyla sayısal bir çözüm bulamaz mıyız? Eğer sadece çok belirli bir şekil olan bir kaç pencereden bahsediyorsak, belki sayısal fotoğraf işleme programında sahip olduğumuz el becerisiyle, farklı pozlamalardan elde edeceğimiz fotoğraflarda doğru alanları seçerek bölgesel müdahale yöntemiyle çalışabiliriz. Bu odada pencere sorun yaratmaz, seçmek ve işlemek kolay olur, ancak balkon kapısı, tül perde ve diğer girinti çıkıntılar bizi zorlayabilir. O anda aklımıza “neden HDR tekniğinden yararlanmıyoruz?” sorusu takılabilir. öyle ya, önce bir kare makinenin verdiği değerlere göre pozlarım, daha sonra kadrajı hiç değiştirmeden bir  -1 stop müdahale ile pozlarım, sonra -2 stop müdahale ile pozlarım. Ardından bir +1 stop müdahale ile ve bir +2 stop müdahale ile pozlarım. Böylece toplamda 5 farklı pozlandırma değeriyle aynı kareyi çekmiş olurum. Ardından herkesin bildiği gibi HDR tekniğini uygulayabilecek bir yazılım kullanarak 5 fotoğrafı bilgisayar ortamında tek bir “doğru pozlanmış” fotoğrafa indirgerim.

HDR tekniği ile -2,-1,0 ( normal pozlanmış ) , +1 ve +2 olmak üzere aynı karenin 5 farklı pozlanmış hali birleştirildiğinde, dışarısının doğru pozlandığı, içerideki gölge bölgelerin de daha iyi anlatıldığı bir fotoğraf elde ettik. Ancak hala odanın içini tam olarak yansıtabildiğimiz söylenemez. (Fotoğraf 3)
 

4) Sıra geldi fotoğraf çantamızda taşıdığımız bir ya da iki harici flaşı kullanmaya. Tabi, bu kareyi oluşturabilmek için dışarıdaki ışığa göre pozlandırma yapacağız. Ancak biz dışarıya göre ayar yaptığımız için içerisi gölge kalacak (Fotoğraf 1″deki gibi). İşte bu sorunu, harici flaşlarımızı dolgu flaşı olarak kullanma yoluyla çözeceğiz:

Bu kez odanın içine patlattığımız iki adet harici flaş her iki tarafı da aydınlattı. Pozlandırmayı dışarıdaki güçlü gün ışığına göre yaptığımız için orada da doku kaybetmedik. Böylece iki basit harici flaşı kullanarak daha doğru pozlanmış bir fotoğraf elde ettik. (Fotoğraf 4)

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz; çekeceğimiz fotoğrafta farklı yoğunluktaki ışık alanları mevcutsa, iyi bir fotoğraf yaratabilmek için bu uç değerleri birbirine yaklaştırmalıyız. Eğer çantamızda bulunan harici flaşlar bu konuda bize yardımcı olabilecekse, bu seçeneği mutlaka denemeliyiz.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here