Ana sayfa Sektörden Herkes hala burada!

Herkes hala burada!

0

Fox International Channels Türkiye Dijital Medya Direktörü Kaan Volkan, MySpace ile ilgili detayları, müzik sektöründeki dönüşümü ve dijital medya alanındaki gelişmeleri, Technotoday’e anlattı.


Sound: MySpace, global anlamda nerede duruyor?

Kaan Volkan: MySpace, şu anda dünyadaki en önemli sosyal ağlardan biri. Global olarak MySpace’de 12 ile 14 milyon arası müzisyen, profil sahibi: buna 70 bin Türk dahil. Türler üstü bir anlayışımız var ve lokal dillerde yirmiye yakın ülkede varız. 235 milyon civarında aylık tekil kullanımımız var.

S: MySpace Türkiye olarak bakış açınızdan bahsedebilir miyiz?  Sizinle beraber neler değişti?

K.V.: MySpace Türkiye olarak operasyona başladığımızda 500 Bin civarında kayıtlı üyemiz, aylık bazda 1.3 milyon tekil ziyaretçimiz vardı. ?imdi ise 1.5 milyonun üzerinde kayıtlı üyemiz ve aylık 4.6 milyon tekil ziyaretçimiz var. Yani  birçok gazeteden daha büyüğüz aslında  çünkü günlük 120 bin tirajlı pek çok gazete var. MySpace Türkiye olarak, operasyona başladığımızdan beri değişik aktiviteler de yaptık. Mesela Hayko ve Mor ve ötesi’nin sahne aldığı secret show”lar düzenledik. Bir festivalin içerisine secret şov koyma konseptini tüm dünyada ilk biz uyguladık. İzleyiciler, gerçekten kimin çıkacağını bilmiyorlardı ve Hayko’yu görünce çok etkilendiler.Bu arada, en büyük hayalimiz, Türkiye”den bir grubu, MySpace olarak yurt dışına göndermek.  Katy Perry, Arctic Monkeys gibi isimlerin MySpace aracılığıyla yakaladığı başarıyı biliyorsunuz. İşte öyle bir başarıyı, bir Türk sanatçısı için yapabilmek, onu globale taşıyabilmek istiyoruz.

 

 

S: Müzik endüstrisinde büyük değişiklikler meydana geldiğini hepimiz biliyoruz.  Sektör öldü laflarına katılmıyorsunuz değil mi?

K.V.: Bence şekil değiştirdi demek daha doğru. Para kazanmanın yolu, hem  müzisyenler hem de diğer oyuncular için (plak şirketleri, editörler, yapımcılar gibi) değişmeye başladı. ‹lk başta mono diye tabir edilen, tek ses, tek nota olan cep telefonu melodileri vardı. Bunun bir adım ilerisi 35- 40 saniyelik, gerçek ses (real tone) oldu. ?imdi 3 G’nin de yaygınlaşmasıyla, parçaların tamamen indirilmesi ya da dinlenilmesi (stream edilmesi) olanaklı hale geldi. ‹ndirme (download) alanında bir yandan itunes başarıyla ilerliyor. Stream alanında ise MySpace başta olmak üzere, çeşitli portallar ilerliyor. Yani fiziksel satışların düşmesine rağmen, müziğin tüketim şekli internete kaydı ve para bir şekilde hala dönüyor.

S: Plak şirketleriyle bu dijital uyum nasıl bir sürece gebe?

K.V.: Bütün dönüşümlerde olduğu gibi, müzik endüstrisindeki dönüşümde de öncelikle bir tepki ve direnme dönemi yaşandı. Yani plak şirketleri öncelikle bu gelişmeleri tepkiyle karşıladılar. Fakat artık herkesin kabul ettiği üzere, internet müzik sektörü için vazgeçilmez bir mecra. Plak şirketleri oyunu yeni kurallarıyla iyi oynarlarsa ve bu yeni ortama uyum sağlarlarsa dezavantajlara rağmen kar edilebilirler. Plaklar nasıl ki koleksiyon nesnesi oldu, cd’ler de öyle olacak. İndirip hard diskte saklayıp, tam anlamıyla şarkılara sahip olmak mı, yoka dinlemek bağlamında şarkılara erişebilmek mi önem kazanacak sorusu ise muamma çünkü dediğim gibi hem indirme, hem de dinleme portalları başa baş gidiyor.

 

 

S: MySpace Türkiye, kısa bir süreliğine kapatılma problemi yaşadı. Bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyiz?
 
K.V.: Bu tamamen telifle ilgili bir problemdi. MySpace Türkiye olarak, aslında en başından beri MüYAP ve benzeri meslek birlikleriyle görüşüyorduk. Ticari şartlarda da hemen hemen mutabıktık. Ama MySpace gibi global şirketlerde öncelik sırası durumu yaşanıyor. MySpace’in 20’nin üstünde ülkede operasyonu var ve tek bir genel merkezden yönetiliyoruz, dolayısıyla telifle ilgili konuların hallolması için her ülke sıraya giriyor. Yani aslında MySpace, meslek birlikleriyle beraber çalışmak isteyen, telif haklarına saygılı bir şirket. Sadece zamanlama açısından bir gecikme oldu. Ama şimdi meslek birlikleriyle beraber çok yapıcı bir şekilde ilerliyoruz. Mutlu sona çok az kaldı. Resmi anlaşmalar imzalanıyor. Biz  Meslek birliklerinin de tavrından aslında memnun kaldık. Yani genel zihniyetin kapatmaya yönelik olmadığını gördük. Yasağın 11 gün gibi kısa bir sürede kalkması da bunun bir göstergesiydi. Yani resmi anlaşma öncesi bizim açılmamız hem onların iyi niyetinin göstergesi, hem de bizim gerekli güveni verdiğimizin… Kurumlar arası yanlış anlaşmalar oluyor, ajandalar tutmayabiliyor. Ama telif hakları kanunu bu ülkede var ve uyulması gerekiyor.

Sanatçı, grup ve kullanıcılardan proje üretmelerini ve bize duyurmalarını istiyoruz çünkü biz bunları duyurmak için gerçekten istekliyiz. çeşitli enstrümanlarla, mesela bir rock grubunun sazla , ya da rap grubunun udla, kanunla çalışmalar yapması, enteresan projelerle bize gelmesine çok sıcak bakıyoruz.

S:Kullanıcılar şunu merak ediyor: MySpace”in kendi içinde bir kompresyon uygulaması var mı? Yani mesela 320 kb/s’lik bir mp3 ve 96 kb/s’lik bir mp3 arasındaki kalite farkı MySpace’de anlaşılabiliyor mu?

K.V.:
MySpace”in kendi içinde yok. Ama internet servis sağlayıcılarının kendi içindeki optimizasyonu sonucu bu tarz tıraşlamalar meydana gelebiliyor. Mesela ben kendi evimde de çok yüksek bir bandwith kullanıyorum ve orada ses kaliteleri arasındaki farkı çok net ayırt ediyorum. Ama mesela Amerika’da bile kimi noktalarda kablosuz bağlanıyorsanız, kabloya nazaran optimizasyon artıyor ve detaylar kayboluyor. Yoksa biz tabii ki yüksek kalite mp3″ü teşvik ediyoruz.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here