Ana sayfa Donanım Her stüdyoya preamp koleksiyonu

Her stüdyoya preamp koleksiyonu

75
0

Bir çok farklı tarzda preamp’e sahip olmanın değişik karakterli sound’lara sahip olmak anlamına geldiğini biliyoruz. Peki bu seçenekleri bir rack üzerinde kullanmak mümkün mü? 500 Serisi preamp’ler ile bu sorunun cevabı evet!
 

korhan koray

Geçen  sayılarımızda  bahsettiğimiz üzere mic preampları oldukça farklı türlerde ve çeşitlerde karsımıza çıkabiliyorlar. önemli olan, yapacağımız kayıtta  enstrümana ve ihtiyaçlarımız doğrultusunda nasıl bir sound elde etmek istediğimize karar verdikten sonra preamp’imizi seçip kayda girmemiz. Bu noktada önemli olan, kaydı yapan teknisyenin bazı çok önemli temel kurallar dışında kullandığı preamp ve mikrofonu tamamen keyfi olarak da seçebilmesidir. Tabi bunun  için çeşitliliğe ihtiyacımız var. öncelikli olarak çeşitlilik niye önemli isterseniz o konuya bir açıklık getirelim.

örneğin gitar kayıtlarındayız ve elimizde ekipman olarak bir adet lambalı Marshall amplifikatörümüz  var. Bu cihazdan Mesa Boogie’nin sahip olduğu güçlü karanlık ve sert tonları beklemek bu ampliye haksızlık olur. Ama İngiliz karakterli parlak crunch tonlarını da bir Mesa’dan beklemek de aynı şekilde abes olacaktır. Dolayısıyla yaptığımız müziğe göre, sevdiğimiz tonlara göre kullanmak istediğimiz amplifikatörü belirlemeliyiz.  Tabi ki bunun için kurallar kitabı yok. Ama belli müzikler için farklı tonlar olması ve bunları zevkimize göre (bir de bütçemize göre maalesef) seçme sansımızın olması son derece güzel. Aynı mantıktan yola çıkacak olursak  mic preamp”leri konusunda da bu çeşitliliği  görmekte olduğumuzu söylemeliyim. Kullandığımız aynı mikrofondan farklı mic preamplarını kullanarak farklı tonlar alırız. İşte bu noktada işin içine zevkler, ekonomik durum  ve biraz da müzikal farklar girer. Mesela bir akustik gitar kaydında renkli karakteri olan veya tamamen transparan tertemiz iki mic preamp’ini kullanabiliriz. Burada hangisini kullanacağımıza dair karar ideal ortamda, müzik tarzıyla ve bizim zevkimizle doğru orantılıdır. Dolayısıyla imkanlarımız doğrultusunda elimizde ne kadar çok farklı preamp’imiz olursa tonal olarak da o kadar çok çeşitliliğe sahip oluruz. Davul kayıtlarında bile overhead’ler dışında davulun her bir parçasında kullanacağımız preamp’lerı yine  zevkimize, biraz müzikal tarza ve yaratmak istediğimiz etkiye göre seçebiliriz. Bu durum özellikle ekonomik olarak dünyanın durumu göz önünde bulundurulduğunda lüks gibi görunse de bence aslında kaliteli bir kayıtta, geçen sayılarımızda belirttiğimiz üzere zincirin en önemli halkalarından birisidir preamp’ler. üst seviye preamp modellerinin çok pahalı ürünler olduğunu hemen hatırlatalım. Normal şartlarda böyle bir çeşitliliğe sahip olmak bize oldukça pahalıya patlayabilir. özellikle bu preamp’lerin çoğunun tek kanal olmadığını düşünürsek, çeşitliliğe ulaşmak adına bir anda fazlasıyla bel büken bir bütçe ile karşılaşabiliriz. Yoksa durum hiç de sandığımız gibi değil mi? Karşınızda fiyat / performans olarak muhteşem bir oran yakalayan 500 Serisi preamp’ler.

   

500’ün Sihri
Bu noktada devreye temellerini API firmasının attığı 500 serisi preamp”ler giriyor. Peki nedir bu 500 serisi ve ülkemizde çok bilinmese de dünyada bu kadar popüler olmasının sebepleri nedir? En temel özelliklerinden başlayacak olursak, 500 Serisi modeller, rack içine yerleştirilen modüllerdir.  Dünyaca ünlü bir çok preamp üreticisinin ortak bir platformda anlaşıp (500 serisi) ürünlerini tek kanal olarak hiç bir özelliğini değiştirmeden bu form için üretmeleridir.  Yine API firmasıyla temelleri atılan ve bugün 500 serisi preamp üreten birçok firmada olduğu gibi, 500 serisi preamp”ler için özel olarak tasarlanmış rack sistemleri üretilir. Bu rack sistemleri 10’lu, 6’lı, 4’lü ve hatta 2’li olarak tasarlanmıştır. Rack’lar, içine takılacak olan preamp modülünün phantom power da dahil olmak üzere bütün elektriksel işlevlerini yerine getirir. Bu noktada 500 serisinin en büyük avantajı da ortaya çıkıyor: Tek kanallı bu preamp’lerden zevkimize göre seçimler yapabilmemiz, sistemin fiyat olarak normal rack sistemlerden ucuza gelmesi ve en önemlisi de ihtiyaç duyulan çeşitliliğe ve tonal zenginliğe sahip olabilmemiz. 500 serisi preamp’ler tarafında tabi ki her şey günlük gülistanlık değil. Geçtiğimiz yıllarda SSL ve Tube Tech gibi sektörün öncü kabul edilen firmalarından bazıları 500 Serisi’ne uyumlu modül ve rack’ler üretmeyi kabul etmeyerek kendi rack modüllerini piyasaya sürdüler. Bu ürünler, 500 Serisi preamp’ler ile uyumsuz bir mimari yapıya ve tasarıma sahipler. Yani 500 Serisi bir preamp’inizi SSL veya Tube Tech’in üretmiş olduğu rack sisteme takmanız olası değil. Aynı şekilde kendi modüler preamp’leri de 500 Serisi’nin rack’lerine takılamıyor. Bu durum bana kalırsa çeşitliliğin biraz kaybolmasına neden olan bir durum. 500 Serisi’nin en büyük artılarından birisi yine API firmasının oluşturduğu VPR Alliance standardı. Bu standarda uyan bütün ürünleri, 500 serisi preamp olarak kullanabilmek mümkün. Bugun API,  Great River, A-Designs, Avedis Audio, Buzz Audio, John Hardy, LA Chapell, Brent Averill, Purple Audio, OSA, Shadow Hills, Eisen Audio ve Chandler gibi bir çok ünlü  butik preamp üreticisi bu formata uyan ürünler üretiyorlar. Bence  500 Serisi ev stüdyoları, proje stüdyoları ve hatta büyük çaplı stüdyolar için bile oldukça kullanışlı, ekonomik ve kolay bir biçimde, 100 bin dolarlar ödemeden kaliteye ile çeşitliğe ulaşabileceğimiz bir yöntem.

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here