Ana sayfa İnternet Hepsi bir arada: Pentax K7

Hepsi bir arada: Pentax K7

0
Pentax, fotoğraf dünyamızın önemli üreticilerinden biri olmasına karşın son iki yıldır ülkemizde temsil edilmiyordu. Geçtiğimiz ay NAR Bilişim, Pentax”ın Türkiye temsilcisi olarak faaliyet göstermeye başladı ve önemli bir boşluk böylece dolmuş oldu. NAR Bilişim”e başarılar diliyoruz. 1952 yılından beri ürettiği ürünlerde “ulaşılabilir fiyata maksimum kalite” sloganını sürekli uygulamayı başarmış olan Pentax”ın yarı profesyonel DSLR modeli K7 bu sayımızın konuğu. Daha önce K10D ve K20D ile gönülleri fethetmiş olan Pentax bakalım bu kez de turnayı gözünden vurmayı başarmış mı?

İlk bakışta…
Pentax K7, “ileri amatör” ya da “yarı profesyonel” diye tanımladığımız sektörde yer alıyor, dolayısıyla Nikon D300s ve Canon 7D gibi başarılı rakiplerle aynı kulvarda yarışıyor. öncülü olan K20D ile aynı 15 milyon piksellik (efektif olarak 14.6 milyon piksel) CMOS algılayıcıyı kullanıyor, ama tamamen yeni bir dış tasarıma sahip. Malzeme kalitesi olarak “şimdiye dek üretilmiş en iyi Pentax” tanımlaması rahatlıkla yapılabilir, çünkü gövde magnezyum alaşımdan yapılmış ve çelik bir alt yapıya bağlı. Bu sınıftaki rakiplerine göre daha küçük ve hafif olması taşınabilirlik adına olumlu bir özellik olsa da, “ele iyi oturma” anlamında biraz daha büyük bir gövdeyi tercih ederim. öte yandan, gövde yalnızca sağlam değil, aynı zamanda şu ana kadar üretilen “su ve toza karşı en iyi yalıtılmış DSLR” modeli olarak da dikkat çekiyor. K7″yi yeşil şeritli (yani yalıtımlı) Pentax objektifleriyle birlikte kullanırsanız, yoğun bir yağmur altında ya da güçlü bir kum fırtınası sırasında bile güvenle çekim yapabilirsiniz.

Odak çarpanı 1.5 olan 15.07 milyon piksellik algılayıcının oluşturduğu görüntüler 14.6 milyon piksel büyüklüğünde (4688×3120 piksel). Bu kadar çok piksel 300 ppi çözünürlükte 40×26,5 cm”lik baskılar anlamına geliyor. Bellekte “en yüksek kalitede JPEG” formatında 10MB civarında yer tutan dosyalar, RAW formatında 13MB”lık yer kaplıyorlar. Dosyalar açıldığında, ya da 8 bitlik TIFF olarak kaydedildiğinde ise 41,5MB büyüklüğe ulaşıyor. Bu boyutta dosyaların kaydedilmesinde hızlı bir bellek kartı kullanılırsa saniyede 5.2 karelik bir performans elde edilebiliyor ve en iyi JPEG formatında 40, RAW formatındaysa 15 kare boyunca bu değer korunabiliyor. Yani, bir gazeteci bile olsanız, bu değer kesinlikle hızlı.

 

 

Menü ve ekran
K7, aralarında Türkçe”nin de bulunduğu 19 farklı dil seçeneğine sahip. Menüde JPEG formatında 4 farklı sıkıştırma seçeneği bulunuyor. Good (iyi), Better (daha iyi) ve Best (en iyi) seçeneklerine ek olarak “minimum sıkıştırma, maksimum kalite” anlamına gelen Premium seçeneği de bulunuyor. Bu seçenekte JPEG formatından beklenebilecek en iyi sonuçlar elde ediliyor. Ama, elbette RAW (PEF) formatındaki sonuçları daha da iyi.
 
K7″nin 3 inçlik mükemmel bir ekranı var. Hem menüyü izlemek hem canlı izleme yapabilmek hem de çekilen görüntüleri izlemek için bu güzel ekran kullanılıyor. Yüksek çözünürlüklü ekran yalnızca farklı açılardan bakıldığında bile görüntüyü kayıpsız izletmekle kalmıyor, sahip olduğu ayar seçenekleriyle parlaklığa ek olarak renk kontrolü yapmanızı da sağlıyor. Böylece, çektiğiniz fotoğrafı gerçeğe en yakın şekliyle izleme şansını buluyorsunuz.

Makinenin çok sayıda fonksiyonu var ve bunlara kısa yoldan ulaşabilmek için pek çok düğme de bulunuyor. Ama bazı sık kullanılan fonksiyonlar için sürekli menüye girmeniz gerekiyor ve her seferinde menünün ilk sayfasına dönüyor olmanız hızınızı kesiyor. Ayrıca menülerin sayfaları arasında da kopukluk var; her seferinde sayfa numarasına tıklamanız ve sağa sola doğru gitmeniz gerekiyor. Açıkçası, menü sisteminin yavaş ve rakiplerine göre daha zor anlaşılır olduğunu düşünüyorum.

 

 

Canlı izleme ve video
DSLR modellerde son dönemin moda yaklaşımı olan “canlı izleme” özelliği, tüm yeni modellerde olduğu gibi K7″de de yer alıyor. çok farklı açılardan çekim yapabilme olanağı veren bu yararlı özellik, otomatik netlemenin yavaşlaması nedeniyle sınırlı bir kullanışlılığa sahip. Yine de hareketsiz konular için rahatlıkla kullanılabilir. 11 noktalı otomatik netleme sistemi son derece hızlı ve kararlı bir şekilde netlik yapabiliyor. özellikle SDM özelliğine sahip objektiflerde hızlı ve sessiz netlemenin zevkini yaşıyabiliyorsunuz. Makineyle birlikte gelen kit objektif bu özelliğe sahip olmadığı için netleme sırasında çıkan seslere alışmanız gerekiyor. öte yandan, görüntünün %100″ünü izleme şansı veren berrak pantaprizma vizörün çok başarılı olduğunu da belirtmeliyim.

Yine moda olduğu üzere video kaydı da yapılabiliyor bu DSLR ile. HD formatında (kısa kenarı 720 piksel olan) çıtır çıtır videolar çekilebiliyor. Ama çekime başlamadan önce video ayarlarını çok yüksek ISO değerlerine çıkmaması için sınırlandırmalısınız, çünkü 1600 ISO ve daha üstünde aşırı kirli görüntülerle karşılaşıyorsunuz. Video fonksiyonun kullanımı kolay ve anlaşılır. K7″nin en güzel özelliklerinden biri olan “gövdede sarsıntı azaltma” özelliği sayesinde elde tutarak yapılan çekimlerde görüntünün titremesi bir parça da olsa azaltılabiliyor.

Sıradışı özellikler
Gövdede “sarsıntı azaltma” (Shake Reduction) sistemi, K7″de duyarlılığı arttırılmış olarak karşımıza çıkıyor. Bu son derece yararlı özellik, düşük ışık koşullarında elde tutarak çekim yaparken kullanılması gereken en düşük enstantane değerinden yaklaşık 4 stop daha düşük değerde bile güvenli çekim şansı veriyor. Hem de hangi objektifi kullanırsanız kullanın! K7″nin bir başka güzel özelliği de objektiften kaynaklanan distorsiyon ve renkseme gibi kusurları giderebiliyor oluşu. Yalnızca JPEG formatı için geçerli olan bu özellik aktifleştirildiğinde, çektiğiniz fotoğrafın ekrana yansıması birkaç saniye gecikiyor. Eğer bu gecikme canınızı sıkıyorsa, bu düzeltme fonksiyonundan vazgeçmeniz gerekiyor.

Bir diğer güzel özellik ise, geniş bir dinamik aralık elde ederek daha fazla gölge detayı elde etmeye yarayan seçenek. Bu seçenek aktifleştirildiğinde kirlilik seviyesi biraz yükselse de, gölgede kalan pek çok şeyin görülebildiği etkileyici sonuçlar elde ediyorsunuz. Bu seçenek devredeyken K7″nin peşpeşe çekim hızı önemli ölçüde azalıyor ve minimum ISO değeri olan 100″ü seçemiyorsunuz. Bu  özelliğe sahip olan bir fotoğraf makinesi HDR de yapmaz mı? Evet, yapıyor. HDR seçeneğini aktifleştirdiğinizde, deklanşöre bir kez basarak üç farklı pozlandırma yapıyorsunuz ve birkaç saniye süren heyecanlı bir bekleyişin ardından nefis HDR sonuçlarına ulaşıyorsunuz. Tabii konuyu doğru seçmişseniz! Ayrıca 7 farklı filtre seçeneği ile fotoğraflarınıza birbirinden farklı etkiler kazandırabilirsiniz.

 

 

Görüntü kalitesi
100-6400 ISO değerleri arasındaki duyarlılık seviyeleri sayesinde farklı ışık koşullarında çekim yapabiliyorsunuz. Düşük ISO değerlerindeki görüntü kalitesi çok iyi. Keskinlik, renkler, ton dengesi; her şey çok iyi. Ama ISO değerini yükselttikçe kirlilik (noise) de peşinizi bırakmıyor. 800 ISO”da bile oldukça belirgin olan renk kirliliği 1600-6400 aralığını kullanışsız hale getiriyor.

Piyasadaki tüm diğer DSLR modellerinde olduğu gibi K7″nin otomatik beyaz dengesi ayarı da tungsten ışık kaynakları altında çok başarılı değil. Ama makinenin sahip olduğu “white balance bracketing” (beyaz dengesi taraması) özelliği sayesinde, peşpeşe yapacağınız çekimlerde, belirlediğiniz Kelvin değeri kadar sıcak ya da soğuk fotoğraflar elde edebiliyorsunuz. Yine JPEG kullanıcıları için düşünülmüş pratik bir çözüm! Diğer ışık kaynakları altındaysa hem otomatik, hem de belirlenmiş beyaz dengesi sonuçları gayet başarılı. Ayrıca, dilerseniz Kelvin ayarı da yapabiliyorsunuz.

 

 

Saymakla bitmeyen özellikler
SD ya da SDHC bellek kartı kullanan K7″nin bir başka güzel özelliği de, toz giderme konusunda gelişmiş sistemlere sahip olması. Toz uyarı sistemi, kullanıcıyı ikaz ederek yüksek frekanslı titreşim sisteminin çalıştırılmasını isteyebiliyor. Bu şekilde zemine düşürülen tozlar yapışkan şerit üzerinde sabitleniyorlar. Eğer siz de benim gibi bu sistemin yeterince işe yaramayacağını düşünenlerdenseniz, “Pixel Mapping” fonksiyonu tam size göre! Bu sistem sayesinde, algılayıcı yüzeyinde belirlenen tozların neden olduğu noktalara komşu piksellerden yama yapılıyor. Kulağa hoş geliyor, değil mi? Bu fonksiyonun ne kadar işe yaradığını bilmiyorum, çünkü tozlu bir ortamda hiç objektif değiştirmedim.

K7 yeni geliştirilen ve 1/8000 enstantaneye kadar çıkabilen bir perde kullanıyor. Son derece sakin ve sarsıntısız çalışan perdeyi çok sevdim. özellikle SDM özelliğine sahip bir objektifle birlikte kullanıldığında çok sessiz bir makine oluyor. Sırf bu özelliği bile sessiz çalışmak zorunda olan fotoğrafçıları cezbedecektir diye düşünüyorum. Yine bir yenilik olan 77 bölgeden ölçüm yapabilen ışık ölçüm sistemi başarıyla çalışıyor. çok bölgeli, merkez ağırlıklı ve noktasal ışık ölçüm modları bulunuyor. Auto, manuel, program, diyafram öncelikli ve enstantane öncelikli pozlandırma modlarına ek olarak ISO öncelikli (Sv), Enstantane ve diyaframı birlikte belirleyebildiğiniz (TAv), Bulb ve Flaş senkron (1/180 sn) modları bulunuyor. Diğer markalarda bulunmayan ISO öncelikli Sv modu ile hem diyaframı hem de enstantaneyi belirleyebildiğiniz TAv modunu çok yararlı buldum; kullanımları çok kolay ve bütün hakimiyet sizde.

7.2 Volt ve 1860 mAh”lik lityum-iyon pil sayesinde yaklaşık 1000 kare fotoğraf çekebiliyorsunuz. Bu gerçekten çok iyi bir değer.
 

 

Elbette canlı izleme ya da video çekimlerini uzun tutarsanız ve flaşa da çok yüklenirseniz bu değer düşecektir, ama benim gibi, ekranı kapalı tutmak gibi tutumlu davranışlar sergilerseniz, tek bir şarj ile 2000 kareye kadar ulaşabilirsiniz.

Pil ve bellek kartı dahil gövdenin ağırlığı 754 gr. Bu değer, ait olduğu sınıf için oldukça hafif. Makinenin boyutları 131 x 97 x 73 mm. Bu değerler de, yine rakiplerinden daha küçük olduğunu gösteriyor.
 

Sonuç
Günlük kullanım için ideal bir boyut, tasarım ve dayanıklığa sahip olan Pentax K7, özellikle düşük ISO değerlerinde çok nitelikli görüntüler üretiyor. özellikle gölge detayı konusunda çok başarılı olan K7, yüksek ISO değerlerinde ise rakiplerinin gerisinde kalıyor. Rakiplerinde bulunmayan sarsıntı azaltma fonksiyonu, ISO öncelikli pozlandırma modu, HDR özelliği gibi dikkat çekici özelliklerine ek olarak, piyasadaki en iyi “fiyat/kalite” orantısına sahip DSLR modeli olduğunun da altını çizmeliyim. Peşpeşe çekim hızı ve AF hızı gibi konularda rakiplerinin birazcık gerisinde gibi görünse de, K7 görüntü kalitesi, çözünürlüğü ve sahip olduğu zengin özellikleri bakımından rakipleri kadar iyi. üst düzey bir amatörseniz ya da uygun fiyatlı bir makine arayan profesyonellerdenseniz, Pentax K7″yi mutlaka deneyin; seveceksiniz.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here