Ana sayfa Makale Harley Davidson Tarihi

Harley Davidson Tarihi

Motosikletle özdeşleşmiş dev markanın 1900’lerin başına uzanan, inişlerle ve çıkışlarla dolu çarpıcı tarihi…

0
BERLIN, GERMANY - MAY 17, 2014: The emblem on the fuel tank of motorcycle Harley Davidson Softail. Toning. 27th Oldtimer Day Berlin - Brandenburg

Günümüzde motosiklette dev bir marka olan Harley Davidson motorlarının tarihçesi ve geçmişten günümüze kadar gelen süreçleri hakkında bilgi edinmek isteyenler hazır mısınız? Eğer siz de bir motosiklet tutkunuysanız ve Harley Davidson hayranıysanız mutlaka sürükleyici olan bu tarihçeyi okumalısınız. Elinize kahvenizi alın ve bu büyülü hikâyeye giriş yapın…

William S. Harley inanılmaz şekilde motosikletlere düşkündü ve hayatının her anında motorlarla ilgili hayaller kuruyordu. Wisconsin Üniversitesinde okuyan Harley, burada Mühendislik bölümünü tamamladı. Aynı zamanda bisiklet üretimi yapıyordu. Bisiklet üretirken elde ettiği deneyimler sonucunda bisiklete bir motor takmaya karar verdi. Böylece hayalindeki, tutkusundaki motosikleti üretti. Bu üretimden birkaç hafta sonrasında ise; hayalinin de ötesine geçen Harley, ilk Harley Davidson motorlarının satışını gerçekleştirmiş oldu.

Arthur Davidson’a baktığımız zaman o da aynı şekilde motorlarla ilgiliydi ve demiryolu atölyesinde çalışarak kalıpçılık mesleğini icra ediyordu. Çalıştığı atölyede bir de arkadaş edinmişti. Arthur’un yakın arkadaşı Ole Evinrude, Davidson’ın motorlarına yardım etmeye karar verdi; motorlardaki karbüratör ve yağlama noktalarında deneyimlerini paylaşarak başarı elde etmesinde büyük pay sahibi oldu.

Davidson motorları kendi evlerinin bodrumunda üretiliyordu. Ancak satışların artması yönünde yeni planlar yapılınca baba Davidson kolları sıvadı. Evlerinin arka bahçesine bir kulübe yaptıran baba Davidson burada motor üretimine devam etmeleri gerektiğini açıkladı. Arthur Davidson ve kardeşi Janet Davidson güçlerini birleştirmeye başladılar. Janet öncelikle babasının yaptığı kulübeye Harley-Davidson Motor Co. tabelasını astı. Ardından üretilen motorlardaki çizgileri birer birer kendi elleriyle boyadı. İşin sanatsal kısmı Janet Davidson’ın üzerindeydi.

İşi büyüten Arthur, diğer kardeşlerini de devreye sokmak istiyordu. Bu yüzden ilk olarak makinist olan kardeşi Walter’ı bu güzel giden işe aldı. Ardından da William’ı takvimler 1907 yılını gösterirken şirkete dahil etti. Harley Davidson motorları için çalışan sadece kardeşler ve baba değildi. Amcaları da büyük destek veriyordu. Amca James Macley 80 yaşına geldiğinde o zamana kadar elde ettiği tüm birikimini Davidson şirketine bağışlamayı tercih etti. Kardeşlerden Elizabeth’in bu açılan Davidson şirketinde muhasebecilik yaparak kazandığı paralarla üniversiteye gidebilme imkanı bulduğunu da söylememiz gerekiyor.

Willam ve Arthur kardeşler, motor üretimi esnasında her detayı düşünüyorlardı, otomobil almak için yeterli geliri bulunmayanlara özel tek silindirli motor üretimi yaparak 200 Dolar’a satmaya başladılar. 1904 yılında ise şirketin bayilerinden olan C.H Lang of Chicago’dan sevindirici haber geldi. Üretilen motorlar satılmaya başlamıştı, satılan ilk motora 1906 yılına gelindiğinde The Silent Grey Fellow adı verildi.

Davidson ailesi gelen satışların ardından artık sadece satış için motor üretmeye başladılar. En baştan beri yanlarında olan Ole Evinrude, onlara yeni satış motorunun yapımı konusunda fazlasıyla destek vermeye devam ediyordu. Daha güçlü bir motor üretmeyi başaran Davidson’lar; satış için ürettikleri bu ilk motora Serial Number 1 adını verdiler. Günümüzde bu motor hala sergilenmekte ve ziyarete açık.

1908 yılına gelindiğinde artık Davidson motorları gücünü kanıtlamaya başlamış. Bu gücü kanıtlamak için Walter Davidson gönüllü olur. Davidson motoruna binerek kendisine başlangıç noktası olarak Catskill Dağları’nı seçer. Bitiş noktası ise; Brooklyn’dir. Bu yarış tam iki gün devam etmiştir. 86 km’lik yolu 1 litre benzinle giden Walter Davidson, şampiyonluğu göğüslemiş ve Harley Davidson gücünü kanıtlamıştır.

1909 yılında Davidson’dan yeni bir özellik geldi ve 45 derecelik V-çift silindirli motor üretimi gerçekleştirildi. Sadece 5 yıl sonra Davidson şirketi yılda artık 1.600 motosiklet üretmeye başlamıştı. 1916’da Harley-Davidson’lar artık ordular tarafından sipariş edilmeye başlandı. Yapılan sipariş sonrasında orduya sepetinde tüfek bulunan motorlar üretilerek yollandı. 1917 yılında artık Amerika 1. Dünya Savaşı’ndaydı. Savaşırken de 20.000 adet Harley motorunu kullanmaya başlamışlardı. Böylece Harley Davidson motorları orduya tamamen giriş yapmıştı.

1910 yılına geldiğimizde ise artık Harley Davidson’ların bir simgesi olmalıydı. Bunun üzerinde uzun uzadıya düşünen Davidson ailesi kendilerine logo olarak Bar and Shield logosunu tercih ettiler. O günden beri Harley Davidson’ı Bar and Shield logosuyla görmekteyiz.

1918 ile 1920 yılları arasında Harley Davidson’ların yıllık üretimi 20.000’in de üzerine çıkmayı başarıyordu. 1921’den sonra bir düşüş yaşayan Davidson’lar 9.000 kayıpla 11.000’e kadar üretimlerini düşürmüşlerdi. 1929 yılında şirket yeniden yükselişe geçerek eski seviyesini de aşarak 24.000’lik yıllık motor üretimine kadar çıktı. Daha sonra Borsa krizi ve Büyük Buhran yaşandı. Bu olumsuz ekonomik şartlardan şirket de etkilendi ve 1933 yılında motor üretimini 3.600’e kadar düşürdü.

1936 yılında Davidson şirketi yeniden atağa geçti. Geçilen atak sonucunda ortaya 1000cc’lik EL modeli çıktı. Davidson’lar bu yeni modele HOG adını verdiler.

İkinci Dünya Savaşı ile beraber Davidson’lar yeniden üretimde yükselişe geçtiler. Takvimler 1943 yılına işaret ederken siparişleri 30.000 rakamını bile aşıyordu. Savaşın bitiminin ardından piyasaya yeni nesil Japon ve Avrupa markaları giriş yaptı. Ancak bu durumda bile Harley, Amerika’nın parlayan motosiklet üreticisi konumunda kalmayı başardı.

Harley Davidson motorları savaş zamanında büyük sıkıntılar yaşamaya başlamıştı. Almanya’da BMW’nin ve ardından da Jeep’in ortaya çıkması Davidson’ın işlerini karıştırdı. Öncelikle Amerikan ordusu zorlu arazi koşullarının üstesinden gelebilecek BMW motoruna benzer bir üretim beklemeye başladı. Davidson bu sorunlara XA modeliyle çözüm bulmuştu. Ancak Jeep hem bu engelleri aşıyor, hem de daha fazla kişi taşıyabiliyordu. Durum böyle olunca Davidson’ların XA’sı piyasadan çekildi.

Savaşının bitiminin ardından Harley Davidson’lara bir darbe daha vurdu. Bu darbe ise; Japonya’dan gelmişti. Japonya daha güçlü ve daha ucuz motorlar üretmeye başladı. Hollywood filmlerinde bile kullanılan Harley Davidson’ların itibar iyice zedelenmeye yüz tutmuştu.,

1965 yılına gelindiğinde firma AMF tarafından satın alındı. Her ne kadar mücadele etmeye çalışsa da Japonlar’a yenik düşen AMF şirketi 1981 yılına kadar idare edebildi. 1981 yılında ise; Davidson firması 80 Milyon Dolar’a satıldı. Firmayı satın alanlar ise; 13 birbirinden ayrı yatırımcıydı. Ancak satın alanların arasında Arthur Davidson’ın torunu da vardı. Başkan Ronald Reagan yeni satın alanlar tarafından da kurtulamayan Davidson şirketine destek verdi ve onları iflastan kurtararak gün yüzüne çıkardı.

1987 yılına gelindiğinde üretim miktarı 36.000 seviyesine çıkmıştı. 2007 yılında ise motosiklet üretimini katlayan Davidson, 330.619 üretim yaptı. 2008 yılında hafif bir düşüş yaşayarak 303.479 motor üretimine gerilese de bu düşüş pek sorun yaratmadı.

2001 yılında ise Porsche ile beraber çalışmaya karar verdi. Başarılı marka yakıt enjeksiyonlu 115 hp’lik V-Rod üretimi konusunda Harley Davidson’ın yanında yer aldı. Bu üretimin başarılı şekilde sonuçlanmasıyla beraber ilk su soğutmalı motoru da piyasaya sürülmüş oldu. Böylece Harley Davidson kendisini kanıtlamaya ve eski başarısına geri döndüğüne herkesi ispat etti.

Harley Davidson motorlarının geçmişten günümüze kadar gelen en büyük özelliği çalışırken çıkardığı seslerdi. Yeni teknolojilerle bu ses korunmaya çalışılmış ve firmanın geçmişine her zaman saygı duyularak o ses imza olarak kullanılmıştır.


 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here