Ana sayfa Donanım Hafif ve Güzel: Canon EOS 1000D

Hafif ve Güzel: Canon EOS 1000D

0

Canon EOS 1000D, sınıfının gereklerini başarıyla yerine getiriyor

Temmuz sayımızda tanıtmaya çalıştığım Canon EOS 450D”nin küçük kardeşi EOS 1000D, bu ayki test konuğumuz oldu. O zaman da belirttiğim gibi EOS 450D”nin sınıfını aşan özellikleri nedeniyle, hafifletilmiş bir versiyonunu giriş düzeyi modeli olarak piyasaya sürmek zorunlu hale gelmişti. EOS 1000D, hepimizin yakından tanıdığı bir önceki giriş düzeyi modeli olan EOS 400D”ye çok benzeyen, aşağı yukarı aynı büyüklükte ve aynı özelliklere sahip bir ürün. Ama ağabeyi 450D”de kullanılan “Live View” (canlı izleme) modunu da barındıran hafif ve becerikli bir kardeş.

Tasarım
Her ne kadar dünyanın en küçük DSLR modeli olmasa da, 1000D bir DSLR için oldukça küçük boyutlarda (126x98x62 mm) ve çok hafif (pilli 502 gr) bir ürün. Tasarım olarak oldukça şık olan 1000D, malzeme kalitesi olarak sınıfının ortalamalarını aşamıyor. Tamamen plastik olan gövde, hafiflik adına çok başarılı değerleri sağlasa da, kavrama duygusu ve sağlamlık hissi olarak pek de tatminkar değil. çok kolay kullanılan bir fotoğraf makinesi olarak tanımlayabileceğim makine, en kolay ulaşılabilen Canon ürünü olarak dikkat çekiyor. Son derece küçük gövde, ergonomik olarak bir takım sorunları da barındırıyor doğal olarak. Ele çok iyi oturmayan gövde, daha çok “küçük elli bayan fotoğrafçılar” için uygun görünüyor. Orta büyüklükteki ellere sahip olan erkekler gövdeyi kavramakta biraz güçlük çekiyorlar. Düğmelerin yerleri (üst bölümdeki ISO düğmesi dışında) son derece iyi yerleştirilmiş. Yalnızca oryantasyon (sol, sağ, yukarı, aşağı) düğmeleri gövdeyle aynı yükseklikte olduğu için basmak için biraz fazla kuvvet uygulamak gerekiyor.

Ekran ve bakaç
Makinenin arka bölümündeki 2,5 inçlik ekran hem ayarların hem de çekilen fotoğrafların izlenmesi için kullanılıyor. Ayrıca, “Live View” olarak adlandırılan ve günümüz DSLR makinelerinde giderek standart bir donanım haline gelen “canlı izleme” fonksiyonu da aynı ekrandan izlenebiliyor. Herhangi bir göz sensörü bulunmadığından, gözünüzü bakaca yaklaştırdığınızda ekran kendiliğinden kapanmıyor. Bu nedenle, sol elinizin baş parmağının sürekli olarak “Disp.” düğmesinin üstünde olması ve gözünüzü bakaca yaklaştırdığınızda bu düğmeye basarak kapatmanız gerekiyor. Tıpkı 450D”de olduğu gibi çok kolay kullanılan “canlı izleme” fonksiyonu, bu makinenin en keyifli özelliği. 2,5 inçlik ekran rahat izleniyor, ama önceki model 400D”den olduğu gibi alınmış gibi görünüyor; çözünürlüğü artmamış (230.000 nokta).

Benzer şekilde bakaç da, 400D”den aktarılmış gibi duruyor ve oldukça dar bir görüntü sunuyor. Otomatik netleme noktalarının 7″ye indirilmiş olması Canon adına bir gerileme olarak değerlendirilebilir, ama rakiplerin 3 ya da 5 AF noktası sunduğu bir sınıfta 7 noktalı sistemi bir nimet olarak görmek de mümkün. Bakaçta yer alan bilgi penceresinde ISO değerinin ve peşpeşe çekebileceğiniz kare sayısının yer alması da güzel bir özellik. üç adet ışık ölçüm modu bulunan makinede, şimdiye kadar Canon”un bu sınıftaki modellerinden esirgediği noktasal ölçüm modu hala yok. Bu durumu anlamak mümkün değil, çünkü şu anda üretimde olan DSLR”ler içinde noktasal ölçüm modu bulunmayan tek ürün EOS 1000D!
 

Görüntü kalitesi
APS boyutunda ve 1,6x odak çarpanına sahip olan algılayıcı, EOS 400D”de kullanılanla aynı: 10.1 milyon piksellik çözünürlüğe sahip. İşlemci olarak da yine DIGIC III görev yaptığından, görüntü kalitesinde önemli bir değişiklik yok. Yalnızca, “auto lighting optimizer” adlı fonksiyonun devreye sokulmasıyla, tanımlanabilen ton aralığı birazcık daha genişlemiş. Yani gölge detaylarında az da olsa iyileşme sağlanmış; küçük ama önemli bir gelişme. özellikle 100 ISO değerindeki görüntü kalitesi çok başarılı. 200 ve 400 değerleri de sorunsuz. 800 ISO”daki kirlilik (noise) düzeyi biraz yüksek olmakla birlikte “kullanılabilir” durumda. En yüksek değer olan 1600 ISO pek de iyi görünmemekle birlikte, bazı durumlarda hayat kurtarıcı olarak kullanılabilir. ‹ki yıl önce piyasaya çıkan 400D”nin görüntü kalitesinin, neredeyse aynen korunarak yeni bir model olarak piyasaya sürülmesi, Canon”un kendine ne kadar güvendiğinin bir göstergesi. Doğrudan bir kıyaslama yapmamış olmakla birlikte, diğer markaların giriş düzeyindeki ürünlerinin görüntü kalitelerinin 1000D”den daha iyi olduğunu düşünmüyorum. Sonuç olarak, hem çözünürlük olarak hem de canlı tonlar elde etmesi bakımından 1000D, giriş düzeyindeki DSLR”lerin en iyilerinden biri; belki de en iyisi.

öte yandan, elbette herşey toz pembe değil ve özellikle mor saçılma etkisi kendisini hissettiriyor. Makineyle birlikte gelen 18-55 mm”lik “kit lens” oldukça keskin olmasına karşın, özellikle geniş açı konumunda renk saçılmalarına yol açıyor.


Teknik özellikleri

• 10.1MP CMOS görüntü sensörü
• EOS Entegre Temizleme Sistemi
• DIGIC III görüntü i?lemci
• 7 noktaya AF otomatik netleme
• 2.5 inç (6.4 cm) büyüklüğünde  
   LCD ekran
• Saniyede 3 kare seri çekim hızı
• Live View canlı ön izlemeli çekim
• 450D benzeri fakat daha basit
   menü yapısı
• 540 gram civarında gövde ağırlığı
• SD ve SDHC bellek kartı desteği
• Kompakt ve hafif gövde yapısı
• Digital Photo Professional RAW
   görüntü i?leme yazılımı
• Tüm Canon EF ve EF-S
   objektiflerle uyum
• EX serisi tüm Speedlite fla? üniteleriyle uyum

Görüntü sabitleme özelliği (IS) de bulunan objektif, bir önceki modele göre oldukça iyileştirilmiş ve çok ucuz olan fiyatı düşünüldüğünde kesinlikle “olağanüstü” bir ürün. Ama yine de netleme sırasında çıkardığı tuhaf ses yüzünden pek çok kullanıcının bu objektifi bir an önce değiştirmek isteyeceğinden eminim (Bu paragrafı, EOS 450D için yazdığım yorumdan aynen aldım. Bu objektif konusundaki görüşlerim tamamen aynı). Otomatik beyaz dengesi fonksiyonu üzerinde de durmak istiyorum. Bu fonksiyonun mükemmel çalıştığı bir makine henüz üretilmedi, ama 1000D”nin özellikle tungsten ışık altındaki performansı zayıf. Tungsten ışık kaynakları altında tungsten ayarında bile renkler fazla sarı. Bu nedenle, renk düzeltmesini sağlıklı yapabilmek için RAW formatını kullanmanızı öneririm.

 
Diğer özellikler
7 noktadan netleme sistemi sorunsuz ve bu sınıftaki bir makine için yeterli hızda çalışıyor. Makinenin arka bölümündeki oryantasyon düğmelerinin ortasındaki SET düğmesine basılarak aktifleştirilen “canlı izleme” özelliği” ise başlı başına bir eğlence. Bu özellik sayesinde, tıpkı kompakt modellerde olduğu gibi çekim öncesinde konuyu ekrandan izleyebiliyorsunuz. Farklı yüksekliklerden fotoğraf çekmeye izin vermesi yüzünden bu fonksiyonu çok yararlı buluyorum. Elbette netleme hızının çok düşmesi ve deklanşör gecikme süresinin artması gibi yan etkiler söz konusu, ama bu durum piyasadaki diğer modeller için de geçerli.

Tüm DSLR modellerin ortak derdi olan toza karşı, 1000D”de titreşimle toz önleme sistemi bulunuyor. Ayrıca akıllı bir yazılım, tozların yerini belirleyerek, temizlenmesine katkı sağlıyor. Giriş düzeyindeki tüm modeller gibi 1000D de SD/SDHC bellek kartı kullanıyor. JPEG formatında saniyede 3 kare hızında çekim yapabilen makinenin hızı, RAW formatında saniyede 1,5 kare gibi bir değere düşüyor.

Hele RAW+JPEG formatını kullanıyorsanız, hız daha da düşüyor ve bu hızı ancak 4 kare için koruyabiliyor. Yani seri çekim yapmayı düşünüyorsanız, RAW ya da RAW+JPEG çekim modunu kullanmamanızı öneririm. JPEG formatında ise kart dolana kadar seri çekim yapabiliyorsunuz. P, Tv, Av, M modlarına ek olarak tam otomatik, otomatik alan derinliği, portre, manzara, yakın plan, spor, gece portre ve flaşsız çekim modları bulunuyor. 30 saniye ile 1/4000 saniye aralığında değişen enstantane değerlerini 1/2 ya da 1/3 stop aralıklarla ayarlayabiliyorsunuz. Flaş senkron hızı 1/200 saniye olan makinenin üzerinde bulunan flaş kızağı sayesinde Canon”un tüm modern flaş ünitelerini kullanabiliyorsunuz.

Son olarak pil konusuna da değinmek istiyorum. Canlı izleme fonksiyonunun pil tüketimini arttıracağını düşünen Canon mühendisleri, önceki modellerde kullanılan düşük amperli pili 1080 mAh, 7.4 Volt”luk yeni pille değiştirmişler. Yeni lityum iyon pil rahatlıkla 500-600 karelik çekimler yapabilecek performansa sahip.

 
Opsiyonel olarak, makinenin altına dikey tutuş kabzası (vertical grip) BG-E5 bağlanabiliyor ve makine daha büyük ve gösterişli bir hale geliyor. 20 ayrı dil seçeneği bulunan menüde ne yazık ki Türkçe bulunmuyor.
 

Sonuç
Giriş düzeyindeki amatörler için uygun bir refleks fotoğraf makinesi olan Canon EOS 1000D, sınıfının gereklerini başarıyla yerine getiriyor. Uygun fiyatı, görüntü kalitesi ve canlı izleme fonksiyonu ile fotoğrafa yeni başlayanlar için makul bir ilk kamera görünümündeki 1000D”nin en önemli sorunu ele iyi oturmayan küçük gövde. Bu açıdan bakıldığında bayan fotoğrafçılar için ideal olan makine, daha iri ellere sahip olan erkek kullanıcılara sorun yaratabilir. “İlle de bir Canon”um olsun” diyorsanız, bütçeniz de EOS 450D”ye yetmiyorsa, 1000D gayet uygun bir seçenek.


BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here