Ana sayfa Sektörden “Gelecek LED teknolojisinde…”

“Gelecek LED teknolojisinde…”

0

 

Karşımda dünya devi bir teknoloji markasını, Türkiye”de yıllardır başarı ile temsil eden çok renkli bir kişi var. Aynı zamanda profesyonel olarak araba yarışlarına katılıyor. Onunla LCD, LED TV”lerden, notebooklara, kameralardan tablet PC”lere sayfalarımıza sığdırabildiğimiz kadar, bol bol teknoloji konuşacağız.
 


 

Aytaç Biter, 65 doğumlu. Benimle yaşıt. Bilişim sektörüne 1985 yılında Commodore 64 ile girip, genç yaşında şimdiden 25 yılını doldurmuş, çok tecrübeli bir isim. TNB”yi kurup Toshiba”nın distribitörlüğünü aldıktan sonra sektörde adı bu marka ile özdeşiyor. Toshiba”da TV”den notebook”a yok yok.

Buna rağmen her segmentte de oldukça iddialılar. Aytaç Biter”i Toshiba”yı da içine alan keyifli bir teknoloji sohbeti için O”kafe”ye davet ettim.

 

Bahattin Apak: Haziran gündemi Dünya Kupası olduğu için, dilerseniz önceliği TV”lere verelim. Toshiba Türkiye”de hem plazma hem LCD, hem de LED TV ürünlerini satışa sunuyor. Ama galiba Toshiba için LED teknolojisi diğerlerine göre bir adım önde gibi görünüyor.
 

Aytaç Biter: Toshiba geleceği LED teknolojisinde görüyor. İki hafta önce Japonya”da Toshiba”nın merkez binasına gittim. Tokyo”ya gittiğinizde LED teknolojisinin önemini görebiliyorsunuz. Toshiba, LED aydınlatma ürünleri konusunda yeni ürünler geliştiriyor. Tamamen LED tabanlı aydınlatma sistemleri. Toshiba”nın geliştirdiği ürünlerin konsepti, çevreye duyarlılık üzerine. LED de en çevreci ışık kaynağı. Bu teknoloji sayesinde çok az enerji tükettiğiniz gibi, içinde çevreye zararlı cıva gibi maddeleri de barındırmıyor. Artık her şey tasarrufa yöneldi. Klasik ampullere göre yüzde 80 oranında tasarruf sağlayan florasan ampullerin üzerine, yüzde 80 daha tasarruf sağlıyor bu aydınlatma. Bu çok ciddi bir tasarruf. Aynı zamanda LED ışıklar ısınma yapmıyor. Tasarruflu ampuller hemen yanmaz, önce ısınması gerekir. LED”lerde ise böyle bir şey söz konusu değil. Diğer önemli konu da, ampullerin ömrü. Normal ampul ortalama 2 bin saat, florasan ampul 6 bin saat, LED ampuller ise ortalama 40 bin saat kullanılabiliyor.  

 

B.A.: Bu teknolojinin TV”lerde kullanımına gelirsek, bildiğim kadarıyla, LED
televizyonlarda paneldeki ekranın
arkasındaki küçük LED ampuller
görüntüye odaklı olarak yanıp sönerek aydınlıkta bile oldukça net bir görüntünün oluşumunu sağlıyor.


A.B.:
Evet, gerçek LED aydınlatma böyle bir şey. Bunun yanı sıra piyasada Full LED olmayan LED TV”ler de var. Tabii bunlar gerçek LED aydınlatma fonksiyonlarını yerine getiremiyor, kenardaki LED”ler tüm ekranı aydınlatıyor. Buna Edge LED deniyor. Bu sayede televizyon daha ince oluyor ve ucuza mal ediliyor. örneğin, FULL LED televizyonlarda tüm arka panel LED ışıklarla kaplı oluyor. Sadece siyah alanların dışında LED ampullerin yanması gerekir. Bu iki şekilde fayda sağlıyor.

 

 

B.A.: TV segmentinde bugün itibariyle hangi tip teknolojik özelliklerin potansiyel müşteriyi cezbettiğini düşünüyorsunuz?

A.B.: Konuya LED”den devam edersek, bu teknoloji televizyonun iki ana komponentinden biri olma yolunda. Bunlarda biri panelin kendisi, diğeri ise aydınlatma. Toshiba olarak enerji tasarrufu sağlasın diye TV”lerdeki aydınlatmayı LED”e dönüştürdük. Ayrıca enerji tasarrufu adına bir diğer konu da, TV”lerdeki açma kapama düğmesi. Açma kapama düğmesine basmadan televizyonu kumandadan kapattığınızda, elektrik sarfiyatı devam ediyor. Toshiba, bu sarfiyatın önüne geçmek için kumanda üzerine de televizyonu tamamen kapatan bir düğme koydu. Toshiba LED TV”lerde otomatik görünüm özelliği var. Panelin önündeki hassas sensörler ortamın ışık seviyesini ölçüyor. Ortam ışığını, parlamayı hissederek ekran parlaklığını kısıyor ya da artırıyor. Bu, hem enerji tasarrufu sağlıyor, hem de netliği, parlaklığı kontrol altına alıyor. ürünlerimizin ambalajlarına baktığınızda alımlı bir görüntü yok. çevre dostu olmaları için daha ince tasarladığımız bu ambalajlarda dönüşümlü malzeme kullanıyoruz. Japonya”da ürünler satılmadan önce tüketiciye ilk bu tür çevreci özellikleri anlatılıyor. Türkiye”de televizyon satılırken kontrast oranı, tepkime süresi gibi tüketicinin ölçemeyeceği bilgilerden bahsediliyor. Ama ben bir teknoloji mağazasına girip iki televizyonu yan yana koyduğumda, bu subjektif değerler yerine gördüğüme inanıyorum.

 

B.A.: 3D görüntüleme teknolojileri, 2010’a damgasını vurdu. Toshiba gibi birçok marka arka arkaya yaptıkları basın lansmanıyla 3D ürünlerini duyuruyor.
Toshiba 3D teknolojisi için şüphesiz Cell işlemci ve onun yüksek işlem gücüne çok güveniyor. Toshiba 2010 yılı içinde piyasaya çıkartmayı planladığı REGZA serisindeki Cell işlemcili HDTV modellerde, işlemcinin yüksek işlem gücü ile 2D içerikten gerçek zamanlı olarak 3D görüntü elde edilebileceğini, bu noktada 480Hz TV’lerin 3D modu için ideal olabileceğini iddia ediyor. Tüm bunlar çıkacak yeni ürün için büyük merak uyandırıyor.
 

A.B.: Cell işlemci IBM, Sony ve Toshiba ortaklığında geliştirildi. Kullanım hakları bu üç firma arasında bölüşüldü. Sony sadece Playstation”da, IBM firması server”larında, Toshiba ise sadece televizyon ve notebook”larında kullanabilecek. Yani her marka, bu teknolojiyi en verimli kullanacağı yer için paylaştı. Tam 9 çekirdekten oluşan, hızı 4GHz’i aşan bu işlemci, tek başına paralel işlem yapabilme gücüne de sahip. Bu ortaya müthiş bir işlemci gücü çıkarıyor.
8 kanaldan ay nı anda kayıt yapma şansınız var. Mesela bir hafta tatile gittiğinizde kaçıracağınız tüm dizi ya da filmleri kaydedebiliyorsunuz. Şu anda Toshiba”nın bu REGZA 3D TV”si Japonya”da satılıyor. Toshiba bir teknolojiyi tam hazır hale getirmeden pazara sunmuyor. Japonya”da tüketiciyi ikna etmek kolay değil. Tüketici çok araştırıyor, çok bilinçli. Avrupa pazarına girmeden önce Japonya”da pazara sunulan bu ürün için tüketicinin bu parayı ödemeye hazır olup olmadığını bilmek zorundayız. Bizim 3D modelimiz yaklaşık 20 bin lira. Böyle bir üründen sadece 100 ya da 200 tane üretemiyorsunuz. Avrupa”ya gelen ürün miktarı ile satış adeti dengeli olmalı, satış miktarı planlanandan ne kadar az ya da çok olursa zararın boyutu da o derece büyük oluyor. Bu nedenle Toshiba teknolojiyi tamamlamış olmasına rağmen, henüz Avrupa”da satışa başlamadı. Japonya”daki denemelerden sonra diğer pazarlara giriş takvimi açıklanacak.

 

B.A.: Türkiye”de notebook”larınız için “mükemmellik söz”ünüz var. Toshiba notebook alan bir kişi yüzde 100 memnun kalmazsa, bilgisayarını değiştiriyor veya para iadesi yapıyorsunuz. Ayrıca, dizüstü bilgisayarın kaza sonucu hasar görmesi veya durumunda da zararı tazmin ediyor. Bunlar oldukça iddialı. Bu fikir uluslar arası Toshiba”nın mı yoksa Türkiye”ye
özgü bir fikir mi?
 

A.B.: Fikir babası biziz. Şu anda 15 ülkede uygulanıyor. Bulunduğumuz bölge EMEA”nın Güneydoğu Avrupa ve Güney Afrika grubuna giriyor. Yüzde 5 oranında risk aldık. Süreyi adım adım yükselttik. önce 3 ay yaptık. Acayip bir şey çıkarsa kampanyayı durdururuz, diye düşündük. Ama yüzde 2″nin altındayız. Zaten tüketiciler Toshiba kalitesini satın almakla rakiplerinden biraz daha fazla para ödüyor. “Sen Toshiba”ya yatırım yaptıysan, yatırımın güvencede”
diyoruz. Tüketici, ürünü iade etmek istediğinde sebebini söylemek zorunda değil. Tabii suiistimaller oluyor ama oranı çok düşük. Şu ana kadar en çok suistimal komşu ülkelerden ve İsrail”den çıktı. Biz bu konuda en iyi 2″inci ülkeyiz.

 

B.A.: iPad ile beraber tablet PC kavramı popülerleşmeye başladı. Toshiba kendi Tablet PC”si JournE Touch”ı Apple”dan önce IFA 2009″da piyasaya sunmuştu. E-kitap uygulamalarıyla özellikle eğitim alanında işe yarayacak görünüyor.
 

A.B.: Tabletin bir segment olması iPad”in başarısıdır. Sonuçta, ince ve taşınabilir multimedya tablet JournE Touch, her şeye tek dokunuşla erişmeyi sağlıyor. Kablosuz internete bağlanıyor, fotoğraf, video izlemeyi ve müzik dinlemeyi sağlıyor. 7 saate varan pil ömrü var.
Newtech dergisi olarak bu ürünü ilk gören, inceleyen siz oldunuz. Bu ilk modelde 2 USB ve 1 SD kart girişi bulunuyor. Bunlar iPad”de yok. iPad sınırlı bir hafızaya sahip. JournE Touch”a istediğiniz genişlikte hafıza kartı takabiliyorsunuz. Henüz üretim safhasında üç modelimiz daha var. Bunlar Türkiye”de Eylül ayında piyasaya çıkacak. Modellerine göre webcam, 3G, büyük ekran ve HD görüntü kalitesi olarak farklı konfigürasyonlarda pazara çıkacaklar.

 

B.A.: HDTV”lerin yaygınlaşması ve Youtube gibi sosyal ağlar üzerinden HD video paylaşımı HD video kameralara olan talebi artırdı. Bu pazardaki tüketici eğilimlerini yorumlayabilir misiniz?
 

A.B.: Türkiye fotoğraf ülkesi. Fotoğraf makinesi kameradan daha çok ilgi görüyor. Aslında tüketici iki cihaz arasındaki farkı tam kavramadan karar veriyor. Mesela, tüketici yorumlarını okuduğumda video kameramızla ilgili yorumlarda fotoğraf çekme özelliği ile ilgili eleştiri yazıldığını görüyorum. Video kamera değil fotoğraf makinesi almış gibi yazılıyor. Camileo serisinin en çarpıcı özelliği, Full HD 1080p çözünürlüğe sahip olması, sınıfında en gelişmiş video formatı desteği sunarken maliyeti çok uygun. örneğin S20 sadece 95 gr hafifliği,17 mm inceliğinde, dünyanın en ince 1080p kamerası. Herkes Full HD ekran alıyor da, 1080p yayın yok. Buna HD yayın yaptığını söyleyenler de dahil. En fazla 1080i. Bizim kameralarımızla 1080p görüntü çekebiliyorsunuz. Toshiba “Optimity Wireless” adında yeni bir teknoloji geliştiriyor. Video kamerayı bilgisayara veya TV”ye sadece dokundurarak kameranın içindeki veriyi aktarabiliyorsunuz. Henüz bu teknoloji çıkmadı.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here