Ana sayfa Oyun Geçmişten günümüze futbol oyunları.

Geçmişten günümüze futbol oyunları.

0

Fifa 96 Dünyada en çok satan spor oyunu oldu!
 

Eskiden alırdık meşin yuvarlağı elimize fırlardık sokaklara, çoğu zaman yanımızda topumuz olmadan da atardık kendimizi mahalleye nasıl olsa oynayacak bir top öyle ya da böyle bir şekilde bulunurdu. Sonrasında kaldırım taşlarını eşit bir şekilde adımlayıp kale kurmaya kalırdı iş, arabaların geçmediği bir yer bulduysak ne ala. Top bulamadıysak ya da başına bir iş geldiyse hemen kıvamında ezilmiş teneke kutular devreye girerdi. Sokak lambalarının yanması veya akşam ezanının okunması bizlere sürenin dolduğunu gösterirdi.

Sonra yavaş yavaş gelişmeye başladı teknoloji.Eskiden tek tük olan bilgisayarlar, oyun konsolları çoğalmaya başladı, haliyle sanal futbol oyunları da girmeye başladı hayatımıza. Evlerde yoksa bile mahallelere yayılan internet cafelerde toplanılıp oynanıyordu bu oyunlar. Herkesin zengin bir arkadaşı mutlaka vardı belki ama sürekli annesini ve babasını rahatsız etmekte olmazdı. İster rakip oluyordunuz arkadaşınızla ister takım arkadaşı. Sokakta top koşturmaya da devam ediyorduk ama yavaş yavaş azalmaya başlamıştı mahalle maçları. üstelik yaşlarımız da büyüyordu, değişimle birlikte halı sahalara abonelik dönemlerimiz geliyordu, yine de öyle ya da böyle sanal futbol aşkımız teknolojinin gelişmesiyle birlikte sınırsız bir boyuta ulaştı.
 


 
çok oyun etkiledi bizleri, çok oyun hayatımıza girdi. önce commodore 64 vardı, hantal bir yapıydı belki ama dönem için çok ama çok özeldi.Fantastik soccer vardı mesela, tepeden görünen adamlarla gol atmak için çaprazdan vurmanız gerekirdi, elbette commodore’nin en önemli futbol serisi “kick -off” serisiydi, döneme göre gerçekçiydi. Sonra amiga geldi, amiga 500 efsanesi, onunla birlikte “sensible soccer” destanı. binlerce çocuğu ve genci ekran başında sabahlatan bir külte dönüşen efsane oyun. Kuşbakışı koşuşan adamlar ama muhteşem bir oynanabilirlilik, büyük bir database ile dünyada faroe adalarına dahil dünyadaki tüm takımlara ve tüm oyunculara ulaşan bir başyapıt.

 

Zamanla bilgisayarlar gelişmeye başladı, bir kaç disketlik oyunlar futbolseverleri ekranlara bağladı. Atariler çoğaldı sonra. 99 in 1 bile veriyorlardı, bir alıyordunuz 99 oyun! bir çocuk için bir rüya..Eve gidildiğinde 9 oyun olduğu ortaya çıkardı ama olsun alınmıştı artık.Tsubasa çizgi filminin oyunu “Captain Tsubasa” favorilerdendi, elbette atari salonları da revaçtaydı. 1 jetonla asla bir turnuva kazanamasak da denemeye devam ederdik.

Yavaş yavaş bilgisayarlar evlerde çoğalmaya başladı. Bir başka değişle Fifa zamanı gelmişti.Fifa 96, 97, 98, road to world cup ve diğerleri. Oyunların müzikleri ve fifanın eşsiz spikerlerinin diyalogları oyun tarihi litaretürüne geçmişti. Fifa 99 ise müthiş arayüzü ve grafikleriyle adeta çığır açtı. 2000lerle birlikte fifa yavaş yavaş sahneden çekilmeye başladı, zira devrim vaktiydi, sahne yeni bir kralın, japonyadaki adıyla “Winnig Eleven”, avrupadaki adıyla “Pro Evolution Soccerın”, nam-ı diğer PES’indi artık.
 


 
İnanılmaz derecedeki gerçekçiliği, muhteşem oynanabilirliliği ve bir oyundan çok daha fazlasını sunmasıyla winning eleven, 2000lerin ilk bölümünü adeta domine etti. Etkisi o kadar büyüktü ki onunla beraber internet cafeler yerlerini playstation cafelere bıraktı. Artık 4 arkadaş buluştukları zaman sinemaya gitmek yerine cafeye gidip bu oyunu oynar olmuştu. PES 2010 ile birlikte Pro Evolution serisi zirve noktasına ulaştı.Artık heryerde ve herşeydeydi. Kızlar erkek arkadaşlarını bu oyundan kıskanır olmuştu. Durum böyleyken tarih tekerrür etti ve her çıkışın bir inişi olduğu gibi 2011’den itibaren tahtı tekrar fifa’ya devretti. Satışları yarı yarıya azaldı. Elbette bu durumda fifanın yapımcısı EA’in Konami’den oyunun yapımcılarını transfer etmesinin payı da büyüktü. PES 2012 ve kendisini tekrar eden PES 2013, kendince yenilenip piyasaya sürülse de fifanın gölgesinde kalmaktan kurtulamadı.

 

Tabi bir de oyunların müzikleri konusu var. Konu o kadar önemli hale geldi ki, oyun firmaları müzik seçimlerinde adeta birbirleriyle yarıştılar, ancak bu konuda fifa serilerinin her zaman liderlik bayrağını elinde taşıdığını söylememiz lazım.
 

 
Her ne kadar sanal goller, hiç bir zaman halı sahada arkadaşımızın verdiği bir pası ağlara göndermek, ya da mahalle maçlarında uzaktan gol atmak kadar keyif vermese de, ekran başında yaşanan mutluluğun yerinin de ayrı olduğunu göz ardı etmemek lazım. Herkesin “en iyi benim” dediği, mağlubiyetinin nedeninin genellikle bozuk kolun olduğu sanal futbol tutkularımız artık hayatlarımızın bir parçası ve teknoloji ilerledikçe gerçeğinin olduğu kadar sanal meşin yuvarlağın peşinde koşmaya devam edeceğiz gibi görünüyor.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here