Ana sayfa Yazılım Geçiş (3D ve Photoshop)

Geçiş (3D ve Photoshop)

0
Herkes merhabalar. Yeni bir çalışma ile tekrar birlikteyiz. Bu sayıda “Geçiş” isimli çalışmamı ve yapım aşamalarını sizlerle paylaşacağım.

Renklerden anlaşılacağı gibi sıcak ve aksiyonu yüksek bir sahneye sahibiz. Mekanın duvarlarında kaya ve taş yüzey kullanmak yerine suni yapılara yer verdim. Ağırlıklı olarak metal malzeme ile yapılmış olan yan duvarların genel yapısını yuvarlak olarak tasarladım. Aynı şekilde aracın tasarımı da mekan ile uyumlu olarak benzer hatları taşımaktadır.
 


 
Bu sayede mekanın dil bütünlüğünü sağlayabilirsiniz. Ancak önceki yazılarımda da belirttiğim gibi bu işin keskin ve kesin kuralları yoktur. Eğer mekanda yabancı bir araç tasarlamak ve bu durumun altını çizmek istiyorsanız bu durumda aracın tasarımında mekana zıt bir tasarım dili kullanmalısınız. Yuvarlak hatların kullanıldığı, açık renklerin hakim olduğu bir mekan içerisine koyu renklere sahip keskin hatlarda bir araç yerleştirecek olursanız bu durumda aracın “misafir” niteliği daha çok hissedilecek ve vurgulanacaktır.

 

Sahnemize dönecek olursak, tansiyonu yükseltmek için uçuşan duman ve parçalar ekledim. Aracın beklenenden hızlı ilerlediği sahnede sıradan ve sakin yapıyı bozmak amacı ile ağırlıklı olarak sarı rengi kullandım. Ayrıca bu sayede az sayıda kullandığım soğuk renklerin değeri ve hissedilirliği daha da artmış oldu. Vurgulanmasını istediğiniz doku, renk vb. öğeleri az sayıda kullanın. Sayı arttıkça hissedilirlik düşecek ve kullandığınız öğelerin bir kıymeti kalmayacaktır.


Fikir ve Taslak

Bitmiş çalışmalara bakınca renk ve boyama teknikleri her ne kadar tatmin edici olsa da aslında olması gereken “temel taşıyıcı” konseptin kavramsal anlatımı ve tasarımıdır. Bu temeli doğru yapılandırdıktan sonra, doğru boyama tekniklerini doğru renklerle birleştirmek sürecin ikinci ve diğer önemli noktasını oluşturuyor.

önceki yazılarımda da sürekli bahsettim; Sahne ve kullanılan objeler, kavram ve konu ile doğrudan bağlantılı olduğu için, fikir ve taslak aşamasında yeteri kadar vakit harcamak en doğrusu olacaktır. Hatırlarsanız çöl ortamında inşa edilmiş futuristik binaların çatılarını ya da fosil yakıt kullanan aracın sahip olduğu fazlaca atık dumandan bahsetmiştim. Bu ve benzeri bağlantıları kurabilmek için sürekli gözlem yapmak gerekiyor. Hangi araçlar ne tip enerji kullanıyor, bu enerjinin ortaya çıkması için ne tür bir sistem kullanılıyor, bina ve yapıların sahnede anlatıldığı zaman dilimine uygun olup olmaması, duvarlarında hangi malzemenin kullanıldığı gibi pek çok soruya büyük ölçüde anında cevap bulabilmek gerekir. Bir konsept tasarımcı olabilmek için mutlaka estetik bir bakış açısı geliştirmek gerekli, ancak aynı ölçüde de materyaller ve mekanik bilgiye sahip olmak gerekir. Buhar ile enerjisini üreten ve ısınan bir yerleşim noktası tasarlayacak olursanız bol miktarda izole edilmiş boru, vana ve kazan tasarlamanız gerekecektir. Doğal olarak oturup eksik olan tesisat ve kalorifer sistemi bilgilerinizi geliştirmeniz gerekecektir.

Bunun yanı sıra ne tasarladığınız kadar nasıl ifade ettiğiniz de çok önemli. Size sunulan brieflere uygun çalışacağınız için sizden istenilen sahneleri ve tasarımları doğrudan ortaya koyabilmeniz gerekmektedir. Gereksiz detay ve kafa karıştıracak görsellerden kaçmanız doğru olacaktır. Her zaman detaylı görseller çizmek durumunda olmayabilirsiniz. Sizden mekan ve mekanın renkleri ile ilgili kaba bir kavramsal çalışma önerisi istenebilir. Bu durumda mekanın detaylarını ince ince çalışmanıza gerek yoktur. Baskın renkleri, bu renklerin kaynağını ve konumunu belirlemeniz yeterli olacaktır. Renkleri nasıl algılanacağı, ışık kaynakları ile doğrudan bağlantılıdır. Dolayısı ile mekanın aydınlatmasının doğal ya da suni ışık kaynakları ile mi yapılacağı gibi temel sorulara cevap verebilmek gerekir.

 

Sahnenin tasarımını yaparken kadrajı eğik tuttum. öncelikle bu gibi kadraj, bakış açısı ve lens değeri gibi görsel ve optik temellerin nasıl olacağına karar vermeniz gerekir. Eğer durağan bir sahne oluşturmak isteseydim büyük ihtimal ile doksan derecede yatay ve dikey hatlar kullanacaktım. Bu sayede dinginlik hissini elde edebiliriz. Fakat bu sahnede söz konusu olan aksiyon ve hareketin desteklenebilmesi için kullanmam gereken kadrajın eğik olması gerekiyor. Bunun dışında yan duvarların tasarımı, açısı ve yerleşimi de aynı şekilde önemli. Bu tip temel noktaları göz önüne alarak çalışmanın temel taslağını oluşturdum. (Resim 1)
 

-Resim 1-

 

Renklendirme   

Suluboya kullananlar renklerin ne kadar dikkatli kullanılması gerektiğini bilirler. Suluboyada kullanacağınız renkler ne tonda olacak ise fırça tekniğiniz ile birlikte bir defa da uygulanır ve biter. çok istisnai durumlar dışında kağıt üzerinde aynı alanı birden çok boyamaya kalkarsanız elde edeceğiniz renkler gittikçe solgun tonlarda olacaktır. Devam ederseniz sonuç olarak kahverengi tonlarda çamur gibi bir renk meydana gelecektir. Bunun sebebi suluboyanın geçirgen düzeyde şeffaf bir yapıda olmasıdır. Kağıda uyguladığınız her renk ile üst üste atılmış değer kaybeden renk alanları meydana gelir. Bu durumdan kaçmak ve kağıdın beyazından en fazla faydayı sağlayabilmek amacı ile, renk tonunu palette bir defa hazırladıktan sonra kağıda tek seferde uygulamak doğru olacaktır. Bu temiz renkler ve doğru ışık etkisi için birinci kuraldır. Bu durum klasik suluboya tekniğinde geçerlidir.

Dijital ortama geçtiğimizde bu kurallardan uzaklaşabilme şansına sahibiz. Eğer Photoshop”dan bahsederek anlatacak olursak layer mantığı, etkileri ve harmanlama (blending) sistemleri bize ihtiyacımız olan görüntü ve boyama tekniği ne ise onu sunmaktadır. Bu mantık ile bakacak olursak geleneksel boyama tekniklerine görsel olarak ve dilediğimiz rahatlıkla erişebilmekteyiz.

Ancak bu dijital avantajlara rağmen renk ve ışık etkilerini doğru yansıtabilmek adına temel bir takım değişmeyen kuralları yine de bilmek ve uygulayabilmek gerekir.

Bir ışık kaynağı ve bu kaynaktan etkilenen objelerin durumlarını öncesinde iyi analiz etmiş olmamız gerekir. Bunun en iyi yolu fotoğraflardan ve gerçek hayattan ışık-renk etkilerini gözlemlemek olacaktır. Soğuk ve sıcak renk kullanımı, renklerin karışması sonucu ortaya çıkan yeni tonlar ve paletler gibi pek çok değişkeni tanımış olmakta büyük fayda var.

 

Sahnemize bakacak olursak neredeyse tamamında sıcak renkler kullandım. Bu sarı ve turuncu renk tonlarının ton değerleri ile koyu alanlar üzerinde parlamalar elde ettim. Sahnenin en açık ton alanı ışığın temel olarak parladığı ve yayıldığı alandır. Bu alandan yayılan ışık ve renk tonunu yüzeylerde yansıma olarak kullandım. Koyu renkli parlak bir yüzeyde yansıma etkisi oluşturmak için yüzeyi ayna gibi düşünebilirsiniz. (Resim 2)
 

-Resim 2-

 


-Resim 3-
  Renkleri uygulama sıranız sahnenin yapısına ve türüne göre değişiklik gösterebilir. Aynı şekilde kendinize göre geliştireceğiniz teknikler de farklılık gösterecektir. Bu sahnede öncelikle arka planda aydınlık olacak alanı ilk olarak boyadım. Ardından yakın plana doğru ilerledikçe istediğim koyu alanları ve duvarları oluşturdum.

Bu sıralama esnasında ışık kaynağı, rengi ve gücünü düşünerek arka plan ve ön plan arasındaki ton kaybını hesaplayın ve doğru uygulayın. İleriye gittikçe ton zenginliği değer kaybedebilir. Aynı şekilde yaklaştıkça netleşen alanlar ve koyu tonlar görülebilir. Bu ve benzeri optik kurallar tamamen sahnenize bağlı özel durumlardır.

Renklerin birbiri üzerinden yansıması ve dağılması ile sahnede belli bir yayınım oluşur. Bu sahnede gördüğünüz sarı tonlar objeler üzerinden yansıyarak renk değişimleri ile yayınım meydana getirirler.

Güneş alan beyaz bir duvarın önüne kırmızı bir elma koyacak olursanız bu beyaz duvara kırmızı rengin yansıdığını fark edeceksiniz.
Aynı şekilde sahnede kullandığınız obje renklerini karşılıklı olarak yansıtın. Bu sayede daha gerçekçi görüntüler elde edebilirsiniz. (Resim 3)

 

Doku

önceki yazılarımda anlattığım gibi, zaman ve etkilerine karşı oluşan yıpranmalar ile daha gerçekçi detaylar elde edebilirsiniz. Bu sahnede araçtan çıkan duman ve is etkilerini görüyoruz. Aynı şekilde yan duvarlarda fırça ve yer yer fotoğraflardan elde edilmiş dokuları görüyoruz. Bu sayede gereğinden fazla temiz ve suni görünebilecek renk alanlarında uzaklaşmış oluyoruz. Amacımız tamamen temiz ve parlak bir çalışma ise kirletmek mutlaka anlamsız olacaktır. Böyle bir sahneyi olabildiğince temiz ve parlak sunmak gerekir. Ancak bizim sahnemizdeki gibi dumanlar ve parçalar uçuşuyor ise mutlaka mekanın ve aracın da aynı oranda kirlenmiş olması doğru olacaktır. Bu anlamda araçta yer yer is ve kirlenmeler kullandım.

Aynı zamanda zemin ve duvarlarda “layer blending” özelliğini kullanarak bir takım fotoğrafları doku oluşturmak amacıyla kullandım. Bu sayede tek tek el ile boyama yapmak yerine bazı dokuları çok daha hızlı ve etkili bir şekilde meydana getirebilirsiniz. Bunun dışında “solid” renk layer”larını da aynı şekilde kullanabilirsiniz.  (Resim 4)
 


-Resim 4-

 

Yüzeylerde ve objelerde genel ışık kaynağının dışında ayrıca suni ışık kaynakları kullanmak isteyebilirsiniz. Araçların motorları, kanat ışıkları, sinyal ışıkları vb. ışık kaynakları genel aydınlatmanın yanı sıra kullanabileceğiniz lokal aydınlatmalar olacaktır. Bu aydınlatmaları ve ışık kaynaklarını kullanırken yansıdıkları yüzeyleri ve renk tonlarını unutmamak gerekir.

Sahnede aynı şekilde kırmızı sinyal ışıkları ve mavi araç ışıklarını kullandım. Bu ışıkları parlak ve etkili gösterebilmek için öncelikle keskin bir fırça ile tek seferde ince olarak boyadım. Ardından bu ışıkların yayılma etkisini meydana getirmek için “soft” etkide ayarladığım biraz daha geniş bir fırça ucu ile üzerinden geçerek renk tonunu yaydım.

Bazı durumlarda açık renkli ışık kaynaklarını daha da parlak gösterebilmek için kaynak noktasına beyaz ton ile birkaç dokunuş yapmak mantıklı olabilir.
(Resim 5)

 
-Resim 5-

 

çalışmayı bitirirken sahne ışığının genel tonlarına zıt, mavi tonlarda beyaz ile desteklenmiş bir parlamayı yerleştiriyorum. Bu kanattan yansıyan ışık ile sıcak ve soğuk renk dengesini biraz daha desteklemiş, aynı zamanda aracı biraz daha öne çekmiş oluyorum.

Etrafa saçılan parçaların boyutları ve oranları ile aynı zamanda perspektif etkiyi destekliyorum. Bu parçaların uzakta olanlarını daha şeffaf, yakında olanlarını daha koyu olarak boyuyorum. Bu sayede derinlik hissi de desteklenmiş oluyor.

Benzer şekilde kendinize değişik senaryolar ve taslaklar oluşturun.
Mekan, araç ve zaman dilimini göz önüne alarak sahnenizi detaylandırın. Hepinize keyifli çalışmalar, tekrar görüşmek üzere…

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here