Fransız korku filmleri, çok güçlü atmosferi, anlatımı ve izleyicide kalıcı bir etki bırakan karanlık temaları ile sevilir. Bunların her biri, klasik korku kalıplarının dışına çıkarak daha bambaşka bir deneyim sunar. Siz de eğer bu yapımları seviyorsanız doğru yerdesiniz. Bu listede en iyilerini keşfetmenizi sağlayacağız.
En İyi Fransız Korku Filmleri Neler?
- The Devil’s Castle (1896)
- Orphee (1950)
- Litan (1982)
- Inside (2007)
- Raw (2016)
The Devil’s Castle
Georges Meiles’in The Devil’s Castle adlı sessiz kısa filmi, en önemli korku filmlerinden biridir. Sinemanın henüz yeni yeni ortaya çıktığı dönemde Lumiere Kardeşler ilk gösterimlerini yaptıktan sadece birkaç ay sonra ortaya çıktı. Klasik anlamda bir hikâye anlatmaktan çok görsel illüzyonlar ve kamera hileleri üzerine kuruludur. Olaylar bir şatoda geçer. Şato da zaten bu filmle birlikte korku türünün vazgeçilmez unsurlarından biri hâline gelir. Şatoda birçok doğaüstü karakterler bulunur. Bu karakterler sürekli ortaya çıkıp kaybolur.
Orphee
Orphee, Jean Cocteau’nun 1926 tarihli aynı adlı oyunundan uyarlanmıştır. Oyun da kökenini Orpheus ve Eurydice mitinin modern bir yorumundan alır. Film, ünlü fakat kibirli şair Orpheus’un hikâyesini merkezine alır. Orpheus’u canlandıran Jean Marais, kendisinden daha genç bir rakibinin hayatını kaybetmesine tanık olur. Bu olayın ardından Orpheus da önce eşi Eurydice’yi sonra da kendi varlığını geri kazanmak için iki kez yeraltı dünyasına iner.
Litan
Oyunculuk kariyerine başlayan Jean-Pierre Mocky, gençliğinde Orphee filminde kısa ve isimsiz bir rolle yer almış, daha sonra ise La Tete contre les murs filminde başrol oynamıştır. Ardından Fransız sinemasının en üretken ve sıra dışı yönetmenlerinden biri hâline gelmiştir. Litanda Mocky, bu filmde sevgilisiyle birlikte Litan adlı kasabada geçici olarak yaşayan bir jeoloğu canlandırır. Kasaba aslında kurgusaldır. Çekimler büyük ölçüde Annonay çevresinde gerçekleştirilmiştir. Jeoloğun sevgilisini ise Marie-Jose Nat oynar.
Film, kasabanın her yıl düzenlediği kutlamalar sırasında geçer. Tam bu sırada kasabanın temelleri sarsılmaya başlar. Maskeli törenler giderek ürkütücü bir hâl alır ve nehirde gizemli şekilde parıltı saçan solucanlar ortaya çıkar. Yaşanan tuhaf ve korkutucu olaylar karşısında çift de bu yerden sağ çıkıp çıkamayacaklarının endişesini yaşamaya başlar.
Inside
Sarah, eşini kaybetmiş ve doğum yapmak üzere olan hamile bir kadındır. Doğumdan önceki gece evinde yalnız başınayken siyah giyimli gizemli bir kadın kapısına gelir. Bu yabancı kadın, Sarah’nın doğmamış bebeğiyle bağlantılı olduğunu iddia eder ve gecenin ilerleyen saatlerinde Sarah’nın hayatına müdahale etmeye başlar. Tek bir gecede geçen yapım, iki kadın arasındaki gerilimi merkezine alır.
Raw
Justine, ailesinin izinden giderek veterinerlik okuluna başlayan genç ve içine kapanık bir öğrencidir. Vejetaryen olan Justine, ablası Alexia’nın da okuduğu bu yeni yerde çocukluğundan uzaklaşarak kendini keşfetmeye başlar. Justine, daha önce kendisiyle ilgili bilmediği yönleriyle yüzleşir. Yeni arkadaşlıklar ve yetişkinliğe geçiş süreci onun dünyaya bakışını değiştirir.
