Ana sayfa Makale Fotoğrafta Kompozisyon-3

Fotoğrafta Kompozisyon-3

94
0

Fotoğrafın “olmazsa olmaz” koşullarından biri olan düzenleme işlemi, konuyu görmek istediğiniz gibi izleyiciye aktarmanızı sağlar. Bazı basit önlemlerle etkileyici görüntüler oluşturabileceğinizi zaten biliyorsunuz. Yeni konu başlıklarımızla kompozisyon konusunun son bölümünü yayınlıyoruz…
 

DİNAMİZM

Sözcük anlamıyla “hareketli” olmayı ifade eden dinamizm, fotoğrafta çeşitli şekillerde kendini gösterebilir. İlk akla gelen etkisi, hareketli bir konunun düşük enstantane kullanımıyla ortaya çıkan görüntüsüdür. Hareket netsizliği ya da hareket uzaması olarak adlandırılan bu etki, durağan olmayan görüntülerin oluşturulmasında sık kullanılır. Tam tersine, yüksek enstantane kullanılarak havada dondurulmuş bir aksiyon sahnesi de dinamizmi vurgular. Kısacası, sıradan enstantane değerleri yerine, insan gözünün görmediği etkileri oluşturabilen uzun ve kısa enstantane değerleri fotoğrafta dinamizm yaratmanın ilk akla gelen yöntemleridir. Bunları yaparken konu ile aynı yönde kamerayı hareket ettirmekten tutun da, kamerayı kendi etrafınızda çevirmek, sarsmak gibi çok çeşitli hareket etkilerini uygulayabilirsiniz.
 

fotoğrafta kompozisyon
 
Yukarıda anlatılanları kavramak ve uygulamak kolaydır. Ancak, dinamizm başka şekillerde de kendini gösterebilir. Derinliği olan bir fotoğrafta, hem ön planın hem de arka planın aynı derecede etkili olduğu durumlarda da dinamizm etkisi ortaya çıkar. Yani, konunun ya da fotoğraf makinesinin hareketli olması gerekmez. Bu etkiyi ortaya çıkaran, güçlü bir ritm duygusudur. İç içe geçmiş çerçeveler, üst üste binmiş ağaçlar, ya da bir yamaca dizilmiş rengarenk gecekondular dinamik etkiler oluşturur. Bu etkiyi vurgulamak için bakış açısının doğru seçilmesi ve uygun ışığın beklenmesi yeterlidir. Biraz gözlem gücü ve biraz sabır ile fotoğraflarınızda dinamizmi vurgulayabilirsiniz.

 

UYUM

Uyum ve uyumsuzluk, fotoğrafta sıkça başvurulan kompozisyon yaklaşımlarındandır. Fotoğrafta uyum, benzer özellikler taşıyan ögelerin bir arada kullanılmasıyla sağlanır. Uyum birkaç şekilde karşımıza çıkabilir:

a) Renk ve ton değerlerinde uyum: Görüntüde yer alan ögelerin benzer renklere sahip olmasıyla elde edilir. örneğin kırmızı renkte giyinmiş bir bayanın elinde kırmızı renkte bir gül tutması gibi. Ancak her zaman renklerde uyumu aramaya çalışmak anlamlı olmaz. çoğu kez, uyumlu renkler kullanmak yerine karşıt renkler kullanmak daha etkilidir.

b) Biçimde uyum: Fotoğrafta yer alan nesnelerin aynı biçimde olması uyum yaratır. Bir balıkçının tezgahındaki balıklar, bir manavın tezgahındaki domatesler ya da bir stadyumda 19 Mayıs hareketleri yapan gençler biçimsel uyuma en iyi örneklerdir.

c) Fonksiyonel (içeriksel) uyum: Objelerin birbiriyle ya da arka planlarıyla arasındaki ilişkide ortaya çıkan uyumdur. İkisi de gülümseyen iki çocuk, hepsi ağlayan bebekler, sabanıyla tarlayı süren bir çiftçi, bir gecekondunun önündeki yırtık kazaklı çocuk gibi konular fonksiyonel uyumu sergiler. Bazı durumlarda fonksiyonel uyumsuzluk daha dikkat çekicidir, ancak genellikle “absürd” yaklaşımlar için tercih edilir.

d) Grafik değerlerde uyum: Fotoğraftaki çizgilerin birbiriyle olan uyumudur. Bir arada bulunan onlarca gökdelen, uzayıp giden bir yolun iki yanındaki elektrik telleri, çeşitli şekillerde içi içe geçmiş daireler grafik olarak uyum sağlarlar.
 

emre ikizler
 
RENK

Renkli fotoğrafçılığın vazgeçilmez ögesi olan renk, ışığın niteliklerine bağlı olarak değişim gösterir. Sert (kontrast) ışık altında renkler daha canlı görünürken, yaygın (difüz) ışık altında renkler yumuşar ve soluklaşır. Anlatım yönteminize bağlı olarak her iki durumda da ilgi çekici fotoğraflar oluşturabilirsiniz. Renkler arasında uyum sağlayarak güçlü bir etki sağlamak mümkündür, ancak karşıt renklerle daha da güçlü kompozisyonlar oluşturulabilir. örneğin bütünüyle kırmızı gelinciklerden oluşan bir tarla etkileyicidir. Ancak yemyeşil bir tarlanın içinde tek bir kırmızı gelincik daha da etkileyici olabilir. Benzer şekilde beyaz bir duvarın önündeki siyah çarşaflı kadın ya da mavi bir kapı önündeki sarı giysili çocuk gibi konular çok dikkat çekicidir. Ayrıca, konuya iyice yaklaşarak yalnızca renk ve grafik değerleri ortaya çıkaracak soyutlamalar da yapılabilir. Doğadaki renkli mantarlar, takı tezgahındaki rengarenk incik boncuklar, ya da bir otomobilin kromajlı çamurluğundan yansıyan detaylar gibi konular yalnızca renk ögeleriyle ortaya çıkacaktır.

 

UYGUN (KRİTİK) AN

“Uygun an”ın belirlenmesi, ya da “zamanlama”nın doğru yapılması önemli bir kompozisyon kriteridir. Fotoğrafın doğası gereği olay tek bir karede anlatılacağından, hareketli konularda doğru anı saptamak çok önemlidir. Uygun an yakalandığında doğru fotoğraf ortaya çıkarken, uygun an saniyenin onda biriyle kaçırıldığında hiç bir değeri olmayan görüntüler elde edilmiş olur. çok kısa süreler, herşeyi alıp götürebildiği için, fotoğrafçı mutlaka iyi bir gözlemci olmalıdır. Olayı dikkatlice izlemeli ve hangi hereketlerin hangi sürelerde yapıldığını gözlemelidir. Bu durum bir futbol maçı için de geçerlidir, ekin biçen bir çiftçi için de. Işık değerleri önceden ölçülüp ayarlar yapılmalı ve bütün dikkat harekete yöneltilmelidir. Tek bir karede en kritik anın yakalanması çok zordur. Bu bilinçle çok sayıda çekim yapılması daha uygundur.
 


 
En uygun olduğunu düşündüğünüz an ile, deklanşöre basmanız ve örtücünün açılarak görüntünün kaydedilmesi arasında bile bir süre geçtiği gerçeğini de aklınızdan çıkarmayın. özellikle kompakt yapıdaki dijital fotoğraf makineleri bu konuda geç kalmalarıyla ünlüler. Bu gecikmenin bilinciyle deklanşöre basmak gerektiğini unutmayın. öte yandan, bazı DSLR modelleri saniyede 8-10 kare gibi yüksek peşpeşe çekim hızlarına sahiptirler. Bu makinelerin hızına güvenerek olayı çok kare ile görüntüleyerek “rastlantısal olarak” doğru fotoğrafı elde etmeye çalışmak da mümkündür, ama bu yöntemle başarılı kareyi elde etmenin bir garantisi yoktur. çoğu kez doğru an, iki karenin arasındaki çekilemeyen bir zaman parçasına denk gelir.

 

DOĞRULTU / YöN

Fotoğraflarımızı estetik olarak daha çekici hale getirmek için objelerin doğrultu ve yönlerine dikkat etmeliyiz. Fotoğrafın içine doğru bir hareket, estetik olarak çok daha etkileyicidir. Dışarı doğru hareketler ise genelde iyi bir etki vermezler. Bu yüzden profilden görüntülediğimiz insanların bakış ve gidiş yönlerinde daha fazla boşluk bırakmaya özen göstermemiz gerekir. Ayrıca, görüntümüzde yer verdiğimiz grafik çizgilerin doğrultusunda yerleştireceğimiz bir obje kendiliğinden bir ilgi merkezi haline gelecektir. çünkü, bu çizgilerin yönlendirmesiyle izleyicinin gözü bu objeye doğru kayacaktır.
 

çekim teknikleri
 
GRAFİK

Bu yazı dizimizin ilk bölümünde “şemalar”dan söz etmiştik. Belki de biraz tekrar olacak, ama fotoğrafta grafik etkiler deyince akla ilk olarak şemalar gelir. Görüntülemeyi düşündüğümüz ögelerin biçimleri eğer bize çok bilinen şablonları anımsatıyorsa, bu tür grafik etkilerden yararlanmak, fotoğrafın gücünü arttıracaktır. X, Z, N, S, T, L, Y, H, O, U, W, V, /, +, # gibi harf ve semboller her izleyicinin dikkatini çekecek olan grafik şablonlardır. Ayrıca üçgen, dörtgen, beşgen gibi çokgenler ile daire ve elips gibi kapalı formda olan çerçevelerin kullanımıyla da “kapalı kompozisyon” dediğimiz güçlü etki sağlanabilir. Böylece, dikkati bu çerçevenin içindeki bölüme yöneltmeyi başarabilirsiniz. öte yandan grafik düzenlemeler yalnızca şablonların kullanımıyla sınırlı değildir. Ufuk çizgisinin ya da sütunların kenarlara paralel olarak yerleştirilmesi, çerçevemizin içinde birbirine paralel çizgilerin kullanılması ya da iç içe geçmiş şekillerin kullanımı da grafik düzenlemelerdir.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here