Ana sayfa Donanım Fotoğrafın Sanatsal Tasarımı

Fotoğrafın Sanatsal Tasarımı

0

çağdaş bir kitle iletişim aracı olan fotoğraf, sanatla ilişkilendirildiğinde daha net ve doğru bir şekilde algılanmaktadır.
 

İster yerel ya da küresel bazda etki sağlamak isteyen bir ticari fotoğraf çalışması olsun ister hobi özelliğiyle bir objenin fotoğraflandırılmasını amaç edinen bir çalışma olsun fotoğrafın çekildikten sonra ulaşacağı insanlarda gerekli etkiyi bırakabilmesi için bir takım detayların dikkate alınması gerekiyor. örneğin üzerinde özenle durulmamış bir kelvin seviyesinde çekilmiş fotoğrafta vurgulanmak istenen ticari obje, zihninde ticari algı sonuçları bırakılmak istenen hedef kitlesine tam anlamıyla ulaşamaz. çünkü renk düzeni kelvin dikkatsizliği nedeniyle tam anlamıyla doğru değildir. Ritmini arayan fotoğraf değildir kelvinde sorun yaşayan fotoğraf.
 

 
Bir fotoğraf çalışmasının kalite noktasını belirleyen birçok faktör var; sanat yönetimi gibi. Sanat yönetiminin önemi ve konumlandırmasıyla elde edilen fotoğraf karesindeki objelerin, insan bilinci üzerinde yarattığı sonuçlar daha konvansiyoneldir. Bununla birlikte fotoğrafın görsellik düzeyinin geliştirilmesi ve üzerinde durulması, kişisel fotoğraf çekim sürecinde olan bir fotoğraf meraklısının mantıksal içerikli “bireysel” fotoğrafçılık gelişimi açısından da önemlidir.

“Fotoğraf, görünenin yansıması değildir.”
Moholy Nagy

Fotoğrafın teknik bir kimyasal yapı olmaktan çıkıp özgün bir dil yetisine kavuşması fotoğraf mucitlerinin üstün çabalarıyla mümkün oldu. Geçmişte bir yağlıboya tablonun görsel işlevinin pratik bir buluşla elde edilmesinden doğan fotoğrafçılık mantığı, birçok fonksiyonunun ve tarihsel gelişim sürecinin sonucunda fotoğrafın sanatsal bir ana dal halinde kabul edilmesiyle o ünlü Everest 8888 metresine ulaştı. Ayrıca fotoğrafın gelişim sürecinde yeni bir boyut ortaya çıktı ve teknik arayışların ardında estetik arayışlar, fotoğrafın toplumsal yönünü ve işlevini de gündeme getirdi.

 

Fotoğrafçılıkta sanat detayı, çekilen objelerin mantıksal temellerle belirlenip konumlandırılması ve akla gelebilecek her yerin doğru açılarının, doğru bölümlerinin, doğru obje planlaması yapılarak kadrajda yer almasıyla ilişkili kavramdır. Tasarımın fotoğraftaki önemini vurgulayan ilk teorisyenlerden Moholy Nagy 1925″te “fotoğraf çağdaş sanattır” demiş ve açıklamasını şöyle sürdürmüştü: “Fotoğrafçılar ile sanatçılar arasında “fotoğraf sanat mıdır?” tartışması, sorunun ortaya yanlış biçimde konmasıdır. Resmi fotoğraf ile değiştirmek niyetinde değiliz ki. Teknolojik gelişmenin getirdiği optik yaratmanın yeni formlarını yaratmak niye? Eleştirmenler hep resmin değerlerinden yola çıkıyorlar, artık fotoğrafın kendi değeri dikkate alınmalıdır. Ancak bu şekilde yargılanabilir. Fotoğraf basit şekilde görünenin yansıması değildir.”
 

 
“Fotoğraf, görünen değil fotoğrafçının gördüğüdür.”

Fotoğrafın anlatım alanına değindiğimizde olanaklar geniştir; perspektifle ışıkla, kompozisyonla, objektifle, açılarla, fotoğrafçının vermek istediği anlam geniş bir boyuta sahiptir. İster estetik ister önceden belirlenmiş olsun ister insan bilinçaltına gönderilen görsel mesaj içeriklerine yani reklama yönelik olsun aklın, gözün, yüreğin birleştiği anlar ve daha fazlasıdır fotoğraf. Oluşturan ve görüşlerini aktarmak isteyen fotoğrafçı ulaşmak istediği kitleye bir araç olan fotoğrafla ulaşır. Bu ulaşımı bir anlam içerir. Anlam iletişimin anahtarı, iletişim sürecinin odak noktasıdır. “Her iletinin ileten için bir anlamı vardır. Bir film, yönetmenin anlatmak istediklerini; bir resim, ressamın bakış açısının; bir şiir, ozanın duygu ve düşüncelerinin anlamını taşır; bir fotoğraf da fotoğrafçının bakış açısının ve düşüncelerinin anlamını taşır.

Tasarım için bazı güncel örnekler
Fotoğrafçılıkta sanatsal tasarım olgusu için neler gereklidir? öncelikle maddi özelliklerin, hareketlerin, birçok karışık ve tanımlanamayan fiziki dış tepkinin algılanması veya belli bir düzenle oluşturulması gerekir. Bunlar fotoğrafta konuyu oluşturacak tasarımlardır. Meydana getirilen algılar, düzenlenme aşamasının daha önceden var olan bir duygu veya heyecan durumuna uygun haliyle birlikte tasarım aşamasının önemli bir kavramsal devamı niteliğindedir. İşte o zaman duygu veya heyecan ifadesini bulmuş olur. Fotoğraf için düşünülen karelerin belli şeyleri yansıtması söz konusudur. Bu yansıtmalar fotoğrafı çekecek olan kişinin gördüğüyle fotoğrafı tasarımlamasının ortaya çıkışıdır.

 

Siyah bir arka fon önünde büyük cüsseli bir insan “yalnızlık” çağrışımı için iyi bir seçim olabilir. Aşağıdan görüntülenen insan figürleri de insanın “ulaşılamaz” olduğu gibi bir bilinçaltı imgesine yol açar. Bu iki örnek birer psikolojik tepkimedir aslında. Bu çekim metotları fotoğrafçılıkta “ulaşılamaz, yüce” psikolojik algı sonucu için kullanılmaktadır. Uzaktan bir çekim ve çevresine göre küçük kalmış biri fotoğraf karesindeki yansımasında “uzaklaşma” algısı için idealdir. Bu tür çekimler “yakın olma” isteği uyandırır. Reklamcılıkta bu tür fotorğaflar sıklıkla kullanılan çekim yapılarıdır. Bu tür fotoğraflar, farklı nitelendirmelerle ele alınır ve akademik çevrelerde yoğun ilgiyle karşılanır.

Kozmetik fotoğraflarını örnek alacak olursak; genellikle “yakın çekim” vardır. Bu çekimlerde insan algısında “dokunma” isteğini açığa çıkaracak şekilde geri döner. Karanlık ve soğuk renklerin yerine kırmızı, turuncu gibi sıcak renklerin bulunduğu canlı bir kare içinde bir bardak limonata fotoğrafı “iştah açıcı” bir etkiyi ortaya çıkarır. Bu renkleri ve metod seçimini yaz mevsimine dair içecek reklamlarında yoğun şekilde görürüz. Bu örnekler bilimsel olarak ortaya konmuş sonuçlardan yola çıkılarak verilmiştir. Bunlara fotoğraf çekecek olan birey yeni perspektifler katma yani tasarımlama hakkına sahiptir. Kurguda önemle üzerinde durulan detaylardan sadece birkaçı.
 


 
“Fotoğrafçılıkta biçim bir dış-çizgi ile sınırlanacaksa, bu çizgi kadrajdır.”
Fotoğrafta geometrik orantılar olgun bir ahengi elde etmek için binbir düzene sokulabilir. Bu sonsuz düzenlerin insandan insana değişmesi sanat eserinin bütün ahengini mekanik bir izaha bağlamak anlamına gelmez. ölçüler eserden esere değişmese bile onların iyi bir etki yaratması sanatçıda duygu ve sezgi ister. Fotoğraf karesinde yansıtılacak ahenk sadece zihinsel bir gayretle meydana getirilmez; içgüdülere bağlı olarak ve bazı bakış açılarıyla nitelikli sonuçlar elde edilir.

Fotoğrafçılıkta biçim bir dış-çizgi ile sınırlanacaksa, bu çizgi kadrajdır. Kadraj eğer fotoğrafçı tarafından oluşturulabilir özellikler taşıyorsa estetik sonuçların yanında insan algısına doğru şekilde hitap edebilmek adına belli düzenler oluşturulmalıdır. Bu çizginin cansız kalmaması için kendine göre bir ritmi olmalıdır. Biçim yığılması, mekân, ışık ve gölge birlikte incelenmelidir. Hepsi fotoğrafçının mekân duygusunun çeşitli yönleridir. Kütle somut mekândır; ışık-gölge, kütle-mekân ilişkisinin sonucudur.

Biçimler birçok nedenle konumlandırılmalıdır. Fotoğrafçılıkta konumlandırmanın bir takım geometrik alt-nedenleri vardır. örneğin denizin içinden tam karşınızdaki bir kumsalın fotoğrafını çekiyorsunuz; kumsal kare içinde gökyüzünün üçte biri kadar bir bölümde kadraj içine sığdırıldığında insan o kareden maksimum algıyı edinir. Bu arada üçte bir gökyüzünün 1 oran ve yeryüzünün 2 oranı kapsayacak şekliyle de fotoğraf karesi için ele alınabilir. Şu bilinmelidir ki üçte bir, insan algısı için olumludur. Sınırsız bir hayal gücüyle fotoğraf için nesnelerin konumlandırması yapılabilir.

 

Mekân ve renk tasarımı
Fotoğrafçılıkta mekân her zaman bazı standartlara göre belirlenmelidir. Ayrıca mekan, çekim amacının içerdiği konseptlerle tamamen bağımlı bir ilişki içindedir. Işık ve gölge fotoğraf kalitesinin ve kişiler üzerinde yaratacağı etkinin temel maddelerindendir. Işık ve gölge tasarımı birçok etkinin yanı sıra özellikle duyguların fotoğrafta ifade edilişinde kritik öneme sahiptir. örneğin kırmızı renk en dikkat çekici renktir. Yüksek binaların tepesinde kırmızı ışık vardır. çünkü kırmızı ışık kilometrelerce mesafeden anlaşılır. Bir planda beyaz, mavi, siyah, pembe renkler olsun; beyaz renge göre renk ayarları yapılmalıdır. Siyah alan içinde beyaz nokta fark edilir veya kontrast renkler bir arada kullanımı psikolojik bilinçaltına göndermeler yapar. Bu örnekler sayısız şekillerde çoğaltılabilir.

Fotoğraf çerçevesinde ton değerlerini iki madde ile açıklayabiliriz.
1 – Nesnelerin maddeleri ve aralarındaki uzaklığa göre değişen koyulukları bakımından birbirleriyle olan bağıntıları ve tam rölyefleri, gölgelerin fotoğrafın esas ışığıyla olan bağıntısı.
2 – Aynı ışığın sadece değişik dereceleri gibi görünecek şekilde gölgelerin renkleri ve ışıkların rengi arasında tam bir bağıntı kurmaktır.
 


 
Sanatçı bir bütün olarak eşyaları, arka planda kalan her şeyi; ışık ve gölge içinde görmeye başlayınca çeşitli renklerin kadrajın esas ışığına göre ton değerleriyle canlılık değerlerini hesaba katmak zorundadır. Bunun için renklerin belirli bir düzenle planlanmaları gerekir. çerçevenin hakim tonu seçilir ve bütün diğer renkler bu hakim tonun atında veya üstünde belli bir uzaklıkta yerleştirilir. Beyaz ayarı asla unutulmaması gereken bir detaydır.

Diğer görsel boyutlar
Bir fotoğraf çalışmasına başlarken modellerin kıyafetleri ve çevresel aksesuarlar fotoğraf olgusunun merkez parçalarındandır. Fotoğraf çalışmaları çoğu zaman önemli bir görsel unsuru yerine getirir. Fotoğrafçılıkta giysi tasarımı doğal bir ihtişam ve uyum içerisinde olabileceği gibi tamamen sıra dışı çizgilerde taşıyabilir. Fotoğrafı takip edecek olan kitleye yansıyan kostüm tasarımı, renkler, yarattığı duygu bütünlüğü fotoğraf çalışmasının niteliğini ortaya koymaktadır. Yukarıda bahsettiğimiz tasarımla ilgili detaylar ve hayal gücü fotoğraf çekimlerinde fotoğrafçı ve görsel malzeme arasındaki uyumun sonuçlarını ortaya koyar.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here