Ana sayfa Makale Fotoğrafın Kızıl Saatleri

Fotoğrafın Kızıl Saatleri

11
0

Kızıl renklerin üzerinde yoğunlaşmaya gayret edeceğim; Kieslowski”nin Kırmızı”sından da ilham alarak…
 

Unutmak; özlemediğini varsaymaya çalışmaktır. Sesinde patlayan o buğulu nefesi içine çekip, inatla nefes almaya devam etmektir. Gözlerinde karanlıkta bile baş gösteren kısılma refleksidir unutmak. Kurduğun bir uzun cümlenin başlangıcını hatırlarken, sonunu getirememe durumudur sık sık. Zihnin sana oynadığı bir oyundur unutmak. Bir anatomik hatadır. Olan bilgiye ulaşamama halidir. Ama asıl oyun; bu senaryonun zihnin zıt köşesinde farklı olarak yazılmaya çalışılmasıdır. İstenç ile paralel çalıştığında, unutmak eylemi, bir hata olma durumundan, bir kurtarılma haline doğru evrilir.
 

 
Zihin unutmayı isterse, bunu neden istediğini hiç unutmaz.

Unutmak; göremediğini reddetmektir. Bilemediğini yok saymak, aslında istediğini istemiyor görünmektir. Yaşadığı güzel anların farkına varamamış olmaktır unutmak.

O halde en azından renkleri ve renklerin doğada yeniden sahneye konduğu saatleri unutmamak gerekir. Bunun için ilk adım onların farkına varmaktır. Renklerin duyularda yarattığı gerilimi duymak ve şaşırmak ile başlamak gerek sanırım. Fotoğraf serüveninin kutsalı olan kadrajı; renk denen o ilahi malzeme ile oluşturmak; fotoğrafımızda peşinde koştuğumuz aurayı muhakkak bize sunacaktır.

 

Biz fotoğrafçıların besinidir renk, Can”ıdır ( Can Baba”nın ruhuna ışık olsun Rengahenk), bir anlamda varlık nedenidir fotoğrafın. çünkü insan algısı çok duyarlıdır renklere.

Fotoğrafın Mavi Saatleri”nden bahsederken Mavi tüm renkler içinde başka bir boyuta sıçrayışlar yaratan bir kapıdır adeta diyerek yazıma başlamıştım. Bu yazımda ise bu kez kızıl renklerin üzerinde yoğunlaşmaya gayret edeceğim Kieslowski”nin Kırmızı”sından da ilham alarak. (Kieslowski”nin renk üçlemesini Mavi-Kırmızı-Beyaz yeniden seyretmenin zamanı değil mi?)
 


 
Mavi”de olduğu gibi Kızıl ve/veya Kırmızı”da da pek çok imge gizlidir. Hem edebiyat dünyasının önemli yazarları, şairleri eserlerinde önemli alanlar ayırmışlardır bu sıradışı renk için, hem de resim alemi bu renk üzerine pek çok eserde yoğunlaşmıştır. Buradan haraketle biz fotoğrafçıların da üzerine odaklanması gereken bir renk olduğunu düşünüyorum Kızıl”ın ve Kırmızı”nın. özellikle Mavi ile olan ilişkisinde Kızıl ve/veya Kırmızı çok ileri düzey etkiler yaratabilir. çok basit olan görüntüler bile bu renklerin doğru kullanımı ile çok daha etkileyici bir boyut kazanabilirler.

 

Kızıl saatler; gün batımına varırken genelde güneşin tam olarak batışı ile başlayan ve mevsimine göre 5 dakikadan 15-20 dakikaya kadar ulaşan bir zaman diliminde batı yönünde oluşur. Tam bu süreçte batı yönünde gökyüzü kızıl-kırmızı renklerde iken doğu yönündeki gökyüzü ise gece mavisini yaşamaya başlamıştır. Bu kutsal güneş saatlerinde fotoğrafçı hangi yöne döneceğine, hangi renk için odaklanacağına karar vermekte güçlük çeker. Gerek mavi, gerekse kızıl aniden başlar tüm ihtişamıyla etrafı kendi rengine ( özellikle de gökyüzünü ) boyar ve aynı şekilde aniden kaybolur. Bu nedenle fotoğrafçının unutmaması gereken en önemli gerçek bu saatlerde ne çekeceğini bilmesi ( kadrajı önceden kafasında kurgulaması ) ve kesinlikle o renklerin oluştuğu anlarda acele etmesi, gereksiz diyaloglarla zaman harcamaması ve odaklandığı fotoğrafı alana dek sabırla çalışmasıdır. Unutulmamalıdır ki; fotoğraf çekilmez, fotoğraf çalışılarak alınır, eğer alınabilirse.
 

 
Gökyüzünün tam bu saatlerde parçalı bulutlu olması işimize yarar. özellikle güneşin kızaran rengini toplayan bulutlar bize bu ilahi rengi homojen olarak dağıtarak sunarlar adeta. Hele fotoğrafımızı bu güzel renkleri bize yansıtabilecek bir yüzeyin kenarında ( deniz, göl, nehir kenarında ) oluşturabiliyorsak, ilahi renkler çarpan etkisiyle yansıyarak ulaşırlar algılayıcımıza.

Unutma. Unutmak özlem olup seni bana uzaklaştırıyor, beni sana yakınlaştırdığı gibi.

Unutma,
özlediğim Sen”sin…

Kızıl ve mavi saatleri özleyenlerden olmanız dileğiyle bitiriyorum bu sayıdaki yazımı. Lütfen unutmayın; renk vardır, varlığı önemlidir ve söylemi heyecan vericidir her zaman. Fotoğrafın içinde saklı olması gereken de bu heyecan değil midir zaten?

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here