Ana sayfa Yazılım Fotoğraf ve Mac

Fotoğraf ve Mac

0
Fotoğrafçılık merakımın ortaya çıktığı günlerde aslında çok daha büyük bir merakım ve hobim vardı oda aynı zamanda şuanda işim olan Apple ürünleri için inceleme, karşılaştırma ve servis desteği vermek. Belki de bu yüzden benim kafamda fotoğrafçılık ve maç birbirine çok bağlı aynı zamanda birbirini zevkli hala getiren iki ayrı hobi, iki ayrı meslek.
 

 

Şu günlerde Nikon V1 kullanıyorum. Apple”ın beyaz serisine çok yakın renklerle donatılmış bu fotoğrafçılık harikası makina önceden atanan hazır ayarları sayesinde etrafınızda profesyonel yardımlar olmadan sizin tüm isteklerinize bir seferde, çaba sarf etmeden ulaşmanızı sağlıyor ancak bu sizi tekdüzeliğe, sanattan fotoğraftan uzağa ve sıradanlığa itiyor.

 

Eğer benim gibi şanslı birisiyseniz sizin de etrafınızda bir profesyonel belirir ve o çok sevdiğiniz merakınız onun küçücük ama altın değerinde doğru ve nokta dokunuşlarıyla bir anda yaşama sevinciniz halini alır. Kendinizi bir anda deklanşör aşığı birisi olarak dağ bayır fotoğraf çekmek için gezer halde bulursunuz.
 

İşte tam olarak başıma gelen buydu Fotoğraf Sanatçısı Barbaros KAYAN sayesinde geçtiğimiz 1,5 ayda başıma gelen… önce istekler doğrultusunda fotoğraf makinası seçimi yapıldı daha sonra ilk denemeler için mekan seçildi: ASOS Antik Liman. Ardından öğrenilenleri denemek amaçlı ilk çekimler yapıldı ve bu denemeleri ortaya çıkarmadan önce tabi ki MacBook Pro ile yapılan altın dokunuşlar.
 

Fotoğraf çekmeye başladığımda fark ettiğim ilk şeydi belki de fotoğraf makinamı herkesten saklamam, çektiğim fotoğrafları işlemeden kimselere göstermemem. Fotoğraf ve Mac belki de bu yüzden benim için çok tamamlayıcı. çekilen her fotoğrafın üzerinde mutlaka yapılacak bireyler vardır görüşüyle adım atmam, böyle düşünmem ve uygulamam. Henüz fotoğrafçı sıfatına nail birisi olmadığımı çok iyi bilerek kaleme alıyorum bu yazımı aslında çünkü öğrenilecek daha çok şeyin farkındayım ama bir bakıma da biraz rahatım çünkü fotoğraf kısmı için endişelendiğim kadarın beklide iki katı bir mutluluk var içimde mac kısmından, fotoğrafı işleme kısmından korkmadığım için.

 

Barbaros KAYAN”dan öğrendiğim çoğu şey aslında sadece fotoğrafçılık adına değil hayat adına çünkü her bir çekim, her bir karenin o kadar büyük hikayeleri var ki bir fotoğraf için günlerce konuşabilir, bir çekim tarzı için tartışmalar yaşayabilir hale geliyoruz.
 

İşte bu anlardan birinde; “Ne olursa olsun ilk yardımcın Adobe Bridge olmalı hem kolaylık hem de sunduğu çözümler açısından” dedi. Ve o an başladı fotoğrafçılığın maç ile buluştuğu an ve devamında Photoshop, çekilen videolar için Final Cut ve After Effects girdi devreye. Bir anda fotoğraf çekmek için harcadığım zamanın yanında birde evde bilgisayar başında geçireceğim saatler geldi gözümün önüne.  Korkmak mı? Yok hayır. Aksine ilk düşündüğüm şey 24 saat tüm bunlar için yetersiz olmasıydı! Henüz işlerin yoğunluğu nedeniyle fotoğraf işlemeyle ilgili size ayrıntılı bahsedebileceğim çok ilginç anılarım ya da hikayelerim yok ama çok yakında bunlarla ilgilide size bilgilendirmeler, dipnotlar düşeceğim.
 

Adobe Bridge”den bahsetmek gerekirse; Fotoğraf işleme için kullanabileceğiniz bu uygulama size çok kıza zamanda harikalar yaratmanızı vadediyor. İşlemek istediğiniz fotoğraf üzerinde tüm ışık, yoğunluk, boyut, çözünürlük gibi ayarları yapmanızı sağladığı gibi aynı zamanda Photoshop ile birebir uyumlu çalışması sayesinde yapacağınız oynamalar ve rötuşlamalar içinde size kolaylık sağlıyor aynı zamanda tüm çalışmalarınızı size bir arada göstererek size kılavuzluk yapıyor. İşte tüm bu özellikleriyle sizin hobi amaçlı ya da profesyonel olarak harcadığınız zamanı daha da arttırmadan kısa ama öz çözümler yaratıyor.

 

Şu anda yaptığım şey aslında edindiğim eski bir hobime, Barbaros sayesinde tekrar bağlanmam ve suratımdaki saçma sapan yersiz, sebepsiz gülümsemeyi sizinle paylaşmak. Ne gerek vardı diyenler illaki vardır yadırgamam ama benim gibi gülümseyenleri de görebiliyorum. Şöyle düşünün ben işim gereği neredeyse 24 saatimi bir Mac Pro önünde geçiren, aynı zamanda özel işleri ve hobileri içinde yine aynı makinayı kullanan birisiyim. İster istemez işi hatırlattığı, açtığımda gelecek mailleri düşündüğüm için belki de sadece psikolojik olduğu için laptop”tan iş haricinde uzak durmaya çalışan birisiyim.
 

Ama ne zaman V1″imi elime alsam, fotoğraf çekme isteğim belirse bir an önce çektiğim fotoğrafları bilgisayarımda görme, onun üzerinde son dokunuşları yapma ve bir an önce insanların beğenisine sunmak için sabırsızlanıyorum. Sırf bu yüzden Apple”ın fotoğraf makinası bağlantısı ve kart okuyucu aparatını aldım ve iPad”im üzerinden çektiğim fotoğrafları Mobil Photoshop Express ile işliyor ve hemen online sitelere yüklüyorum. Yani henüz bir kare fotoğraf çekip makinamı kenara bırakıp biriksin sonar bakarım dediğim tek bir an olmadı. Sanırım bunun ilk ve en büyük sebebi içimdeki isteğin Profesyonel bir yönlendirmeyle geldiği merak, ilgi, beğeni ve istek noktası.
 

İşte baştan sona saydığım tüm bu nedenlerden ötürü bana kattığı, katacakları ve bu hobiyi kazandırdığı için…. Teşekkürler Barbaros KAYAN
 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here