Ana sayfa Makale Foto Albüm köşesinde fotoğraflarınız yorumlanıyor…

Foto Albüm köşesinde fotoğraflarınız yorumlanıyor…

0
Bozcaada’da çektiğim fotoğrafımı yorumlarsanız çok sevinirim. Selamlar. İzzet öZDEK
Bu kez rüzgarın yaşamımıza kattığı hareket üzerine güzel bir fotoğraf ile karşılaştık. İzzet Bey’in gönderdiği bu güzel fotoğraf vasıtasıyla hareketin bir başka fotoğraflanma biçimini görüyoruz. Uzun pozlama ile gelen hareket netsizliğinin yerini bu kez pozlama  süresi kısa olmasına karşın, fotoğrafladığımız konunun özünde barınan hareket unsuru almıştır. Fotoğrafladığımız konu hızla hareket ediyorsa, onu kısa bir pozlama süresinde dondursak bile, İzzet Bey”in başarabildiği gibi doğru anda deklanşöre basabilirsek ve kadrajımızı temel kompozisyon kurallarından faydalanarak oluşturabilirsek ortaya böyle anlatımı güçlü bir fotoğraf çıkar. Tabi bu noktada ters ışığın başarılı kullanımı, net alan derinliğinin sınırlandırılması ile ilgi merkezinin daha vurucu kılınması gibi teknik doğrular da İzzet Bey”in fotoğrafının diğer başarılı unsurları. Tebrikler İzzet Bey; doğada bu tür anları doğru olarak fotoğraflayabilmek bilgi, sabır ve titizlik gerektirir, emeğinize sağlık.
 
Merhaba, yaklaşık 4-5 ay önce Galata Köprüsü”nde çektiğim bir dilekçi. 70-300mm Sigma objektif ve EOS30D ile çekildi. Hiçbir dijital işlem uygulanmadı. Yayınlarsanız çok sevinirim. Kerim HEPER
 
Kerim Bey’in fotoğrafı hakkında düşüncelerimi yazmak için ekranda açtığımda, fotoğrafın “kumlu” (fazla noise içeren)  yapısından dolayı sayısal olarak çekildiği söylenen bu fotoğrafın exif bilgilerine bakma ihtiyacı hissettim (Exif: Bildiğimiz üzere,  özet olarak; sayısal fotoğraf makinelerinde  fotoğrafın çekildiği andaki  tüm ayarların (enstantane, diyafram, ASA, vb bilgilerinin) o  görüntü için kayıt edilmesi demektir.) Kerim bey bu fotoğrafı 300 mm odak uzaklığındaki bir objektif ile 5,6 diyafram ve 1/800 enstantane değeriyle 1000 ASA”da çekmiş. Elbette 300mm”lik bir objektif ile elde çekilmek istenen bir karenin en azından 1/250 ya da daha hızlı bir obtüratör hızında (enstantane değerinde) çekilmek istenmesi, bu nedenle objektifinizin muhtemelen maksimum açıklığı olan 5,6 diyafram değerinin kullanılması doğru bir seçim. Ancak 1/800 enstantaneye ihtiyacımız yok. Aynı kareyi 1/250 enstantane ile de elde bile çekmek zorunda kalsak biraz dikkatli olarak çekebilirdik. Bu noktada 1000 ASA kullanmak yerine, 400 ASA ile de aynı fotoğrafı çekebilirdik. Kerim Bey”in fotoğrafına gelince, öncelikle bir “an” fotoğrafı yakalama kaygısı var, konusuna farkettirmeden, uzaktan, uzun odaklı bir objektif ile fotoğrafı çekme isteğinden anlaşılıyor bu durum. Ancak bu noktada acaba yakalanması istenen “an”  yakalanabilmiş midir? Teknik olarak incelediğimizde, uzun odaklı bir objektif açık diyafram ile kullanıldığında alan derinliği sınırlanmış ve fondaki karışıklıktan bir nebze olsun kaçılmıştır. Ancak tavşanlar ile niyetçinin üst üste binmeleri iki ana lekenin birbirine zarar vermesine neden olmuş bu yüzden anlatımı görsel olarak sınırlamıştır. Bu noktada özet olarak Kerim beyi “an”ın peşine düşme gayreti için tebrik ederim ancak hem kadrajı oluştururken özellikle lekelerin dağılımlarına dikkat etmesini hem de teknik olarak planladığı kareleri daha dikkatli oluşturmasını tavsiye ederim.
 

 

 

Fotoğrafım hakkında yorumlarınızı yazmanızı rica ederim.
Devrim İLDİRİ
Devrim Bey’in kent yaşamındaki hareketi bize taşıyan fotoğrafına bir bakalım. öncelikle uzun pozlamaya karşın, hareketsiz nesnelerdeki netlik bize fotoğraf makinesinin sehpa üzerinde olduğunu anlatıyor. Bu noktada hareket netsizliğini anlatımda bir ifade biçimi olarak kullanmak istediğimizde, hareketsiz nesnelerin hareketli nesnelere karşı durumunu daha iyi ifade edebilmek için sehpa kullanmak hem teknik açıdan fotoğrafımızın görüntü kalitesini artırır, hem de görüntüde oluşan net-netsiz karşıtlığı içerik olarak fotoğrafımızın anlatım gücüne katkıda bulunur.

Bu noktada Devrim bey’in bu fotoğrafındaki teknik başarı sehpa kullanımı ile artmış, bu da anlatımını güçlendirmiştir. Kent yaşamında hareketin yarattığı kaosu, devinimi, stresi ve hatta enerjiyi içinde barındıran bu kare, doğru yerde, doğru yükseklikte ve doğru ekipman kullanarak bir fotoğrafçının  uzun pozlama temel bilgisiyle ne kadar başarılı bir fotoğraf üretebileceğinin en güzel kanıtıdır  bence.
Tebrikler Devrim Bey, hareket üzerine yoğunlaşmanızı tavsiye ederim, bu konuda oldukça başarılı bir gözlem yeteneğiniz olduğunu düşünüyorum.
 

İstiklal Caddesi”nde çektiğim “Şehrin Yalnızlarından Seçkiler ” adlı fotoğrafım hakkında yorumlarınızı yazarsanız çok sevinirim. Saygılarımla. Murat KAAN
Murat Bey’in fotoğrafına baktığımda, Temple Bulvarı’nın Louis Daguerre tarafından 1838’in sonlarında çekilen insana ait ilk fotoğraf karesi geldi gözlerimin önüne. O zamanın imkanları çerçevesinde  on dakikadan fazla süren  pozlama süresi nedeniyle, kalabalık Temple Bulvarı adeta boş bir sokak gibi fotoğraflanmış,  sadece belirli bir süre hareketsiz duran ayakkabı boyacısı  ve müşterisi fotoğraf karesine dahil olan ilk insanlar olarak tarihe geçmişlerdi. Murat Bey”in fotoğrafına bu açıdan baktığımızda, İstiklal caddesindeki o hareketli atmosfer, doğru bir teknikle yapılan uzun pozlama sayesinde bizlere güzel bir fotoğraf karesi olarak ulaştırılmış. Hareketsiz  nesnelerin netliğinden anlayabildiğimiz üzere,  kullanılan sehpa (tripod) sayesinde, yürüyen insanlar hareket netsizliği içinde caddenin yaşayan ve devinen atmosferini bizlere yansıtırken, bu hareketin daha vurucu olmasını sağlayan ve fotoğrafımızın ilgi merkezini oluşturan sağ alt altın noktada bulunan kestaneci fotoğrafa görsel olarak güç kazandırmıştır. Temel bir enstantane bilgisi (uzun pozlamalarda sehpa kullanımının faydası) doğru kullanıldığında ne kadar başarılı bir fotoğraf üretebilmektedir.
Murat Bey’i bu güzel fotoğrafı için  tebrik ederim.
 

 

 

Merhabalar, fotoğraflarım ile ilgili yorumlarınızı yazarsanız çok sevinirim. Elif OZAN
 
Elif Hanım’ın gönderdiği mantar ailesi fotoğrafı ile ilgili yazmadan evvel, daha evvelki sayılarımızda sevgili Barış Şimşek’in hazırlayıp Photoline okuyucularıyla paylaştığı doğada makro fotoğraf üzerine makalelere bir kez daha göz atmanın faydalı olacağını belirtmek isterim. Yakın çekim fotoğraf  titizlik gerektirir, hele doğada yapılması oldukça güç ama bir o kadar da zevkli ve öğreticidir. Bu noktada fotoğraf konusunda teknik anlamda kendini geliştirmek isteyenlerin önemle üzerinde durması ve bu konuda gerek İFSAK gibi derneklerden, gerekse pek çok yazılı kaynaktan bilgilerini arttırmaları ve çektikleri fotoğrafları paylaşmaları çok önemlidir. Elif Hanım’ın mantar ailesi fotoğrafına gelince; bir evvelki sayımızda Sn. Alparslan Bey’in çiçek fotoğrafı üzerine düşüncelerimizi yazarken, ışık ve renk konusuna değinmiş, özellikle de kontrast renklerin kullanımının fotoğrafta ne denli önemli olduğunu vurgulamıştık. Bu fotoğrafta zeminde bulunan kahverengi yapraklar ile kahverengiye çalan gri mantarlar monokrom (tek renkli) bir yapı oluşturmuşlar. Bu noktada ışık da yetersiz olduğu için ilgi merkezimiz olması gereken mantarlar adeta fon ile karışmışlar. Topraktaki dal parçaları ve kirlenmiş  yapraklar da görsel anlamda bir kirlilik oluşturmakta. Daha iyi ışıkta (mesela yanal ışıkta) ve fonda farklı renkteki yapraklar (mesela yeşil yapraklar) kullanılarak çekilmesi daha güçlü bir görsel anlatım sağlar. Olumlu anlamda ise yukarıdan bakılarak çekilmesi mantarların güzel yapısını bize anlattığı için başarılı bir seçim bence.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here