Ana sayfa Makale Foto Albüm köşesinde fotoğraflarınız yorumlanıyor…

Foto Albüm köşesinde fotoğraflarınız yorumlanıyor…

141
0
Beğeniyle takip ettiğinizi bildiğimiz “Foto Albüm” köşesine, sizlerden gelen birbirinden güzel fotoğraflarla devam ediyoruz.

Yayınlanmasını istediğiniz fotoğraflarınızı info@photoline.com.tr adresine yollayabilirsiniz. E-postanızın “Konu” kısmına “Foto Albüm” yazmayı ihmal etmeyin.

“Ekteki fotoğrafım hakkında yorumlarınızı yazarsanız sevinirim.” BORA ELİAçIK


 
Bora Bey”in fotoğrafında da Robin bey’in kadrajında olduğu gibi sadelik hemen gözümüze çarpıyor. Yaprakların hemen hemen kadrajın tüm fonunu güzel yeşil renkleri ile doldurmaları algımızın ister istemez ilgi merkezi olan nilüfer çiçeğinde toplanmasına neden oluyor. Keşke çiçeğin sağ alt kısmında da bir yaprak olsaydı demekten kendimizi alamıyoruz ama diğer taraftan bu siyah bölüm aşağı doğru inen yaprak sapları sayesinde mekana dair bizi bilgilendiriyor. Bu fotoğrafın gerçekten su üzerinde bulunan bir nilüfer çiçeğine ait olduğunu, kopartılmış yapraklar ve kopartılmış bir nilüfer ile dışarıda toprak üzerinde kurgusal bir kare olmadığını bize anlatıyor. Yani görsel olarak sıkıntılı ama anlamsal olarak açıklayıcı bir siyah bölüm ile karşı karşıyayız. Netlik başarılı, alan derinliği seçimi ilgiyi nilüfer çiçeğinde yoğunlaştırdığı için etkili. Homojen ışıkta çekildiği için pozlama ile ilgili herhangi bir problem yok. Sakin, sade, renkler açısından zengin bir fotoğraf. Bora bey elinize sağlık. Lütfen fotoğraf çekmeye devam edin.

 

“Hakan Bey Peru’da çektiğim fotoğrafımı yorumlar mısınız?” TİJEN  AYDIN DEMİR

  Tijen Hanım’ın gönderdiği fotoğrafa bakalım. Bir başka hareket fotoğrafı. Bu kez de fotoğrafı çeken makina haraketsiz; sabit. Haraket eden, objektifin önünde dönen çamur testiye can veren eller. Tabi bu fotoğrafı sadece “hareket fotoğrafı” etiketi ile sınırlandırmamalıyız. Aynı zamanda el sanatlarını anlatan bir kare ile karşı karşıyayız. önümüzde iki önemli anlatım iç içe. Hem bir rutin haraket söz konusu hem de anlam olarak bu hareket bir el sanatını meydana getiriyor. Fotoğrafçı bu noktada çok önemli bir seçim yapmalı. Kadrajı belirlerken haraketin mi ön planda olacağına yoksa yapılan işin mi daha büyük bir vurgu ile anlatılacağına karar vermeli ve bu sayede doğru açı ve bakış yüksekliğini keşfederek kritik anda deklanşörüne basmalı.

Tijen Hanım’ın karesinde öncelikle netlik başarılı. Bu tür haraket içerikli

karelerde doğru netlik her zaman bu denli başarılı gerçekleşmez. Ellerin siyah olması sarı çamur ile güzel bir doku oluşturmuş.

Başarılı bir netlik ile Tijen Hanım da bu dokuyu bize görsel olarak taşımış. Ellerin ve onlara paralel dönen testinin net, arka planın flu olması doğru bir derinlik seçimi. Anlatılmak istenen bu sayede çok başarılı bir şekilde vurgulanmış. Biraz daha geniş çekerek özellikle ellere nefes aldırılsaydı daha iyi olabilirdi, ancak ortamı bilmiyoruz; belki de bu kadrajın kirlenmesine yol açacaktı. üst kısımda fonda aydınlık netsiz alan biraz ilgi çalıyor ancak toplamda baktığımızda hem teknik olarak hem de kompozisyon kurgusu ve bakış noktası açısından oldukça başarılı bir fotoğraf.

İlk paragrafta bahsettiğim “haraket mi, yapılan iş mi daha vurgulu anlatılmalı” sorusuna “böylesi bir denge ile anlatılması uygun olmuş” cevabını veriyorum. Hem olagelen iş güzel anlatılmış hem de işin içinde yer alan hareket eylemi fazla öne çıkmadan ama çok da geride kalmadan destek sağlamış. Tebrikler Tijen Hanım. Hep böyle anlatımı güçlü kareler üretmeniz dileğiyle.

 

“Ekteki fotoğrafım hakkında yorum yazarsanız sevinirim”. ROBIN YAVUZ


 
Robin Bey”in fotoğrafı bana sevgili hocamız Prof. Sabit Kalfagil’in “Fotoğrafın Yapısal öğeleri ve Fotoğraf Sanatında Kompozisyon” adlı kitabındaki Sadelik bölümünü anımsattı hemen. Sizlerden ve Sabit hocamızdan müsade isteyerek hocamızın bu bölümde bizlerle paylaştığı Sadelik kavramı ile ilgili birkaç cümlesine yer vermek istiyorum:

“Fotoğrafa ulaşma yolu çıkarımsaldır. Tıpkı ünlü bir yontu ustasının söylediği gibi; “mermerin heykele benzemeyen kısımlarını yontup atınca geriye heykel kalıyor.” Fotoğrafa da çıkara çıkara ulaşılır. Bu, nelerin çerçeve içinde kalmayacağına karar vermek demektir. Bu karar önemlidir. çünkü fotoğrafı belli bir kadraj ile sınırlamak, onun dışında kalan herşeyi reddetmek demektir. Bu karara saygı göstermek gerekir. Ama kararı veren de bunu hak etmelidir. Nasıl? Bilinçli, adil, dürüst ve kararlı olarak.”

Evet öncelikle hala Sabit Kalfagil hocamızın bu çok önemli kompozisyon kitabını satın almadıysanız bir yanınız eksik kalıyor demektir. Muhakkak satın almanızı ve dikkatle okumanızı  tavsiye ederim. Gelelim Robin Bey”in karesine. Fotoğrafı sade bir gökyüzü fonu üzerinde az leke ile kurgulamak anlatımı güçlendirir. Anadolu”da bir deyim vardır: “Fazla mal göz çıkartmaz” derler. Ancak fotoğrafta çıkartır. Fazla leke kadrajın anlatımını zorlaştırır. Vurgu dağılır. Algı bir noktada yoğunlaştırılamaz. Bu nedenle fotoğraf çekerken elimizden geldiğince gereksiz lekeleri kadraj dışında bırakmalı, kadrajımızın sadeliğine dikkat etmeliyiz. Robin Bey bu fotoğrafıyla  sadelik ilkesine güzel bir örnek sunuyor. Mavi ve yeşilin güzel tonlarında oluşan bu başarılı kare için Robin Bey”i kutluyorum. Aynı özenle fotoğraf çalışmaya devam etmenizi umarım.

 

“Hakan bey merhaba, Orissa-Hindistan’da Gadhaba Kabilesi’nde Demşa geleneksel dans gösterisi ile ilgili çektiğim fotoğrafımı yorumlarsanız çok sevinirim. Saygılarımla.” BURçİN DEMİR

  öncelikle hareket fotoğrafı ile ilgili birkaç önemli nokta üzerinde durmak isterim izninizle.

1) Eğer hareketin fotoğrafını çekmeye karar vermişsek, muhakkak karemizde hareketin dinamizmi yer almalı. Ne yapıp edip bir şekilde karemize ortamda hareketi yaratan nesnelerin veya canlıların oluşturdukları bu hareket eyleminde etrafa yaydıkları enerjiyi dahil etmeliyiz. Hareket kendi başına bir enerji biçimi. Belki mühendislik açısından hareketi enerjinin dönüşüm evresi olarak tanımlayabiliriz. örneğin dağın tepesinden aşağı düşen bir taş parçası kütlesi ve bulunduğu yüksekliğe bağlı olarak kapsadığı potansiyel enerjiyi bu düşme eylemi esnasında kinetik enerjiye (bir anlamda hıza) çevirir. Yani enerjinin bir şekli başka bir şekline dönüşür, bu arada da hareket gerçekleşir. O halde bizler de fotoğrafçılar olarak

bu enerjiyi hissetmeli ve hissetmekle kalmayıp çektiğimiz fotoğrafa yansıtmalıyız.

2) Peki mühendislik tanımları bir kenara bırakalım. Enerjiyi, ya da hareketi, fotoğrafa nasıl yansıtabiliriz? Bu elbette fotoğrafçının önünde gerçekleşen hareket eylemini nasıl gözlediği ve o hareketten ne algıladığı ile doğru orantılı bir durumdur. örneğin vapurun güvertesinde denize bakarken önünüzde uçan martının hareketini yüksek enstantane ile dondurarak anlatabilir misiniz? Elbette hayır. Onunla beraber makınanızı hareket ettirmeli (pan yapmalı) ve doğru anda ve yeterli netlik sağlandığında deklanşöre basarak hareket eden martıyı net, etrafını flu yapacak şekilde bir pan fotoğrafı çekmelisiniz. Bu sayede  martının hareketi içinde yaşadığı, hissettiği, gagasına çarpan o enerjiyi görsel olarak fotoğrafınıza taşırsınız. Bu noktada hareket ne denli hızlı ve enerji dolu olursa, bu teknikle çekeceğiniz fotoğraf da o denli dinamik olur.

3) Peki hareketi anlatmanın tek yolu panning tekniğini kullanmak mıdır? Elbette hayır. Bu sadece bir teknik. Hızlı pozlama yaparak haraketi donduran çok iyi  fotoğraflar çekebiliriz. Burada elbette ilk söylediklerimle yola çıkmak önemli. önce hareketi biz hissetmeliyiz. Doğru gözlemlemeliyiz. Eğer rutin bir hareket söz konusu ise şansımız artar. Nasıl olsa belirli aralıklarla tekrarlar gelecektir. Bu noktada doğru yerlerde “pusu” kurabilir ve kadrajımızı doğru yön, açı ve yükseklikten oluşturabiliriz.

Dönelim Burçin Bey’in fotoğrafına. Burçin Bey dünyanın bir ucunda, adını bilmediğimiz bir kabilenin yaşadığı alana gitmekle kalmamış bir de önünde gerçekleşen bu geleneksel dansın içinde var olan o dinamizmi bize fotoğrafı ile taşımış. Yerden yukarı doğru bakış hem etraftaki diğer lekelerin temizlenmesine ve fotoğrafa bakanların sadece bu kabile üyelerine odaklanmalarına neden olmuş, hem de bu dansın içindeki o ritm duygusu kadraja taşınmış. Kadrajda bize en yakın olan “halay başı”nın tüm lekesi kusursuz kesilmeden bize taşındığı gibi önünde oluşturulan boşluk da tüm grubun hareketine yer açmış. Hafif eğik bakış açısı hareketin içinde var olan dinamizmi vurguladığı için bence rahatsız etmiyor. Toplamda oldukça başarılı bir hareket fotoğrafı. Bu tür uzak gezilerinizde hep böyle titizlikle kareler üretmeniz dileğiyle.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here