Ana sayfa Makale Foto Albüm köşesinde fotoğraflarınız yorumlanıyor…

Foto Albüm köşesinde fotoğraflarınız yorumlanıyor…

0
Beğeniyle takip ettiğinizi bildiğimiz “Foto Albüm” köşesine, sizlerden gelen birbirinden güzel fotoğraflarla devam ediyoruz.

Yayınlanmasını istediğiniz fotoğraflarınızı info@photoline.com.tr adresine yollayabilirsiniz. E-postanızın “Konu” kısmına “Foto Albüm” yazmayı ihmal etmeyin.
 

Ortaköy’de sabah saatlerinde çektiğim fotoğrafımı değerlendirir misiniz? Selamlar. Mustafa ELDEMİR

Mustafa Bey’in Ortaköy’de çektiği fotoğrafına bir bakalım beraber. öncelikle bu tür yaşadığımız şehrin “klişe” olarak kabul edilen çok bilinen çok görülen ancak nedense çoğu zaman fotoğrafını çekmeye değer bulmadığımız önemli tarihi ve kültürel binalarını, sokaklarını, anıtlarını fotoğraflamak bence bir fotoğraf sever için olmazsa olmazlardan biri olmalıdır.  Her zaman önünden geçtiğimiz Kız kulesi, Ortaköy meydanı, Boğaz, boğaz yalıları gibi çok aşina olduğumuz bu tür önemli alanları muhakkak fotoğraflamalı, doğru ışık saatinde, doğru mevsimde, farklı halleriyle arşivimize katmalıyız. Bu nedenle öncelikle Mustafa Bey”i kendi adıma kutlamak istiyorum. Sabahın erken saatinde, daha mavi saatler gökyüzüne hakimken fotoğraflamayı istediği alanda bulunmuş ve güzel bir çalışma gerçekleştirmişsiniz. Fotoğrafının exif bilgilerinden f:2,8 diyafram ve buna karşılık 1/10 enstantane değerinde çektiğini anlıyoruz. 1/10″da titreme olmadığına göre muhtemelen tripod ile çalışmış. öyleyse, f:2,8 biraz açık bir değer. Bu tür landscape çalışmalarımızda en açık diyaframı pek tercih etmemeye çalışıyor, eğer tripodumuz varsa en az f:8, hatta f:11 gibi bize belirli bir alan derinliği sağlayabilecek diyafram değerlerinde de çalışmaya gayret ediyoruz. Caminin üzerindeki ışıklandırma için yapılan pozlama çok kıvamında, herhangi bir doku kaybı gözükmüyor. Caminin denizde yansıması ve köprünün yerleşimi de uygun. Kadrajın sağındaki park halindeki şehir hatları vapuru ise biraz şansızlık olmuş, gereksiz ilgi çalıyor. Ayrıca minarelerin kadrajın üst kısmına değmesi de biraz can sıkıcı, keşke biraz yukarıda nefes boşluğu bıraksaydınız. Ama sonuçta güzel, emek verilmiş bir çalışma, ufak birkaç noktaya bir dahaki sefere dikkat ederseniz çok daha iyi olur diye düşünüyorum. Emeğinize sağlık.

 

 

Fotoğrafım hakkında yorumda bulunursanız sevinirim. Saygılarımla. İzzettin SARIOĞLU
İzzettin Bey”in yakın plan fotoğrafına bir bakalım. öncelikle yukarıdan aşağı doğru çekim güvercinin arkasında bulunan ve muhtemelen kadrajımızı karmaşık hale getirecek olan sokağın bir çok ayrıntısını ortadan kaldırmış. Sokağın tabanı fon olarak kullanılarak temiz bir fon yaratılmış. Kompozisyonun önemli yapısal özelliklerinden biri olan temiz fon fotoğrafın sade olmasını ve gereksiz ayrıntılardan arınmasını beraberinde getirmiş. Bu noktada İzzettin Bey”i tebrik etmek gerek. Kadraja giren yem veren el hemen hemen sağ üst diagonale yakın bir yerden giriş yapmış, keşke tam köşe noktası kullanılsaydı. Unutmamalı, köşe noktaları kadraja giren veya çıkan nesneler için en az zarar veren kapılardır.  Ancak sonuçta güvercinin sol alttan başlayan ve sağ üste doğru olan yerleşimi güzel bir diagonal haraket sağlamış. Yemi tam elden yerken deklanşöre basılmış olması da kritik an konusunda İzzettin beyin ne denli dikkatli olduğunun göstergesi. Gerek pozlama gerekse netlik konusunda da bir sorun gözükmüyor. Tebrikler İzzettin bey, deklanşörünüze sağlık diyelim.

 

 

“Trilye sahilinde çektiğim fotoğrafı değerlendirirseniz çok sevinirim.
Haluk ŞEKERCİOĞLU
Haluk Bey”in sahilde çektiği silüet fotoğrafına bir bakalım. Geçen sayımızda bahsettiğimiz silüet fotoğrafında dikkat etmemiz gereken iki temel öğe doğru pozlama (az pozlama) ve seçtiğimiz silüet lekelerinin dağılımı, büyüklükleri ve konumlarıydı. Gün batımı özellikle böyle parçalı bulutlu havalarda oldukça keyifli bir fon yaratır bizlere. Ancak bunun sadece zengin bir fon olduğunu unutmamalı, sadece batan güzeşin peşine düşmemeliyiz. Güneşin batışı arkada bir fon oluşturmak üzere sahne alırken biz kadrajın ön kısmında kişiliğini belli eden ve ilgi merkezi olabilecek bir ya da birden fazla leke ile kadrajımızı kurgulamalıyız.  İşte Haluk Bey de tam bunu yapmış. Pozlamasını fondaki aydınlık bölgeye göre belirlemiş ve aydınlık alanları doğru anlatabileceği bir atmosfer yaratmış. Bu az pozlama hali doğal olarak üzerinde az ışık olan direk ve balıkçıların ise silüete dönüşmelerini sağlamış. Balıkçı lekelerinin hiç birinin gerek birbirleriyle, gerek direk lekesi ile gerekse arkadaki dağ kütlesinin kıvrımlarıyla çakışmıyor olması algıyı rahatlatmış ve başarılı bir silüet fotoğrafını ortaya çıkartmış. Ayrıca soldaki balıkçının ortaya, sağdaki iki balıkçının da sola doğru olan vücut durumları algıyı ortaya toplamış ve bir bütünlük oluşturmuş. Tebrikler Haluk bey, emeğinize sağlık.

 

 

” Mudanya sahilinde çektiğim fotoğrafım hakkında yorum yazarsanız çok sevinirim.” EMRAH çAKAN
Evet Emrah Bey”in kadrajına bir bakalım. Fondaki aydınlık gökyüzü ve bulutlu doku az pozlama sayesinde daha da can kazanmış. öncelikle bu durum kadrajda çok yer kaplayan gökyüzünün bir avantaj olarak kadrajımızı zenginleştirmesini sağlamış. Sol alttan kadraja giriş, ilgi merkezinin kadrajdaki altın nokta istilası ve  bakış yönündeki boşluk temel yapısal öğelerin yerli yerine oturmasını sağlamış. Uzakta bakış yönünde yer alan lekeler biraz küçük olmakla beraber bir denge unsuru olarak artı yönde katkı sağlamışlar. Tek negatif yan olarak kadrajın sağ alt kısmındaki boşluk düşünülebilir ancak kadrajın genel kurgusu bu durumu gözardı etmemizi sağlamış. Basit ancak bir o kadar da mistik ve gizemli bir silüet karesi olarak Emrah Bey”i tebrik etmek isterim. Sepya filtre  (veya beyaz ayarı-bulutlu etkisi) de kadrajın vurgusuna katkı sağlamış.

Serdar Bey’in dik kadraj karesine bir bakalım. öncelikle bir şehri, kasabayı ya da beldeyi anlatabilmek için yakınlardaki bir tepeden yararlanmak ve böylece yukardan bir bakış sağlamak bizlere güzel bir görüntü sağlar. Bu noktada kendisini tebrik etmek gerek. Yukarıdan bakışın bu avantajı sayesinde güzel bir görüntü yakalamış. Gelelim kadrajın kurgusuna. Bir evin çatısından kadrajı başlatmak bu tür manzara çekimlerinde her zaman bize kolaylık sağlar. öyle ya, muhakak bir evin ya da  bir binanın bir kısmını keseceksiniz. öndeki bir evin ortadan kesilerek kadraja alınmasındansa, onun yanındaki evin çatısından kadraja giriş yapmak göze daha hoş gelen bir başlangıç olarak klabul edilebilir. Bu noktada Serdar Bey”i kutlamak gerek. çatılardan kadraja giriş, ardından dik kadraj boyu ilerleme, minareyi ilgi merkezi olarak doğru yerleştirme ve gökyüzünden nefes alacak kadar bir kısım kadraja dahil etme suretiyle oldukça dengeli bir kadraj yapısına ulaşmış. Pozlama doğru, netlikte bir sorun yok.
Tebrikler Serdar Bey.
 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here