Ana sayfa Makale Foto Albüm köşesinde fotoğraflarınız yorumlanıyor…

Foto Albüm köşesinde fotoğraflarınız yorumlanıyor…

0
Merhaba, “Dün-Bugün”  adını verdiğim fotoğrafım hakkında yorumlarınızı yazarsanız çok sevinirim. SERKAN TURAç.
 
Serkan Bey’in in fotoğrafına biraz teknik endişelerden sıyrılarak bakalım isterim çünkü  teknik anlamda  güzel bir ışık saatinde çekilmesi, netlik ile ilgili bir sorun olmaması ve en önemlisi seçilen geniş alan derinliği tercihiyle gerekli temel unsurları içinde barındırıyor. Bu nedenle aslında bu fotoğraf biraz daha derinlemesine bir okuma gerektiriyor.  Fotoğrafın ön cephesinde verilen fotografik doku tarihin bir şekilde eskimesi ile özdeşleşiyor. “Eski” kavramı tam da surların arasından gözüken daha renkli bloklar ile “yeni”  ile karşılaştırılıyor.  Bir noktada Serkan Bey “eski-yeni” arasında oluşan karşıtlığı yakalayarak, şehrin geçmişi ile bugünü arasında bir bağ kuruyor ve bize bir anlamda İstanbul’a dair bir masal sunuyor. Bir tek karede  söylemi böyle güçlü bir görüntüyü oluşturmak, fotografik olarak bakmasını bilen bir gözden ve teknik olarak nasıl bu görüntüyü bize taşımasını bilen bir tecrübeden ve bilgi birikiminden geçiyor. Tebrik ederim Serkan Bey, gerçekten oldukça başarılı bir fotoğraf, başarılarınızın devamını dilerim.
 

 

 

Merhabalar, fotoğraflarım ile ilgili yorumlarınızı yazarsanız çok sevinirim. EMRE ERCİNS
 
En, boy ve yükseklikten oluşan üç boyutlu gerçek hayatta nesneleri algılarken derinlik duygusu ile ilgili bir sorun yaşamayız. çünkü bu üç boyutlu görüntü zaten kendi derinliğine sahiptir. Ancak gerçek hayattan bir an’ı film ya da sensor üzerinde dondurduğumuzda, artık iki boyutlu bir düzlemden bahsetmek zorunda kalırız.

Bu noktada çektiğimiz fotoğrafın aynı gerçek hayattaki gibi derinlik kazanabilmesi, nesnelerin birbiri üzerine çakışmadan fotografik bir şekilde bu iki boyutta istiflenmesi ile mümkün olabilir. Fotoğrafın en temel unsurlarından biri olan kompozisyonda işte bu fotografik istifleme birden büyük önem kazanır.
Bu noktada Emre Bey”in Anıtkabir fotoğrafına baktığımızda, bu fotografik istifleme kaygısının kadrajın içinde nasıl bir derinlik duygusu yarattığını kolayca algılayabiliyoruz. Bize yakın olan ilgi noktasını oluşturan temel öğe (arkası dönük asker) ile uzaktaki bize bakan diğer asker kesinlikle çakıştırılmamış. Bu da aynı anda, birbirinden oldukça uzakta olan iki ana lekeyi oldukça başarılı bir şekilde kadrajımızda aktarabilmemizi sağlamış. Bu noktada hem pozlamadaki başarısı hem de kadrajını belirlerken özen gösterdiği bu derinlik kaygısı için Emre Bey”i kutluyorum.
 

Evet,  Emre Bey”in ikinci fotoğrafında yine kompozisyon kurallarına dikkat ettiği konusundaki fikrimizi pekiştiriyoruz. öncelikle, sol alttan kırmızı kiremitler ile diyagonalden giren ve fotoğrafın tabanını oluşturan çatı oldukça başarılı ve özenli bir seçim. Fon,  güzel mavi gökyüzü sayesinde temizlenmiş ve oldukça yalın bir anlatım sağlamış. Martının bulunduğu nokta kompozisyonda altın noktalar kuralımıza uyum sağlayarak fotoğrafın anlatım gücünü arttırmış. Arkadaki bulutun geçmesi beklenerek sadece temiz bir mavi gökyüzü fonu ile daha da sadeleşme sağlanabilirdi şeklinde küçük bir eleştiri getirebiliriz. Ama toplamda gerek netlik,  gerek ışık kullanımı, gerekse kadraj disiplini açısından oldukça başarılı bir fotoğraf, tebrik eder başarılarının devamını dilerim.
 

 

 

Merhaba, beğeniyle takip ettiğim Foto Albüm köşenizde fotoğrafımı yayınlarsanız çok sevinirim. Teşekkürler. Ebru Gökçay
 

Ebru Hanım”ın fotoğrafını öncelikle ışığın kullanımı açısından yorumlamamız gerekir. Ters ışık olarak adlandırdığımız yoğun ışık kaynaklarına karşı çektiğimiz fotoğraflarda aydınlık ile karanlık bölgeler arasında oluşan ışık şiddeti farkı nedeniyle kadrajlarımızı belirli bir disiplin ile oluşturmamız gerekir. Bu fotoğrafta görebileceğimiz gibi dokusu olmayan beyaz-gri renkteki  gökyüzünü bu denli büyük oranda fon olarak karemize dahil etmek, kadrajımızın verimli kullanılmamasına yol açar. Bu noktada kadrajımızda daha büyük yer kaplayacak lekelerin veya leke dizilimlerinin peşine düşmek fotografik olarak daha başarılı bir anlatımı beraberinde getirecektir. Sağ alttaki iki çocuk gibi biraz daha büyük oranlarda yer kaplayan lekelerin varlığına ihtiyaç var. Uzaktaki direklerin çok zayıf kalmaları anlatımı zayıflatmış. çekim açısının ve  yüksekliğinin değiştirilmesi, biraz daha sadeleşme sağlayacak bir noktadan farklı kadrajların denenmesinde fayda var.
 

Merhaba,
Eleştirilerinizden faydalanmaya çalıştığım sayfanızda karelerime yer verirseniz sevinirim. Kerim Heper
Evet, Kerim Bey’in “çalışan Eller” adlı fotoğrafına bir göz atalım: Kadrajın solundan L şeklinde bir şema yaklaşımı ile yerleştirilmiş ilgi merkezi ile dahil olu-yoruz fotoğrafa. Fonda, alan derinliğinin sınırlandığı bölgede bir başka ağ ören kişi var, ondan da ileride cephesi bize dönük bir başka kişinin önlüğü adeta gereksiz tüm ayrıntıları saklamış gözlerimizden. öncelikle bu kadrajdaki istifleme endişesi için olumlu cümleler kurulmalı, ancak maalesef bir kaç önemli ayrıntıyı da eklemeden geçmemek gerek. öncelikle ilgi merkezimizin kadrajın solunda neden bu denli az yer kaplayarak bu denli sıkışık bir şekilde yer aldığını sormak isterim. Eğer konumuz çalışan eller ise, öndeki net alan içindeki eller ile fondaki netsiz alan içindeki ellerin birbiri üzerine neredeyse çakışması kötü olmuş. Ayrıca koyu renklerin hakimiyeti nedeniyle, arkadaki netsiz alanda çalışan ellerde fazla pozlanma nedeniyle doku kaybı yaşanmış.
özet olarak, yaklaşım biçimi, yaklaşım açısı ve net alan derinliğinin sınırlanarak  fonda sadeleşmeye gidilmesi olumlu yanlar, ancak fonda doku kaybı yaşanması, çalışan ellerin kadraj içinde  biraz daha özenli istiflenememesi ve gerekli siyah beyaz kontrast tonlara ulaşılamaması  ise gelişmesi gerekenler olarak toparlayabiliriz. Son olarak bir öneri; ağ ören bir kişinin yaptığı en tipik ağ örme hareketini biraz daha uzun pozlama ile hareket netsizliği içinde verseydik nasıl olurdu? 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here