Ana sayfa Makale Foto Albüm köşesinde fotoğraflarınız yorumlanıyor…

Foto Albüm köşesinde fotoğraflarınız yorumlanıyor…

0

Beğeniyle takip ettiğinizi bildiğimiz “Foto Albüm” köşesine, sizlerden gelen birbirinden güzel fotoğraflarla devam ediyoruz. 

Göndermiş olduğum fotoğraf yoruma değer bulunursa çok mutlu olurum. Saygılarımla.

Osman Kara

Bu fotoğrafta bir silüet çalışması ile karşı karşıyayız. Fotoğrafçımız yüksek bir bakış noktasından aşağıda bulunan mekana ve bu mekana can katan insanlara oldukça doğru bir bakış açısı ve doğru bir an sezgisiyle yaklaşmış. Yukarıda seçilen bakış noktası hem fonu oluşturan tren vagonlarının dizilimine başarılı bir anlatım getirmiş hem de ters ışık sayesinde öne düşen öndeki kişinin gölgesi neredeyse kadrajın en altına kadar boşta kalarak problem yaratacak olan yolun üzerinde anlatımı desteklemiş. Deklanşöre biraz önce basılsaydı, öndeki kişinin başı tel ile kesilecekti, arkadaki iki kişi ise henüz ışığa çıkmamış olacaklardı ve bu da onların şu anda oluşan lekelerinin tam olarak oluşmamasını getirecekti. Bu nedenle tam doğru zamanda deklanşöre basılması bu fotoğrafın birinci önemli başarısı. ikinci önemli başarı pozlama. Ters ışığa bakmasını bilen bir göz tarafından çekildiği anlaşılan bu karede ışık doğru yerden (aydınlık bölgeden)  okunmuş böylece ışık almayan alanlar siyaha giderek lekeler oluşturmuşlar ve başarılı bir silüet fotoğrafı meydana gelmiş. Tek şansızlık sol üstteki iki vagonun üzerinde yaşanan doku kaybı, belki bunu gidermek için bir  stop daha az pozlama yapılabilirdi diye düşünüyorum. Ancak toplamda baktığımızda, gerek bakış açısı ve bakış yüksekliği, gerek hareket eden insanların gelmekleri gereken yerlerin beklenmesi ve doğru anda deklanşöre basılması (bu sayede insanların gölgeleri de çok başarılı bir şekilde kadrajda yer almış) gerekse ters ışıkta doğruya yakın pozlama değerinin seçilmesi düşünüldüğünde oldukça başarılı bir silüet çalışması olarak değerlendiriyor ve tebrik etmek istiyorum.
 
İzmir Dokuz Eylül üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi,Tekstil Bölümü mezunuyum. Amatör olarak fotoğraf sanatı ile uğraşıyorum. 1971 Merzifon doğumluyum. Dergiyi paylaşan ve okuyanlara bol selamlar. Bülent DaĞaŞan
 
Bülent Dağaşan Bey’in sepia filtresi uygulaması kullanarak düzenlediği fotoğrafına beraberce bakalım. öncelikle fotoğrafa soldan giriş yaptığımızda oldukça itina ile yerleştirilmiş ve netliği doğru bir irade ile sağlanmış ilgi merkezi ile karşılaşıyoruz. En solda bize en yakın müzisyen hem netlik olarak, hem bize yakın olduğu için perspektif kurallar gereği kapladığı alan olarak, ilgi merkezi olduğunu kanıtlarcasına anlatıma doğru bir vurgu kazandırıyor.

Unutmamalıyız,  gerek kadrajda kapladığı büyüklük düşünüldüğünde, gerek kadrajdaki yeri hesaba katıldığında, gerekse üzerindeki ışık durumu ve netlik incelendiğinde tüm fotoğraflarımızda gözün üzerinde ortak mutabakata varacağı bir ilgi merkezi yaratmamız fotoğrafımızın çok daha kolay algılanmasını ve yapısal anlamda başarılı olabilmesini sağlar.
Bu noktada çok kısaca ilgi merkezi (Roland Barthes’in bence çok önemli bir kitabı olan:Camera Lucida’da bahsettiği punctum ) ve fon (aynı kitapta studium olarak bahsedilir) üzerinde durmaya çalışalım. Kompoziyon kurgusunun en önemli iki yapı taşı;  ilgi merkezimizin başrolde olmasını sağlayacak ölçüde sade, ancak konu ve mekanın anlatımını destekleyecek ölçüde anlaşılır ve  bilgi veren bir fon ve bu fonun önünde kendi ayakları üzerinde durabilen, her anlamda bu fotoğrafın fotoğrafçı tarafından seçilen başrol oyuncusu olduğunu kanıtlayan bir ilgi merkezi tarafından oluşturulur.

Bu kısa açıklamanın ardından Bülent Bey”in fotoğrafına geri döndüğümüzde, en soldaki ilgi merkezi netlik, büyüklük ve deklanşöre basıldığı an itibariyle bence çok başarılı. Tek küçük eleştiri arkadan gelen ışık nedeniyle gerekli ışığı alamamış ve biraz gölgede kalmış olması (belki küçük bir dolgu flaşı müdahalesiyle bu az ışık durumu desteklenebilirdi). Diğer yandan fotoğrafçımızın fotoğrafa bakış noktası ve açısı da başarılı, çünkü bulunduğu nokta itibariyle diğer müzisyenleri diagonal olarak çok doğru ve ritmik bir biçimde kadrajın geride kalanına yerleştirme başarısını göstermiş. Bu fotoğrafça yerleşim fonun geride kalanını tamamen hem ilgi merkezimizi hem de genel konuyu destekler mahiyette müzisyen dokusu ile doldurmuş. Gözümüz ne ilgi merkezi olan ilk sıradaki müzisyenden ne de fonda desteklenen müzisyenler dokusundan başka bir tarafa savrulamıyor ki bu da ilginin odaklanabilmesini ve fotoğrafın bütünlüğünün sağlanabilmesini getiriyor. Ayrıca ilgi merkezinin bilinçli seçilen netliği ve kullanılan açık diyafram sayesinde fonda hemen ilgi merkezinin ardından başlayan netsizlik doğru alan derinliği kullanımını beraberinde getirmiş. Tek küçük eleştiri şansızlık olarak tam da fotoğrafın merkezine denk gelen ve  arkadan gelen ışığın metalde yansımasından kaynaklanan doku kaybı yaşanan bölge. Oradaki büyük beyaz delik fotoğrafın yukarıda saydığımız olumlu yanlarına bir anlamda  gölge düşürüyor ve gücünü zayıflatıyor. Belki ince bir işçilikle bir görüntü işleme programı kullanarak o doku kaybı olan beyaz bölgeye doku taşınmalı ve bu fotoğrafın gücü arttırılmalı diye düşünüyorum. Sonuçta fotoğrafça bakmasını bilen pek çok doğruyu bir arada hem de doğru an’ı kaçırmadan sağlayabilen bu fotoğrafı için Bülent Bey”i tebrik etmek istiyorum. Yola devam lütfen, çok başarılı çalışmalara imza atacağınıza şüphem yok.
 


” Kapadokya’da çektiğim iki fotoğrafım hakkında yorumlarınızı yazarsanız çok sevinirim.

Kemal KIran”

Kemal Kıran Bey, iki tane Kapadokya fotoğrafı göndermiş bize. Bu fotoğraflar hakkında konuşmadan evvel gelin kompozisyon kuruluşunda perspektifin etkisi  konusunda birkaç satır paylaşalım.

Unutmamalıyız, kadrajımızda yer alacak olan tüm nesnelerin kadrajda kaplayacakları alan, onların bizim gözümüzde hangi konumda olduklarının göstergesidir. Daha evvel “ilgi merkezi” konusundan bahsetmiş, bir nesnenin kadrajda ilgi merkezi olabilmesi için belirli bir büyüklükte olması gerektiğinin altını çizmiştik. Bu noktada perspektif kavramı bir fotoğrafçının hakim olması gereken temel kavramlardan birisi olarak karşımıza çıkıyor. Kadrajımızdaki bir nesnenin “ilgi merkezi” olabilmesi için belirli bir büyüklüğün üzerinde olması, kapladığı alan itibariyle kadrajda kolayca fark edilir olması gereklidir.

Bu iki Kapadokya fotoğrafına baktığımızda uzak çekim olanında (yatay kadraj) iki balon o kadar küçük alan kaplamaktadırlar ki, adeta kadrajda olmamaları daha hayırlı olurdu fikrine kapılıyoruz. Oysa daha geniş çekimde (dikey kadrajda) gördüğümüz tek balon ise o denli büyük bir alan kaplamaktadır ki, bu sefer de  kadrajın alt kısmında bulunan ve grafik olarak bölgeyi anlatan fotoğrafın fon kısmı sönük kalmaktadır. Aslında bu fotolar ile sevgili Kemal Kıran bize ilgi merkezimizin büyüklüğünü ne çok küçük ne de çok büyük seçmememiz konusunda uyarıda bulunuyor.

Peki olması gereken büyüklük nedir? Belki kolayca algılanması için belirli bir yüzde vermektense, ilgi merkezini oluşturacak nesnenin büyüklüğünün ne algılanmakta zorluk çekilmesine neden olacak kadar küçük, ne de fotoğrafın çok büyük bir bölümünü kaplayacak kadar büyük olmaması gerekir diyerek oranı sizin tecrübenize ve sezgilerinize bırakmak en iyisi. Gelelim bu fotoların bize sundukları pozitif yanlara: öncelikle her iki fotoğrafın da netlik ile ilgili bir problemi gözükmüyor. Fotolarda özellikle Kapadokya’nın o fotografik yapısı çok doğru bir mekan anlatımı olarak fonda yer almış. Hem yatay kadrajda, hem de dikey kadrajda Kemal Kıran mekanı doğru anlatabilmek hem de fotografik zenginlikten yararlanabilmek adına oldukça başarılı bir fon yönetimi gerçekleştirmiş. Ters ışıkta,  ışık aydınlık bölgeden okunmuş. Bu da lekelerin silüet şeklinde başarılı bir biçimde oluşmasını sağlamış. Yukarıda da bahsettiğim gibi eğer balonları daha orantılı bir büyüklükte ve özellikle yatay kadrajdaki gibi kadrajın köşelerine sıkıştırmaktansa daha altın oranlara doğru çekebilmiş olsaydı bu iki foto da o yörede çekilen önemli silüet fotoları arasında yer alabilecekti.

Kemal Kıran’ı başardığı önemli pozitif adımlar için kutluyor bundan sonraki fotoğraf çekimlerinde perspektif (göreceli büyüklük) kavramı üzerinde yoğunlaşmasını tavsiye
ediyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here