Ana sayfa Donanım Feedback ile Savaş!

Feedback ile Savaş!

0

özgür çakıcı, seslendirme denince, geçmişten günümüze gelen en büyük problemlerden biri olan “feedback” ile savaşmanın yöntemlerini anlatıyor.

Feedback, ses kaynağından sinyalin mikrofon ile toplanması sırasında, çeşitli etkenlerle alınanan sesin, hoparlöre geri besleme yapmasına denir. Feedback, bazen bir yaka mikrofonu ile yapılan konuşma sistemlerinden tutun da canlı müzik gösterilerine kadar tüm seslendirme sistemlerinde başımıza gelebilen bir problemdir. Sahne ve mekanın akustiği, mikrofon tipi ve kullanım şekilleri, sahne volümü gibi sebeplerden oluşan feedback, yapılan etkinliğin bazen durmasına bile yol açar ve oldukça rahatsız edicidir. Dinleyiciler kadar müzisyenleri de rahatsız eden feedback, kontrolsüz bir geri-dönüş olduğu için kalıcı kulak rahatsızlıklarına, ses sisteminin zarar görmesine kadar hasarlara yol açabilir. Dinlemeye gittiğim bir konserde, şarkıcının feedback yüzünden pek çok kez performansı durdurmasına bile şahit olmuşluğum vardır.
‹yi sistemler şart!

Peki bununla nasıl başedeceğiz? Tabi ki pek çok alternatif var. Her şeyden önce kaliteli ses sistemi ile çalışmak gerekir. Sırasıyla mikrofon ile ses kaynağından sinyal alınır, miksere gelen sinyal burada işlenir, amplifikatöre gönderilen sinyaller yükseltilerek hoparlör veya sahne monitörü ile dinleyicilere ulaştırılır. Bu işlem sırasında, ne kadar kaliteli cihazlar kullanırsanız, feedback riskiniz o kadar düşük olur. örneğin, kullandığınız hoparlör 3 yollu ise, hoparlörün çalışması sırasında, içindeki tüm sürücüler yalnızca kendilerine verilen görevi yapacakları için (bas yanlızca basları, tiz yanlızca tiz sesleri okuyacağı için) daha hassas çalışacaklardır ve bunun sonucunda hem daha kaliteli ses, hem de daha az feedback ve gain-before-feedback (Türkçe anlamıyla feedback’den önceki ses oluşacaktır.)
 

 

 

Ses sistemi doğru kurulmalı

Her şeyden önce, ses sisteminin doğru kurulması gereklidir. PA hoparlörlerinin sahnenin arkasında kaldığı bir durumda ya da sub-bass’ların sahnenin üzerinde olduğu bir durumda inanın çok da yapılacak bir şey yoktur; feedback olmaması için, dua etmekten başka!

öncelikle, ses sistemini doğru kurmuş olmamız gerekiyor. PA hoparlörlerinin, sahneyi görmemesi ya da az görmesi gerekli. Feedback oluşumunda tabi ki performansın yapıldığı mekanın da akustik özelliklerinin çok etkisi var. Sahnenin yapısının, akustik özelliklerinin, sahne karşısı ya da arkasının cam olmasından tutun da, amfi-tiyatro daki taşların PA’den gelen sesi yansıtmasına kadar çok etken var. Tabi ki organizatörlere, bu mekan çok feedback yapıyor, gelin işi filanca mekanda yapalım deme lüksünüz yok. Ama, en azından bir kaç pratik önlem ile bunu azaltabilirsiniz.

Mesela arkası cam ile kaplı bir sahneniz varsa, bu camlardan özellikle yüksek frekanslar yansıyacaktır. Ve emin olun mikrofonlarınız da bunları arar ve bulur! çok basit bir kumaş ile bu cam alanı kaplayabilir yada Star Cloud gibi led ışıklı bir perde ile hem hoş görünmesini, hem de feedback riskinin azalmasını sağlayabilirsiniz.
 

Grafik EQ:

Feedback”in engellenmesinde en çok baş vurulan yöntemlerden biri, Grafik EQ”lar kullanmaktır. Herhangi bir frekans feedback”e girdiğinde, bu grafik EQ’nun üzerinden o frekans bandına ait kazancın azaltılması ile feedback engellenir. Bazı grafik EQ modellerinde 6dB, bazılarında 12dB bazı özel cihazlar da ise 24dB”ye kadar size frekansların indirgenmesi sağlanır. En çok kullanılan Grafik EQ formatlarında ise 10 band, 15 band ve 30 band frekansın dar bir açı ile azaltmanıza/çoğaltmanıza imkan sağlar.

Grafik EQ’ ları, ihtiyaç duyduğunuz tüm çıkışlara bağlayabilirsiniz (ana PA sistemine, side-fill hoparlörünüze, sahne içi monitörlerine, davula verdiğiniz sub-bass hoparlörlerine vb.)

Grafik EQ kullanırken şunu unutmamak lazım. Yüksek ses elde etmek için feedback kontrolünde, ne kadar çok frekans indirirseniz, sonuçta duyumda o kadar sesin karakterine müdahale ediyorsunuz demektir. Bu da sesin duyumunu zayıflatır. Duyumu azalan sesi tekrar açmak zorunda kalırsınız ve tekrar feedback riskiniz yükselir ya da feedback oluşmaya başlar. Tekrar feedback yapan frekansları indirirsiniz, bu sefer yine sesi açmak zorunda kalırsınız. Ve bu böyle sonsuz bir döngü şeklinde sürer gider.
 

 

 

Analyzer:

Bir analyzer, el tipi ya da rack tipi cihaz veya PC ile feedback önleme metodlarına başvurmak çok önemlidir çünkü hiç bir insan kulağı feedback”e giren frekansı doğrudan tahmin edemez, en azından yüzde yüz doğru bulamaz. Siz 1 Khz feedback yapıyor diye tahmin eder ve EQ’dan 1 Khz’in fader’ını mesela 6dB indirsiniz. Bu arada feedback kesilir. Ama aslında 1.6 Khz feedback yapıyordur ve siz 1khz”i indirince, EQ’ların çalışma prensibinde bir frekans tek başına dar bir açı ile kısılırken, yanındaki komşu frekansları da aslında kıstığı için, 1khz’de oluşan feedback de kesilmiştir. Ama bu arada problemin kaynağı olan 1khz hala yüksektir ve feedback tekrar oluşmaya başlar. Bu arada siz sorunun 2 Khz’de olduğunu düşünür ve bu frekansı azaltırsınız. Böylece hem ses kalitenizde bozulmalar başlar, hem de feedback devam eder.

Bu gibi hataları inanın profesyoneller de yapıyor. Bu yüzden imkanlarınızın el verdiği şekilde analyzer kullanın.

En çok kullanılan analyzer ile feedback önleme metodu şöyledir: Sahneye bir mikrofon konulur. Tüm EQ”larınız flat haldeyken mikrofonun gain”i kontrollü ve çok yavaş şekilde açılmaya başlanır (burada çok dikkatli ve kontrollü olmak lazım, yoksa ses sistemini küle çevirmek mümkün). Herhangi bir frekans, feedback”e girdiğinde, analyzer’da bu görünmeye başlar ve o frekansı, grafik EQ”nuzda feedback kesilinceye kadar azaltırsınız. Feedback kesilince daha fazla azaltmayın, çünkü bu, ses sisteminizin kalitesini de azaltır.

Bir diğer yöntem de, sıra ile feedback’e girinceye kadar EQ’ daki frekans bandlarını açarsınız. Böylece hangi frekansın feedback”e girdiğini ve ne kadar açabileceğinizi görüsünüz. Bunu, mikserin üzerinden mikrofonun bağlı olduğu kanalın ton kotrolünden de yapabilirsiniz.

Ton Yumuşatma

çok sert olarak tonlanmış yada tiz frekansları gereğinden fazla açılmış mikrofonlar da feedback yapar. Bunu, mikserin üzerinden ton kontrolünü yumuşatarak engelleyebilirsiniz.

Mesela 10khz frekansı seçiliyken tizi açarak parlattığınız perküsyon feedback yapıyorsa, frekans bandından 8 Khz”i seçerek parlatmayı deneyin. üstelik belki de bu sayede ton kalitesi de daha güzel olacaktır. Ya da bas davulda (kick) 60hz frekansını açtıysanız ve bu da feedback yapıyorsa, 100hz frekansınızı açmayı deneyin.

Mikrofon yerleştirme ve seçimi

Aslında bu konu başlı başına ayrı bir yazının konusu. Basitçe burada bahsetmek gerekirse; sahnede mikrofonunuzun durduğu yer feedback”i engelleme konusunda çok önemlidir. Mikrofonun mümkün oldukça az şekilde side-fill veya sahne monitörünü görmesini sağlamanız lazım. Mikrofonu monitöre ne kadar, hangi açı ile çevirdiğinizde feedback oluştuğuna bakın. Mikrofonu, mümkün oldukça hoparlörlerden uzak tutmaya çalışın. özellikle tecrübesiz vokalistler, performans sırasında mikrofonu sahne monitörlerine doğru tutarlar ve tabi aynı anda tüm dinleyiciler de ellerini kulaklarına doğru! Bunu, çalıştığınız vokalistlere anlatın, zaten bir kere bunu gösterdiğinizde ve çıkan sesi duyduklarında emin olun bir daha yapmayacaklardır!

Mikrofonu, sesin kaynağına yakın tutmaya çalışın. çünkü ne kadar yakınlaştırırsanız, o kadar az açmanız gerekecektir ve bu da feedback”i o kadar engelleyecektir.

Doğru tip mikrofon seçimi ile de feedback”i engelleyebilirsiniz. Kullandığınız mikrofonun polar patern özelliklerini mutlaka öğrenin. Süper cardioid veya hyper cardioid polar paterne sahip mikrofonlar, diğerlerine göre daha az feedback yapar. Hyper cardioid mikrofonlar 45 derece polar paterne sahip oldukları için, paternlerindeki ölü bölge seviyesi yüksektir ve bu sayede monitörden daha az geri dönüş yaparlar. Sorunlu enstrüman ya da vokaller için mümkün oldukça bu tip mikrofonları kullanabilirsiniz.

Ayrıca mesela koro ya da grup keman gibi aynı gruba birden çok mikrofon kullandığınız yerlerde aynı marka/model ve özelliklerde mikrofonları kullanın. Değişik ve farklı mikrofonlar, grup seslendirmede aynı özellikleri sergilemeyecekleri için size çok zorluk çıkartırlar ve hepsinin feedback’ten önceki kazancı farkı olduğu için aynı şekilde kullanamazsınız. Araya karışmış ucuz, kötü bir mikrofon sizi ağlatabilir.
 

 

 

 
Feedback destroyer

çalışma prensibi, feedback”e giren frekansı 24dB’ye kadar çok hızlı şekilde kesebilen, aynı anda 8, 10 veya daha fazla frekans bandına müdahale edebilen ve mikserinizin tüm çıkışlarına bağlayabildiğiniz bir cihazdır Feedback destroyer. Ben kullanılması taraftarı değilim. çünkü yanılma payı çok yüksek olan bir cihazdır. Mesela solo yapan elektro gitarı feedback sanıp bir anda 1khz, 1.6khz ve 800hz”ini 24dB kısabiliyor. Ve tabi ki sonucu siz tahmin edin!
Ancak, bazı yerlerde (mesela kürsü mikrofonu ve bir konuşmacı seslendirilmesi gibi) işinize yarıyabilir.

BI-amp ya da self power monitör

Bi-amp monitör kullandığınızda, monitörün içindeki sürücülerin her birine ayrı görevler verilir. Bu sayede, özellikle yüksek volümlerde daha az sıkışırlar, şişerler ve çalışmaları daha hassas olacağı için kaliteleri bozulmaz. Aynı şekilde kendinden amplifikatörlü monitörlerde de her driver (sürücü) ayrı amplifikatör ile beslenir. Bu da onların daha stabil çalışmasını sağlar. Bu sayede feedback daha az oluşacaktır, bir deneyin.
 

 

 

IEM: In Ear Monitoring

Feedback”in en çok iştahlı olduğu yerler sahne monitörleridir. Genelde doyumsuz müzisyenler, sürekli monitörüne yüksek volüm isteyenler sayesinde ortaya çıkar feedback. Bu gibi durum söz konusu ise siz de müzisyenlerle ile görüşüp IEM, yani kulak içi monitörü kullanmalarını sağlayabilirsiniz. Hem de böylelikle Hi-Fi kalitesinde bir duyuma sahip olurlar. ‹lk zamanlar kullanmak zor gelebilir ama kolay alışılır, doğru kulaklık modeli seçimi ile kısa sürede vazgeçilmez olur IEM”ler. Piyasada bulabileceğiniz yüzlerce model olduğu gibi, profesyonel kulaklık yapan firmalara, müzisyenlerin kulak kalıbını alıp göndererek onlara özel kulak içi monitörü yaptırabilirsiniz. Mesela kulaklıkla beraber davulcunuza da ayrıca bir sub-bass vererek kick ve basların onu tatmin etmesini sağlayabilirsiniz.
Diğer Yöntemler:

Sahnede ne kadar açık mikrofon varsa, bu o kadar çok feedback riski var demektir. Mümkün oldukça, o anda kullanmadığınız mikrofonlarınızı kısın yada kapatın. Bir diğer yöntem de problemli mikrofonun fazını değiştirmektir. Bunu mikserin üzerinde mikrofonun bağlı olduğu kanalda bulunan “phase” tuşuna basarak yapabilirsiniz. Bu esnada mikrofonun alış yönü değişeceği için her zaman olmasa da işe yaradığı zaman çoktur.

Son olarak
Müzisyenlerinizle, özellikle egosu yüksek olanlarla konuşun, onlara feedback”i anlatın ve sahne monitörlerini kısmanız gerektiği anlatın. Emin olun sizi anlayışla karşılayacaklardır çünkü hiçbir müzisyen ya da şarkıcı performansın ortasında sağır olmak istemez. Tüm bu yöntemlere ilave olarak Gate de kullanabilirsiniz. Asıl işi, enstrümanlardaki uzayan sesleri engellemek/kısmak olan Gate”i feedback”i engellemek için kullanabilirsiniz. özellikle kick ve perküsyonda çok işinize yarayabilir.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here