Ana sayfa Haber Evrenin genişleme hızında yaşanan çelişkiye ışık tutacak yeni bir yöntem

Evrenin genişleme hızında yaşanan çelişkiye ışık tutacak yeni bir yöntem

81
0

Evrenin genişlediğini biliyoruz ama bu genişlemenin ne hızla gerçekleştiğiyle ilgili çelişki, bir yandan fizikçilerin kafasını karıştırırken, diğer yandan yeni ve açıklanmamış bir fizik çeşidinin olabileceği ihtimalini de gündeme getiriyor. 

Her 3.3 milyon ışık yılında bir evren yaklaşık saniyede 70 kilometre daha hızlı şekilde genişlemeye devam ediyor. Hubble sabiti olarak adlandırılan bu ölçüm biçiminin birbiriyle uyuşmayan iki farklı versiyonu mevcut. Evrenin en uzak köşelerinden gelen ışığın ölçümü megaparsaniyede bir 68 km/saniye’lik bir genişleme olduğunu ortaya koyarken, yakın kaynaklardan edinilen verilere dayalı olarak geliştirilen diğer yöntem ise bu hızın her megaparsaniyede 73 km/s olduğunu gösteriyor. Bilim insanları bu tutarsızlığı sadece şansla açıklayamıyorlar aksi takdirde ya yapılan deneylerde ya da fizik kurallarında bir şeylerin göz ardı edildiği anlamı çıkıyor. Araştırmacı bir ekip bu rakamlar arasındaki açığı kapatmaya yarayacak yeni bir ölçüm yöntemi yapılabileceğine dair bir fikir ortaya atıyor. Bu yönteme göre çekim kuvvetinin uzak süpernovalardan gelen ışığı ne oranda etkilediğinin ölçümü yapılacak. 

İngiltere’de bulunan Portsmouth üniversitesi’nden Thomas Collett “Yeni fizikle bilinmeyen hatalar arasındaki farkı açıklayabilmek için farklı bir ölçüm yöntemine ihtiyacınız var. Eğer bütünüyle bağımsız yöntemler içeren, aynı doğrultuya işaret eden ölçüm yöntemleriniz varsa, bu durumun modern fizikle ilgili olduğundan büyük oranda emin olabilirsiniz” diyor. 

Collett ve California üniversitesi’ndeki diğer araştırmacılar, ‘güçlü çekim kırınımı’ olarak adlandırılan bir etkinin ‘Ia’ tipi bir süpernova üzerindeki davranışını incelemeyi planlıyorlar. Bu tip yıldız patlamalarının, bir yıldızın diğerinden çok fazla miktarda gaz emmesi sonucunda patlamasıyla gerçekleşen, çifte yıldız patlamaları olduğu düşünülüyor. Fakat eğer radyasyonun yayılım sağladığı yol üzerinde gerçekten oldukça ağır bir şey bulunuyorsa, bu şeyin çekim etkisi uzayın biçimini bozarak ışığın Dünya’ya doğru yolculuğu esnasında daha farklı ve uzun bir yol almasına neden olacaktır. Bu da gökyüzünde başkaca güçlü bir görüntü oluşmasına neden olur. 

Her bir görüntüden gelen ışık, farklı yolları takip etikleri için Dünya’ya da farklı sürelerde ulaşacaklardır. Bu süreler çok sayıda ‘Ia tipi süpernova’ örneklerinde incelenerek, Hubble sabitinin ölçümü yapılabilir. Araştırmacılar ‘microlensing’ olarak adlandırılan küçük çaplı kırınımların (ya da küçük ölçekli etkilerin) verileri olumsuz yönde etkileyebileceğinden endişe duyuyorlardı ilk aşamada fakat, bu etkiler süpernovanın ilk üç hafta esnasındaki rengini değiştirmeyeceği için, her iki görüntünün renklerini zaman içerisinde karşılaştırmak, gerçekleşen zaman gecikmesinin tespitinde oldukça hassas ölçümler yapılmasını sağlayabilir.

Kısacası bilim insanları dev kütleli galaksilerin, süpernovalardan yayılan ışığı ne oranda büktükleriyle ilgili ayrıntıları öğrenmenin, evrenin ne hızla genişlediğine dair tutarsızlığın beraberinde getirdiği gizemi çözmeye yardımcı olabileceğine dair bir teori öne sürmüş oluyorlar.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here