Espor ve Sağlık

Yazı: Stj. Fizyoterapist Önder Çalışkan

Elektronik spor (diğer adlarıyla e-Spor veya espor), organize video oyunu yarışmalarına verilen isim. Oyunlar, genellikle profesyonel oyuncular arasında profesyonel organizasyonlar ile düzenlendiğinde bu ismi alır. Espor, okçuluktaki gibi reaksiyon zamanı, beysboldaki gibi refleks hareketleri veya satrançtaki gibi düşünmeyi gerektiren bir olgudur.

Espor oyuncunun nervous system (sinir sistemi), cardiovaskuler system (dolaşım sistemi), respiratory system (solunum sistemi), musculoskeletal system (kas-iskelet sistemi) gibi birçok sistemini aktive eden ve hızlandıran bir aktivitedir. Bu yüzden espor oyuncuların ortalama başlama yaşı 16-17 iken, ortalama olarak oyuncular 24 yaşında mezun olurlar.

Espor modern sporun bir dalı mıdır?

Bazı bilim insanları esporun spor olduğunu savunurken, bazıları da esporun farklı bir tür olduğunu savunur. Çünkü espor alışılagelmiş geleneksel sporlardan farklıdır. Geleneksel spor dalları (futbol, basketbol, tenis vb.) çok fazla fiziksel aktivite gerektirerek musculoskeletal sistemimizi daha fazla kullanmamızı ister. Esporda ise oyuncular bu kadar fazla fiziksel aktiviteye ihtiyaç duymazlar. Çoğunlukla el-göz koordinasyonu yeterli olur. Bu yönüyle espor alışılagelmiş geleneksel spor anlayışını yıkmaktadır.  Bu akıllara bir soru getiriyor. Satranç oynanış biçimi ve fiziksel aktivite konusunda espora çok benziyor. Satrancın olimpik bir spor olarak kabul edilmesi ve alışılagelmiş sporlardan farklı olması esporun da spor olarak kabul görmesi konusunda bize yol açıyor.

Esporun spor olup olmadığını daha detaylı inceleyecek olursak modern sporun seminal tanımlarını spor sosyolojisi (Guttmann, 1978) ve spor felsefesine (Suits, 2007) göre bir aktivitenin spor olarak değerlendirilip değerlendirilmemesi yedi maddeye bakılarak anlaşılır.

  1. Oyun
  2. Düzenlenme
  3. Rekabet
  4. Beceri/Yetenek
  5. Fiziksellik
  6. Geniş izleyici kitlesi
  7. Kurumsallaşma

Esporun bazı alanlarında fiziksellik özelliğini düşük seviyede karşılaması ile birlikte bazı alanlarında ise tüm maddeleri karşıladığı görülmüştür. Espor oyuncuları yeteneklerini ve becerilerini geliştirmek için haftanın 4-5 günü günde 8-10 saat antrenman yaptıkları da göz önüne alınırsa modern ve globalleşen dünyada bizce espor bir spor dalı olarak sayılabilir.

Espor izleyici sayısı ve ekonomisi nasıl?

Espor ekonomisi yıllara göre katlanarak arttı. Kuro Takhasomi E-spor turnuvalarından 4 milyon doların üzerinde para toplayıp en çok kazanan oyuncu oldu.

Espor ekonomisinin bu denli hızlı yükselişi ve sektörün büyüyüşü kısa zamanda büyük bir ivme ile gerçekleşti. Dünya sporlarının sayılı ekonomilerini son senelerde sollayıp geçmesi ve gelecek vadetmesi bu sektörün büyüyüşünün kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. Espor oyuncularına maaş garantisi verebilmekte ve uluslararası turnuvalarda milyon dolarlık ödüller söz konusu olmaktadır.

Esporda fizyoterapi ve rehabilitasyon

Zihinsel yorgunluk e-spor oyuncularının; karar verme, düşünme, el-göz koordinasyonu, çözüm bulma, reaksiyon gösterme gibi yeteneklerini kullanmalarına engel olmaya başlar. (Ferdi Kurtoğlu)

Espor ile ilgilenen sporcular için fizyoterapi ve rehabilitasyon kaçınılmaz bir öneme sahiptir. Bu kadar yoğun/aktif ve stres altında çalışan vücut bazen oyuncunun kariyerini tehlikeye atabilecek seviyede hırpalanabiliyor. Esporcuların günde 10 saate varan antrenmanlarından dolayı fiziksel inaktiviteleri hat safhadadır. Akabinde sürekli bilek ve dirsek hareketliliklerinden dolayı aşağıdaki el-el bileği rahatsızlıklarına rastlanabilir.

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. (Mustafa Kemal Atatürk)

Uzun süre oturdukları için postür ve duruş bozuklukları ortaya çıkabilir.

Gelişmiş kulüpler takımlarına spor fizyoterapisti alıp oyuncularının;

Gelişen espor sektörü ile spor fizyoterapistlerinin de bu sektöre sağladıkları katkılar artarak devam ediyor.

Dünyanın en başarılı espor takımlarının multidisipliner sağlık olanaklarına imkân tanıması onları kaçınılmaz bir şekilde dünyanın en iyileri arasında konumlandırıyor.

Spor fizyoterapistleri takım sporcularının yoğun oyun oynama antrenmanları sırasında musculus trapezius(trapez kası) üzerinde kas aktivitesi çalışmaları yapmışlardır. Musculus trapezius espor oyuncularının en çok ağrı yaşadığı kaslardan birisidir. Yaptıkları çalışmaların sonuçlarını uygulayıp takımlarının oyuncularının daha rahat, acısız, etkili ve verimli bir şekilde performanslarını sergilemesinin önünü açıyorlar.

Henüz Türkiye’de espor takımlarında spor fizyoterapisti bulunmamaktadır.

Yurt dışında birçok Espor takımının fizyoterapistleri var. Oyuncularla yapılan röportajlarda oyuncular ağrılarının geçtiklerini kendilerini daha dinç hissettiklerini ve daha iyi odaklandıklarını söylemişler. Espor oyuncuları zihinsel yorgunluktan çok şikayetçilerdir.

Ülkemizde espor ve fizyoterapist ilişkisi ise hepimizi ümitlendirir nitelikte. Daha yeni gelişen bir sektör olmasına rağmen Türk fizyoterapistler bilgi ve deneyimlerini bu sektörden esirgemiyor. Dr. Fzt. Umut Ziya Koçak ve birçok deneyimli fizyoterapist bu alan ile ilgili bilimsel çalışmalar yapıp espor ve fizyoterapist ilişkisini geliştirmektedir. Bendeniz Önder Çalışkan ve bu sektöre büyük bir ilgi duyan diğer fizyoterapistler yaptıkları ve geliştirdikleri bilim ışığındaki çalışmalar ile ülkemizi çok iyi yerlere getirmeyi hedefliyoruz.

Henüz Türkiye’de espor takımlarında spor fizyoterapisti bulunmamaktadır. Takım sahiplerinden bu konuya hassasiyet duymalarını ve takımlarına fizyoterapist almalarını ümit ediyoruz. Gelin espor konusunda ülkemizi herkesin konuştuğu seviyelere çıkaralım.

Ferdi Kurtoğlu ve Aslı Aksel League of Legends Türkiye Büyük Finali öncesi Redbull sponsorluğunda sporcular ile fizyoterapi hakkında konuşuyor.
Godsent – Malmö FF – Chaos Esports Club takımlarının Fizyoterapisti Staffan Ekefjard sayesinde takım oyuncuları hem bilgileniyor hem de sağlıklarına dikkat ederek kendilerini zinde tutuyorlar. Tüm bunlar takımların bu denli başarılı olmasını kaçınılmaz kılıyor.

 

Exit mobile version