Ana sayfa İnternet Eskilerin Pop Çağı Ateşleri

Eskilerin Pop Çağı Ateşleri

0

Eskilerin bilinmeyenlerini sizler için arştırdık ve bulduk. Sizlerinde beyenmesini umut ederek yazdığımız eskilerin pop çağı müzikleri nasıl ün kazandıklarını ve daha sizin merak ettiğiniz yönleriyle kapsamlı bir araştırma yapıp yazdık. Bilenler bilir; her ay köşemde müzikten sinemaya ikon olmuş portreler yazıyorum. Bu ay 2013″ü uğurladığımız bu zaman diliminde, çok eskilere gidip 90″lı yılları size hatırlatmak istedim… Şöyle hep beraber 80″lerin rüküşlüğünü henüz üzerimizden atamadığımız, büyüsünden ayrılamadığımız 90″lara doğru mini bir tura çıkalım… Memleketin pop rüzgarına doğru saçlarını bıraktığı zamanlar bol cafcaflı, bol tantanalı, ziyadesiyle renkli yıllara denk gelir.  Türkiye Magicbox“la tanışadursun ben TRT”de  başta  “Müzik Yelpazesi”, “Video Müzik Türkiye” “1 numara” ve “Genç çizgi” olmak üzere her hafta televizyon başına geçip; video cihazına programları kaydetmekle meşguldüm. 80″lerde  evimize giren “Betamax” ve “VHS” video aletleri, müzik takipçiliğimin hızlandığı 90″lar itibariyle; benim için film izlemekten çok, şahane bir kayıt cihazı olmuştu.

 

eskılerın pop cagı ateslerı

 

 1990 yılların başında ben betamax video kasetlerle oynarken; özel televizyon ve özel radyolarla tanışan ülkemizde değişim rüzgarları yaşanıyordu. Dünyada duvarlar yıkılırken; Türkiye”de TRT tekeli rahatlıkla yıkılıyor ve bir anda bir sürü  televizyon kanalı, yüzlerce radyo istasyonu altın çağını yaşıyor ve yaşatıyordu. 90″lı yıllar demek belkide müziğimize gençlik aşısı yaptırmak demekti. Daha önceleri kimselerin adını bilmediği yepyeni vokallerin; müzikseverler tarafından neredeyse eski starlarımızdan bile daha şaşaalı bir şekilde sarınıp  sarmalanmalarıydı. 

 

80″li yıllarda ki derin uykusundan kimselerin ummadığı bir anda 90″lı yıllar tarafından öpülerek uyandırılan hafif müziğimiz; Türk pop müziğine hızlıca adapte olacak ve tüm memlekette türkçe pop şarkılar ezberlenip söylenecekti. İmajlar içinde hapsolmuş yepyeni yetenekli şarkıcılar kimi zaman rüküş bile görünseler; hallerinden memnun bir şekilde şarkılarını hep bir ağızdan söyleyecek, şarkı bitiminde özel koruma (bodyguard) eşliğinde evlerine gideceklerdi. Aynı ritim üzerine söylenmiş tekerlemelerden oluşan şarkılar birkaç ay moda olacak sonra sabun köpüğü gibi sönerek; yerini bir yenisine bırakacaktı. 90″lı yıllar itibariyle hayatımıza hızla yayılan fast food yaşam yani “kullan at” kültürü müzik piyasasına da rahatlıkla sıçrayacak ve  binlerce  mırıldanıp unutulacak pop şarkısını bizlere sunacaktı.

 

eskılerın pop sarkıcıları

 

90″lı yıllar denilince dönemin  ünlü yönetmeni Samim Değer”i ve onun kült TV programı Bir Başka Gece için çektiği klibimsi görüntüleri unutmak olmaz. Bir Başka Gece, Yarım Elma ve Gökkuşağı gibi programlar sayesinde ilk kez evlerimizde ağırladığımız yepyeni sesler, slogan olmuş şarkılarını tuhaf danslar eşliğinde söyleyecek ve ülkemizde hemen hemen herkes hızlıca poplaşacaktı. 

 

Sadece müzik dünyasında değil,  her yerde, her alanda bir pop salgını yaşanıyordu. Bu salgın; yiyecekten, politikaya, mimariden, kılık kıyafete kadar her yere imzasını atıyor ve yepyeni bir yaşam tarzı olarak hepimizin hayatına katmak istediği bir moda oluyordu. Genç şarkıcıların yarattığı yenilenme görüntüsüne imaj deniyor ve bu pop imajlar toplum tarafından rahatlıkla kabul görüyordu.  Siyasette bile pop şarkıları gibi fikirleri birbirinden ayırt edilemeyen yeni liderler boy gösterir oldular ve bu liderler imaj konusunda adeta popçulara özeniyor, kimi zaman bluejean giyerek halkın arasına karışıyor ve dönemin ünlü fotoğrafçılarının karşısına geçip boy boy fotoğraf çektiriyorlardı.  Pop çağı ulus olarak hepimizi etkilerken, ülkemizi  yönetenleri de içine alarak 90″lı yıllara silinmeyecek imzasını atıyordu. Pop çağının ateşi kaset olarak evimize girip, biraz imaj, biraz tekerleme tadında şarkılar derken çoktan yakılmıştı.  90″lı yıllar boyunca sönmeden yanmaya devam eden bu renkli ateş, 2000″lerde küllerinden yeniden var olsa da bir daha asla eskisi kadar renkli yanmayacaktı. Sadece müzik dünyasında değil,  her yerde, her alanda bir pop salgını yaşanıyordu. Bu salgın; yiyecekten, politikaya, mimariden, kılık kıyafete kadar her yere imzasını atıyor ve yepyeni bir yaşam tarzı olarak hepimizin hayatına katmak istediği bir moda oluyordu. Genç şarkıcıların yarattığı yenilenme görüntüsüne imaj deniyor ve bu pop imajlar toplum tarafından rahatlıkla kabul görüyordu.

 

 

Siyasette bile pop şarkıları gibi fikirleri birbirinden ayırt edilemeyen yeni liderler boy gösterir oldular ve bu liderler imaj konusunda adeta popçulara özeniyor, kimi zaman bluejean giyerek halkın arasına karışıyor ve dönemin ünlü fotoğrafçılarının karşısına geçip boy boy fotoğraf çektiriyorlardı.  Pop çağı ulus olarak hepimizi etkilerken, ülkemizi  yönetenleri de içine alarak 90″lı yıllara silinmeyecek imzasını atıyordu. Pop çağının ateşi kaset olarak evimize girip, biraz imaj, biraz tekerleme tadında şarkılar derken çoktan yakılmıştı.  90″lı yıllar boyunca sönmeden yanmaya devam eden bu renkli ateş, 2000″lerde küllerinden yeniden var olsa da bir daha asla eskisi kadar renkli yanmayacaktı.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here