Ana sayfa Haber Erdem Helvacıoğlu

Erdem Helvacıoğlu

0

Caz ve modern müziğinin,elektro akustik dünyanın başarılı isimlerinden Erdem Helvacıoğlu, Uluslararası projelerine devam ediyor. Kendi ağzından İngiletere’de yayınlanan Resonating Universes albümünü ve de ülkemizde de yayınlanmış olan Black Falcon’un kayıt raporunu Sound için anlattı.
 

“Resonating Universes” Albümü

“Resonating Universes” albümü Londra”da Sargasso plak şirketi tarafından yayımlandı. Bu albüm ?irin Pancaroğlu ile ikimizin bir ortak çalışması. Albümdeki tüm eserler bana ait, tüm arp partisyonları da ?irin Pancaroğlu tarafından çalındı.

“Resonating Universes” albümü 60 dakikalık bir eser ve toplam 8 bölümden oluşuyor. Sanırım müzik tarihindeki arpa odaklı en kapsamlı albüm ve eserlerden birisi. Tüm eserde 3 farklı arp kullanıldı. Türk arpı çeng, konser arpı ve elektrik arp. “Resonating Universes” albümü prodüksiyonunda beş farklı aşama var:
 

erdem helvacıoğlu
 
1- Sample kaydı aşaması ITU MIAM Stüdyoları: Albümde arpın tüm ses olanaklarını araştırmak istedim. Bu yüzden kayıt aşaması teknik olarak komplike ve heyecanlı oldu. Eseri yazmadan önce ilk olarak ?irin Pancaroğlu ile sample kaydı diyebileceğimiz bir çalışma yaptık. ITü MIAM Stüdyoları” nda toplam 3 gün boyunca farklı mikrofon teknikleri ile harp ve çengin seslerini kaydettik. Bu kayıt sürecinde hem yakın hem de oda mikrofonları kullandık. Yakın mikrofon olarak Neumann U87, Neumann M149 ve AKG C414 denedik. Ayrıca çok detaylı, ses şiddeti çok düşük sesler için de Earthworks QTC40 mikrofonunu kullandık. Oda mikrofonları olarak A-B konfigürasyonunda DPA4006 mikrofonları tercih ettik ve ayrica arpın üst gövdesindeki tınıları kaydetmek için de XY konfigürasyonunda Neumann KM184 mikrofonları kullandık. Mikrofon preamfisi olarak Grace Model 801″i tercih ettik ve Protools”a kayıt yaptık. ITU MIAM”daki kayıt sürecini 2 ana yapıya böldük. İlk bölümde arpın her telinin sesini sample olarak kaydettik. İkinci aşamada ise her türlü avangard teknikler ile ve farklı materyalleri arpın üzerine yerleştirerek doğaçlamalar kaydettik. Bu doğaçlamalarda zaman zaman hem ?irin hem de ben aynı anda enstrümanı çaldık. Daha sonra elektrikli arp için de aynı sistemi kullandık, ancak bu sefer kayıtları benim stüdyomda yaptık. Elektrik arpın DI çıkışını Millennia STT-1 preamfisinin enstrüman girişine takarak kaydettik. Ayrıca Zvex Fuzz Factory, Electro Harmonix Big Muff gibi gitar pedalları ve TC Electronic Fireworx, Eventide Eclipse gibi ekipmanları kullanarak farklı tınılar kaydettik elektrik arp ile.

 

2- Ses tasarımı ve kompozisyon aşaması – Kişisel stüdyo: Tüm bu kayıtların detaylı editi için Soundforge 8 programını kullandım. Editlenen tek nota arp seslerini Native Instruments Kontakt yazılımına aktararak kendi “arp sample kütüphanemi” oluşturdum. Ayrıca stüdyoda kaydedilen diğer tüm doğaçlama kayıtları editleyerek stereo miksler haline getirdim. Bu aşamadan sonra eserin ana bestelenme süreci başlamış oldu. Bu süreçte ilk olarak sadece çeng seslerinin proseslenmis halinden oluşan eserin ilk bölümü ortaya çıktı. Daha sonra eserin ana yapısını oluşturan konser arpı bölümü geldi. Bu bölümler eserin 3-7 bölümlerini oluşturuyor. Burada uzun, sert ve yumuşak sesler olmak üzere 3 farklı yapı hakim. Uzun sesler için arp üzerinde genelde gitarda kullanılan ebow aletini kullandık, ayrıca keman yayı kullanarak ilginç yay tınıları elde ettik. Sert sesler bölümünde ise metal eşyalar, gitar penası gibi objelerin arp tellerine sürtünmesi ile ortaya çıkan sesler vardı. Yumuşak sesler için ise arpın üst gövdesini kullandık.

Eserin ikinci ve son bölümünde ise Avustralyali yazılımcı Ros Bencina”nın tasarlamış olduğu Audiomulch programını kullandım. Bu program içinde komplike bir canlı elektronikler setup”ı yarattım.
 

resonating üniverses albümü
 
3- Albüm kayıt aşaması – Babajim Stüdyoları: Eserin kayıt aşaması Babajim Stüdyoları” nda Pieter Snapper tarafından yapıldı. Ana arp kaydı için Coles 4038 ribbon mikrofon, Telefunken E LA-M 251E tüplü mikrofon kullanıldı. Telefunken bas seslerin çok net kaydedilmesini sağladı, Coles sayesinde de çok yumuşak bir tiz karakter elde edildi. Oda mikrofonları için DPA 4006 kondensör mikrofonlar tercih edildi ve ayrıca rock prodüksiyonlarında büyük snare tonu elde etmek için kullanılan uzak oda mikrofon setupı için de Neumann M149 kullanıldı. Mikrofon preamfisi olarak Grace m801 tercih edildi.

4- Edit ve miks – Kişisel stüdyo: Albümün edit ve miks aşaması kendi stüdyomda gerçekleşti. Miks için Cubase programını tercih ettim. Genel eq ve kompresör için Waves pluginlerini, ses tasarımı için ise birçok farklı shareware plugin kullandım.

 

5- Mastering – Babajim Stüdyoları: Albümün masteringi Babajim Stüdyoları”nda Pieter Snapper tarafından yapıldı. Maselec MTC–2 Mastering Console, CraneSong HEDD 192 konvertör, Thermionic Culture Phoenix compressor (mastering version), Crane Song Ibis Equalizer (mastering version), Nightpro EQ3 mastering equalizer, Weiss EQ1+LP+DYN ve TC Electronic System 6000 kullanıldı.
 
black falcon albümü
 
“BLACK FALCON” albümü yapım aşaması

“Black Falcon” albümü ITU MIAM Stüdyoları”nda Can Karadoğan tarafından kaydedildi. Albümde Ros Bandt tarhu çaldı, ben ise elektrik gitar çaldım ve canlı elektronikleri kontrol ettim. Tarhunun tınısı yaylı tanbur ve viyolonsel karışımı diyebiliriz ve bu sesi ayrıntılı ve geniş kaydetmek için X-Y konfigürasyonunda Neumann KM184 kondensör mikrofonlar kullandık.

Ben Gibson Les Paul elektrik gitar çaldım. Carl Martin kompresör ve çeşitli MXR ve Electro Harmonix pedallarından geçen sinyali Marshall JMP1- preamfisine bağladım. Amfinin speaker simülasyon çıkışı ise Behringer Eurorack UB1622 mikserin ilk kanalına bağlandı. Mikserin aux ve sub out çıkışlarına ise TC Electronic Fireworx, Lexicon MPX 100 ve Electro Harmonix Memory Man efekt üniteleri bağlandı. Bu ünitelerin çıkışları ise mikserin kanallarına bağlandı ve tüm bu kanalların ana stereo çıkışı kaydedilmek üzere Protools”a yönlendirildi.

Efektlerin seviye ve eq parametrelerini çalarken aynı anda kontrol edebilmem, albüme tınısal bir dinamizm kazandırdı. Ayrıca TC ve Lexicon ünitelerindeki parametrelerİ Behringer FCB1010 midi foot controller ile canlı bir şekilde değiştirdim. Albümdeki tüm kayıtlar bir gün içinde tamamlandı. Daha sonra edit ve miksler tarafımdan kendi stüdyomda Cubase programı ve Waves pluginleri kullanılarak yapıldı. Albümün masteringi Pieter Snapper tarafından Babajim Stüdyoları”nda yapıldı. Mastering için CraneSong HEDD 192 konvertör, Thermionic Culture Phoenix compressor (mastering version), Crane Song Ibis Equalizer (mastering version), Weiss EQ1+LP+DYN ve TC Electronic System 6000 kullanıldı.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here