Ana sayfa Haber Endirekt Serbest Vuruş

Endirekt Serbest Vuruş

0

Get Him To The Greek

Birçoklarımız için sahnede izlediğimiz yıldızlar, süper kahramanların ete kemiğe bürünmüş hali gibidir. Müzik endüstrisi ise bir nevi süper kahraman üretim fasilitesi olarak görev yapar. Plak şirketleri, PR ajansları, menajerler, müzik kanalları, radyolar, müzik dergileri, DJ’ler ve bu endüstrinin daha bir çok dallanıp budaklanmış alandaki sayısız elemanı.
Kimi zaman müziğin müzik olduğunu bize unutturan, kimi zaman müzik dinleme zevkimizi bile elimizden alabilen, çoğu zaman olmadık anlamları olmadık isimlere zorla yükleyen ve bunu bir şekilde kitlelere yutturmayı başaran bir fabrikadan bahsediyoruz. Peki bir sinema filmi olan Get Him To The Greek’in bu söylediklerimizle ilgisi nedir? Aslında izlemiş olanlar bileceklerdir, film tam da bu noktalarla inceden dalga geçen ve aslında ağır bir eleştiri dozu içeren çok başarılı bulduğumuz bir komedi filmi. 10 yıl öncesine kadar tüm dünyanın peşinden koştuğu bir Brit Rock Star olan Aldous, çok başarısız bir single ile yeni albümünü çıkartır ve bu şarkı o kadar beğenilmez ki bir anda gözden düşer, yaptığı tüm değerli işler sanki hiç var olmamışcasına eleştirilir, tüm medya tarafından Aldous bir anda yok edilir. öte yandan müzik endüstrisinin tepetaklak inişte olması, Aldous’un bağlı olduğu plak şirketini farklı bir organizasyonu hayata geçirmeye iter ve akıllara 10 yıl önce bir kenara atılmış Aldous gelir. Kaliforniya’da Greek Concert Hall’da bir konser vermesi için anlaşılan Aldous ikna edilir. Ama bir sorun vardır ki Aldous Lonrda’da inzivaya çekilmiştir ve onu oralardan alıp Yeni Kıta’ya getirmek de plak şirketinin tecrübesiz elemanı Aaron’a düşer. Olaylar hiç de Aaron’ın düşündüğü gibi gelişmeyecektir.

 

 

Film, son yıllarda sıklıkla izlediğimiz, müzik içerikli komedi ağırlıklı ama eleştirisini de yapmaktan çekinmeyen bir çizgi tutturuyor. özellikle müzik endüstrisinin iki yüzlü tutumunun sanatçılar üzerindeki etkisi, sahnede parlayan yıldızların etinden ve sütünden daha fazla yararlanabilmek için beyin oyunlarının nerelere kadar gidebileceği, sektördeki insan ziyanlığı; sadece sahnede parladığı için var olabildiğinin farkındaki yıldızların insaniyetlerini, tutunabilecekleri dallar olduğunu ispatlama arzuları, bu sırada tanıştığı ve yol arkadaşı olarak seçtiklerinin kendilerinden de beter kullanıma açık hale gelmeleri gibi faktörler filmin içinde son derece usturuplu bir şekilde yerleştirilmiş.

Get Him To The Greek’in tüm müzikleri ve şarkı sözleri Carl Barat, Dan Bern, Mike Viola, Jason Segel, Lyle Workman ve Pulp grubunun soliti Jarvis Cocker tarafından yazılmış. Filme oldukça geniş yer tutan müzikler de bizzat oyuncular tarafından seslendirilmiş. özellikle Aldous karakterini gerçek anlamda hayata geçiren Russell Brand’ın, neredeyse oyunculuk performansının bile önüne geçen sahne performansına izledikçe hayran olmamak elde değil. Aynı şekilde ahlaki olarak çöküş içerisindeki seks bombası Jackie Q karakterine hayat veren Rose Byrne da modern pop müziğin yıldızları olarak lanse edilen Miley Cyrus, Lady Gaga, Christina Aguilera gibi cinsel meta haline gelmiş kadın sanatçılarla dalga geçer bir çizgi sunuyor. Bu arada hemen belirtelim ki filmdeki tüm şarkılar müthiş bir prodüksiyon ve hit potansiyeli içeriyor. özellikle beğendiklerim ise Jackie Q’nun synth pop soslu şarkılarının yanı sıra Aldous’un Going Up, Furry Walls, Bangers Beans & Mash ve The Clap şarkıları.
 

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de herkesin her daim gülümsediği ve sürekli “pozitif” gözüktüğü, ama ne hikmetse arkadan konuşmaların bir türlü bitemediği; yükselmenin aşırı zor, surata kapıların kapanmasının ise her nedense çok fazla kolay olduğu bu endüstriye, içerdiği son derece kaliteli müzik parçalarıyla hem selam hem de söylemleri ve yaptıklarıyla sağlam bir eleştiri çakan “Get Him To The Greek”; sıcak ve yapışkan bugünlerde klimalı salonlarda iki saat geçirmek için en zevkli yollardan birisi. En küçük fırsatta bile endirekt serbest vuruşlarla eleştirilerini dile getiren bu filmi izlerken, hiç durmadan gülümsediğinizi farkederseniz şaşırmayın.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here