Ana sayfa Haber En İyi Zekâ Oyunları

En İyi Zekâ Oyunları

0

Bildiğimiz gibi en önde gelen akıllı telefon satın alma sebeplerinden birisi de oyun oynayabilmek. Talebin artmasına paralel büyüme hızı her geçen yıl daha da artan mobil oyun sektörü içerisinde en önemli kategorilerden birisi ise zekâ oyunları. Bu tür oyunların hem Android hem de iOS platformlarında en çok satan oyunlar arasında yer almasının en önemli sebebi -doğal olarak- zekâmızı zorlayıcı unsurlar barındırması iken bir diğer önemli sebep de yüksek donanım gücü gerektirmemeleri. 

Yani örneğin Asphalt, N.O.V.A, Modern Combat, FIFA vb. gibi oyunlar yüksek grafik gücü gereksinimleri sebebiyle sadece üst –ya da iyi ihtimalle orta/üst- seviye telefonlarda oynanabilirken bu tür zekâ oyunları giriş seviyesinden üst seviyeye kadar her türlü akıllı telefonda oynanabiliyor. Yani diğer bir deyişle uygun fiyata satın aldığımız telefonlarda da oynayabildiğimiz oyunlar oldukları için çok daha geniş bir kesime hitap ediyorlar. 

İşte biz de hal böyleyken, bu kategorinin en iyi oyunlarını araştıralım ve sizlerle paylaşalım dedik. Baz aldığımız platform Android ama seçtiğimiz oyunların tümü hem iOS hem de Android platformlarında mevcut. Keza gözettiğimiz bir diğer kıstas ise mümkün olduğunca farklı türlere yer vermek. 

çünkü zekâ oyunları da kendi içerisinde bulmaca çözme, kelime bulma, bilimsel oyunlar ve puzzle oyunları gibi çeşitli alt dallara ayrılıyor. Velhasıl pek çoğunu bizzat oynayarak tecrübe ettiğimiz toplam 10 oyundan oluşan bir liste çıktı ortaya. Bakalım beğenecek misiniz?

 

Math Run 

Zeka ve bulmaca denilince tabii ki işin içine matematiği katmazsak olmaz. Bizim bu alanda en hoşumuz giden oyun Math Run. Oyunda bir tane koşan çocuk (ki bu matematik oluyor) bir de silgi var. Amaç verilen süre içerisinde matematik bulmacasını çözmek eğer çözmezsek silgi bizi yakalıyor ve siliyor. Aslında konsept oldukça “çocuk işi” gibi görünse de derinlere indikçe ciddi anlamda zorlandığınızı göreceksiniz. Şöyle ki hem sorular zorlaşıyor hem de süre daralıyor. çocuklar için, normal ve zor olmak üzere 3 farklı moda sahip olan oyunda bunların haricinde bir de pratik yaptığımız mod bulunuyor. özellikle zor mod ortalama matematik bilgisine sahip birisinin altından kalkacağı bir şey değil. özetle eğer matematikle dinlenenlerdenseniz denemenizi tavsiye ediyoruz. 

Guess The Song

Listemizin 10 numarasına son dönemin en popüler oyunlarından birisi olan Guess The Song“u aldık. Bir nev”i “şarkı koleksiyoncusu” olarak nitelendirebileceğimiz oyunun amacı isminden de belli gibi şarkıları tahmin etmek. 60-70-80 ve 90″ların klasikleşen şarkılarından 2000″lerinkine, rock”tan jazz”a, country”den, aşk şarkılarına ve film müziklerine kadar envai çeşit şarkının yer aldığı uygulamada onlarca farklı türde, binlerce şarkı içerisinden çalan şarkının ismini bilmeye çalışıyoruz. İstersek tek ekranda arkadaşlarımızla çoklu oyuncu şeklinde de oynayabildiğimiz oyunun ana amacı ise şarkının ismini olabildiğince hızlı biçimde bilmek. çünkü ne kadar kısa sürede bilirsek kazandığımız puan da o ölçüde yüksek oluyor.

 

Alchemy

Hem Android hem de iOS platformlarına yönelik geliştirilmiş en iyi zeka oyunlarından birisi de Alchemy. Fakat diğer örneklerden farklı olarak bu oyunun platformlara yönelik geliştiricileri farklı. Her ikisi de aşağı yukarı aynı temaya sahip olsa da Android tabanlı olanı daha gelişkin bir deneyim sunuyor. Alchemy (yani Simya) isminden de belli olduğu gibi bizden farklı elementleri birleştirmek suretiyle yeni elementler bulmamızı istiyor. Bize verdikleri ise temel dört element yani toprak, hava, su ve ateş. Amacımız bunları ve bunlardan oluşturduğumuz ürünleri birleştirerek dört yüze de yakın sayıdaki yeni elementi keşfedebilmek. Konu ilk bakışta çok enteresan gibi gelmemiş olabilir ama tavsiyemiz kesinlikle bir denemeniz yönünde. Emin olun bağımlılık yapıyor.

Paperama

Paperama bizi Uzakdoğu”ya götüren bir Origami oyunu. Yani diğer bir deyişle Japonların kadim kâğıt katlama sanatının bulmacayla harmanlanmış ve teknoloji sosuyla servis edilmiş versiyonu. Yapmamız gereken “dijital” kâğıtlarımızı kullanarak (yani katlayarak) işaretlenmiş şekilleri ortaya çıkarmak. Tabi bu o kadar da kolay değil. çünkü sonsuz katlama şansımız da imkânımız da yok. Ne de olsa her bölümde bize belli sayıda hamle sayısı veriliyor ve bunun dışına çıkamıyoruz. Baktık çok zorlandık o zaman da ipucu (hint) tuşuna basıp ipucumuzu alıyoruz. 3D katlama efekti ve müzikleriyle de oldukça hoşumuza giden oyunda yetmişi aşkın bulmaca bekliyor bizi. Dahası sadece kağıt katlayarak pek çok nesne yapabilmenin keyifli öğreticiliği de cabası.

 

Sudoku Master

Sudoku Master mantık temelli bir numara yerleştirme bulmacası. Amacımız rakamları 9×9″luk bir alana öyle bir şekilde yerleştirmek ki her kolon, her sıra ve 3×3″lük her alt alan dâhilinde 1–9 arasındaki tüm rakamlar kendisine yer bulmalı. Ekranın üst kısmında yer alan saat sayesinde ise bulmacaları ne kadar sürede çözdüğümüzü kontrol edebiliyoruz. 2000″den fazla bulmaca ve kolaydan başlayıp çok zora kadar uzanan dört farklı zorluk derecesine sahip olan oyun ara yüzü ve grafikleri ile göz doldurmanın yanı sıra akıllı not alma, vurgulama, hata denetimi vb. gibi işlevselliğe dönük özellikleri ile de öne çıkıyor. Hafıza sorunu yaşayanlar ve özellikle de unutkanlıktan şikâyet edenler için bir nev”i ilaç gibi gelen oyun kesinlikle marketteki türünün en iyi temsilcisi.

Blendoku

Görsel zekânıza çok mu güveniyorsunuz? Ya da yetersiz bulduğunuzdan geliştirmek mi istiyorsunuz. O zaman doğru adrestesiniz demektir. Blendoku, ismen Sudoku“yu andırsa -ve kısmen ondan beslense de aslında daha geniş çapa sahip bir oyun. Şöyle ki Sudoku”nun yanı sıra çapraz platform bulmacalarına ve tabii ki renk kataloglarına da göndermeler var. Tamamıyla renk prensipleri üzerine inşa edilen oyunda başarının yolu renklerin ayrımına varmaktan ve renk düzenlemelerini yapabilmekten geçiyor. Her bölümde bize verilen renk paletindeki renkleri kullanarak koyudan açığa veya açıktan koyuya doğru haritamıza renkleri yerleştiriyoruz. Size tavsiyemiz eğer gözünüze tam anlamıyla güvenmiyorsanız hiç başlamayın oynamaya, çünkü bir aşamadan sonra ne kadar iyi olursak olalım eğer “kartal bakışlı” değilsek işe yaramıyor.

 

Cryptica 

Cryptica, bulmaca türündeki oyunlar içerisinde en iyilerinden birisi. öğrenmesi kolay ama iyi öğrenmesi gerçekten ciddi bir emek (ve tabii ki zekâ) gerektiren Cryptica“da amacımız lahitlerin gizemini çözüp, kayıp kutsal emanetleri bulmak. Kolaydan başlayıp en zora doğru giden 4 bölüm altında toplam 120 aşamadan oluşan oyun dâhilinde ilerlemenin yolu sembolleri eşleştirmek ve taşları kaydırmaktan geçiyor. Başarımızın derecesini ise sonuca toplam kaç hareket erişebildiğimiz belirliyor. Tahmin edeceğimiz gibi ne kadar az harekette ulaşırsak o kadar iyi bizim için.

Cogs

Geldik ilk üç sıraya. Bronz madalyamızın sahibi olan Cogs, 2D ve 3D senaryolarda toplam 50 farklı aşamaya ve 3 farklı oyun modunda (inventor/time/move) toplam 150 farklı yarışmaya sahip. Oyun modları aşamalı. Yani time”a geçmek için önce inventor”ı bitirmemiz gerekiyor. Tabii ki her aşamada güçlükler artıyor. Amacımız olabildiğince gelişmiş bir makine tasarlayabilmek. Bunun içinse bize verilen dişliler, balonlar, borular, tekerlekler, çekiçler vb. gibi alet edavattan faydalanıyoruz. Açıkçası biz görselliğin zekâ ile bu kadar mükemmel biçimde harmanlandığı başka bir oyun oynamamıştık henüz.

 

The Room Two

Açıkçası Room 2“ye doğrudan ikinci demek yerine “eşitler arasında ikinci sırayı alan birinci” desem daha iyi olacak. çünkü zekâ, bulmaca oyunu denilince aklımıza ilk gelen oyunlardan birisi de kesinlikle Room serisi. Serisi diyoruz çünkü daha şimdiden efsaneler arasına girmeyi başaran Room oyununun devamı niteliğinde geliştirilen Room 2 raflardaki yerini aldı. Temel dinamikleri korumakla birlikte selefinin üzerinde çok sayıda yeni fiziksel bulmaca eklenen Room 2“nin en güzel yeniliklerinden birisi de bulut kayıt desteğine başlamış olması. Keza sesler ve objeler de ciddi biçimde geliştirilmiş. Türkçe ise halen maalesef yok. Bu arada bilmeyenler için kısa bir özet geçmekte de fayda var. Gizemli bir atmosferin hâkim olduğu Room 2“de amacımız bir odanın içerisindeki kilit altında tutulan kutuyu verilen ipuçları üzerinden giderek açmaya çalışmak. Selefinden bile daha iyi bir kontrol yapısına sahip olan oyunda ekranda bulunan her nesne ile temasa geçebiliyoruz ve hangi sıraya göre gitmemiz gerektiğini kendimiz keşfetmemiz gerekiyor ki bu da bizi ciddi anlamda zorluyor. Gerçi daha diyecek çok şey var ama yerimiz malum yerimiz kısıtlı. Muhakkak oynayın!

Plague inc.

İşte altın madalyanın sahibi! Room 2 ile arasında bayağı bir tereddütte kalsam da şahsen benim gözümde bir numaranın sahibi olan oyun bu. Sadece zekâ değil en az onun kadar strateji ve sabır gerektiren bir oyun olan Plague inc.”de amacımız insanlığı ve dünyayı yok etmek. Bunun için yapmamız gereken yönettiğimiz patojeni dünyaya bulaştırmak. Bakteri ile çıktığımız patojen yolcuğumuz ta biyolojik silaha kadar uzanıyor. Tabii bulaştırmak istediğimiz yeri de iyi seçmemiz gerekiyor çünkü neticede karşı taraf durumu fark ettiği anda tedavi geliştirmeye başlıyor. İlk başta hastalığı yaymak istediğimiz ülkeyi seçiyor ve bir doktor bizi keşfedene kadar insanlara bulaştırmaya başlıyoruz. Her etkileşim bize dna puanı kazandırıyor ve bu da bu sayede kendimizi üç kategori (infectivity-severity-lethality) arasında geliştirip ölümcül bir hastalık olmaya çalışıyoruz. Amaç tedavi bulunmadan bütün dünyanın kökünü kurutmak. Yukarıda dedik ama altını çizmekte fayda var: Bu oyunda başarının yolu stratejiden ve stratejinin de temeli başlangıç noktamızdan geçiyor. Evet; Plague tek kelimeyle mükemmel bir oyun. Oynamayan gerçekten çok şey kaybeder. Ah bir de Türkçe olsa…  

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here