Ana sayfa Makale Editleme Süreci

Editleme Süreci

0
Geçen ayki yazının sonunda bu ay Logic ve Ableton” un timestretching ile audio editleme tekniklerini irdeleyeceğimi söylemiştim fakat bu konuyu biraz daha derinlemesine ve örnekler vererek incelemek istediğimden bir süre erteleyeceğim. Onun yerine bu ay editleme sürecinde tecrübe ettiğim bazı noktalara değinip en azından size biraz zaman kazandıracak örnekler vermek istiyorum.
 

 
Bu sebepten dolayı kayıt sırasında editleme sürecini düşünerek kayıt yaparsanız çok daha rahat olabilirsiniz. Bu durum en çok overdrive/distortion gitar kaydında önemli olabiliyor. Sonuçta, evet editlemeyi duyarak yapıyorsunuz ama günümüz DAW” larının ses sinyalini görselleştirmedeki başarısını düşününce görerek editlemek hem zaman hem de hassasiyet açısından daha yararlı olacaktır ve önünüzdeki iş overdrive/distortion gitar kaydı ise göreceğiniz şey çok da fazla transient sahibi, vuruşların yerlerinin çok belli olmadığı, duvar gibi bir sinyal olacaktır ve bu blok halinde gözüken sinyaller editleme sırasında inanın insanı çıldıracak noktaya getirebiliyor. Onun için eğer bir prosesör ile veya ampli mikrofonlama ile kayıt yapıyorsanız, gitardan çıkan sinyali bir DI box yardımıyla ikiye bölmeniz, kaydedilecek esas tona bir sinyal göndermeniz, diğer sinyali de direk arabiriminizden kaydetmeniz gerekir.

 

Böylece eş zamanlı iki ayrı kanal gitar kaydetmiş olursunuz  ve eğer esas tonun görseli çok kalıp halindeyse diğer kanala bakıp tam vuruş halinden kesip çekiştirebilirsiniz. Tabi editlerken bu iki kanalı gruplayıp her yaptığınız işlemi iki kanala birden uygulamanız gerekiyor. Eğer yazılım bir ampli simulasyonu kullanıyorsanız zaten kaydettiğiniz sinyal, işlenmemiş bir sinyal olacağından bu işlemi yapmış oluyorsunuz.
 

 
Bas gitar

Bas gitar editlerinde çok düşünmeden timestretching kullanabilirsiniz çünkü bozulmalar olsa bile genelde ciddi şekilde fark edilecek sorunlar çıkarmadığını düşünüyorum. Eğer bir prosesör  veya ampli mikrofonlama ile kayıt yapacaksanız yine gitarda uyguladığınız DI box mantığı editte çok işinize yarayacaktır. Bu DI box ile sinyali çoğaltarak kaydetmek editte hız kazandıracağı gibi işin mixleme boyutunda da size baya bir opsiyon tanır. Esas kaydettiğiniz sinyale ek olarak bazı yazılım tonlar ile mixte daha dolgun bir ton elde etme şansınız olabiliyor.

 

  Davul

çok kanallı davul editlemek tam bir baş belası gibi gözükse de aslında diğer enstrüman kayıtlarının editlenmesinden çok da bir farkı yoktur. Daha doğrusu artık yok. ?imdi artık bu çok kanalları gruplamak ve kesip biçmek çok daha kolay olduğu için böyle bir şey savunabilirim ama eskiden herhalde bu kadar kolay değilmiş bu işler. Dikkat çekmek istediğim bir nokta var aslında.

O da eğer editleme işleminin manyağı olup her vuruşu kuantize ederim derseniz davulun duyumu çok değişiyor ve ister istemez sound”unuza bir mekaniklik yapışıveriyor. Davulcunuzun performansı ne kadar kötü olursa olsun bu şekilde bir editleme mantığından olabildiğince kaçının derim. Bunun yerine beat”ler şeklinde partisyonları parselleyip onları kuantize etmeniz hem davulun canlılığını koruyacaktır, hem de metronom da aksamamış olacaktır.
 

 

Vokal kaydı editleri

Vokal kaydı editleri ise ayrı bir dünya, sonu yok ve aslında çok da fazla vokalistinizin bu editleme yöntemlerinden haberdar olmasını istemezsiniz çünkü performans her şeydir.

Ama yine de şöyle bir iki şey söylemek gerekirse, kelime kelime seçip bir vokal kanalı oluşturmak kesinlikle çok doğru bir yöntem değildir ama bazen işe de yaradığı olmaz diyemem. Eğer bir kelimenin içini hece hece kesip biçecekseniz crossfade” lerinize çok dikkat edin ve daha çok s harfinden kesmeye bakın diyebilirim.
 


 

 


 
Eğer autotune gibi bir araç kullanacaksanız, kullanımın belli olmaması adına her türlü ayarla oynamanızı ve kullandığınız yazılımın autotune özelliğinin çok hızlı devreye girmemesine dikkat etmenizi önerebilirim.

Herkese iyi kayıtlar.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here