Ana sayfa Sektörden Duman”ı Kaydederken…

Duman”ı Kaydederken…

0

Duman, dumanı üstünde yepyeni albümlerinin kayıtlarını İrlanda”daki bir köyün yakınlarındaki Grouse Lodge Stüdyoları”nda tamamladı. İşte kayıtları yapan ses mühendisi James Durkin ile canlı canlı… 

Filmlerdeki dağ evlerini bilirsiniz. Rosemount isimli bir İrlanda köyünün yakınlarında inşa edilmiş olan Grouse Lodge kompleksindeki binalar, tam da o evleri anımsatıyor. Tabi burada önemli olan detay, içinde iki adet dünya standartlarını zorlayan stüdyonun olması! Komplekste 3 adet farklı ev bulunuyor. Toplamda dokuz yatak odası var. Her evde ayrı mutfak, üçer yatak odası, salon ve şömine bulunuyor. Anlaşılacağı üzere, Duman sadece kayıt yapmakla kalmayıp, iyi bir tatil de yapmış. Yüzme havuzu, sauna, spor salonu, masa tenisi, jakuzi gibi özellikleriyle stüdyonun Duman”a stresten uzak bir kayıt süreci yaşattığı kesin.

Muse, Snow Patrol, Bloc Party, Manic Street Preachers, Doves,  R.E.M. Bonnie Raitt, Stereophonics, The Editors gibi isimlerin kayıt yaptığı stüdyodaki havuzu, jakuziyi bir yana bırakıp asıl konuya geçecek olursak, ana stüdyoyla ilgili birkaç detay verelim. Ana stüdyo, 275 yıllık bir taş yapı. çok geniş bir control room ve muhteşem akustiği bulunan iki geniş çalım odası içeriyor. Akustiğin özelliğini veren etkenlerden biri de binanın ana malzemesi olan yöreye özgü taş.

Sound: Duman”ı kaydetmekle ilgili ilk izlenimleriniz neydi?

James Durkin: Stüdyomuza gelmelerinden önce, Duman”la ilgili biraz araştırma yaptım. Dinlediğim parçaları gerçekten çok beğendim. Ayrıca izlediğim konser videolarında, Duman”ın canlı performansı güçlü bir grup olduğu belli oluyordu. Bu ruhu korumanın önemli olduğunu düşündüm ve heyecanla kayıtların başlamasını bekledim.
 

 
S: Kültürel ve müzikal farklardan dolayı kayıt sırasında herhangi bir zorluk yaşandı mı?

J.D: Ne istediklerini çok iyi biliyorlardı. O yüzden, şöyle mi yapsak, böyle mi yapsak diye vakit kaybetmedik. Böylece işim kolaylaşmış oldu. İlk birkaç günü, sound”lar üzerinde çalışarak geçirdik. Bu da benim, bir yandan çocukları tanımam için zaman sağladı. O yüzden iş kayıtlara geldiğinde, hepimiz aynı noktadaydık ve birbirimizi iyi anlıyorduk. Ben yavaş ve sakin hareket etmeyi severim. Duman da zaten zorlamaya gelmeyen, rahat bir grup. Grup mutlu olduğunda, çok daha iyi bir performans alırsınız, o yüzden grubun mutlu olması önceliğimdi.
 

 

S: Nasıl bir ekipman tercih ettiniz? Yerleşim nasıl gerçekleşti?

J.D: Grouse”da 60 kanal bir Neve VR var. Bu konsolla çok fazla çalıştım. Onunla kayıt yapmak en büyük zevkim. Mulitrack için de Pro Tools kullandık.
Yerleşime gelince, biz(asistanım Ken Waters ve davul teknisyenim John Henry) ilk başta tüm set up”ı kurduk. Davulu büyük odaya koyduk ve sıkı, güzel bir sound elde etmek için etrafını panellerle çevreledik. Bütün gitar amplilerini ayrı bir odaya; bas kafa ve kabini de ayrı bir odaya koyduk. Batuhan ve Ari, Cengiz ile beraber aynı anda, büyük odada çalıyorlardı. Kaan ise pilot vokallerden kayda hiç gürültü kaçmasın diye, vokal bölmesinde söylüyordu. Her biri birbirinden sadece birkaç metre uzaktaydı ve birbirlerini çok net görebiliyorlardı. Bu benim için çok önemlidir. Grup bireyleri birbirlerini rahat görebilmeli ve iletişim kurabilmelidir.  Bütün parçalar canlı kaydedildi. O canlı ruhu koruyabilmek için, birbirleriyle göz göze gelebilmeli, konserdeymiş gibi çalabilmeliydiler.

S: Mikrofonlama tercihlerinizi öğrenebilir miyiz? öncelikle Davulla başlayalım…

J.D: İyi bir kayıt için eğer gerekiyorsa, kompresyon ve EQ”yu kayıttan önce uygularım ama benim için mikrofon yerleşimi en önemli şeydir. Kick”te Beta 52 ve  Audix D6 kullandım. Kick”in dış tarafında ise bir Yamaha NS10 monitörün sub”ından mikrofon olarak faydalandım  (bknz: Editörün notu). Trampetin üstünde 57 ve  B+K 4011, alt kısmında Beta 57, tomlarda MD 421″ler ve MD 441″ler kullandım. Over head”ler için bir çift Coles marksının ribbon mikrofonlarından ve büyük oda sound”u için de panellerin dış tarafından, tepeden bir çift  Brauner VM1″den faydalandım. Bütün overall mono sinyali de Cengiz”in başının üzerinde konumlandırdığım bir Neumann U47″i kullanarak aldım. Tabii farklı şarkılar için farklı mikrofonlar ve yerleştirmeler de yaptığım oldu.

 
S: Bas kaydı için nasıl bir sistem uyguladınız?

J.D: Bir radial DI”dan temiz bir bas sinyali aldım. Sonra bir 421, sonra da NS10 kullandım. Ampeg SVT3 kafa ve kabinimiz vardı. Ari”nin vintage Fender Jass Bass”ıyla birleşince çok hoş, şişman bir sound elde ettik.

S: Gitarlar?

J.D: 4 amplili bir set up kurduk. Bir Fender Twin, bir Vox AC30, bir yeni Peavey ve Batuhan”ın yanında getirdiği Classic Peavey”si. Kaan genel olarak Fender ve yeni Peavey”yi kullandı. Batuhan”ın sound”u ise kendi Classic Peavey”si çerçevesinde oluştu. Hepsi 57″ler ve Beyer dinamik ribbon”ların karışımı ile mikrofonlandı.

S: Bizce kayıtlardaki en büyük fark Kaan”ın vokalinde mevcut. Diğer albümlere oranla, çok daha net ve değişik bir sound elde etmişsiniz.

J.D: Enstrüman kayıtları bittikten sonra, Kaan tekrar girip, gerçek vokalleri okudu. 1956 model AKG C12 mikrofonu, Neve 1073 preamp”den geçirdim, sonra da büyük odada yer alan Urei 1176″dan geçirdim. Ama birkaç şarkıda, Kaan eski bir 58″le kaydettiği pilot vokali tercih etti çünkü pilot vokalleri okurkenki performansını daha çok sevdi. Ama size bunların hangi şarkılar olduğunu söylemeyeceğim!(gülüyor).

S: Miskler nerde yapıldı?

J.D: Miskler de Pat Done tarafından Grouse Studio 1″de yapıldı. Zaten başından beri kayıtlara şahit olduğu için Duman”ın ne istediğini çok iyi biliyordu. Olabildiğince canlı ruhu korumaya çalıştı.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here