Ana sayfa Donanım Doğadan Makro görüntüler

Doğadan Makro görüntüler

0

Makro objektiflerimizi takıp, sabır ve teknik birikimimizi kuşanarak doğanın detaylarını ziyaret edebilirsiniz…

Baharın gelmesiyle birlikte, birbiri ardına açan çiçekler, uçuşmaya başlayan kelebekler, toprak altındaki böceklerden, ağaç kovuklarında yaşayan sincaplara kadar birçok canlı adeta yeniden doğar. Bu zamanlar, fotoğrafçıların sabırsızlıkla beklediği, yaman kış aylarından sonra gelen bahar ve devamındaki yaz aylarıdır. özellikle makro fotoğrafçılar bu aylarda, baharın yeşilliklerini, çiçeklerin renksel atmosferini ve uçuşan böceklerin güzelliklerini fotoğraflayabilmek için ekipmanlarını kuşanarak, adeta görüntü avcılığına çıkarlar. Bu av, günümüzün gelişen teknolojisinin de etkisiyle eskisine nazaran daha kolay yapılabilir duruma geldi. Fakat bu demek değil ki her doğaya çıkan güzel bir makro karesi çekebilir ya da makro fotoğrafçısı olabilir! Teknoloji ne kadar gelişim gösterse de, başarılı bir makro fotoğrafı çekebilmenin yolu, doğa ve canlı sevgisiyle yanıp tutuşan bir yürek, etkin fotoğraf bilgisi, ekipman hakimiyeti ve başarılı fotoğrafa ulaşmada altın kural sayılan sabırla meydana gelir. Biz de bu konumuzda, doğada bulunan canlıların yakın plan çekimlerini gerçekleştirebilmek için, daha iyi sonuçlar almamıza yarayacak birkaç püf noktaya değineceğiz. 

 Nedir bu püf noktalar
Genel anlamda başarıya ulaşmak isteyen bir fotoğrafçı doğada makro fotoğrafları çekebilmek için fotoğraf makinesi ve objektifini alarak tabiatananın ona sunduğu tüm güzellikleri fotoğraflayabilmek adına elinden gelen çabayı, içindeki aşk ile sunmaya çalışır. Bu çabanın karşılığı belli oranda alınsa da, özel ve başarısı kayda değer, akılda yer eden fotoğraflar üretmek daha fazla emek ve bilgi yolundan geçer. Bu bilgilerin bir kısmını sıralamak istersek, dengeli dağılmış bir ışık ve kullanım bilgisi, yanımızda bulundurmamız gereken malzemeler ve ekipman hakimiyeti, iyi bir sonuca ulaşmada yardımcı diğer birkaç unsur.  
 
En iyi makro fotoğrafları, yumuşak ve dengeli dağılmış bir ışıkla meydana gelir
Fotoğrafın ışıkla var olduğunu birçok okuyucumuz biliyordur. Fakat ışık bilgisi öylesine kabul edilebilir düzeyde basit bir kavram değildir. Bu bilgiye ulaşmak belli bir birikim, zaman ve tecrübe gerektirir. Makro fotoğrafların var olabilmesi için ışık hiç olmadığı kadar gereklidir. Bu gerekliliğin yanında, makro fotoğrafları çekerken ışığın karmaşık yapısı yerine belli başlı bir iki açısı işimize yarayacaktır. Bu durumu makro fotoğrafçılığında bir avantaj olarak da görebiliriz. Bu açıları kısaca özetlemek gerekirse, öğle saatinde çekilen bir fotoğrafta, ışık direk tepeden sert bir şekilde geleceğinden dolayı, çekmek istediğimiz bir çiçek ya da böcekte renkler patlamış, detaylar kaybolmuş, kontrastı yüksek bir sonuç elde etmiş oluruz. ‹lk başlayan kullanıcılar için bu durum, tatmin edici bir sonuç olarak görülse de, ileri düzey makro fotoğrafçıları ve fotoğrafları için kabul edilebilir bir durum değildir. Bizim için önemli olan, çekmek istediğimiz objenin üzerinde dengeli dağılmış, yumuşak bir ışığın bulunmasıdır, öğle vaktinin sert ve keskin ışıkları değil. Sabahın ilk ışıkları ile gün batımından hemen önce çekilen fotoğraflar, güneş ışınlarının yeryüzüne yatay olarak, kırılgan bir yapıyla gelmesine sebep olur. Bu da istediğimiz sonucu fazlasıyla almamıza neden olacaktır. öğle saatlerinde ya da gün ortasında makro fotoğrafları çekilmez mi diyenleri duyar gibi oluyorum. Tabi ki bu saatlerde de makro fotoğrafları çekebilmek olanaklıdır. Bunun yolu, güneş ışınlarını yumuşatan, bir nevi softbox etkisine maruz kalmasını sağlayan bulutlu havaların olduğu günleri tercih etmekten geçer.
Sonuç olarak; iyi bir makro fotoğrafı, dengeli dağılmış ve yumuşak ışıkla meydana gelir.

Makro fotoğrafları çekerken karşılaşılan en büyük engel; rüzgar
Doğada bulunan canlıların yakın ve detaylı fotoğraflarını alabilmenin bir başka yolu da, rüzgarsız bir günde orada bulunmaktır. Fotoğraf makinemizde, büyük bir alanın net olabilmesi için kısık diyafram değerleri kullanmamız gerektiğinden net bir fotoğraf çekmek oldukça zorlaşırken, bu durum rüzgarın da etkisiyle adeta imkansız hale gelir. Esmeyen, durgun bir an yakalayabilmek, sabır ve biraz da bilgi yolundan geçer. Bölgelere göre değişiklik gösteren rüzgar, genellikle sabahın ilk saatlerinde durgun olurken, öğle saatleri ve akşamları yerini şiddetli esmelere bırakır. Böylece, binbir renkte ve güzellikte ki canlıların büyüleyici anlarını yakalayabilmek, sabahları, hem ışığın geliş yönü hem de rüzgarın durgun olması sebebi ile ilk seçiminiz olmalıdır.

Kablo deklanşör ve tripod
Makro fotoğrafların yakın plan çekimler olması sebebiyle, detaylara ve netliğe çok önem verilir. çekmek istediğimiz objede büyük bir kısmın net olabilmesi için, diyaframı olabildikçe kısabilmeli, diğer bir değişle sayısal olarak artırmalıyız (f11, f13, f16 ve yukarısı gibi). Bu değerler sonucunda net fotoğraf çekebilmek, yeterli ışık, sağlam bir tripod ve kablo deklanşör ile meydana gelebilir. Makinemiz her ne kadar üstün donanımla donatılmış ve bu iş için uygun bir yapıya sahip olsa da, yakın çekimlerde deklanşöre basma sonucu ortaya çıkan titreme ve ayna sarsılmalarının önüne halen geçilememiştir. Yüksek seviye makinelerde ayna kaldırma özelliği bulunarak, ayna titremesinin önüne geçilmek istense de bunun doğada pek kullanışlı olduğu söylenemez. Bu sebepten dolayı fotoğraflarımızın bir kısmında netlik problemi olmaması için, ayakları yere sağlam basan, esnek bir tripod ve titreşimi en aza indirgeyecek kablo deklanşör, yanımızda bulundurmamız gereken önemli araçların başında gelir.  

 
Takım arkadaşı ya da bir asistan
Doğaya çıkarken uzun yürüyüşler yapmak, varılan yerlerde kamp kurabilmek, karşımıza çıkabilecek tehlikelere karşı koymak, ya da bu tür zorlukların üstesinden gelebilmek için ekip arkadaşları ya da asistanlarla birlikte fotoğraf çekmek, yerinde ve doğru bir karar olacaktır. Her yerde göremeyeceğimiz türden özel bir çiçeğin fotoğrafını çekmek, nadir bir böcek türü ya da kelebek fotoğraflamak göründüğü kadar kolay değildir. Bunlar gözle görebileceğimizden daha zor şartlar ve bölgelerde bulunur. Bu bölgeler insanların sıklıkla ziyaret etmeye çekindikleri, yabani hayvanların bulunduğu, yüksek oksijenli ve ulaşılması zor bölgelerden oluşur. Bunun için bölgeyi iyi bilen bir yardımcı, en iyi seçimlerin başında gelir. ‹stenmeyen bir yaralanma karşısında ya da doğa safarinizin biraz daha kolay geçmesi açısından, tüm bu durumları değerlendirerek yol almanızı tavsiye ediyoruz.  

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here