Ana sayfa Makale Doğada yansıma fotoğrafı

Doğada yansıma fotoğrafı

0

Yansıma; yankılanan bir ses dalgasının kulaklarımıza o ilk melodiyi zenginleştirerek fısıldaması gibi, görüntünün farklı bir boyutta oluşan özel sırlarını açığa vurur.

Yansıyan görüntüler, gerçek yaşamın sınırlarını aşarak masal dünyasına taşır bizleri ve çocukluğumuzdan beri hayal dünyamızda saklı bir alanda tuttuğumuz masalsı düşleri gözbebeklerimizin önünde yeniden sahneye koyarlar adeta.

Yansıma düşseldir. Gerçek dünyada karşılığı yoktur yansıyan görüntüden ortaya çıkan yeni formların. Gerçeküstü resim akımları belki de yansıyan yüzeylerde renklerin ve formların oynadığı hayal ötesi oyunların eseridir.
 


Fotoğraf 1

Doğada yansıma fotoğrafı ise; farklılaşan lekeler, gerçek ile yansıyan arasındaki kontrast ve deforme olan formların bize sunduğu bir görüntü şöleni olarak çıkar karşımıza. Eğer doğada fotoğrafa çıkan gözlerimiz bu anlatıma kulak verirse, çok renkli, zengin ve anlatımı güçlü fotoğraflar çekmemiz mümkün olur. Doğa bize yansıttığı yüzeylerdeki sesleri görsel olarak fısıldarken, ne az fotoğraf sever bu şölenin farkındadır aslında.

Bu yazımda sizlere, elimden geldiğince birkaç ipucu vermeye gayret edeceğim. Bu şölene rastladığınızda aklınızda bulunsun diye. Unutmamalıyız, doğada oluşan bu gerçeküstü sunum gereğinden fazla fotoğrafiktir aslında. Tek yapmamız gereken onun farkına varmak ve birkaç basit teknik ile bu gösteriyi hafıza kartlarımıza kayıt etmektir.

 

Işık Zamanı ve Açısı
İlk önemli konu elbette ışık zamanıdır. Yansımanın çok sesli olabilmesi için, ışık yüzeye eğik bir açıyla gelmelidir. Bu da gün doğumundan sonra, öğlenden evvel bir zamana denk gelir. Eğer mekân uygunsa akşamüzeri de aynı etkinin oluşabileceği başka bir yüzey bulunabilir mutlaka. Bu nedenle, doğaya erken çıkmalı, gün doğar doğmaz sahada olmalıyız. Doğada, hele erken saatlerde bize sunulan görsel hediyeleri, ancak sahada olabilirsek hafızamıza kaydedebiliriz.
 

Fotoğraf 2
Yansıma Yüzeyleri – Pozlama Süreleri
Yansımanın oluşacağı yüzeyler bir diğer önemli etkendir elde edilecek fotoğrafın anlatım gücü düşünüldüğünde. Hareketsiz, durağan yüzeyler bize çok daha başarılı yansıma detayları sunarlar. Bu nedenle havanın daha sakin olduğu sabah saatleri çırpıntı başlamadan, daha başarılı yansıma karelerine kısa pozlamalarla ulaşırız genelde. ( örnek: Fotoğraf 1) çırpıntı başladıktan sonra ise bu kez başka bir hareketli yansıma oluşumu başlar ki bu durum uzun pozlama ile fonda daha gerçeküstü bir anlatıma ulaştırır bizi. ( Fotoğraf 2-3)
 

 

Netlik Noktası Seçimi
Netlik noktası seçimi, anlatımın doğru sağlanması adına yansıma fotoğrafında çok dikkat edilmesi gereken bir başka önemli ayrıntıdır. Eğer yansıma yüzeyi fon olarak kullanılacaksa kadrajın önüne yerleştirilecek lekeye odaklanılması gerekir. Bazı durumlarda ise yansıma fon olarak kullanılmaz, kadrajın kendisi yansımanın oluşturduğu görüntünün içinde ilgi merkezini barındırır. Bu tür durumlarda ise yine mümkün olduğunca kadrajda ilgi merkezinin olduğu noktaya netlik yapılmalıdır.
 

Fotoğraf 3

Donanım

Doğa fotoğrafı teknik donanım konusunda biraz daha kıskanç ve kaprislidir. Daha fazla donanım ister, daha kusursuz kullanım gerektirir. Doğa karışıktır ve fazla görüntü, fazla doku, fazla leke barındırır içinde. Her yönde adeta bambaşka bir gerçeküstü masal sahneye konuyordur aynı anda. Bize düşen bu çoklu gösteri ortamında, bizi en çok delip geçen yani punctum görüntüyü belirlemek ve ona odaklanırken diğer görüntülerin etkisinden kurtarmaktır.  Yapmamız gereken her bir görsel şöleni kendi sınırları içinde kucaklamak, kendi anlatımına saygı göstererek başka bir görüntü ile ilginin dağılmasının önüne geçmektir. Bu da elbette iyi bir donanıma sahip olmak ve bu donanımın hakkını verecek bilgi ve tecrübeye ulaşmaktır. Kısaca bu donanım elemanlarına bir göz atalım:
 

 

(1) Objektif: Yaklaşmayı düşündüğümüz görüntünün bize olan mesafesi seçeceğimiz objektifin odak uzaklığını belirler.
 

Genelde uzakta kaldığımız için uzun odaklı tele objektifler sadeleştirme şansımızı arttırır. Mümkünse sahip olduğumuz fotoğraf makinesi markasının kaliteli sınıfından bir uzun odaklı tele objektife sahip olmamız bize bu yansıma karelerini yakalamada büyük kolaylık sağlar.
 

(2) Tripod: Doğa fotoğrafının olmazsa olmazı tripod desem herhalde hadimi fazla aşmış olmam. Tele objektife ihtiyaç duyduğumuz anlarda, odaklanacağımız yüzey ne kadar ışıklı olursa olsun, makine ve objektifin ağırlığını ellerimizden alan tripod çekim esnasında bize büyük bir kolaylık sağlar. Ayrıca uzun pozlama gereken hallerde ( o gerçeküstü yansımaları çoğu zaman uzun pozlama ile yakalayabiliriz ) tripod tek dostumuzdur. Sehpasız doğa fotoğrafı olmaz dersem inanın yalan söylemiş olmam.

 

(3) Polarize Filtre: Dijital fotoğraf yaygınlaştığından beri bazı fotoğrafçılar “polarize filtremi senelerdir çantamdan çıkarmadım, artık hiç kullanmıyorum” deseler de ben kendi adıma hala polarize filtresini objektifinin ucundan eksik etmeyenlerdenim. Polarize filtrenin özellikle yansımaların şiddetinde yarattığı çeşitlilik, renk doygunluğunda yarattığı artış ve süreyi uzatarak uzun pozlama anlarında bize katkı sağlaması gibi avantajlarının yerini dijital fotoğraf makinesinin menüsündeki hangi tuşun sağladığını anladığım gün belki fikrim değişebilir.  Ancak size doğada fotoğraf çekmeye gidecekseniz, hele yansımalar üzerine odaklanacaksanız polarize filtrenizi yanınızdan eksik etmemeniz ve her daim bu filtreyi görüntü istediğiniz doygunluğa ve yansıma şiddetine gelene kadar objektifinizin önünde çevirerek deklanşöre basmanızı bir eski kafalı olarak tavsiye edeceğim.
 

(4) Kablo Deklanşör: Aynanın düşmesi ile oluşacak sarsıntıyı ayna kilitleme fonksiyonunu kullanarak önleyebilirsiniz, ama deklanşöre basarken parmağınızın yaratacağı sarsıntıyı önlemenin en kolay yolu kablo deklanşör kullanmaktır.
 

Elbette bu sarsıntıyı 10 saniye geciktirmeli çekim ile azaltabilmeniz olası ama kablo deklanşör bu işi çok daha kolay yapabilmenize fayda sağlayacaktır.

 

(5) Hafıza Kartı: Doğada çekim esnasında muhakkak RAW çekim yapmalıyız. Bu bize daha sonra fotoğrafı işleme esnasında büyük bir esneklik sağlayacaktır. O nedenle yeterince hafıza kartı yanımızda bulundurmalıyız. “-Hafıza kartımda yer yok” gibi bir cümle doğaya fotoğrafa giden bir fotoğrafsever için hiç de kabul edilebilir bir bahane değildir.
 

Doğada yansıma fotoğrafı ile ilgileniyorsak, doğru mekânda, doğru mevsimde ve doğru ışık saatinde sahada olmalıyız. Ekipmanımız ile tecrübemizi bir arada verimli olarak kullanabilirsek hiç de zor olmayan bir fotoğraf performansına ulaşabiliriz.
 

Doğada en çok dikkat etmemiz gereken kavramın sadelik olduğunu hiç unutmadan gözlerimizin önünde oluşan bu doğa mucizesi görüntülere odaklanmalı, renk, form ve doku yönünden bize masalsı görüntüler sunan yüzeylerin hakkını vermeliyiz.
 

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here